Kurtarmaya giderken Özenç'e çarptılar

Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
7 Ocak 2007
Mesajlar
369
cok trajık bır olay meydana gelmıs korkunc bırsey,eskı saglıgına aramıza donmesını sabırsızlıkla bekleyecegız,cok gecmıs olsun kardesım.
 
Katılım
29 May 2007
Mesajlar
3,302
şimdi duydum çok fena oldum.niye fep böyle talihsizlikler bizi bulurki???Allahım onu bize bağışla....
dualarımız seninle Özenç
 
Katılım
28 Mar 2005
Mesajlar
1,841
çok üzüldüm, insanın inanası gelmiyor.
insan hayatı bu kadar ucuz ne yazık ki. allah acil şifalar versin. en kısa zamanda iyileşir inşallah.
 
Katılım
27 Tem 2007
Mesajlar
180
Skullhunter mod. um bir bilgin varsa Özenç arkadaşımızın durumu hakkında bizimle paylaşabilirmisin?
 
Admin
Yönetici
Katılım
14 Nis 2003
Mesajlar
7,151
Motosikleti
Yamaha MT-09 Tracer
Özenç'in durumu her geçen gün iyiye gidiyor.
Şu an kendisi Ankara Gata'da fizik tedavi görüyor bu tedavi 1 ay sürecek.
Arkadaşımız Özenç en kısa zamanda eski sağlığına kovuşur iyişallah.

Daha önce bilgi vermiştim. Fizik tedavi 1-2 ay daha sürecek.
Özenç'e acil şifalar diliyorum.
 
Katılım
12 Nis 2003
Mesajlar
824
Son durumu ile ilgili bugün gazetede çıkan haber:

'İtfaiye sadece oğluma değil hayatımıza çarptı'
İntihar girişimine yetişmeye çalışan itfaiyenin çarptığı Özenç Göllücü, annesinin yardımıyla hayata tutunmaya çalışıyor. Anne Göllücü "Oğlumu kaliteli kask kurtardı" diyor

Faruk Özenç Göllücü her cuma yaptığı gibi okuldan çıkmış, motosikletiyle anneannesinin evinin yolunu tutmuştu. Harbiye'de kırmızı ışıkta hızla geçen itfaiye aracı motoruna çarptı, Özenç yolun kenarına savruldu. Ağır bir beyin travması geçiren gence ilk müdahaleyi şans eseri yoldan geçen iki hemşire yaptı. İtfaiye aracı ise, bir apartmanın altıncı katına çıkıp intihar edeceğini haykıran adama yetişmeye çalışıyordu. Adam, intihardan vazgeçtiğini açıklayıp serbest kaldı. İtfaiye aracının çarptığı Özenç ise komaya girdi.

İŞİNİ BIRAKTI, OĞLUYLA İLGİLENİYOR
Çocukluğundan bu yana motosikletlerle büyüyen Özenç, ilk motoruna 18 yaşına basar basmaz sahip oldu. "Özenç'in çok dikkatli bir sürücü olduğunu bildiğim için karşı çıkmadım" diyen anne Ceylan Göllücü, "Oğlumla ben de biniyordum. Ama, siz ne kadar dikkatli olursanız olun trafikte motorları sürekli taciz ediyorlar, hızlı ve pratik olan motorları kıskanıyorlar" diye konuşuyor. İçlerinde hep bir tedirginlik taşıdıklarını anlatan anne, kaza günü dünyanın başlarına yıkıldığını anlatıyor. Kazadan sonra hayatlarının tamamen değiştiğini söyleyen anne Ceylan Göllücü "O itfaiye aracı sadece oğlumuza değil hayatımıza çarptı" diye konuşuyor. Hala devam eden kamu davasında görgü tanıkları ise Özenç'in bir hatası olmadığı yönünde ifade verdi. Aile maddi ve manevi tazminat davası açma konusunda kararsız. İşini bırakıp gününün tamamını Özenç'le, onun tedavisi için geçirmeye başlayan anne Ceylan Göllücü, tamamen oğlunun tedavisine odaklandıklarını belirtiyor.

EKİPMAN KURTARDI
Faruk Özenç Göllücü, bugün hayatta olmasını kullandığı çelik kaskına borçlu. Oğlunun kasksız ve ekipmansız asla trafiğe çıkmadığını anlatan anne, "Piyasada ucuz, plastik kasklar da satılıyor ama kaliteli kask hayat kurtarır" diyor. Kaza sonrası uzun süre komada kalan 25 yaşındaki Özenç, kazanın ardından geçen 6 ay içinde hayata kaldığı yerden dönmek için büyük çaba harcadı. Hastanede geçirdiği aylar boyunca en büyük destekçisi sevdikleri, dostları oldu. Hala kısmi hafıza kaybı yaşayan, yürüme ve konuşma zorluğu çeken Özenç, bir an önce eski yeteneklerine kavuşmayı diliyor. Özenç'in iyileşir iyileşmez yapacağı ilk iş ise gönül verdiği Fenerbahçe'nin bir maçına gitmek. Yaşadığı tüm kötü günlerin aksine genç adam motosiklete binmekten vazgeçmeyeceğini söylüyor.

NURDENİZ KUTSEL - Sabah
http://arsiv.sabah.com.tr/2007/09/18/haber,9EDF4F2A62B34C628E1C8E0EB480F107.html

Özenç kardeşimize acil şifalar diliyoruz.

autodrom38lj1.jpg
 
Katılım
1 Ağu 2005
Mesajlar
21,819
bende okudum bugün...anlama konuşma hareket zorluğu çekiyormuş...ağır bir beyin travması atlatmış...
 
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
266
Bu arada özenç abimin üye profiline baktım , 11 mesaj atılmış ve son aktif olduğu tarih 2004 :silent: nasıl haberiniz oldu bu siteden biri olduğuna dair ?
 
Katılım
12 Nis 2003
Mesajlar
824
Dokuz ayda 2. kez doğdu

Faruk Özenç Göllücü, 9 ay önce motosikletiyle anneannesine giderken kırmızı ışıkta geçen itfaiye aracının çarpmasıyla komaya girdi. Yaşamından umut kesilen Göllücü, annesinin özverisi ve doktorların çabasıyla hayata döndü
Gülay Fırat

Hastanede 72 gün, TSK Rehabilitasyon Merkezi'nde 17 hafta kalan Göllücü yürüyerek taburcu oldu. Tedavisi bitmese de çok sevdiği 'Fenerbahçe'sinin iki maçına gidip moral buldu

Ceylan Özerengin'in gözleri, yaşadıklarını anlatırken ara ara doluyor, ama hemen yanında oturan oğlu Özenç'e her baktığında gözlerindeki buğu dağılıyor. Yerini sıcak bir gülümsemeye bırakıyor. Ana-oğul arasındaki sevgi öylesine kuvvetli ki, insana, uzansa dokunabileceği hissini veriyor. Benzerlerine ancak filmlerde rastlanabilecek bir trafik kazası ve sonrasında hayatta kalabilmek için verilen dokuz aylık mucizenin sıra dışı hikâyesinin iki kahramanı onlar.
Olay, 16 Mart 2007'de yaşandı. İstanbul'da, çıktığı binanın altıncı katından atlamak isteyen bir adamı kurtarmaya giden itfaiye aracı, Harbiye'de kırmızı ışıkta geçerek, motosikletiyle anneannesini ziyarete giden Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi Faruk Özenç Göllücü'ye (25) çarptı. Haber gazetelere, "İntihar girişimcisi kurtarılıp serbest bırakıldı ama Faruk ölümle pençeleşiyor" diye yansıdı. Gelişmeler gazetelere pek yansımasa da asıl mücadele kazayla başladı. Hem de büyük ıstırap ve umutla.

"Yaygın beyin hasarı" nedeniyle komaya giren Göllücü, dokuz aylık çabayla yeniden hayata döndü. Bir buçuk aydır evinde. Milliyet, mucize çocuk ve koruyucu meleği, annesi Ceylan Özerengin ile evinde konuştu.

Korku dolu 72 gün
Alışveriş sonrası bir pastanede yorgunluk molası veren Ceylan Özerengin aldığı telefonla yerinden fırladığında, ağzından çıkan iki sözcük de "Oğlum" olmuştu. Oğlu Özenç'e ulaşmak için çırpınırken, her arabanın üstüne atılıp "Beni de alın" diye yalvarıyordu...
O anı ve sonraki beş günü hiç hatırlamıyor anne Özerengin. Sonrası ise şöyle anlatıyor:

"İlk 72 saatlik hayati tehlikedeyken, arkadaşları da yoğun bakımda yattı, kalktı. 25 gün, her gün hastaneye geldiler. 72 gün devamlı hastanede yattık, kalktık. Yemeden içmeden, üstümüzü başımızı değiştirmeden, saçımızı tarayamadan. Bir hafta komada, yaşam destek ünitesine bağlı kaldı. İlk kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi'nde 'gitmiş-gelmiş', hayatını kurtarmışlar orada. Amerikan Hastanesi'ne sevkinden bir hafta sonra, beyin fonksiyonlarını görmek için yoğun bakımdayken uyandırıldı. Gözlerini açtığı ilk andı, çok sevinmiştik. Sanıyorduk ki, gözlerini açacak ve zorlu süreç bitecek, öyle değilmiş."

Diş fırçalamayı öğrendi

Kaza yüzünden Göllücü'de beyin hasarı vardı. Beyin kanaması geçirmiş, beyin ödemi oluşmuş, sağ köprücük kemiği ve sağ tarafındaki kaburgaları kırılmıştı. Bütün hareket sistemi durmuştu. Çok uzun bir süre kol ve bacaklarını hareket ettiremedi. Annesi o günleri şöyle anlattı:

"Hiç kıpırdamıyordu. 15. gün sağ elinden parmağını oynattı. 25. gün yatakta hareket etmeye başladı ama işlevsel değildi. Sol taraf tamamen hareketsizdi. 2.5 ay sonra ilk geri dönen yeteneği konuşma oldu. Önce tek kelimelikti. Üçüncü aydan sonra sol bacak yavaş harekete başladı ama yatakta. Dördüncü ayın ortasında ilk kez ayağa kalktı ve paralel barda adım attı. Birçok şeyi yeniden öğrendi. Mesela, dişini fırçalıyorum, 'Tükür' diyordum, yutuyordu. Unutmuştu. Üç haftada yeniden öğrendi.

En büyük kim?

Geceleri kriz geliyordu, başını tutarak kıvranıyordu. 15 dakika uyku, 2.5 saat kriz. Çektiği ıstıraptan 'Yeter' diyordu hep, içimi kıyıyordu bu. Kendinde değildi, bana bazen 'Doktor bey' diyordu. Bağırsak ve mesane kontrolü yoktu, zor bir süreçti. İlk ağzından çıkan kelimeler, 'Duyuyorum', 'Fenerbahçe' ve 'Anne' olmuştu. Amerikan Hastanesi'ndeki FB'li doktorlar oğluma 'En büyük kim' dediğinde, 'Fener' diyordu." 72 günlük zorlu süreç sonrası, Ankara'daki Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ne yönlendirildi Göllücü, burada 17 hafta kaldı. Sedyeyle girdiği hastaneden, yürüyerek taburcu oldu. Ama, hâlâ her şey bitmiş değil.

'Affedersin anne'

"Özenç, özenilen şey demek. Çok özendim onun için. Doğduğunda 'Yakışıklı oğlunuz oldu' dediler.

Hakikaten de çok yakışıklıydı..."

Oğlundan böyle bahsederken gülen yüzü, kaza ve sonrası korku dolu günleri anlatırken soluyor Özerengin'in. Gözleri bir noktaya takılıyor, sanki o günleri yeniden yaşıyor.

Özenç Göllücü de annesini pür dikkat dinliyor. Annesi konuşurken yaşadığı acıyı hissettiği her an, sevgi dolu ama kırılgan bir sesle yineliyor: "Affedersin anne, seni üzdüm."

Anne daha bir mahzunlaşıyor, "Olur mu oğlum, senin suçun yok, lütfen üzülme" diyor. Özenç bir bebeğin ana rahmindeki dokuz aylık sürecini, kaza yüzünden 25'inde genç bir erkek olarak bu kez hastanede yeniden yaşasa da, bu mücadeleye ilişkin hafızasındaki tek iz, Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ndeki yüzme dersleri ve psikoloğu.

İki kere maça gitti

Özerengin, "Şu anki sorun hafıza. Başta yakın hafıza sıfırdı, şimdi pek çok şeyi hatırlıyor. Ama, hafızanın toparlanması 5, hareket kabiliyeti, yürümesi 2 yılda tamamlanıyormuş. Eve 3 gün fizyoterapist geliyor, 3 gün yüzmeye gidiyor, fiziği ve beyni için her şeyi yapıyoruz. Ama oğlum da maşallah, çok gayretli. İki kez Fenerbahçe maçını izlemeye gitti. Açıkçası, kazadan sonraki 3 ay çok karamsardık. Sonradan, 'Özenç'in yürüyerek hastaneden taburcu olacağı' hayalini kurdum hep, bu gerçekleşti. Şimdi ise 'Bir işte çalışıyor, evlenmiş bir torunum olmuş', hayalim bu. Artık babaanne olmak istiyorum" diyor.

29 Aralık 2007 / Cumartesi
http://www.milliyet.com.tr/2007/12/29/guncel/axgun02.html

Bu arada özenç abimin üye profiline baktım , 11 mesaj atılmış ve son aktif olduğu tarih 2004 :silent: nasıl haberiniz oldu bu siteden biri olduğuna dair ?

http://www.motosiklet.net/forum/604857-post14.html
 
Son düzenleme:
Katılım
18 Ağu 2007
Mesajlar
266
Dokuz ayda 2. kez doğdu

Faruk Özenç Göllücü, 9 ay önce motosikletiyle anneannesine giderken kırmızı ışıkta geçen itfaiye aracının çarpmasıyla komaya girdi. Yaşamından umut kesilen Göllücü, annesinin özverisi ve doktorların çabasıyla hayata döndü
Gülay Fırat

Hastanede 72 gün, TSK Rehabilitasyon Merkezi'nde 17 hafta kalan Göllücü yürüyerek taburcu oldu. Tedavisi bitmese de çok sevdiği 'Fenerbahçe'sinin iki maçına gidip moral buldu

Ceylan Özerengin'in gözleri, yaşadıklarını anlatırken ara ara doluyor, ama hemen yanında oturan oğlu Özenç'e her baktığında gözlerindeki buğu dağılıyor. Yerini sıcak bir gülümsemeye bırakıyor. Ana-oğul arasındaki sevgi öylesine kuvvetli ki, insana, uzansa dokunabileceği hissini veriyor. Benzerlerine ancak filmlerde rastlanabilecek bir trafik kazası ve sonrasında hayatta kalabilmek için verilen dokuz aylık mucizenin sıra dışı hikâyesinin iki kahramanı onlar.
Olay, 16 Mart 2007'de yaşandı. İstanbul'da, çıktığı binanın altıncı katından atlamak isteyen bir adamı kurtarmaya giden itfaiye aracı, Harbiye'de kırmızı ışıkta geçerek, motosikletiyle anneannesini ziyarete giden Bilgi Üniversitesi Halkla İlişkiler Bölümü öğrencisi Faruk Özenç Göllücü'ye (25) çarptı. Haber gazetelere, "İntihar girişimcisi kurtarılıp serbest bırakıldı ama Faruk ölümle pençeleşiyor" diye yansıdı. Gelişmeler gazetelere pek yansımasa da asıl mücadele kazayla başladı. Hem de büyük ıstırap ve umutla.

"Yaygın beyin hasarı" nedeniyle komaya giren Göllücü, dokuz aylık çabayla yeniden hayata döndü. Bir buçuk aydır evinde. Milliyet, mucize çocuk ve koruyucu meleği, annesi Ceylan Özerengin ile evinde konuştu.

Korku dolu 72 gün
Alışveriş sonrası bir pastanede yorgunluk molası veren Ceylan Özerengin aldığı telefonla yerinden fırladığında, ağzından çıkan iki sözcük de "Oğlum" olmuştu. Oğlu Özenç'e ulaşmak için çırpınırken, her arabanın üstüne atılıp "Beni de alın" diye yalvarıyordu...
O anı ve sonraki beş günü hiç hatırlamıyor anne Özerengin. Sonrası ise şöyle anlatıyor:

"İlk 72 saatlik hayati tehlikedeyken, arkadaşları da yoğun bakımda yattı, kalktı. 25 gün, her gün hastaneye geldiler. 72 gün devamlı hastanede yattık, kalktık. Yemeden içmeden, üstümüzü başımızı değiştirmeden, saçımızı tarayamadan. Bir hafta komada, yaşam destek ünitesine bağlı kaldı. İlk kaldırıldığı Şişli Etfal Hastanesi'nde 'gitmiş-gelmiş', hayatını kurtarmışlar orada. Amerikan Hastanesi'ne sevkinden bir hafta sonra, beyin fonksiyonlarını görmek için yoğun bakımdayken uyandırıldı. Gözlerini açtığı ilk andı, çok sevinmiştik. Sanıyorduk ki, gözlerini açacak ve zorlu süreç bitecek, öyle değilmiş."

Diş fırçalamayı öğrendi

Kaza yüzünden Göllücü'de beyin hasarı vardı. Beyin kanaması geçirmiş, beyin ödemi oluşmuş, sağ köprücük kemiği ve sağ tarafındaki kaburgaları kırılmıştı. Bütün hareket sistemi durmuştu. Çok uzun bir süre kol ve bacaklarını hareket ettiremedi. Annesi o günleri şöyle anlattı:

"Hiç kıpırdamıyordu. 15. gün sağ elinden parmağını oynattı. 25. gün yatakta hareket etmeye başladı ama işlevsel değildi. Sol taraf tamamen hareketsizdi. 2.5 ay sonra ilk geri dönen yeteneği konuşma oldu. Önce tek kelimelikti. Üçüncü aydan sonra sol bacak yavaş harekete başladı ama yatakta. Dördüncü ayın ortasında ilk kez ayağa kalktı ve paralel barda adım attı. Birçok şeyi yeniden öğrendi. Mesela, dişini fırçalıyorum, 'Tükür' diyordum, yutuyordu. Unutmuştu. Üç haftada yeniden öğrendi.

En büyük kim?

Geceleri kriz geliyordu, başını tutarak kıvranıyordu. 15 dakika uyku, 2.5 saat kriz. Çektiği ıstıraptan 'Yeter' diyordu hep, içimi kıyıyordu bu. Kendinde değildi, bana bazen 'Doktor bey' diyordu. Bağırsak ve mesane kontrolü yoktu, zor bir süreçti. İlk ağzından çıkan kelimeler, 'Duyuyorum', 'Fenerbahçe' ve 'Anne' olmuştu. Amerikan Hastanesi'ndeki FB'li doktorlar oğluma 'En büyük kim' dediğinde, 'Fener' diyordu." 72 günlük zorlu süreç sonrası, Ankara'daki Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ne yönlendirildi Göllücü, burada 17 hafta kaldı. Sedyeyle girdiği hastaneden, yürüyerek taburcu oldu. Ama, hâlâ her şey bitmiş değil.

'Affedersin anne'

"Özenç, özenilen şey demek. Çok özendim onun için. Doğduğunda 'Yakışıklı oğlunuz oldu' dediler.

Hakikaten de çok yakışıklıydı..."

Oğlundan böyle bahsederken gülen yüzü, kaza ve sonrası korku dolu günleri anlatırken soluyor Özerengin'in. Gözleri bir noktaya takılıyor, sanki o günleri yeniden yaşıyor.

Özenç Göllücü de annesini pür dikkat dinliyor. Annesi konuşurken yaşadığı acıyı hissettiği her an, sevgi dolu ama kırılgan bir sesle yineliyor: "Affedersin anne, seni üzdüm."

Anne daha bir mahzunlaşıyor, "Olur mu oğlum, senin suçun yok, lütfen üzülme" diyor. Özenç bir bebeğin ana rahmindeki dokuz aylık sürecini, kaza yüzünden 25'inde genç bir erkek olarak bu kez hastanede yeniden yaşasa da, bu mücadeleye ilişkin hafızasındaki tek iz, Türk Silahlı Kuvvetleri Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi'ndeki yüzme dersleri ve psikoloğu.

İki kere maça gitti

Özerengin, "Şu anki sorun hafıza. Başta yakın hafıza sıfırdı, şimdi pek çok şeyi hatırlıyor. Ama, hafızanın toparlanması 5, hareket kabiliyeti, yürümesi 2 yılda tamamlanıyormuş. Eve 3 gün fizyoterapist geliyor, 3 gün yüzmeye gidiyor, fiziği ve beyni için her şeyi yapıyoruz. Ama oğlum da maşallah, çok gayretli. İki kez Fenerbahçe maçını izlemeye gitti. Açıkçası, kazadan sonraki 3 ay çok karamsardık. Sonradan, 'Özenç'in yürüyerek hastaneden taburcu olacağı' hayalini kurdum hep, bu gerçekleşti. Şimdi ise 'Bir işte çalışıyor, evlenmiş bir torunum olmuş', hayalim bu. Artık babaanne olmak istiyorum" diyor.

29 Aralık 2007 / Cumartesi
http://www.milliyet.com.tr/2007/12/29/guncel/axgun02.html



http://www.motosiklet.net/forum/604857-post14.html

Teşekkürler. Acaba bu siteyi , buluştuğu anı hatırlayacakmı.. inşallah hatırlar da siteye tekrar dönüş yapar.
 
Katılım
15 Mar 2006
Mesajlar
3,510
Acil şifalar diliyorum kardeşimize..........

Son durum hakkında bir bilgi varmı acaba...

Gerçi mete_han biraz bilgi vermiş ama..Çok üzüldüm yaw...
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst