5199 değişti, yönetmelik çıktı, aradan aylar geçti, ama değişen bir şey yok!
Sorunu ısrarla görmezden gelen yerel yönetimler (parti fark etmeksizin), bu meseleden nemalanan dernekler, ranttan vazgeçemeyen işbirlikçiler, reklam peşinde koşan ünlü tayfası ve farkında bile olmadıkları cehaletleri yüzlerine vuran idrak yoksunu sosyopatlar elbirliği ile bugünlere geldik...
Son bir ayda 2 küçük çocuk köpekler tarafından parçalandı, onlarcası çok ciddi yaralandı...
Eslem 12 yaşındaydı, köpekler parçaladı....
öldükten sonra köpekler göstermelik toplatıldı, bir daha çocuk ölümü olmasın diye gereken önlemleri alıyoruz denildi!
Aradan bir hafta geçti, bu kez Erzurum'un Narman ilçesinde 10 yaşındaki Murat Tutar, köpekler tarafından saldırıya uğradı. Yoğun bakıma alındı...
saldırıdan sonra köpekler göstermelik toplatıldı, bir daha çocuk ölümü olmasın diye gereken önlemleri alıyoruz denildi!
Aradan bir hafta geçti, bu kez Konya Karatay'da 2 yaşındaki (yazıyla iki) Rana, yine köpekler tarafından parçalandı...
öldükten sonra köpekler toplatıldı, bir daha çocuk ölümü olmasın diye gereken önlemleri alıyoruz denildi!
Bu arada İç işleri ve Tarım Bakanlığı yetkilileri toplandı, müfettiş görevlendiriyoruz denildi, Belediyeler kontrol edilecek, barınak için ayırdıkları bütçeleri denetlenecek vs. vs. yine aynı söylemler...
artık çocuk ölümlerine tahammülümüz kalmadı, yasal yolları kullanacağız falan falan...
Derken...
Daha dün, bu kez de Yalova'da 5 yaşındaki Halit'i başıboş köpeklerin ağzından aldılar. Çocuğun nefes borusunu parçalamışlar! Yoldan tesadüfen araçla geçen insanlar çocuğu kurtarmasa, şimdi onu da kaybetmiştik...
Artık neredeyse haftalık rutin oldu, mutlaka bir kadın, çocuk, yaşlı, vs. köpek saldırısına uğruyor, şanslı ise kurtarılıyor, diğer türlü parçalanarak ölüyor...ve farkındaysanız bunlar hep fakir, dezavantajlı, korumasız ve sosyal güvenlikten yoksun zavallı çocuklar/aileler.
Peki sokaklarda sahipsiz başıboş köpek varlığını savunanlar kimler? Çoğunlukla zengin, korunaklı sitelerde oturan, sosyal refah düzeyi yüksek, köpek tehdidinden uzak, sözde eğitimli, sözde yüzü batıya dönük, sözde çağdaş normlarla barışık tipler...öyle mi dersiniz?
2025 yılındayız arkadaşlar,
Ve bu problem suni olarak yaratılmış, son 20 yılda köpürtülmüş, hiç yoktan sosyal yaşamımızı felç eden adeta biyolojik bir teröre dönüştürülmüştür....
Devlet aygıtı bu sorunun farkında. Önünde sonunda bu rezaletten kurtulacağız ama korkarım bu süre zarfında yine fakir çocuklar parçalanarak ölecek. En son, İç İşleri Bakanı Ali Yerlikaya sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, bakan yardımcıları, ilgili birim amirleri ve 51 valinin katılımıyla, 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu'nun uygulanması, sahipsiz hayvanlar ve bakımevleri ile ilgili video konferans toplantısının gerçekleştirildiğini belirtti.
"Bu süreçteki konuları yasalarımız, medeniyet değerlerimiz ve vicdani duruşumuzla hep birlikte çözeceğiz."
İyi, tamam, güzel de, el kadar çocukları bir hiç uğruna başıboş köpekler tarafından parçalanan zavallı ailelerin suçu ne? Daha kaç çocuğun ölmesi/parçalanması/yaralanması/sakat kalması/travma yaşaması gerekiyor...?
Gerçekten müthiş bir sosyal deney yaşıyoruz. Tam bir dezenformasyon hali. Sosyal barışı ciddi anlamda tehlikeye atan acayip bir ön göremezlik durumu. İnsanlar bıkkın, insanlar kızgın, insanlar bitkin, insanlar gerçekten öfkeli...
Artık gerçek çözümleri konuşmanın zamanıdır...!