Hasan bey çok teşekkkür ederim. Allah hepimizi korusun. Ama ben yerde hareketsiz yatan arkadaştan çok etkilendim. Haziranda Maltepe'ye motorla gelmeyi planlıyordum. Ama keyfim tamamen kaçtı.
Çok geçmiş olsun yine de. Benzer durumları gördükçe insan kötü oluyor. "Bu ben de olabilirdim" diyor. Yine de bazen altını çiziyorum, %1 bile olsa bazen hiçbir şey yapma imkanınız olmayabilir. Elinizden hiçbir şey gelmeyebilir. Bir başkasının hatasını siz ödeyebilirsiniz. Kontağı her açışta bu risk var. Ben %1 için dua edip kontak açıyorum. Bir kaç örnek vermek istiyorum;
Geçenlerde normal bir hızda seyrederken kaldırımdan yola bir teyze atladı. Kadın trafik olmasına rağmen karşıya geçmeye kararlıydı. Kadını görünce bir an irkildim. Hiçbir şey yapmazsam rotamızın bir iki saniyede kesinlikle kesişeceğini algıladım. (İnsanın gözü bazen takılıyor tehlikeye. "Target Fixation" diyorlarmış buna. Duymuşsunuzdur. 2. Dünya Savaşı sırasında savaş uçaklarının takip ettikleri diğer uçağı imha ettikten sonra, imha ettikleri uçağa göz göre göre çarptıklarınını görmüşler. Araştırıldığında hedefe kilitlenen savaş pilotunun onu imha ettikten sonra dahi gözünü ondan ayıramayıp kaçınma manevrası yapamadığını görmüşler. -Nereye bakarsan oraya gidersin durumu burada da var- Bundan sonra savaş pilotu eğitimlerinde "target fixation" kavramı ve bunun antitezi yerini almış. Özetle; "hedefle işin yoksa bakışlarını hemen kaçmak istediğin yere çevir" eğitimi.) Neyse tehlikeyi hissedince hemen kadının hareket aldığı kaldırım tarafına baktım ve arkasından dolandım
Bir diğer örnekte Beşiktaşta bir genç kızın kaldırımdan yola önüme atlamasıydı. Solda sağda kaçabilecek gram yer yoktu. Panikle frenlere yüklendim. Kız farketti, kenara yanaştı. Kurtardım devam ettim. Kız daha ani atlasa ve kenara yanaşmasa yapılabilecek hiçbir şey yoktu. Motorun fren mesafesinin çok çok altında olduğu durumlarda yapabileceğiniz pek bir şey yok.
Son örneğim hayvanlar üzerine olsun; ataköyden yeşilköye giden sahil yolunda en sağ şeritteyim. Gayet normal 50-60 gibi ilerliyoruz. Birden sol önde ki ilk 3 şeritte bir hareketlenme oldu. Ani fren yapan bir arabayı seçtim diyordum ki, o arabadan kurtulan bir köpek önüme atladı. O kadar ani oluyor ki önlem almak için düşünme süresinde gibi düşünün. Köpek sağa, şerit dışına baktı, ben köpeğin soluna baktım, o sağa yolun dışına koştu bende biraz sola doğru kaydım. Tablo geride kaldı. Köpek orda donup kalsa herhalde sağ ayağıma veya egzozuma denk gelirdi. Diğer tarafa hamle yapsa düşünmek istemiyorum. Köpek ekseninde komik bir olayla bitireyim;
Yıllar önce full koruma giyinen racingli bir abimizin önüne "bir şeyden kaçan bir köpek" düşüyor. Köpek can havliyle bir şeyden kaçarak yola atlıyor ve abimiz de direkt anında vuruyor kendisine. Kendi anlatımıyla kendisi bir yana uçuyor, motor bir yana, köpek bir yana. Yerden kalkıyor korumalar omuzdan filan açılmış. Onlar olmasaydım omzum dağılırdı diyor. Sonra motordan kopan grenajlardan bir parçayı eline alıyor. Köpeği bulup dövecek hesapta. Öyle sinirlenmiş. Bir çocuk geliyor, "Abi geçmiş olsun nasıl oldu diyor?" Bizimki "Şöyle iri bir köpeğe çarptım diyor". Çocuk; "Abi evet o köpeği tanıyorum, ben de onu kovalıyordum az önce diyor"

Ondan sonra güvenli sürüş, kaçınma manverası filan diyoruz bizler de
Özetle motor kazalarında genelde hep motorcular kusurlu oluyor, "eğitimsiz", "hız meraklısı", "dikkatsizler" diyoruz ama o %1 ihtimal her zaman var. Herşeye rağmen vazgeçmek çok zor. Tekeriniz düz bassın diyorum

.
---------- Mesajlar birleştirildi - 17:13 ---------- bir önceki mesaj zamanı 17:09 ----------
Ha birde şunu ekleyeyim. Racing'in bir tehlikesi de herşey sizin için çok daha "ani" olabilir. %1 gerçekleştiğinde tehlikenin kalbinde ve artık daha yüksek hızdasınız.
.