Yahu arkadaşlar! Fuarı takip eden bugünlerde Çin motorsikletleriyle ilgili olumsuz mesajlar çoğalmaya başladı. Nedir bunun hikmeti? Nedendir bu anti-propaganda? 1989 yılından beri, bu benim üçüncü motorum. İlki Suzuki idi, ikincisi Yamaha. Şimdi Haojin kullanıyorum. Zamanında bakıma götürür, ufak tefek arızalarını kendim gideririm. Benimki, daha önceki Japon motorlarımdan daha kötü değil. Bir ülkeden gelen bütün ürünler kötü olamazki! Hem bunlar otomobil gibi bütün parçaları montajlı olarak gelmiyor, ayna gibi parçalar burada takılıyor. Ortada bir sorun varsa, çoğunluğu ülkemize girdikten sonraki aşamadan kaynaklanıyor. Yani kendi insanımızdan, bizden kaynaklanıyor. Yaşanan sorunların çoğunun Çin'le hiçbir ilgisi yok.
Ayrıca;
Müzik dinlediğiniz iPod'lar, bu yazıyı okuduğunuz bilgisayar ekranları, cep telefonunuzun pilleri, anakartları... Bunların hepsi Çin'de üretiliyor.
Şu anda dünyadaki ekonomik sistem kendi sınırlarını zorluyor. Uzatmalar oynanıyor anlayacağınız. Ürünler yıllarca kullanılacak kadar dayanıklı yapılmıyor ki, birkaç yıl sonra yenileri satılsın ve çarkların dönmesi devam etsin. Onun için sürekli olarak bir ürünün biraz değiştirilmiş yeni bir versiyonu piyasaya sürülüyor. Amaç hızla tükettirmek. Bugünlerde üretilen Japon, İtalyan, Alman malı motorsikletlerin çok mu sağlam olduğunu düşünüyorsunuz? İsteseler de yapmazlar, çünkü çarklarını döndüremezler. Açıp endurocu.com'u okuyun. Çin malı motorlarla ilgili tek bir cümle bulamazsınız, yok sayarlar, görmezden gelirler. Ama hepsinin sorunları vardır. Hem de aynanın yalama olması gibi basit sorunlar değil bunlar. Artık 1969 model BMW R60'ın dayanıklılığını, bugün üretilen F800S'den beklemesin kimse. Çünkü o devir geçti. O kadar sağlam ürünle çark dönmez.
Lafı çok uzattım, konu başka yerlere de gitti. Sözüm sadece bu başlıkla sınırlı değil, gereksiz eleştiren herkese. İçimi döktüm işte. Ohhh, iyi geldi.
Saygı ve sevgiler.