Emrello’nun Kaçış Rotaları 10 – Mudurnu, Göynük ve Civarları

Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Emrello’nun Kaçış Rotaları 10 – Mudurnu, Göynük ve Civarları

24-25 Eylül 2011

Merhaba. Bayağı bir zamandır ara verdiğim Kaçış Rotaları serisine 24-25 Eylül tarihlerinde yaptığım uzunca bir geziyle dönüş yapıyoruz.

Aranızda bilenler vardır. Yaklaşık iki senedir “Emrello’nun Kaçış Rotaları” serisinde İstanbul civarındaki güzergahları dilim (ve tekerim) döndüğünce tanıtmaya çalışıyorum. Diğer rotaları merak ediyorsanız konunun sonunda ilgili bağlantıları bulabilirsiniz.



Mudurnu, Göynük, Taraklı ve Civarları

Bir süredir motosiklet gezisi yapacak zaman bulamıyordum. Zaman bulduğumda da kendimde uzunca bir yola çıkacak enerjiyi hissetmiyordum. Ama günübirlik güzergâhların hemen hepsini tükettiğimden içimdeki yeni yerler keşfetme dürtüsüne daha fazla karşı koyamadım ve aşağıdaki gibi bir rota çizdim.

mudurnu.jpg



Bu seferki hedefim Mudurnu olacaktı. Kaçınılmaz olarak bir miktar otoyol yolculuğundan sonra mümkün olduğunca yeşil ve sakin bir rota olduğunu düşündüğüm Akyazı yönüne dönecektim. Dönüşün ise daha eğlenceli bir güzergâhtan olmasını planlıyordum.

Çeşitli forumlardan ve internet sitelerinden Mudurnu hakkında bilgi topladım. Geceyi ya Mudurnu’da ya da Göynük’te geçirmeyi düşündüğümden otel araştırmaları yaptım ve Mudurnu’da ucuzca bir otel buldum. Maalesef bu konuda detaylı bilgi veya yorumlara ulaşmakta çok güçlük çektim. “Artık ne çıkarsa bahtımıza,” deyip yerimi ayırttım ve Cuma akşamı son hazırlıkları tamamladım.

Yedek iç lastikler, tamir takımı, ilk yardım seti, kişisel bakım malzemeleri… Sanırım her şey tamamdı.

Cumartesi sabahı kendimi TEM’e vurdum. Yol boştu, her şey ideal durumdaydı ama yine de her kilometresinden nefret ettim. Bir türlü sevemedim otoban sürüşlerini…

Saat öğlene yaklaşırken Akyazı çıkışından otobanı terk ettim. İşte şimdi oldu!

IMG_4794.jpg



Akyazı’da yeni pist açılmış, yarış vardı ama zamanım kısıtlı olduğundan duramadım. Yola devam ettim. Amacım öğle yemeğini Sülüklü Göl yolundaki alabalık restoranlarından birinde yemek. Yol harika. Kimsecikler yok ve asfalt kalitesi çok iyi. O kadar zevkli bir yol ki durup fotoğraf çekmek aklıma gelmedi, o yüzden fotoğraf yok. Kusura bakmayın.

Tavşanlı’ya yaklaşırken yol ikiye ayrılıyor. Soldan giderseniz yeni yola girersiniz ve Sülüklü Göl girişini kaçırmış olursunuz. Sülüklü Göl tarafına gitmek istiyorsanız bu ayrımda Dokurcun tabelasını takip etmeniz gerekiyor.

tavanl.jpg



Standart kalitede bir köy asfaltı. Bir süre sonra Tavşansuyu Köyü’ne varıyorum. Burada köylülere yolu sorup Sülüklü Göl yoluna giriyorum. Restoran önerisi istiyorum ama “diğerlerine ayıp olur” diye bir şey demiyorlar.

Stabilize ve çok zevkli bir yol. Sağınız dere, solunuz tepe…

IMG_4800.jpg


IMG_4799.jpg


IMG_4801.jpg


IMG_4798.jpg



Üç km kadar bu yolda sürdükten sonra Soykan Alabalık Tesisleri’ne ulaşıyorum.

IMG_4795.jpg


IMG_4796.jpg



Derli toplu, güzel bir yer. Aslında alabalık üretim çiftliği burası. Sadece tek şekilde servis ediyorlarmış: tava. Bana uyar diyorum. Ama servisi yapan eleman bir tanenin yetmeyebileceğini söylüyor. O açlıkla iki tane söylüyorum ben de.

IMG_4797.jpg

Alabalıklar muhteşem. Bu tarafa gelirseniz sakın kaçırmayın. Tanesi 7 TL. Resimdeki menü 18 TL tuttu. Ama iki tane de fazla geldi.


Karnım tıka basa dolu halde oradan ayrılıyorum. Sülüklü Göl’e 6 km yolum var ama gitmek konusunda emin olamıyorum. Önümde uzun bir yol var ve belki Abant’a da giderim diye düşünüyorum.

Geldiğim yoldan geri dönüyorum, Sülüklü Göl başka bir güne kalacak.

Dokurcun güzergahı yeni yola göre 14 km daha kısaymış. Burası ıssız ve virajlı bir köy yolu ama asfalt kalitesi güzel. Arayıp da bulamadığım şey.

IMG_4802.jpg


IMG_4803.jpg


IMG_4804.jpg


IMG_4805.jpg

Karamurat Gölü


Bu arada kilometrelerdir tek bir araca rastlamadığımı fark ediyorum. Gerçekten ıssız bir yol burası.

Bir süre sonra Taşkesti mevkiinden Mudurnu yoluna çıkıyorum, harika bir asfalt ve ne olduğunu anlayamadan kendimi Mudurnu’nun girişinde buluyorum.

IMG_4808.jpg



Eee ben bir şey anlamadım bu işten, hiç kesmedi beni bu yol!

IMG_4807.jpg



Üstelik saat daha öğlenin 2’si!

Uzakta bir tabelayla göz göze geliyoruz: Nallıhan 45 km. Nallıhan’da ne var ki? Hiçbir araştırma yapmadım, yolda benzin istasyonu var mıdır? Yol nasıl ki acaba? Çok düşünme, ayaklığı kapat ve gazı çevir! Nallıhan yolundayız.

IMG_4809.jpg


Burası Nallıhan ve niye buradayım hiçbir fikrim yok!


IMG_4810.jpg


Burası da Köroğlu’nun nallarını çaktırdığı Kocahan imiş.

…

Nallıhan küçücük bir yer ve görünüşe göre gezilip görülecek pek bir yeri de yok (ya da ben bilmiyorum). İnsanlar çok sıcak karşılıyorlar ama oradaki varlığıma da pek anlam verebilmiş değiller sanki… Ben de pek anlam veremiyorum zaten.

Ankara’dan gelen iki motorcu arkadaşla biraz muhabbet edip gerisin geriye Mudurnu’ya doğru çeviriyorum yönümü. Arkadaşlar da Abant’a kamp yapacaklarmış.

Mudurnu’ya girişte yine rahat duramayıp Abant yönüne dönüyorum. Ama artık iyiden iyiye yorulmuş durumdayım. Sanırım 350 km’nin üzerinde bir yol yaptım ve artık konsantrasyon eksikliği kendini hissettirmeye başlıyor.

IMG_4811.jpg

Abant


Abant gerçekten soğuk. Hava güneşli ama kış gelmiş artık buraya. Hiç kamp havası değil, hiç. Umarım Nallıhan’da tanıştığım arkadaşlar üşütmeden geri dönebilmişlerdir.

IMG_4812.jpg


IMG_4813.jpg


IMG_4814.jpg



Çok yorgunum çok. Artık şu oteli bulsam da biraz dinlensem.

Ayarladığım otelin ismi “Yarışkaşı Konağı”. Aslında tarihi konak falan değil ama geleneksel mimariye ellerinden geldiğince uydurmaya çalışmışlar. Bazı eksikleri olsa da kalınabilecek bir yer. Fiyatı da uygun: Oda+kahvaltı 45 TL.

IMG_4816.jpg


IMG_4832.jpg



Mudurnu geleneksel mimariyi korumaya çalışan, küçük, sevimli bir ilçe. Benim gittiğim Cumartesi günü köylülerin kurduğu pazar vardı, akşam saatleri olmasına rağmen etraf bayağı bir hareketliydi.

IMG_4817.jpg


IMG_4818.jpg

Köpekleri de pek bir uslu…


IMG_4822-1.jpg


IMG_4819.jpg


IMG_4820.jpg


IMG_4821.jpg



Mudurnu’nun sokaklarında dolaşırken bir motosiklet tamirhanesine rastlıyorum. Tamirhanenin önündeki motosiklet ister istemez dikkatimi çekiyor. O aletin motoru biraz büyük mü, bana mı öyle geldi?

IMG_4823.jpg



Osman Usta, yanılmıyorsam bundan kısa süre önce çeşitli yayın organlarında haber olmuştu. Kendisi orijinalinde Rus malı Ural motosikletine Murat 124 motoru takmış. Kendi söylemesine göre bu motorla 200 km/s yapabiliyormuş. Üstelik çok daha az yakıyormuş.

IMG_4824.jpg


LPG’si de var!


IMG_4825.jpg


Osman Usta uçak motoru bulsa onu da takarmış gibi geldi bana… Vedalaşıp sokaklarda turlamaya devam ediyorum.


IMG_4826.jpg


IMG_4827.jpg


IMG_4828-1.jpg


IMG_4829.jpg

Bu çıkıntının ne olduğunu anlayamadım. Bilen varsa bir zahmet söylesin.


IMG_4830.jpg



Mudurnu’nun şirin sokakları kesinlikle dolaşmaya değer, ama artık yavaş yavaş güneş batıyor ve hava iyiden iyiye serinlemeye başladı. Mudurnu’da kara iklimi hüküm sürdüğünden akşamları oldukça serin oluyor. Bir şeyler yedikten sonra odama dönsem iyi olacak.

Nerede ne yeneceğini pek bilmediğimden en garantili yöntemi kullanıp esnaftan bilgi alıyorum. İlçe merkezindeki Meram Lokantası’nı öneriyorlar. Lokanta’da cam kenarında bir yerler bulup menüye bakıyorum. Hafta sonu yöresel yemeklere de yer veriyorlarmış. Ben, biraz da risk alıp, “Kaşık Sapı” ve “Bonbay Fasulye” yemeklerini sipariş ediyorum. Kaşık Sapı bir çeşit erişte, oldukça güzel. Bonbay Fasulye içinse aşırı boyutlarda bir çeşit kuru fasulye diyebiliriz. Açıkçası bana biraz tatsız geldi. Sanırım ızgara yemek daha iyi bir fikir olabilirdi. Yöresel yemeklerin porsiyonu 6 TL, diğer yemekler de benzer fiyatlarda. Lokantanın sitesi de varmış: http://mudurnumeramrestaurant.com

Odaya döndüğümde hava bayağı soğumuştu. Hatta öğrendiğime göre bazı odalarda kalan müşteriler ısıtıcı falan istemiş. Bu tarihlerde (Eylül sonu) buralara geliyorsanız akşamların bayağı soğuk olduğunu hesaba katın.


Sabah 08:00 gibi kalkıp kahvaltımı otelde ettim ve meraklı bakışlar arasında yola çıktım. Hava harika, bulut yok ama oldukça serin.

Göynük’e doğru sürmeye başladım. Ama ilk hedefim yolumun üzerindeki Sünnet Gölü olacak. Göynük yönüne döndükten bir sonra sol tarafta Sünnet Gölü tabelasını takip ediyorum. Dar bir vadiden ilerliyorum.

IMG_4834-1.jpg


IMG_4833.jpg


IMG_4835.jpg



Yaklaşık 3 km sonra Sünnet Gölü’ne varıyorum. Göl ve çevresi gerçekten çok güzel. Doğa yürüyüşü veya dinlenmek için çok uygun bir yer. Düzgün bir otel ve tesis de var.

IMG_4836.jpg


IMG_4838.jpg


IMG_4839.jpg


IMG_4840.jpg


IMG_4841.jpg


IMG_4842.jpg


IMG_4843.jpg


IMG_4844.jpg


IMG_4845.jpg


IMG_4847.jpg



Şimdi, aşağıdaki fotoğrafla ilgili söyleyeceklerim var:

IMG_4850.jpg


Bu tavuk heykeli, Sünnet Gölü’ndeki tesisin bahçesine dikilmiş. Mudurnu’da da var bundan.

İşte anlamadığım şey tam olarak bu. Bir yere heykel dikeceksek illa oranın mahsulünün heykelini mi dikmek zorundayız? Mudurnu’da Tavuk, Kumluca’da Patlıcan… Ve hepsi de o kadar ucuz, o kadar çirkin ki… Yerel yöneticilerin bunların gözümüze sokmasına neden izin veriyoruz anlamıyorum. Dünyanın en büyük “tavuk heykeli” Mudurnu’daymış. Aferin.

İstanbul Ümraniye’deki kırmızı plastikten ışıklı palmiye ağaçları ise bence araştırma konusu olabilir.

Neyse, konumuzdan sapmayalım…


Sünnet Gölü’nün çevresindeki toprak yolda biraz geziniyorum, biraz dinlenip Göynük’e doğru devam ediyorum. Yol asfalt ama ilçe yolu kalitesinde değil, bildiğiniz köy asfaltı.

Bu arada yolda bir tehlike atlattım: Yavru sayılabilecek bir köpek yolun kenarında durup bana bakıyordu, hızım sanırım 50-60 km/s civarında idi. Köpek, onu geçmeme 5-6 metre kala birden yolun karşısına geçmeye karar verdi ve önüme atladı. 15-20 cm ile çarpmaktan kurtardım. Köpek ön tekerleğe o kadar yakındı ki, motorun önünde olduğu sırada artık görüş alanımdan çıkmıştı! Zaten yavaş gidiyordum, daha ne yapılabilirdi bilmiyorum. Belki daha da yavaşlamak gerekirdi. Bu da ucuz atlatılmış dersler hanesine not olarak kaydedildi. Köy yolları güzel ve kötü sürprizlerle dolu…

Öğlene doğru Göynük’e varıyorum.

IMG_4851.jpg

Göynük’te üç tane önemli türbe varmış. Yukarıdaki de onlardan biri.

Göynük, eski evleriyle oldukça iyi korunmuş yerleşimlerden biri. Turizm konusunda Mudurnu’ya göre daha tecrübeli olduğu belli oluyor. Bir Safranbolu kadar olamasa da bakımlı evleri ve sokaklarıyla görülmeye değer bir yer.

IMG_4853.jpg


IMG_4856.jpg


IMG_4857.jpg


IMG_4858.jpg



Fatih Sultan Mehmet’in hocası Akşemseddin’in de türbesi Göynük’te.

IMG_4852.jpg

Türbeyi çok kötü bir açıdan çekmişim, kusura bakmayın.

Fausto_Zonaro_-_Fatih_Sultan_Mehmet_stanbula_Girisi.jpg


Akşemseddin, saray ressamı Fausto Zonaro’nun bu ünlü tablosunda Fatih’in yanında İstanbul’a girerken resmedilmiş.


IMG_4854.jpg


IMG_4855.jpg



Göynük’ün yukarıdan fotoğraflarını çekmek için Zafer Kulesi’nin bulunduğu tepeye tırmanmaya karar veriyorum. Çok yokuş; motor botları ve korumalı kıyafetlerle hiç kolay olmuyor. Ama her şey sizler için… :)

IMG_4867-1.jpg


IMG_4866.jpg


IMG_4859.jpg


IMG_4860.jpg


IMG_4861.jpg


IMG_4863.jpg


IMG_4864.jpg


IMG_4865.jpg



Yine yılan gibi kıvrılan bir yolu izleyerek aşağıya, çarşıya iniyorum.

Hediyelik ve yöresel eşya satan dükkânlara bir göz atıyorum. Daha çok ahşap ürünler satılıyor.

IMG_4870.jpg

Çocuklarınız için her türlü ateşli, delici, kesici silah bulunur. Bebelere balta!


IMG_4868.jpg



Akşemseddin Türbesi’nin hemen yanındaki çay bahçesinde oturup gözleme yiyorum. Fiyatlar çok uygun, gözleme harika.

IMG_4869.jpg



Artık gitme zamanı. Şimdiki hedef Taraklı Beldesi. Taraklı’yı Şener Şen’in belediye başkanı rolünü oynadığı TTNET reklamlarından hatırlayacaksınız. Reklamdaki adı “Mümkünlü” idi. Bu aralar TTNET hizmet kalitesiyle beni çıldırtıyor olsa da, “Mümkünlü”yü, ya da gerçek ismiyle Taraklı’yı bize tanıttığı için bir teşekkürü hak ediyor.

Taraklı’ya vardığımda bir sürpriz bekliyor beni. Sonradan Vespa Grubu olduğunu öğrendiğim oldukça kalabalık bir grup geziye çıkmış. İrili ufaklı bir sürü Vespa bayağı bir yol gelmiş ve Göynük’e doğru devam edeceklermiş. Bir günlük bir gezi için oldukça uzun ve yorucu bir güzergâh. Gerçekten takdir etmek gerek arkadaşları. Demek ki iş cc’de değil, insanın gezme isteğinde bitiyor.

O kadar motorun aynı anda kasabada mola vermesi, küçücük Taraklı’da neredeyse bir festival havası yaratmış. Herkes dışarıya çıkmış motorlara bakıyordu.

IMG_4871.jpg



Taraklı biraz büyükçe bir köy görünümünde şirin bir belde. Sokaklarında biraz gezdim, çok fazla zaman geçirme şansım olmadı ama görülmesi (en azından uğranması) gereken yerler listesine kaydettim.

IMG_4872.jpg


IMG_4873.jpg


IMG_4874.jpg


IMG_4875.jpg


IMG_4876.jpg


IMG_4877.jpg


IMG_4878.jpg



Taraklı’dan sonraki hedefim Geyve üzerinden İznik ve Yalova’dan hızlı feribotla eve dönüş.

tarakl_iznik.jpg



Ancak Taraklı çıkışında, biraz da yanlışlıkla, asıl Geyve yolu yerine dağ yoluna girdim. İyi de yaptım.

taraklDetay.jpg



Orman içinden ve tepelerden geçen oldukça, dar ve virajlı bir yol. Ama çok da keyifli. Cep telefonunun çekmediği yerler olduğunu ve benden başka sadece tek bir araç gördüğümü de hatırlatayım.

IMG_4879.jpg


IMG_4880.jpg


IMG_4881.jpg



Dağ yolunun bitiminde Geyve ve sonrasında Mekece üzerinden İznik’e varıyorum.

IMG_4882.jpg



İznik hakkında, benimkiler de dahil, bir sürü rapor olduğundan bu yazıda İznik’e yer vermiyorum. Ama İznik her zaman favori güzergâhımdır ve öyle kalacak. İznik’e gitmişken köfteleri de unutmadım bu arada. :)


Ben ve motorum güneşin batışını Yalova hızlı feribot iskelesinde izliyoruz.

IMG_4884.jpg



Sonuç: 600 km’nin biraz üzerinde yol yaptım. İstanbul çıkışlı olarak hafta sonu için mükemmel bir rota olduğunu söyleyebilirim. Günübirlik olarak da program yapılabilir ama yorucu olacaktır. Benimkinden daha detaylı bir planlamayla çeşitlemelere gayet uygun bir güzergah. Etrafta bol miktarda kamp ve piknik yeri var. Otel fiyatları genelde uygun. Ben tek başıma olduğumdan toprak yollara fazla girmedim ama her zevke uygun yol var. Yine uygun zamanı bulduğumda kesinlikle daha derinlemesine görmek isteyeceğim bir bölge.

Ayrıca yol boyunca Transalp’in her türlü yolda beni hiç üzmediğini belirteyim. Gezide ortalama olarak 100 km’de 5 litre civarında benzin yaktı. Bir kez zinciri yağlandı.


Uyduruk çözümler uzmanı Emrello’dan ipuçları:

1 – Neredeyse Bedavaya Süper Etkili Kulak Tıkacı
Bildiğiniz gibi, özellikle yüksek süratte gürültü gerçekten keyfi törpüleyen, insanı yoran ve en önemlisi de işitme duyumuza zarar veren bir etken. Gürültüyü önlemek için denemediğim kulak tıkacı türü kalmadı ama hiçbirinden tatmin olmadım. Bence en verimli yöntem şu: Bir miktar pamuk alın ve yuvarlayarak kulağınızın ölçüsüne uygun, hatta biraz daha büyükçe tamponlar yapın. Daha sonra tamponun kulağınızın içine yerleşecek kısmına az bir miktar Arko krem sürün. Kulağınıza sıkıca yerleştirin. Ne kadar etkili olduğuna inanamayacaksınız. Kirlenince atın gitsin. Maliyeti sıfıra yakın zaten.

Not: Tamponlar kulağınızın içine kaçacak kadar küçük olmamalı. Ayrıca burada Arko krem gerçekten önemli bir bileşen. Pamuğu yerinde tutuyor, izolasyon sağlıyor ve kulağınızın tahriş olmasını engelliyor.

2 – Kalmalı Geziler için Tıraş Kremi, Vücut Şampuanı ve Saç Şampuanı Bir Arada
Kalmalı gezilere giderken eğer Goldwing veya sepetli motor sahibi değilseniz yer büyük problem olacaktır. Biraz reklam gibi olacak ama Nivea’nın Active 3 adlı ürününü alın ve bunu daha küçük bir plastik şişeye/kutuya dökün. Tıraş kremi, vücut şampuanı ve normal şampuan olarak gayet iyi sonuçlar veriyor. Üstelik çok çok az yer kaplıyor. Ben Watsons kozmetik mağazasında satılan minik şişelerden birine doldurdum ve çok memnun kaldım.

nivea-formen-active-3-du_13467.jpg



Bir başka kaçış rotasında buluşmak üzere…



Başından itibaren tüm kaçış rotaları ve gezileri merak edenler için:

Kaçış Rotaları Serisi:
http://www.motosiklet.net/forum/etk...mrellonun-istanbuldan-kacis-rotalari-1-a.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...mrellonun-istanbuldan-kacis-rotalari-2-a.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...rotalari-3-mudanya-trilye-golyazi-gezisi.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...lonun-kacis-rotalari-4-trakya-yollarinda.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...i-5-bati-izmit-kandira-koyleri-kefken-vs.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...alari-6-yeni-sezon-kurna-riva-sahil-yolu.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...behlulun-izinde-gollu-koyu-kardak-mevkii.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...-rotalari-8-yalovanin-dogu-koyleri-iznik.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...vacik-ve-iznik-in-kuzey-koyleri-iki-gezi.html


Osbourne ile Yaptığımız Geziler:
http://www.motosiklet.net/forum/etk...bourneun-kacis-rotalari-1-yalova-armutlu.html
http://www.motosiklet.net/forum/etk...-kacis-rotalari-2-mudanya-trilye-golyazi.html


Emrello 2010 – Yıl Sonu Videosu:
http://www.motosiklet.net/forum/etkinlik-gezi-fotograflari/84126-emrello-2010-yil-sonu-videosu.html


Emrello’nun Kaçamadığı Gün!
http://www.motosiklet.net/forum/etk...91-emrellonun-belali-rotalari-ozel-bolum.html

 
Katılım
18 Eyl 2011
Mesajlar
209
yurdumun her köşesi cennet gibi o kadar gezilecek yer varki ,bu güzel paylaşım için teşekkürler tekerininize sağlık:)
 
Katılım
24 Mar 2011
Mesajlar
251
Motosikleti
bmw f650 cs
Paylaşımın için teşekkürler çok güzel yenilerini bekliyoruz
 
Katılım
8 Kas 2009
Mesajlar
1,401
Güzel güzergah ve gezi...
Yaz başında Yalova dan yola çıkarak dönüş yaptığın güzergahtan gidip gelmiştik.Özellikle Göynük beni çok etkilemişti,kasaba 19. yy. Anadolu şehirlerine benziyordu. Mimari dokuya sadık kalınmış tarihi eser ve binalar çok iyi korunmuştu.
Paylaşım için teşekkürler.
 
Katılım
30 Eyl 2006
Mesajlar
3,084
üstad emegine sağlık ben emok eskişehir festivaline katılıp dönüş yolu olarakta sakarıılıcaya ugramıştık sakarıılıca çıkışı mihailgazide yolumuzu taraklıya çevirmiştik gerçekten yol harika idi taraklıya 10km kala doğa harikası bir göl vardı bu senin gezdiğin güzergah eksik kalmıştı senin sayende tamamlandı teşekkürler
 
Katılım
18 Tem 2008
Mesajlar
2,327
hocam yüreğinize sağlık.oldukça güzel bir gezi olmuş,tebrikler..
 
Katılım
26 May 2010
Mesajlar
3,237
gerçekten çok güzel bir gezi olmuş...
gittiğiniz yerler hakikaten çok güzel....
inşaAllah bende düşünüyorum böyle bir kaçış rotası...
 
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Yorumlarınız için teşekkürler arkadaşlar.

---------- Mesajlar birleştirildi - 19:55 ---------- bir önceki mesaj zamanı 19:52 ----------

Güzel güzergah ve gezi...
Yaz başında Yalova dan yola çıkarak dönüş yaptığın güzergahtan gidip gelmiştik.Özellikle Göynük beni çok etkilemişti,kasaba 19. yy. Anadolu şehirlerine benziyordu. Mimari dokuya sadık kalınmış tarihi eser ve binalar çok iyi korunmuştu.
Paylaşım için teşekkürler.

O taraflarda çok güzel yollar var gerçekten. Aslında bir hafta falan kamplı, konaklamalı gidip altını üstüne getirmek lazım o bölgenin.
 
Katılım
17 Şub 2008
Mesajlar
2,907
Emeklerinize tekerinize sağlık,Göynüğü görünce bir an çocukluk yıllarıma gittim :)Paylaşım için teşekkürler ...
 
Katılım
27 Tem 2011
Mesajlar
666
Elinize yüreğinize sağlık, harika fotolar çekmişsiniz. Emrello Kaçış rotası 11 'i merak edıyorum :))

Tekeriniz her daim düz bassın.

Paylaşım için teşekkürler.
 
Katılım
22 Tem 2011
Mesajlar
255
Güzel bir gezi, güzel bir rota ve güzel bir anlatım. Emeğinize, yüreğinize sağlık, teşekkürler...
 
Katılım
5 Nis 2009
Mesajlar
607
Gerçekten güzel bir yolculuk olmuş. Paylaşım için ellerinize ve emeğinize sağlık, nice kilometrelere diyelim...
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
hoş geldiniz sevgili emrello.yine bizleri alıp götürdünüz,elinize sağlık.
 
Katılım
11 Ocak 2011
Mesajlar
479
Allah kaza bela vermesin bizlere de öğrencilikten kurtulup artık gezmeyi nasip etsin ^^
 
Katılım
13 Şub 2009
Mesajlar
41
nallıhandaki motorcular
merhaba hocam,
demek o sendin emrello nerden bileyim ben nallıhanın kapısında gördüğüm transalpcinin emrello oldugunu evet, ben de bu forumdayım ve senı uzun suredır takıp edıyorum, yazılarını, bütün kaçış rotalarını keyifle okuyordum. tabi nallıhanda karsılasınca tanımadım, kişiyi önemsemeden yasadıklarını okudugum icin. nyse, bugün mudurnu yazını gördüm ve "aaa, eleman bizim gittiğimiz yerlere gitmiş" dedim ve okumaya başladım. yazının içinde ankaradan gelen motorcular olarak bizden bahsedince kafamda puzzle birleşti.
o gece abantın yukarılarında "sinekli yayla" da kaldık. sabah uyandığımızda kırağı çökmüştü, heryer buz gibiydi. donduk
ama kesinlikle değdi. mükemmel yerler, kesinlikle görmelisin. mudurnu-abant yolundan sonra daha güzel bir yol göremeyiz heralde diyorduk ama sinekli yayla-samandere şelalesi yolu bizi yanılttı.ertesi gün (pazar günü) biz de düzcenin samandere şelalesini, topuk yaylası ve gölünü gezerek kaynaşlı yakınlarından ankara-istanbuldan yoluna çıktık.otobana da girmeden eski yoldan ankaraya döndük.
bilmeden de olsa senı tanımak güzeldi. bizimki de farklı bir tanısma oldu
biz de kendi sitemizde ( www.deretepe.net ) gezilerimizi paylaşıyoruz. en kısa zamanda bu gezimizi de yazarak biz de senden bahsedeceğiz.
başka bir zamanda, başka bir yerde görüşmek üzere..
 
Katılım
3 Eyl 2008
Mesajlar
932
Yorumlarınız için çok teşekkürler arkadaşlar. :)

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:15 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:13 ----------

nallıhandaki motorcular
merhaba hocam,
demek o sendin emrello nerden bileyim ben nallıhanın kapısında gördüğüm transalpcinin emrello oldugunu evet, ben de bu forumdayım ve senı uzun suredır takıp edıyorum, yazılarını, bütün kaçış rotalarını keyifle okuyordum. tabi nallıhanda karsılasınca tanımadım, kişiyi önemsemeden yasadıklarını okudugum icin. nyse, bugün mudurnu yazını gördüm ve "aaa, eleman bizim gittiğimiz yerlere gitmiş" dedim ve okumaya başladım. yazının içinde ankaradan gelen motorcular olarak bizden bahsedince kafamda puzzle birleşti.
o gece abantın yukarılarında "sinekli yayla" da kaldık. sabah uyandığımızda kırağı çökmüştü, heryer buz gibiydi. donduk
ama kesinlikle değdi. mükemmel yerler, kesinlikle görmelisin. mudurnu-abant yolundan sonra daha güzel bir yol göremeyiz heralde diyorduk ama sinekli yayla-samandere şelalesi yolu bizi yanılttı.ertesi gün (pazar günü) biz de düzcenin samandere şelalesini, topuk yaylası ve gölünü gezerek kaynaşlı yakınlarından ankara-istanbuldan yoluna çıktık.otobana da girmeden eski yoldan ankaraya döndük.
bilmeden de olsa senı tanımak güzeldi. bizimki de farklı bir tanısma oldu
biz de kendi sitemizde ( www.deretepe.net ) gezilerimizi paylaşıyoruz. en kısa zamanda bu gezimizi de yazarak biz de senden bahsedeceğiz.
başka bir zamanda, başka bir yerde görüşmek üzere..

:) Tesadüfe bak!

Aslında bir ara MT üyesi olup olmadığınızı sormak aklıma geldi ama sonradan yoldan alıkoymak istemedim. Güzel tesadüf oldu; biraz dolaylı da olsa tanışmış olduk! :)

Ya bu arada gece çökünce cidden aklıma takıldınız. Otel odası bile soğuktu. Neyse, belli ki ekip olarak bayağı donanımlı gitmişsiniz, problem çıkmamış.
 
Son düzenleme:

F54

Katılım
25 Haz 2010
Mesajlar
14,958
vay emrello bizim memlekete gelmişsin güzelce gezip anlatmışsın ama pas geçtiğin bir yer olmuş kanımca çubuk gölü ne uğramamışsın orasıda mükemmel tıpkı gezdiğin yerler gibi tekerine sağlık taraklı da büyük olmasada görülmesi gereken bi ilçe diyebilirim klavyene sağlık:cat:
 
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
4,377
Güzel gezi olmuş tebrikler :) Boluluyum çok uzun süredir gitmedim oralara :) Hatta motosikletle hiç gitmedim :)
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst