Açıkçası toplu olarak yapılan işleri pek sevmem. Bu tür gruplarda mutlaka bir arıza çıkar. Çok yakın deneyime sahip, birbirini iyi tanıyan birkaç kişi haricinde yapılan grup sürüşlerinde kendimi hiç güvende hissedemem, vs...Buna tezat olarak, Ankara'da çok yakın birkaç arkadaşımla kurduğum kapalı bir grubumuz var ama. Aslında pek grup/kulüp falan da denilemez, uygun zamanlarda birlikte sürüp, vakit geçirmekten hoşlanan bir topluluk diyelim. Çekirdek grup fitness tayfası, bu yüzden adını da motofit riders koyduk
Bisiklet sürerken daha elzem bir şey grup sürüşleri ama. Hem güvenlik, hem yardımlaşma, hem performans sürüşü için tek sürmeye göre oldukça verimlidir. O dönemde ciddi süren bir grubumuz da vardı tabii. Ankara-Ayaş, Ankara-Haymana, Ankara-Polatlı gibi uzun mesafeler veya çevre köy yollarında tırmanış yapardık. Açıkçası o yollara tek başıma gitmeye ürkerim. Hele köy taraflarında köpek saldırıları ciddi tehlikedir. 2-3 kez beni düşürdüler mesela. Bir gün de Polatlı dönüşünde bir fabrika önünden geçerken, Pitbull'un teki kovaladı bizi. Zaten dönüş yolunda bitkiniz, bir de hafif yokuş çıkıyoruz, o nasıl bir korku ise adrenalin yükseldi, Pitbull bizi yakalayamadı valla.
Motosiklet söz konusu olunca grup sürüşü bisiklet kadar mühim değil. Tek başına, kendinle baş başa, kendi becerilerine uygun, keyfince rotalarda, günlük yaşamın stresinden uzaklaşmak için tek başına pekala sürülebiliyor. Bu da bir tercih, bir gruba dahil olup kendine aidiyet duygusu yaratmak da bir tercih. Biraz sosyal zekayla ilgili sanıyorum....