Yani riskleri göze alan adam için üzülmeye değmez demiyorum ama..
Valla ben diyorum, geçen sene pistin durumunu çok tartıştık. İlk defa geçen sene gittim piste,
boy u desteklemek için.
Durum gerçekten içler acısıydı, yarışcı olmadığım halde bu pistte yarışılmayacağı kanısına vardım. Birşeyden de anlamaya gerek yok gerçi, bırak caddeyi bizim sokak gibiydi pist yahu :mrgreen:
Yine MT den yarışan bir arkadaşımız parmağını incitmişti, bekleyen ambulansda soğuk pres yapmak için buz yoktu (hiç bir şey yoktu).
Parmağını inciten arkadaşımızı büfeden kola almaya gittiğimde
elini dondurma dolabının içine sokmuş beklerken gördüm. Buz bile yoktu pistte, yuh ulan:mrgreen:
Yarışlardan sonra burada havanda çok su dövdük, işin vehametini ise Sinan ın ölümünden sonra anladık.
Sinan ın haberini içeren başlıkta protesto edilmesini yarışları izlemememizi ve hatta yarışcıların katılmaması gerektiğini söyledim.
Monitörden okunan mesaj çok sade dursada ben yazarken koltukda geriliyordum, çok ciddiydim yarışlara katılmamalıydı yarışcılar.
Birçok kişi de aynı düşüncedeydi, ama ne oldu? Bir ölümcül kaza daha oldu. Ölümde olsa değişmeyecekti gerçi, Türk halkının fıtratından gelen bir şey bu. Yarışcılar gidip yine yarışacak.
Tüm yarışcılar kaza geçirse, yarışan son üç yarışcı kalsa pistte. Ne düşünürler acaba
"oh be kesin ilk üçdeyim, podyum garanti" mi :silent: