- Katılım
- 3 Kas 2016
- Mesajlar
- 5,548
- Konu Yazar
- #1
geçen ay neredeyse asıl rengini kaybetmek üzere olan botlarımı boyatmak amacıyla tesadüf ettiğim bir seyyar ayakkabı boyacısına gittim. pek zamanım olmadığı için botları teslim edip ayağımda geçici plastik tuvalet terliği ile paytak paytak kahveye gittim ve bir çay söyledim. bir erkeğin en çaresiz olduğu anlardan birisidir bu, ayakkabıyı boyacıya verip, plastik tuvalet terliği ile ortada kaldığı an. hele bir de sevdiğine denk gelirse vay anam vay, neyse;
ben çayımı bitirene kadar, boyacı ayakkabılarımı boyamıştı. fakat o kadar güzel ve itinalı boyamış ki, nerdeyse "bu botlar benim botlar mı?" diyecektim. o kadar enfes olmuş.
5 lira istedi. "5 lira fazla değil mi ya!" dedim(içimden tabii ki) böyle şeyleri dışarıya yansıtmayı sevmem.
ve fakat o 5 liranın fazla olmadığını botlarımı giydiğim 1 aylık süreç içerisinde anlayacaktım. anladım da.
işini mükemmele yakın yapan bir esnaf ile karşı karşıya idim.
ve bugün, evet bugün siyah ayakkabılarımı boyatmak için ilk adres olarak oraya seğirttim. boyacı abi beni yanıltmadı sağolsun. daha sonra karşılaştığım ilk insan "oo ayakkabılar yeni mi" dedi.
işini iyi yapan bir insana denk gelmenin huzuru ve güveni sardı her yanımı.
bu ülkede güzel şeyler de oluyor..
ben çayımı bitirene kadar, boyacı ayakkabılarımı boyamıştı. fakat o kadar güzel ve itinalı boyamış ki, nerdeyse "bu botlar benim botlar mı?" diyecektim. o kadar enfes olmuş.
5 lira istedi. "5 lira fazla değil mi ya!" dedim(içimden tabii ki) böyle şeyleri dışarıya yansıtmayı sevmem.
ve fakat o 5 liranın fazla olmadığını botlarımı giydiğim 1 aylık süreç içerisinde anlayacaktım. anladım da.
işini mükemmele yakın yapan bir esnaf ile karşı karşıya idim.
ve bugün, evet bugün siyah ayakkabılarımı boyatmak için ilk adres olarak oraya seğirttim. boyacı abi beni yanıltmadı sağolsun. daha sonra karşılaştığım ilk insan "oo ayakkabılar yeni mi" dedi.
işini iyi yapan bir insana denk gelmenin huzuru ve güveni sardı her yanımı.
bu ülkede güzel şeyler de oluyor..
Son düzenleme: