@kozalak dostum merhaba;
Benzinli veya diesel motorlarda krank kesmesi ciddi bir motor probleminin veya eksikliğinin göstergesidir.
Bir yıl öncesinde motor yapıldığını söylemişsiniz. Bu yenileştirme işleminde krank ovallik testi yapıldı mı? Krank taşlamasına gidildi mi? biyel kepleri yenileştirmesine gidildi mi? Genelde motor yenileştirme işlemi denilince akla hep segman veya piston değişimi akla gelir. Segman değişimi sonunda motorda kompresyon oranı artacak, çekiş yükselecektir. Ancak motorla beraber aşınan sübabların, yükselen kompresyona cevap verememesi, motorda vuruntuya sebeb olmaktadır. Yine, silindir üst kapağı carbon temizliği yapılmaması, vuruntu sebebi olarak motora yavaş yavaş zarar verecektir. Ağır vasıtalarda motor yenileştirmesi sonrasında sadece kompresyonun artırılması değil, motorun baştan aşağı yenilenmesi gerekir.
Diğer bir seçenek, motor yağında oluşan çapakların yağ kanallarını tıkaması ve krankın yağsız kalması, akabinde aşınarak boşluk yapması, sonuçta krank kesmesine neden olmaktadır.
Resimler çok fazla bir ipucu vermiyor. Ancak bence arıza vurdurmadan kaynaklanmıyor. Zira vurdurma doğru şekilde yapılmadıysa, genelde öncelikle aktarma organlarını etkilemektedir. Bir ihtimal, eğer motor vurdurma esnasında çok aşırı yüke maruz kaldıysa, zaman kayışı diş atarak sentesini kaydırmış, motor vuruntulu çalışmaya başlayarak kranka zarar vermiş olabilir. Aslında güzel bir konu. Ancak devamı ve faydalı hale gelebilmesi için çeşitli alt konuları açacak ortamların yaratılması gerekli.
Bu bilgiyi "vikipedia" sitesinden aldım
"k ince ve kalın şekliyle sekizinci yüzyıldan bu yana, Eski Türkçeden beri bütün Türk lehçelerinde kullanılmış bir sestir. Türkçe kelimelerin başında, ortasında ve sonunda bulunur. Birçok kelimede yüzyıllar boyunca hiç değişmeden gelmiştir. Ancak Anadolu ve Azeri lehçelerinde bazı kelimelerde yumuşayarak gye dönüşmüştür. Kök-gök, köl-göl, köz-göz, kemi-gemi, küve-güve gibi. Aynı ağızda Bu sesin h ya dönüştüğü de görülür. Kanı-hani, uyku-uyhu, yuku-yuhu, ayak-ayah, keklik-kehlih gibi. Gerçekte Eski Türkçe diye adlandırılan 8-11. yüzyıl Türkçesinde, kelimelerin başında ga ve ge sesleri yoktur. Bunlar daha sonra ka ve ke seslerinin ga ve ge'ye dönüşmesi sebebi ile ortaya çıkmıştır.
Tarih boyunca Fenike, Etrüsk, Yunan ve Latin dillerinde de bulunan k sesi, bugün Avrupa dillerinde bazı kelimelerde yer alırken bazı kelimelerde de c ile temsil edilmektedir.
Türkçe'de 1928'de yapılan harf inkılabı ile Osmanlı alfabesi kaldırılıp Latin alfabesi getirilince, yeni alfabe düzenlenirken k harfi kabul edilmiştir"
Adana Motor E.M.L ve Ankara Yapı Meslek L. İşmakineleri Atl. içerisindeki tablolarda "Grang" ifadelerini görebilirsiniz. Hatta bu atölyelerde ATELYE diye tabelalar vardır.