- Katılım
- 23 May 2025
- Mesajlar
- 345
- Konu Yazar
- #1
millet toplanın. çok uzun bir yazı olacak baştan söyleyeyim.
kiminizin "bu da bir şey mi bee biz nerelerden, nasıl yollardan gittik geldik" diyeceği, kimilerinizin ise "lan bende hafta sonu şöyle yollara girecektim, iyi ki bu yazıyı okudum, vazgeçiyorum" diyeceği, kiminizin de "çok da fikimizde awq, gitmeseydin" diyeceği macera dolu, aşırı stresli ve gergin, bol sövmeli-kızmalı resmen okurken iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir motovlog tadında bir yazım olacak.
herkes asfaltta gider, düzde gider; maharet dağda, taşta gitmektir düsturundan hareketle (izlediğim 2-3 off road sürüşünden gaza gelmek suretiyle) madem dağ kaplanı aldık o zaman dağa taşa sürelim olum adem diyerek geçen seneden beri gitmeyi hayal ettiğim ispir - yedigöller'e kırdım gidonu. tabi geçen sene scooterim olduğu için dötüm yememişti gitmeye, o yolların videolarını izleyince.
her ne kadar erzurum'dan ispir'e gitmek çok vakit almayacak olsa da dün sabah saat erkenden yola çıktım ki en azından oraya vardığımda manzaranın keyfini doyasıya yaşayayım dedim. hem belli mi olur, belki işim erken biterse o kadar yolu gelmişken hazır rize'ye de gidip geliveririm ya da yusufeli tarafından yuvarlak çizmek suretiyle uzundere, tortum hop erzurum yaparım diye de bir b planı yapmıştım.
psikolojik olarak da kendimi hazırlamak için önceden fikir olması açısından youtube'den yedigöller yoluna ilişkin detaylı 1-2 video izlemiştim. açıkçası çok da gözüm korkmamıştı. sadece artık yedigöller'e varmaya ramak kala o 2-3 tane firkete virajı görünce biraz oralara kafam takılmıştı ama hallederiz Allah'ın izniyle deyip yola koyuldum. normalde yedigöller'e 2 rotadan gidiliyor.
birincisi aşağıda da görüldüğü gibi yusufeli tarafından, yedigöze köy yolundan içeri girerek:
[/url]
bu rotadan moryayla köyüne kadar aşırı dik ve virajlı, tek gidiş-gelişli dar ama asfalt yoldan gidiliyor. moryayla köyünden sonra ise toprak yoldan devam ediliyor.
ikincisi ise, aşağıdaki rota.
bu rotada ise çayırözüne kadar zaten rize yolu. oradan içeri girdikten çok kısa bir süre sonra artık ta yedigöller'e varıncaya kadar toprak yol. bu yolda çoğunlukla diğer rotaya nispeten daha az virajlı ama komple toprak yol.,
her 2 rotanında öncelikle varış noktası moryayla köyü arkadaşlar. çünkü gps yedigöller'e konum vermiyor. buradaki kıstas şu: yedigöze tarafından girerseniz yol hem çok dik ve çok firketeli, dar ama asfalt bir yol; çayırözü tarafından girerseniz de komple toprak yol moryayla köyüne kadar. moryayla köyünden sonra zaten daha bozuk ve kısmen taşlı yol.
peki ben hangisinden gittim? evet, forum arkadaşım yanlış bildin..... ben lanet olasıca pompacının "ağğğbii ben sana şimdi bir yol tarif edeceğim, o yol diğerine göre daha iyi" dediği çayırözü tarafından gittim. hani benim gibi affedersiniz dünkü bok olan motor sürücüsü için (tabi bunu pompacı bilemezdi) o yoldan moryayla'ya gelinceye kadar akla karayı seçtim. tabi dönüşü gördükten sonra pompacının neden çayızözü tarafından yönlendirdiğini de anlamış oldum
çayırözü-moryayla yolu
artık dönüşü olmayan bir yola girmiştik. ya bu deve güdülecekti ya da bu diyardan gidilecekti hesabı erkekliğe bok sürdürmemek için ha şimdi vardım ha az kaldı diye diye o yollardan telef oldum. moryayla köyüne vardıktan sonra bir çeşme başında dinlenip buz gibi bir su içtim.
