Koç Ailesi Yine Aynı Senaryoyu Sahneye Koyuyor :(

Katılım
5 Mar 2010
Mesajlar
344
Devrim arabasının hikayesi tüm memlekete ibret olması gereken bir konu olduğu halde maalesef o gün ile bu günün çıkar ilişkileri hiç değişmemiş.
Devrim otomobili hikayesinde bir şey daha öğrendik, Türkiye cumhuriyetin ilk yıllarında uçak üretmiş ve hatta hollanda için seri üretim siparişi almıştır.
O zamanki bahanede Türkiyede uçak tüketimi ne olacak ki bize traktör lazım diyerek, uçak fabrikası traktör fabrikasına dönüştürülmüştür.
Her akıl fikir sahibi insan gibi o zamanın insanlarıda doğrunun ne olduğunu biliyorlardı elbet.
Eksik olan sadece hayır memleketin iyiliği için olanı yapacağız diyebilecek ve onun arkasında durabilecek babayiğitler.
 
Katılım
17 May 2009
Mesajlar
4,179
Motosikleti
BMW K1200GT , BMW S1000XR M Sport
zamanında okumuştum, şimdi internette linkini bulamadım:

türkiye'de anadol macerası başladığı günlerde kore'de hyundai kurulmuş. hyundai de motor gibi temel parçalarını ford'dan almaktaymış. hyundai'nin ilk modeli hüsran olmuş, beğenilmemiş, satılmamış. fakat, kore hükumeti kuralları baştan koymuş: "şu kadar zaman içinde, dış pazarlara yönelik bir otomobil yapılacak". ilk modelleri beğenilmemiş, ikincisi satmamış; yılmamışlar, hedeflerine doğru yürümüşler. sonuç malum, hyundai bugün dünya otomobil devleri arasındadır.

peki nasıl olmuş? koreli çok mu vatansever, bizim sanayici çok mu tembel veya fırsatçı? kapitalist düzende hiçbir sermaye sahibinin "ülkeyi kalkındırmak" gibi bir misyonu yoktur, beklenmemelidir. bunu sağlayan devlettir, plandır, politikadır. kore devleti, hyundai'yi geçici süreli gümrük duvarları ile zorlamasaydı bunu başaramazlardı. özal, türkiye'de 80'lerde gümrük duvarlarını kaldırmamış olsaydı, biz de murat 124 ve renault 12'ler için 6 ay sıra bekliyor olurduk.

Türkiye'nin temel sorunu -kişisel fikrimdir- bugün bile, liberal ekonomi veya planlı, devletçi ekonomi mi uygulayacağını bilememesi, ikisi arasında yalpalayıp durmasıdır. halkın faydasına bir işin yapılmaması için politikacısı, bürokratı, üniversite mensubu öyle birleşirler ki; şaşarsınız. iş halkın zararına gelince, dün birbirinin gözünü oyanlar bir anda kanka oluverirler.

Sevgili Kardeşim,

Hikayenin aslı biraz daha farklı , Kore hükümeti Hyundaiyi ayakta tutabilmek için fabrika kurulduğu günden itibaren 10 yıl süre ile başka hiçbir otomobil fabrikası kurulmasına müsaade etmiyor bir anlamda Hyundaiyi güçlendirmek için tekel haline getiriyor , yani yılmamak diye birşey yok Hyundaiye mecburlar ya yapacaklardı yada yapacaklardı . Ayrıca Hyundainin ilk modeli Ford Pony adı ile çıktı o zamanki adı Hyundai değildi.
Bizim o zamanki hükümet Korede olan bitenin farkında ve bu kararı benimsiyorlar aynı karar Türkiye içinde alınıyor yani 10 yıl süre ile Anadol dan başka otomobil fabrikası kurulmayacak ve Anadol markası güçlendirilecek. Anadol üretildiği tarihte Türkiyedeki toplam araç sayısı sadece 25.000 adet (bugün neredeyse bir haftada bu kadar otomobil üretiyoruz ama hiçbiri bizim markamız değil). Anadol piyasaya çıkıyor ve bir anda talep patlaması yaşanıyor 6 aylık kuyruklar oluşuyor tabi derhal diğer global firmalarda üretim için baskı yapmaya başlıyor önce Volvo geliyor ama alınan karar nedeni ile yapamıyor ardından Koç ailesi Fiat ile geliyorlar onlarada izin verilmiyor . En son Fransızlar Renault ile kapıyı zorluyorlar ama onlar içinde red cevabı çıkıyor. Bu cevapla yılmayan Renault işin bir yan yolunu arıyor ve Türkiyenin gerçeklerini iyi bilen Fransızlar orduya gidiyorlar , OYAK ile Fransızlar ortak yatırım kararı alıyorlar , omzu kalabalık birkaç general üniformaları üzerlerindeyken resmen MKE yi basıyorlar ve bu kararın delinmesini sağlıyorlar. Türk otomotiv sanayiine vurulan en büyük darbe bu oluyor.

Sevgler
 
Katılım
3 Ocak 2012
Mesajlar
1,154
anadolu ilk defa bu kadar detaylı okudum koç çok keşke demiştir ama keşkelerle çözüm olmuo malesef
 
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
1,639
otomobil-motosiklet üretiminden ziyade silah-mühimmat-uçak ve tank üretimlerimiz gelişse çok daha iyi olur!
herşeyden önce MARKA-PATENT olayı çok önemli bir detaydır!
 
Katılım
30 Kas 2011
Mesajlar
311
kesinlikle katılıyorum ve yerli oto diye asla almam bu işe bu şekilde girişirlerse. yorumcunun biri de güzel yazmış

" yerli otomobile bak baba italyan anne türk çocuk türkmü olacak ? "

kesinlikle ben de katılıyorum, amaç türkiyenin önünü tıkmak başka bişey değil. koç u eskiden beri sevmedim sevmem de... rötaryen lions mason babalarının maşalığını yapıyolar; onlar neye izin verirse anca onu uyguluyorlar... türkiyenin kendi otomobilini üretmesini istemeyen ve buna izin vermeyen de işte bu babalar; dolayısıyla koç a aslında çok da söz hakkı verilmiyor ;) ne de olsa maşa ya da "it" mi deseydim... yok yok bence itler daha sevimli
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
100
Bu ülkede bu vatanı seven bu halk için çalışanların olduğu gibi azınlıkta da olsa bu ülkede birşeylerin ters gitmesi için çalışan bu ülke vatandaşıymış gibi görünüp dış mihrakların emrine amade olan şahış,şirket,kurum,aile vesaire vardır. Geçmiş senelerde bir hızlandırılmış tren meselesi vardı. Bir sabotaj sonucu kaza oldu hemen örtbas edildi.. Gazeteci ve tv.ciler tehdit edildi daha neler neler.. Koç ailesi görünüşte sempatik ama hakikatte biraz farklı bir aile.
Evet izleyenler bilir, izeleyemeyenlere şiddetle tavsiye ederim bizim bir devrim otomobili filmimiz vardır.. O filmde herşey açık.. detaylara bakınca vay beee dersiniz.
Yaparız yapamayız meselesine gelince; rahatlıkla yaparız yeter ki proje iyi yönetilsin, iyi organize olunsun. Elektronik meselesinde yazanlar olmuş peşinen söyleyeyim otomobil elektroniği öyle imkansız bişey değildir.. 15-20$ lık çiplere program yazar çevrebirimleriyle bağlarsın olur biter (tabi testleri de var).. Kimse yapamayacaksa ben talibim. 1 senede 15 kişilik ekiple yeni bir otomobil elektronik sistemini şimdi yollarda dahi olmayan sistemlerle donatırız. Motor bloğu falan çok zor işler değil milleti kekliyorlar. Biz burda elektroniğiyle mekaniğiyle makine tasarlayıp üretiyoruz bu işin profesyoneli Almanlara şapka çıkartıyoruz.
Türkler zeki sebatkar ve sanatkar insanlardır. Hiç kimse kendini aşağı görmesin. Bu ecdada hakaret olur. Bakınız Cezeri'ye dünyanın ilk otomasyon sistemini ilk robotunu yaptı avrupada kitapları okutuldu, sibernetiğin babası diye geçer. Sonra bakınız Harezmi'ye keşf ve inşaa ettiği denklem çözme sitemi Cebir bilgisayar teknolojisinin temelllerini attı. Avrupalılar onu algebria diye okuyup yaza yaza bize sonradan Algoritma ismiyle geldi. Ben sadece kendi mesleğimle ilgili olanları biliyorum daha araştırılsa astronomi tıp gibi bilimlerde hep ilklere imza atmış edebinden ahlakından popülüst davranmamış ben yaptım bile dememiş, bu böyledir demiş nice bilim adamları çıkar ecdattan..

Ayrıca gelecekten de çok ümitvarım.. Milletin hafızası yavaş yavaş güçleniyor, iletişim hem hızlandı hem arttı. Bu insanların bilinçlenmesi demek.. Yavaş olsa da öyle demek.. Bir gün gelecek bu milletin toplu zekası birlikte hareket edebilme yetisine ulaşacak o zaman vatan haini kurum, aile ve kişilere gereken cevabı verecek.. Mesela ürünlerini kullanmayı bir anda kesecek..
Tarihte hiç görülmüş mü ki Türk milleti uzun zaman esaret ve boyunduruk altına alınabilmiş?
 
Son düzenleme:
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
1,639
vehbi koç uda bu kadar yerden yere vurup hakaret etmeyelim yalnız! rahmetli bir insanın arkasından bu şekilde konuşmak doğru olmaz!
ticaret-üretim gibi konular siyasetimizle ve bağımsızlığımızla ilgilidir.
her ne kadar bazı konularda eksik olsakta, dünyanın birçok önemli noktasında
örnek: cern, nasa gibi alanlarda çalışan türklerimiz vardır, dünyanın en ünlü türk cerrahları veya türk tasarımcılarımız vardır Murat Günak ve Murat Güler
bu kadar karamsar olmaya gerek yok.

---------- Mesajlar birleştirildi - 19:26 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:21 ----------

Bu ülkede bu vatanı seven bu halk için çalışanların olduğu gibi azınlıkta da olsa bu ülkede birşeylerin ters gitmesi için çalışan bu ülke vatandaşıymış gibi görünüp dış mihrakların emrine amade olan şahış,şirket,kurum,aile vesaire vardır. Geçmiş senelerde bir hızlandırılmış tren meselesi vardı. Bir sabotaj sonucu kaza oldu hemen örtbas edildi.. Gazeteci ve tv.ciler tehdit edildi daha neler neler.. Koç ailesi görünüşte sempatik ama hakikatte biraz farklı bir aile.
Evet izleyenler bilir, izeleyemeyenlere şiddetle tavsiye ederim bizim bir devrim otomobili filmimiz vardır.. O filmde herşey açık.. detaylara bakınca vay beee dersiniz.
Yaparız yapamayız meselesine gelince; rahatlıkla yaparız yeter ki proje iyi yönetilsin, iyi organize olunsun. Elektronik meselesinde yazanlar olmuş peşinen söyleyeyim otomobil elektroniği öyle imkansız bişey değildir.. 15-20$ lık çiplere program yazar çevrebirimleriyle bağlarsın olur biter (tabi testleri de var).. Kimse yapamayacaksa ben talibim. 1 senede 15 kişilik ekiple yeni bir otomobil elektronik sistemini şimdi yollarda dahi olmayan sistemlerle donatırız. Motor bloğu falan çok zor işler değil milleti kekliyorlar. Biz burda elektroniğiyle mekaniğiyle makine tasarlayıp üretiyoruz bu işin profesyoneli Almanlara şapka çıkartıyoruz.
Türkler zeki sebatkar ve sanatkar insanlardır. Hiç kimse kendini aşağı görmesin. Bu ecdada hakaret olur. Bakınız Cezeri'ye dünyanın ilk otomasyon sistemini ilk robotunu yaptı avrupada kitapları okutuldu, sibernetiğin babası diye geçer. Sonra bakınız Harezmi'ye keşf ve inşaa ettiği denklem çözme sitemi Cebir bilgisayar teknolojisinin temelllerini attı. Avrupalılar onu algebria diye okuyup yaza yaza bize sonradan Algoritma ismiyle geldi. Ben sadece kendi mesleğimle ilgili olanları biliyorum daha araştırılsa astronomi tıp gibi bilimlerde hep ilklere imza atmış edebinden ahlakından popülüst davranmamış ben yaptım bile dememiş, bu böyledir demiş nice bilim adamları çıkar ecdattan..

Ayrıca gelecekten de çok ümitvarım.. Milletin hafızası yavaş yavaş güçleniyor, iletişim hem hızlandı hem arttı. Bu insanların bilinçlenmesi demek.. Yavaş olsa da öyle demek.. Bir gün gelecek bu milletin toplu zekası birlikte hareket edebilme yetisine ulaşacak o zaman vatan haini kurum, aile ve kişilere gereken cevabı verecek.. Mesela ürünlerini kullanmayı bir anda kesecek..
Tarihte hiç görülmüş mü ki Türk milleti uzun zaman esaret ve boyunduruk altına alınabilmiş?

güzel yazına teşekkür ederim, moral verici olmuş :cat:
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
100
vehbi koç uda bu kadar yerden yere vurup hakaret etmeyelim yalnız! rahmetli bir insanın arkasından bu şekilde konuşmak doğru olmaz!
ticaret-üretim gibi konular siyasetimizle ve bağımsızlığımızla ilgilidir.
her ne kadar bazı konularda eksik olsakta, dünyanın birçok önemli noktasında
örnek: cern, nasa gibi alanlarda çalışan türklerimiz vardır, dünyanın en ünlü türk cerrahları veya türk tasarımcılarımız vardır Murat Günak ve Murat Güler
bu kadar karamsar olmaya gerek yok.

Bana diyorsan ben onların fikir, hareket ve bunların neticelerini değerlerlendiriyorum. Adamın şahsını tanımam etmem.. Tanımak da istemem :) sağol glock :)
 
Katılım
9 Haz 2006
Mesajlar
1,639
size demedim, @tekhancer arkadaşımız biraz ağır yazmış,
ya şimdi bazı açılardan bakınca, tamam ama! bir laf vardır,
Benim Kötüm, Elin İyisinden daha İyidir.
 
Katılım
4 Tem 2008
Mesajlar
1,167
nie albeayi gelistiyor albeanin sifiri ne kadarki cakmasina 25 bin lira verelim albea zaten omrunu tamamlamis bir arac
 
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
18
Koç eninde sonunda kar amacıyla kurulmuş özel bir şirket.

Bunun gibi projelerden bahsedildiğinde çoğu zaman devletin bunu teşvik etmesi gerekmekte.

kısacası bu iş sadece kar amacı güden özel kuruluşlarla gerçekleştirilemez, devlet politikaları ile yön verilmeleri, teşvik edilmeleri gerekir.

Eğer siz olumlu yönde teşvik etmezseniz. uluslararası otomotiv sanayi bu sefer (doğal olarak) olumsuz yönde teşvik edecektir.

koç ta en karlı gördüğüne yönelecektir.
 
Katılım
1 Nis 2007
Mesajlar
1,944
Okan abi paylaşımın için teşekkürler.Ben de senin gibi bir ANADOL sevdalısıyım...Bizim elimizden hiç bir şey gelmeyip böyle oturmak daha çok koyuyor.Oturup ağlayasım geliyor böyle olayları gördükçe...Ayrıca bir de şu Anadol'u eşşek yiyiyor diyen gazeteciye tavım!!!
 
Katılım
30 Ara 2011
Mesajlar
18
kusura bakmayın sayfa 2 ve 3 u gormemisim

HYUNDAI modeli geçmiş bir yerlerde zaten gereksiz yere söylenen şeyleri yinelemiş olmuşumdur. yazdığım mesajıda silmesini bilmiyorum bööle kalsın o zaman sevgiler hürmetler.


P.S. bu havada zorunda olmadıkça motora binmeyin bence. özellikle de benim gibi istanbulun rakımı yüksek yerlerinde oturuyosanız. akşam eve geldiğimde ayağı indirdiğimde ilk iş bir sigara yakmak oldu
 
Katılım
11 Eki 2005
Mesajlar
4,387
Yerli otomobil uretme fikrinin zaten konusmasi aptalca, bundan onlarca sene evel Devrim ve Anadol gibi arabalar uretilmis ve basarisi gorulmus oldugunu unutmak ve unutturmak vahim bir durum. Sanki hic yapilmamis gibi konusulmasi gercekten utanc verici. Ama bu halki her konuda uyutmak kolay oldugu gibi , bu konudada uyutmak cok kolay.

Ortak Sasi yada ortak motor yeni bir durum degil. Piyasada bir cok arabada ortak motor yada sasi var. Ornek Ford Focus Sasisi ayni zamanda Mazda 3 yada Volvo S40 ta yada Kuga da kullaniliyor. Hepsinin fiyatlarida bir birinden farkli.

Ama burda bariz olan bir kilif durumu var. Koc 2 senedir acikca bu durumdan olan rahatsizligini eger Turkiye yerli araba uretir ise Fiat Koca kizip her seyi yavas yavas iptal edebilecegini dahi acikca ima etti. Hukumet ise laf agizdan cikti , halk duydu geri donmek yok bir kurban lazim dedi.

Simdi ne sis yansin ne kebap mantigi ile, olan arabaya kesinlikle makyaj ile uzatmali olarak Turkiyede uretilmesine devam edilecek , gostermelik bir kac ulkeye ihracat yapilacak,

Sonra tutmadi lafi ile uydurulup Fiat ve Koc ortakliginin en cok sevilen oyunu olan doganin yapamadigini boya yapar , boya duzenle sat ile Turk halkina oyun oynanacak.

Boylece hukumet bak ben becerdim yalani ile secim mitinglerinde fink atarken bu koca bir yalana Turk milletini inandiracak , bunu saglayan ve ekmegine yag surulmus olan KOC grubu ise halinden memnun yeni kaziklama yollarina devam edecek.

Turkiye sanata, egitime, modernlesmeye , tasarima ve sanatciya deger vermedigi surece, baska ulkelerin taseronu olmaya mahkumdur. Kiymet bilmiyoruz cunku tek bildigimiz bir seyleri kopyalamak,biri bir sey yapincada cok bilmis kesilip onu yerden yere vurmak
 
Katılım
24 Nis 2007
Mesajlar
4,756
Sevgili Kardeşim,

Hikayenin aslı biraz daha farklı , Kore hükümeti Hyundaiyi ayakta tutabilmek için fabrika kurulduğu günden itibaren 10 yıl süre ile başka hiçbir otomobil fabrikası kurulmasına müsaade etmiyor bir anlamda Hyundaiyi güçlendirmek için tekel haline getiriyor , yani yılmamak diye birşey yok Hyundaiye mecburlar ya yapacaklardı yada yapacaklardı . Ayrıca Hyundainin ilk modeli Ford Pony adı ile çıktı o zamanki adı Hyundai değildi.
Bizim o zamanki hükümet Korede olan bitenin farkında ve bu kararı benimsiyorlar aynı karar Türkiye içinde alınıyor yani 10 yıl süre ile Anadol dan başka otomobil fabrikası kurulmayacak ve Anadol markası güçlendirilecek. Anadol üretildiği tarihte Türkiyedeki toplam araç sayısı sadece 25.000 adet (bugün neredeyse bir haftada bu kadar otomobil üretiyoruz ama hiçbiri bizim markamız değil). Anadol piyasaya çıkıyor ve bir anda talep patlaması yaşanıyor 6 aylık kuyruklar oluşuyor tabi derhal diğer global firmalarda üretim için baskı yapmaya başlıyor önce Volvo geliyor ama alınan karar nedeni ile yapamıyor ardından Koç ailesi Fiat ile geliyorlar onlarada izin verilmiyor . En son Fransızlar Renault ile kapıyı zorluyorlar ama onlar içinde red cevabı çıkıyor. Bu cevapla yılmayan Renault işin bir yan yolunu arıyor ve Türkiyenin gerçeklerini iyi bilen Fransızlar orduya gidiyorlar , OYAK ile Fransızlar ortak yatırım kararı alıyorlar , omzu kalabalık birkaç general üniformaları üzerlerindeyken resmen MKE yi basıyorlar ve bu kararın delinmesini sağlıyorlar. Türk otomotiv sanayiine vurulan en büyük darbe bu oluyor.

Sevgler

Sağolsun paşalarımız son 80 yıldır darbeden başka birşeye kafa yormamışlar. Sonra ev vatan sever biziz çekilin bakim şöyle kenara edasıyla gezerler.
 
Katılım
21 Ara 2008
Mesajlar
1,744
elin adamı elektrikle,su,güneş enerjisi ile çalışan araba yapıyor biz benzinli,dizel aracları yabancılara imal ettirip burada montajlatacak sonra made in turkey logosu vurucagız.Gelenek halini almıs.Voleyi vuracagım diye her yola girişiyorlar.(Yerli sanayiyi,sermayeyi .....pu ettiler)Kendini pazarlayarak %5'lik hisse alarak ülke kalkınacak istihdam yaratacaklar.Birde bu aracları ihrac edecegiz? huhaohoh
 
Son düzenleme:
Katılım
22 May 2009
Mesajlar
78
:thumleft:Otomobil i bırakalım.Yurdumuzu demirağlarla örmeye bakalım arkadaşlar.
 
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,963
Sevgili Dostlar,

Lütfen sonuna kadar okuyunuz hikaye uzun ama ibretliktir.

Bilmeyenleriniz vardır , benim en az motosiklet kadar sevdiğim ikinci tutkum ANADOL otomobilleridir , bu tutkumu sadece uzaktan sevmekle sınırlı bırakmayıp Anadol konusunda pekçok platformda aktif görev aldım ve Anadol tarihçesi üzerinde çalıştım. Anadol hikayesi aslında bu ülkede birşeyler yapmaya çalışanların önüne çıkarılan yapay engellemeler için tarih dersi gibidir. O günlerde olanlar bugün tekrar sahneye konmaktadır.
Hükümetin ısrarlı şekilde "yerli otomobil" konusu üzerinde durması ülkemde lisans ile üretim yapan firmaları ve onların yerli ortaklarını ciddi şekilde rahatsız etmektedir bu nedenle yıllar önce yaptıklarını yine yapmak için harekete geçtiler.
Vatan gazetesinin aşağıdaki haberine göre :

http://haber.gazetevatan.com/dev-yatirimin-babayigitleri-ortaya-cikti/424495/44/Manset

Koç gurubu Fiat ın desteği ile Albea platformu üzerine kurulacak yerli aracı üretecekmiş. Bu yerli araç projesine vurulacak en büyük darbe olur. İsterseniz Anadol un hikayesine geri dönerek neden bu yargıya sahip olduğumu anlatayım.

1960 lı yılların başlarında başlayan Türkiyenin ilk seri üretim otomobil markası Anadol projesi ,Ford ile yakın iş ilişkisi içinde bulunan ve bazı Ford modelleri için deneme üretimleri yapan Otosan firmasında çalışan birkaç parlak ve geleceği gören genç insana aitti. Bilinenin aksine Sayın Vehbi KOÇ bu projeye çok mesafeli baktı ve hedef üretim sayısı olarak sadece 5000 araç koydu , bu düşük rakam nedeni ile Anadol sac kaporta yerine fiberglass kompozit malzemeden üretilmek zürunda kaldı . Bu malzeme ile üretim için kalıp ve büyük preslere yatırım yapmak gerekmiyor o zamanlar bolca ve ucuza bulunan el emeği ile yapılıyordu. Yani daha baştan Koç ailesi bu projeye sahip çıkmamış ve sermayesini riske sokmamıştı.
1966 yılında sadece 5000 adet üretim hedefi konularak piyasaya çıkan Anadol a halkın talebi o denli yüksek olduki çok kısa süre içinde parasını peşin yatırdığınız Anadol için 6 aylık bekleme süreleri veriliyordu. Devlet büyükleri Vehbi KOÇ a mektup yazıp ön sıradan araç talebi dahi yapıyorlardı.
1973 yılına gelindiğinde ANADOL 6 ayrı model ve iki farklı motor seçeneği ile yılda 10.000 adedin üzerinde üretim sayısına ulaşmıştı. Temel modeli revize ederek oluşturulan modeller ile doyuma ulaşan bu platform artık ömrünün sonuna gelmişti ve Otosan mühendisleri yeni çok daha modern lüks bir model üzerinde çalışmaya başladılar , Aracın dizaynı İtalyan BERTONE firmasının çizimleri ışığında OGLE dizaynın projelendirmesi ile İngiliz RELIANT firmasında yaptırıldı ve FW11 kodu ile 4 adet prototip araç üretildi. 1600-2800 cc arasında farklı motor seçenekleri olan bu modelde klima, elektrikli camlar ,merkezi kilit v.b. gibi o dönem için devrim sayılabilecek yenilikler vardı.

Ancak;
Otosanın yepyeni bir model ile atağa kalkacağını ve ANADOL markası ile büyüyeceğini gören FORD firması KOÇ ailesine durup dururken inanılmaz cazip bir teklifte bulundu . Anadol üretimini durdurması karşılığında o dönemde üretimi biten TAUNUS modelinin fabrikasını bedelsiz olarak getirip Otosana kuracak Türkiyede FORD markası ile Taunus üretimine başlanacaktı. Maalesef plan KOÇ ailesine cazip geldi ve Anadol binek araç üretimine son verildi. Anadol üretimi bittiğinde 5000 adetlik hedefin 20 katından fazla üretim yapılmış 100.000 adedin üzerinde ANADOL banttan inmişti.
TAUNUS Otosanın binek otomobil üretiminde felaketi oldu ve Otosan bir daha "binek araç " üretimi yapmadı tüm kapasite ticari araca yöneldi.

Peki o yıllarda üretilen FW11 kodlu prototip ANADOL lar ne oldu ?. Bunlardan iki tanesi Vehbi beye sunulmak üzere Türkiyeye getirildi ancak FORD dan ballı teklifi alan Vehbi bey "bu araç satmaz elimizde kalır" diyerek projeye noktayı koydu. O prototiplerden bir tanesi şu anda İstanbulda Rahmi Koç müzesinde sergilenmektedir.

Otosan Reliant firmasına FW11 projesini sonlandırdığını ve araçlarla ilgilenmediğini bildirdikten sonra proje diğer üreticilerin ilgisini çekti. Volvo ve Citroen bu model için uzun süre çekiştikten sonra kazanan Citroen oldu.

Sayın Vehbi KOÇ un "satmaz elimizde kalır" dediği FW11 modeli Citroen tarafından BX serisi olarak piyasaya sürüldü ve "TÜM ZAMANLARIN EN ÇOK SATAN CITROEN" i ünvanını 1.500.000 (birbuçuk milyon) adetlik satış adedi ile hala korumaktadır.

Şimdi aynı senaryo FIAT üzerinde sahneye konmakta , üretimden kalkan ALBEA modelini üç beş rötuş ile piyasaya sürerek "YERLİ OTOMOBİL" projesinin dibine dinamit konulmaya çalışılmaktadır.
İhracat şansı sıfır olacak olan bu aracı "kuş serisi" gibi insanımızın önüne sürecek olan zihniyet bize bunu layık görmektedir.

Sevgilerimle
Arkadaşlar bir tofaş çalışanı olarak şunları söylemek isterim.
Şuana kadar yazılmış yazıları okudumda insanımız daha başlamadan birşeyi bitirmeyi çok iyi biliyor. Sanıyormusunuzki bu işler bukadar kolay. Ne yani bir fabrika bulduk içi boş, mühendislerimizi bulduk hadi yapalım yerli otomobili. %100 yerli olsun. Bırakın bu işleri. Bunu sıfırdan yapmak en iyisini yapmak her bütçeye hitab edeni yapmak... Hadi yaptın diyelim, bizim insanımız onuda begenmez. Niye yerli diye.
Bunu Türkiyedeki otomobil firmalarının yapması önder olması çok normal. Fıat olsun renault olsun ford olsun ne fark eder. Bu firmalar önder olmadan bu iş bukadar kolay değil arkadaşlar. Bizim Türk milleti olarak buna gücümüz yokmu, var tabiki ama kolay iş değil otomobil işi.
Birde Albea modelini rütuşlayarak piyasaya sürmekte nerden çıktı. Her çıkan habere inanmayın birincisi, üretilmeden bitirmeye çalışmayın ikincisi. Albeanın üretim bandı bile kalmadı.
Kuş serisini yerli otomobil diye sattılar evet. Peki neden çok üretildi. Dar gelirli bütçeye hitap ettiği için. Beğenilmeseydi satılmazdı. Bu aracın bütün parçaları yerliydi. Halen dışarıda esnaf bu araçlardan ekmek parası kazanıyor.
Tofaş fabrikası şuan FIAT 'ın bütün fabrikaları arasında en kaliteli üretimi yapan fabrikası. Üretim adetleri bunu doğruluyor. Kalın sağlıcakla.
 
Katılım
23 Eki 2010
Mesajlar
732
Böyle olcaksa bırakın arkadaş yapmayın otomobil felan, elbea mış fiat ın en nefret ettiğim modelidir
sormak lazım rahmi koç'a: rakıfeller abisi ona neler öğütlemiş

David Rockefeller çok sakat bir adam tek başın yada başılarıyla dünya tarihini değiştirebilir
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst