sağolun arkadaşlar. aslında biz bir motosiklet tutkunu gibi görünsek te, sevdamız iki teker üzerine kurululudur. kimisi de, taşıt parası vermemek ya da yürüyerek işe giderken zaman kazanmak için bisiklete biniyor. Zaten 10’lu yaşların eğlencesi olan bisikletler, birkaç yıl içinde motosiklet aşkına dönüşüyor. Bu evrimleşme sürecinde iki teker sevdası bambaşka bir hal almıştı bende. Ama ben şuna inanmaya başladım ki; iki teker kullanamayan veya içinde bunu bir uhde olarak taşıyanlar (varoşsal kesimlerin lüks araçlara zarar vermesi gibi) ya da gücü ele geçirip güçsüzü ezme paranoyaklıklarından birini gösterip 4 tekerin egemenliğini 2 teker özgürlüğünün üzerine oturtmak istiyorlar. Buna mukabil olarak da, hayallerinde kullandığı gibi yollarda da kullanabileceğini sanan, hızlı giderek hava atacağına inanıp güzel sürenin arkasına binileceğini unutan ve yıllarca (sadece motoru olup ta arkadaşlarının kendine yaptığı gibi nazire yapma isteği) motoru olsun da sonrası önemli değilmiş zanneden motosikletlilerin. Ve karayollarını sadece asgari 4 teker için tasarlayan yol mühendisleri, belediyeler, park ve bahçeler müdürlüğü ( başka ilgili makam var mı bilmiyorum)…. Yani çuvaldızı hepimize batıracağız da, iğneyi kime batıracağız onu bulabilmiş değilim. Bizim kendimize yaptığımızı dünya hiçbirimize yapamadı. Avrupa birliği ayağına az-çok değişiklik ve düzenleme yapılmışsa da laf olsun diye yapılan ve ne bireysel ne de toplumsal olarak hazmedilememiş “yapılmış olması için yapılmış yasalar”
Bence sorunların bir kısmı bunlar. Elbette ki değişik bakış açıları ve eklenecek pek çok şey vardır ama en azından ehliyet verilirken ya da alınırken PSİKOLOJİK TESTLERDEN mutlaka ama mutlaka geçirilmeli. Motosikletlere kademeli olarak izin verilmelidir ama bunu önce hazmetmek gerekiyor diyebilirim.