bu noktadan sonra içimden bir ses asıl maceranın yeni başladığını söylüyordu. kısa bir moladan sonra yola koyuldum. az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim derken az sonra olacaklardan habersiz bir şekilde yola devam ettim. çok kısa bir süre sonra, yol boyu hep aklımda olan ama başıma da gelmediği için kendimi çok şanslı saydığım motoru yatırmama düşüncesine nazire yaparcasına bir tane firkete virajda herhalde manzaranın da büyüsüne kapılarak virajı içerden alma gafletinde bulunup motoru devirdim.
ama sanki olacaklara hep hazırlıklıymışım gibi gayet soğuk kanlı bir şekilde hareket etmeye başladım. halbuki dağ başındayım, in cin yok ve koca motor yerde yatıyor ve nasıl kaldıracağım konusunda zerre fikrim ve gücüm yok. sonra baktım ki benzin akıtıyor. blok çok sıcak olduğu için "lan belki parlar filan, yangın çıkar" diye blok kısmına toprak atmaya başladım. işte o zaman yusuf yusuf etmeye başladım. 1-2 başarısız denemeden sonra son bir can havliyle motoru kaldırdım ama artık takatim kalmadığı için tekrar bırakmak zorunda kaldım, tutamadım daha fazla motoru.
daha önce bilerek bahsetmedim ama yolda gelirken bir tane GS 1200cü bir abiye rastlamıştım. motoru devirdiğim yerin az gerisinde mola verdiğini görmüştüm. biraz sonra çıkıp geldi. tabi ben motorcu diyorum ama bence o Hızır aleyhisselamdı kesin
Allah ondan bin kere razı olsun ki geldi yardım etti, 1-2 taktik verdi dönüşler için ve yola devam ettim. ama yol hakikaten taşlıydı. motor ara ara sekiyordu. cenabetliğinde böylesi ya daha 1 km gitmeden motoru tekrar devirdim. tam firkete virajı döndüm, artık son düzlükteyim derken yoldaki taşlardan motor tekrar yalpalayınca yokuşta durma gafletinde bulunup frenlere basınca motor kaydı ve yamaca doğru yatırdım motoru.
içimden "aha şimdi gsci abi sövecek, madem acemisin ne bok yemeye geldin diye kızacak" derken gayet aklıselim ve olgun bir şekilde tekrar yardım etti. tam o esnada artık kendime de söverek ve kızarak yedigöller'e ramak kala "abi ben yapamayacağım, geri dönmek istiyorum deyince az kaldı, ha gayret vs vs vs diye diye beni ikna etti ve son bir derin nefes ve zar zor da olsa sakinlikle zirveye ulaştım.
her şey şu manzarayı görebilmek içindi:
artık sağ salim dağların, taşların tepesinden düze indikten sonra bir şükür secdesi yaptım
elbette çıkarttığım bazı dersler oldu. önemli olan da buydu günün sonunda benim için. her ne kadar canım çıkmış olsa da şahsen böyle bir deneyimden sonra + ve - yönleri listelemezsek olumlu davranışlarımızı pekiştiremez ya da olumsuz davranışlarımızı da düzeltemeyiz. her ne kadar sürüşe çıkmadan önce bazı taktikleri alsam da uygulamaya gelince o heyecanla bazı şeyleri yanlış yapabiliyormuş insan. bunun önüne geçmek için denemek, denemek ve daha çok denemek gerekiyor.
ben mesela aynı zamanda kışın da snowboard yapıyorum. nasıl düşmedim ki, kimler gelip çarpmadı ki, nerelerden pisti şaşırıp aşağılara uçmadım ki..... ama her defasında yanlışı kafaya kodlayıp doğrusunu yaparak şimdi kuğu gibi süzüle süzüle kayıyorum. eminim motor işinde de böyle olacaktır. ama çok da pollyannacılık yapmadan şunu da belirtmek isterim (ki büyük ihtimalle olayın daha sıcağıyla bunları hissettim) akşam acaba bu motor işinden vaz mı geçsem dedim. gerçekten çok büyük stres yaşadım. bu işin zevki de böyle yerlerde gezmekten geçiyor ama bir o kadar da zahmetli olduğu için korkuyorum da.
bir de böyle bir sürüş yapacak olanlara tavsiyem, asla ama asla hele ki acemiyseniz tek başınıza böyle bir şeye yeltenmeyin.
çıkarttığım bir diğer ders ise sanırım ben yukarı eğilimli firkete virajları dönerken kafamı yukarı yeteri kadar kaldırmadığım için sağlıklı dönemiyorum. mesela dönüş yolunda daha çok firkete viraj vardı ama hep aşağı yönlü olduğu için kafamı çevirim bakmak daha kolayıma geldi. eğer bunu düzeltirsem sanırım daha sağlıklı sürüşler yapabilirim bu tarz rotalarda.
bir de fotoğraflardan da göreceğiniz üzere benim lastikler yol lastiği olduğu için bu tarz bir araziye de pek uyum sağlayamadım açıkçası. tabi asıl önemli olan faktör benim ilk off road deneyimim olmasıdır. artık lastik bu acemilikte ne kadar önemli bir faktör olarak öne çıkıyor siz tecrübeli arkadaşlara sormak isterim ama yine de lastikler de bi tık zorladı beni.
şu anda bacaklarım hariç (sanırım yaptığım squatların meyvesi
) her yerim ağrıyor. ha günün sonunda değdi mi valla değdi. belki bu kadar sert bir rotaya giremeyebilirim ama bu zevki de tatmaya devam etmek istiyorum.
buraya kadar okuduysanız, şu konuda da yardımcı olursanız sevinirim.
ikinci kez motoru yamaca devirdiğimde top case kayaya denk gelmiş. ve çok yamulmasa da yine de hasar almış ve çizilmiş. göçük oluşmuş yani. bunu düzeltmenin bir yolu var mıdır acaba?
kiminizin "bu da bir şey mi bee biz nerelerden, nasıl yollardan gittik geldik" diyeceği, kimilerinizin ise "lan bende hafta sonu şöyle yollara girecektim, iyi ki bu yazıyı okudum, vazgeçiyorum" diyeceği, kiminizin de "çok da fikimizde awq, gitmeseydin" diyeceği macera dolu, aşırı stresli ve gergin, bol sövmeli-kızmalı resmen okurken iliklerinize kadar hissedeceğiniz bir motovlog tadında bir yazım olacak.
herkes asfaltta gider, düzde gider; maharet dağda, taşta gitmektir düsturundan hareketle (izlediğim 2-3 off road sürüşünden gaza gelmek suretiyle) madem dağ kaplanı aldık o zaman dağa taşa sürelim olum adem diyerek geçen seneden beri gitmeyi hayal ettiğim ispir - yedigöller'e kırdım gidonu. tabi geçen sene scooterim olduğu için dötüm yememişti gitmeye, o yolların videolarını izleyince.
her ne kadar erzurum'dan ispir'e gitmek çok vakit almayacak olsa da dün sabah saat erkenden yola çıktım ki en azından oraya vardığımda manzaranın keyfini doyasıya yaşayayım dedim. hem belli mi olur, belki işim erken biterse o kadar yolu gelmişken hazır rize'ye de gidip geliveririm ya da yusufeli tarafından yuvarlak çizmek suretiyle uzundere, tortum hop erzurum yaparım diye de bir b planı yapmıştım.
psikolojik olarak da kendimi hazırlamak için önceden fikir olması açısından youtube'den yedigöller yoluna ilişkin detaylı 1-2 video izlemiştim. açıkçası çok da gözüm korkmamıştı. sadece artık yedigöller'e varmaya ramak kala o 2-3 tane firkete virajı görünce biraz oralara kafam takılmıştı ama hallederiz Allah'ın izniyle deyip yola koyuldum. normalde yedigöller'e 2 rotadan gidiliyor.
birincisi aşağıda da görüldüğü gibi yusufeli tarafından, yedigöze köy yolundan içeri girerek:
bu rotadan moryayla köyüne kadar aşırı dik ve virajlı, tek gidiş-gelişli dar ama asfalt yoldan gidiliyor. moryayla köyünden sonra ise toprak yoldan devam ediliyor.
ikincisi ise, aşağıdaki rota.
bu rotada ise çayırözüne kadar zaten rize yolu. oradan içeri girdikten çok kısa bir süre sonra artık ta yedigöller'e varıncaya kadar toprak yol. bu yolda çoğunlukla diğer rotaya nispeten daha az virajlı ama komple toprak yol.,
her 2 rotanında öncelikle varış noktası moryayla köyü arkadaşlar. çünkü gps yedigöller'e konum vermiyor. buradaki kıstas şu: yedigöze tarafından girerseniz yol hem çok dik ve çok firketeli, dar ama asfalt bir yol; çayırözü tarafından girerseniz de komple toprak yol moryayla köyüne kadar. moryayla köyünden sonra zaten daha bozuk ve kısmen taşlı yol.
peki ben hangisinden gittim? evet, forum arkadaşım yanlış bildin..... ben lanet olasıca pompacının "ağğğbii ben sana şimdi bir yol tarif edeceğim, o yol diğerine göre daha iyi" dediği çayırözü tarafından gittim. hani benim gibi affedersiniz dünkü bok olan motor sürücüsü için (tabi bunu pompacı bilemezdi) o yoldan moryayla'ya gelinceye kadar akla karayı seçtim. tabi dönüşü gördükten sonra pompacının neden çayızözü tarafından yönlendirdiğini de anlamış oldum
çayırözü-moryayla yolu
artık dönüşü olmayan bir yola girmiştik. ya bu deve güdülecekti ya da bu diyardan gidilecekti hesabı erkekliğe bok sürdürmemek için ha şimdi vardım ha az kaldı diye diye o yollardan telef oldum. moryayla köyüne vardıktan sonra bir çeşme başında dinlenip buz gibi bir su içtim.
Watch WhatsApp Video 2025-08-04 saat 11.28.59_f435ef60 | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2025-08-04 saat 11.28.59_f435ef60" on Streamable.
streamable.com
bu noktadan sonra içimden bir ses asıl maceranın yeni başladığını söylüyordu. kısa bir moladan sonra yola koyuldum. az gittim uz gittim, dere tepe düz gittim derken az sonra olacaklardan habersiz bir şekilde yola devam ettim. çok kısa bir süre sonra, yol boyu hep aklımda olan ama başıma da gelmediği için kendimi çok şanslı saydığım motoru yatırmama düşüncesine nazire yaparcasına bir tane firkete virajda herhalde manzaranın da büyüsüne kapılarak virajı içerden alma gafletinde bulunup motoru devirdim.
ama sanki olacaklara hep hazırlıklıymışım gibi gayet soğuk kanlı bir şekilde hareket etmeye başladım. halbuki dağ başındayım, in cin yok ve koca motor yerde yatıyor ve nasıl kaldıracağım konusunda zerre fikrim ve gücüm yok. sonra baktım ki benzin akıtıyor. blok çok sıcak olduğu için "lan belki parlar filan, yangın çıkar" diye blok kısmına toprak atmaya başladım. işte o zaman yusuf yusuf etmeye başladım. 1-2 başarısız denemeden sonra son bir can havliyle motoru kaldırdım ama artık takatim kalmadığı için tekrar bırakmak zorunda kaldım, tutamadım daha fazla motoru.
daha önce bilerek bahsetmedim ama yolda gelirken bir tane GS 1200cü bir abiye rastlamıştım. motoru devirdiğim yerin az gerisinde mola verdiğini görmüştüm. biraz sonra çıkıp geldi. tabi ben motorcu diyorum ama bence o Hızır aleyhisselamdı kesin
Allah ondan bin kere razı olsun ki geldi yardım etti, 1-2 taktik verdi dönüşler için ve yola devam ettim. ama yol hakikaten taşlıydı. motor ara ara sekiyordu. cenabetliğinde böylesi ya daha 1 km gitmeden motoru tekrar devirdim. tam firkete virajı döndüm, artık son düzlükteyim derken yoldaki taşlardan motor tekrar yalpalayınca yokuşta durma gafletinde bulunup frenlere basınca motor kaydı ve yamaca doğru yatırdım motoru.
içimden "aha şimdi gsci abi sövecek, madem acemisin ne bok yemeye geldin diye kızacak" derken gayet aklıselim ve olgun bir şekilde tekrar yardım etti. tam o esnada artık kendime de söverek ve kızarak yedigöller'e ramak kala "abi ben yapamayacağım, geri dönmek istiyorum deyince az kaldı, ha gayret vs vs vs diye diye beni ikna etti ve son bir derin nefes ve zar zor da olsa sakinlikle zirveye ulaştım.
her şey şu manzarayı görebilmek içindi:
Watch WhatsApp Video 2025-08-04 saat 11.23.22_4b74dfcd | Streamable
Watch "WhatsApp Video 2025-08-04 saat 11.23.22_4b74dfcd" on Streamable.
streamable.com
artık sağ salim dağların, taşların tepesinden düze indikten sonra bir şükür secdesi yaptım
elbette çıkarttığım bazı dersler oldu. önemli olan da buydu günün sonunda benim için. her ne kadar canım çıkmış olsa da şahsen böyle bir deneyimden sonra + ve - yönleri listelemezsek olumlu davranışlarımızı pekiştiremez ya da olumsuz davranışlarımızı da düzeltemeyiz. her ne kadar sürüşe çıkmadan önce bazı taktikleri alsam da uygulamaya gelince o heyecanla bazı şeyleri yanlış yapabiliyormuş insan. bunun önüne geçmek için denemek, denemek ve daha çok denemek gerekiyor.
ben mesela aynı zamanda kışın da snowboard yapıyorum. nasıl düşmedim ki, kimler gelip çarpmadı ki, nerelerden pisti şaşırıp aşağılara uçmadım ki..... ama her defasında yanlışı kafaya kodlayıp doğrusunu yaparak şimdi kuğu gibi süzüle süzüle kayıyorum. eminim motor işinde de böyle olacaktır. ama çok da pollyannacılık yapmadan şunu da belirtmek isterim (ki büyük ihtimalle olayın daha sıcağıyla bunları hissettim) akşam acaba bu motor işinden vaz mı geçsem dedim. gerçekten çok büyük stres yaşadım. bu işin zevki de böyle yerlerde gezmekten geçiyor ama bir o kadar da zahmetli olduğu için korkuyorum da.
bir de böyle bir sürüş yapacak olanlara tavsiyem, asla ama asla hele ki acemiyseniz tek başınıza böyle bir şeye yeltenmeyin.
çıkarttığım bir diğer ders ise sanırım ben yukarı eğilimli firkete virajları dönerken kafamı yukarı yeteri kadar kaldırmadığım için sağlıklı dönemiyorum. mesela dönüş yolunda daha çok firkete viraj vardı ama hep aşağı yönlü olduğu için kafamı çevirim bakmak daha kolayıma geldi. eğer bunu düzeltirsem sanırım daha sağlıklı sürüşler yapabilirim bu tarz rotalarda.
bir de fotoğraflardan da göreceğiniz üzere benim lastikler yol lastiği olduğu için bu tarz bir araziye de pek uyum sağlayamadım açıkçası. tabi asıl önemli olan faktör benim ilk off road deneyimim olmasıdır. artık lastik bu acemilikte ne kadar önemli bir faktör olarak öne çıkıyor siz tecrübeli arkadaşlara sormak isterim ama yine de lastikler de bi tık zorladı beni.
şu anda bacaklarım hariç (sanırım yaptığım squatların meyvesi
buraya kadar okuduysanız, şu konuda da yardımcı olursanız sevinirim.
ikinci kez motoru yamaca devirdiğimde top case kayaya denk gelmiş. ve çok yamulmasa da yine de hasar almış ve çizilmiş. göçük oluşmuş yani. bunu düzeltmenin bir yolu var mıdır acaba?
Son düzenleme: