okulun son günü gittim bir arkadasımla beraber ankaradan önceden anlaştığım motorcu arkadaştan transalpimi aldım.yanımda götürdüğüm arkadas uzun yıllar transalp kullanıcısı oldugu için ankaradan ben artcı olarak geldim.güzel bir yolculuktu.ankara ile muğlanın Ortaca ilçesi arası 800 kmküçük molalarla geldikgece yolculugu esnasında bir polis otosu durdurdu bizi.neyse motosiklet üzerine muhabbet başladı tek taraflı bir muhabbet bizimkisi.en sonunda ben dayanamadım memur bey hangi evrakları göstericeğiz dedim.polis memuruda yok biz sadece motoru görmek için durdurduk demesin mi.buda yolculugun garip bir anısı olarak kaldı.ben eve döndükten ertesi gün test sürüşlerine başladım.cok zevk aldığımı söylemeliyim.neyse motora epey ısındıktan sonra datçadaki marmok festivali için motosikletleri yükledik.görüntü muazzamdı.yani diyecegim motosikleti yükle bir yere gitme seyret o kadar havalı duruyor.nihayet heyecanla yola çıktık iki transalp.mükemmel bir yol ,hava harika, motosikletler harika.herşey dört dörtlük.yol üzerinde küçük molalar ve manzara keyfi.insan ne isteyebiliriki başka.öyle mutluyum o an anlatamam.datçanın virajlı yollarına girdik.yatmaya başladık ben yine de temkinliyim.arkadasım önümden gidiyor .öndeki transalpi izlemek keyif verici.neyse arkadasım bir kamyonu solluyor bende sollamaya başlıyorum ancak viraja denk geliyorum.kamyon doğal olarak virajı alırken benim şerite yavaş yavaş geçmeye başlıyor.ben heyecanlanıyorum, motoru istediğim kadar yatıramıyorum bakıyorum kamyonun arka çift tekerleğine doğru kitlenmişim .çarpıcam benim kurtuluşum yok.neyse ani bir frene asılıyorum büyük bir ihtimal.motosiklet yana doğru yatıyor ve motosikletim kaç yıldır özlemini çektiğim yeni yol arkadaşımla ben güm yerdeyizo an nemi düşünüyorum.eyvah diyorum güme gitti bizim tur onca planladık hayalini kurdu ve tur buraya kadar.sonra gitti motosiklet diye düşünüyorum.cok erken oldu diyorum.cok derin bir üzüntü ve hayal kırıklıgı içerisindeyim o an..tabi bu arada ben hala motosiklete tutunmaktayım.sonra hemen motoru bırakıyorum.motoru bırakmamla kendimi kayarken sırt üstü pozisyonuna getiriyorum.motosiklet önümde ben peşinde kayıyoruz.ha git ha git ha git. motosiklette yol kenarındaki demirlere çarpıp duruyor.güm diye bir ses.ardından bende sürtünmenin etkisiyle duruyorum.ben arkadan gelebilecek araçlardan kurtulabilmek için ayaga kalkıp yürümek istiyorum ancak bacagımda bir problem var yinede kalkıp yol kenarına atıyorum kendimi.herhalde kalbim 150 atıyor on an.nefes kontrolü yapmaya çalışıyorum.işe yarıyor.kaskı çıkardıktan sonra gözlerimi açamıyorum sanki güneş dünyaya okadar yaklaşmış ki her taraf inanılmaz bir ışık,gözlerimi kör edercesine parlak bir ışık.sonra arkadasımın bana doğru koştuğunu görüyorum.geliyor motsikleti kaldırıyoruz ancak hiç gücüm kalmamış,inanılmaz susamış durumdayım.ahmet diyorum ,su.arkadasım
motorundan suyu getiriyor.bir kaç yudumdan sonra kendime geliyorum.gariptir aynı zamanda komiktirde canım inanılmaz şekilde sigara istiyor aynı zamanda.ki ben öyle tiryaki degilimdir.günde içtiğim sigara 3 yada 4 dür.ama o an illede sigara.neden dir bilmem.neyse uzun uzun anlatmayayım marmaris devlet hastanesinde yaralar temizleniyor sarılıyor dizim kötü durumda olduğu için dikiş ve alçı derken taburcu oluyorum.evde 40 günlük mecburi dinlenmeden sonra şu sıralar motosikletimle küçük küçük turlar atmaya başladık tekrar. e eee neden anlatıyorum bunları.şunu söylemek için.arkadaşlar motosiklete alışmak alıştığınızı sandığınızdan daha da geç oluyor aslında. herkese sevgiler.bir gün yollarda buluşmak dileğiyle.hoşçakalın