Çanakkale şehitlerimiz;ruhları şad olsun

Katılım
8 Kas 2009
Mesajlar
1,401
Bugün 18 mart Çanakkale zaferinin 96. yıldönümü.Bütün şehitlerimize Allah(CC)rahmet eylesin.2 dedem(babaannemin kardeşleri biri 18 diğeri 19 yaşında) çanakkale'ye gitmiş bir daha geri dönememişler.

HİÇ BİR ZAMAN DÖNMEYİ DÜŞÜNMEDİLER BUGÜNKÜLER GİBİ BÖLMEYİ HELE HİÇ DÜŞÜNMEDİLER.ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE MİNNETTARIZ...
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
aminn...ençok görmek stediğim yer şehitlik bi nasip olmadı gitmek..
 
Katılım
25 May 2009
Mesajlar
3,690
Çanakkale Şehitlerimizin ruhları şad olsun,Allah c.c mekanlarını cennet eylesin.geçen sene ziyarete gitmiştik.oraya gidip o duyguları hissetmeli.kısmetse bu sene tekrar gitmeyi düşünüyoruz arkadaşlarla.
 
Katılım
22 Kas 2010
Mesajlar
1,266
aminn...ençok görmek stediğim yer şehitlik bi nasip olmadı gitmek..

s.a. kardeş ben ve bir kaç arkadaş bursa'dan yola çıkacağız havalar düzelir düzelmez çanakkale gezisi için sende gemek istersen cep telim imzamda yazıyor bekleriz.
motoseyyah: dualarını allah (CC) kabul etsin aminn...
 
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
NE GÜZEL BİR BAŞLIK AÇMIŞSIN...
ne yaparsak yapalım, ne edersek edelim, asla haklarını ödeyemeyiz...

bu gün şu ayeti okumuştum :

169,170. Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah’ın, lütfundan kendilerine verdiği nimetlerin sevincini yaşayarak rızıklandırılmaktadırlar. Arkalarından kendilerine ulaşamayan (henüz şehit olmamış) kimselere de hiçbir korku olmayacağına ve onların üzülmeyeceklerine sevinirler.

( ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ )
 
Katılım
23 Kas 2008
Mesajlar
4,377
Ruhları şad olsun.Çanakkaleye gittim oranın büyüsüne kapıldım.Bence her türk evladının gidip görmesi lazım.

[YT]ZPeyzyiyUmE[/YT]

Türkiye'ye Japonya'dan bir eğitim heyeti gelir. Temas ve incelemeler yapacak, neticeyi yetkililere aktaracaklar. Gerektiği kadar da ikili işbirliği gerçeklestirecek. Işler buraya kadar çok iyi... Japon heyeti yurdumuzun bazı bölgelerinde gerekli incelemelerini yapar. Sonra Bakanlıkta toplanırlar. Heyetin hakkımızdaki tespiti ilginçtir: "Sizin çocuklarınızda milli şuur yok". Bizimkiler şaşırır! "Bizim çocukların damarlarındaki kan milli duygumuzun kaynağıdır." Yine de fazla ses çıkarmazlar! Ne de olsa misafirdir! Bizimkiler sorar, "Peki, Sizin gençlerinizde milli şuur var mıdır? Japon uzmanları anlatmaya başlar: Biz gençlerimize ilkokula başlamadan şok testler" uygularız. Mesela uçak gibi hızlı giden trenlerimize bindirir, bir tur yaptırırız. Çok katlı yollardan da geçen tren, onları şöyle bir sarsar. Mini mini çocuklarımız teknolojinin bu baş döndürücü neticesini görerek bir şok olurlar.
Sonra...
Bu şoktan sonra Hiroşima'ya götürürüz. Bölgeyi aynen koruyoruz. Bombalanmış bu bölge hakkında bilgilendirir; değil hayvan, bitkinin bile yeşermediğini gösteririz. Ve deriz ki "Eger sizler çalışmaz, sizden öncekileri geçmezseniz vatanınız, işte böyle düşmanlar tarafından bombalanır. Hiçbir canlı yaşayamayacak biçimde size bırakıp giderler. Çalışırsanız, bindiğiniz hızlı trenleri bile geçecek yeni vasıtalar yaparsınız. Gerisi sizin bileceğiniz iş. Çocuklarımız bununla ikinci bir şok daha yaşarlar. Sizlere şunu hatırlatalım ki, Türkiye'de birçok teknik elemanımız bulunmaktadır. Bunların herhangi birine bu konuyu sorabilirsiniz." Bizimkiler şaşkınlık içinde sorarlar : "-Peki ya Türkiye için tespitiniz var mi? Varsa gözlemleriniz nedir?" Japonlar; "elbette var" derler.
"Bizimkinden çok daha önemli. Bir tanesi Çanakkale Savaşları'nın olduğu bölge. Bu bölge gençlerinizin şok olması için yeter de artar bile. Bir metre kareye altı bin merminin düştüğü savaşta, Türk'ler her şeye rağmen galip çıkıyor, olamayacağı olur hale getiriyorlar. En son teknolojiye ve donanıma meydan okuyarak, inancın galip geldiğinin ispatını yapıyorlar. Üstelik karşılarında tek bir düşman değil, müttefik güçler; sizin tabirinizle yetmiş iki millet var.
 
Son düzenleme:
Katılım
29 Kas 2009
Mesajlar
404
Bugün 18 mart Çanakkale zaferinin 96. yıldönümü.Bütün şehitlerimize Allah(CC)rahmet eylesin.2 dedem(babaannemin kardeşleri biri 18 diğeri 19 yaşında) çanakkale'ye gitmiş bir daha geri dönememişler.

HİÇ BİR ZAMAN DÖNMEYİ DÜŞÜNMEDİLER BUGÜNKÜLER GİBİ BÖLMEYİ HELE HİÇ DÜŞÜNMEDİLER.ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE MİNNETTARIZ...

ne yazsak ne söylesek az şehitlerimizin ruhları şad olsun bu mübarek gecede dualarımızı esirgemeyelim
 
Katılım
21 Şub 2007
Mesajlar
232
Ruhları Şâd Olsun Atalarımızın. Yazdıkları Tarihi Gelecek Nesillere Aktarmak Bizim Vazifemizdir...
 
Katılım
11 Şub 2011
Mesajlar
366
Şehitlerimizin ruhları o kadar yüce ki, 96 yıl geçmesine rağmen Çanakkale Boğazı'nda hala bizleri korumak için sonsuz nöbette bekliyorlar. O yüce şehitlerimiz sayesinde bugün bu topraklarda nefes alıyoruz. Ey şerefli tarihimizin sahipleri, Allah hepinize rahmet eylesin...
 
Katılım
8 Ocak 2008
Mesajlar
3,328
s.a. kardeş ben ve bir kaç arkadaş bursa'dan yola çıkacağız havalar düzelir düzelmez çanakkale gezisi için sende gemek istersen cep telim imzamda yazıyor bekleriz.
motoseyyah: dualarını allah (CC) kabul etsin aminn...

kısmet arkadaşım nasip olursa neden olmasın hatta bir başlık açarsanız gidiyoruz die daha fazla katılım olabilir...
 

VIA

Katılım
28 Ağu 2010
Mesajlar
452
ÇANAKKALE ŞEHİTLERİNE

Şu Boğaz harbi nedir? Var mı ki dünyada eşi?
En kesif orduların yükleniyor dördü beşi,
Tepeden yol bularak geçmek için Marmara'ya
Kaç donanmayla sarılmış ufacık bir karaya.
Ne hayâsızca tehaşşüd ki ufuklar kapalı!
Nerde -gösterdiği vahşetle- "Bu bir Avrupalı!"
Dedirir: Yırtıcı, his yoksulu, sırtlan kümesi,
Varsa gelmiş, açılıp mahbesi, yâhud kafesi!
Eski Dünya, Yeni Dünya, bütün akvâm-ı beşer,
Kaynıyor kum gibi... Mahşer mi, hakikat mahşer.
Yedi iklimi cihânın duruyor karşısında,
Ostralya'yla beraber bakıyorsun: Kanada!
Çehreler başka, lisanlar, deriler rengârenk;
Sâde bir hâdise var ortada: Vahşetler denk.
Kimi Hindû, kimi yamyam, kimi bilmem ne belâ...
Hani, tâ'ûna da zuldür bu rezil istilâ!
Ah, o yirminci asır yok mu, o mahhlûk-i asil,
Ne kadar gözdesi mevcud ise, hakkıyle sefil,
Kustu Mehmetçiğin aylarca durup karşısına;
Döktü karnındaki esrârı hayâsızcasına.
Maske yırtılmasa hâlâ bize âfetti o yüz...
Medeniyyet denilen kahbe, hakikat, yüzsüz.
Sonra mel'undaki tahribe müvekkel esbâb,
Öyle müdhiş ki: Eder her biri bir mülkü harâb.

Öteden sâikalar parçalıyor âfâkı;
Beriden zelzeleler kaldırıyor a'mâkı;
Bomba şimşekleri beyninden inip her siperin;
Sönüyor göğsünün üstünde o arslan neferin.
Yerin altında cehennem gibi binlerce lâğam,
Atılan her lâğamın yaktığı yüzlerce adam.
Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer
O ne müdhiş tipidir: Savrulur enkâz-ı beşer...
Kafa, göz, gövde, bacak, kol, çene, parmak, el ayak,
Boşanır sırtlara, vâdilere, sağnak sağnak.
Saçıyor zırha bürünmüş de o nâmerd eller,
Yıldırım yaylımı tûfanlar, alevden seller.
Veriyor yangını, durmuş da açık sinelere,
Sürü halinde gezerken sayısız tayyâre.

Top tüfekten daha sık, gülle yağan mermiler...
Kahraman orduyu seyret ki bu tehdide güler!
Ne çelik tabyalar ister, ne siner hasmından;
Alınır kal'a mı göğsündeki kat kat iman?
Hangi kuvvet onu, hâşâ, edecek kahrına râm?
Çünkü te'sis-i İlâhî o metin istihkâm.
Sarılır, indirilir mevki'-i müstahkemler,
Beşerin azmini tevkif edemez sun'-i beşer;
Bu göğüslerse Hudâ'nın ebedî serhaddi;
"O benim sun'-i bedi'im, onu çiğnetme" dedi.
Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...
Vurulmuş tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rab, ne güneşler batıyor!
Ey, bu topraklar için toprağa düşmüş, asker!
Gökten ecdâd inerek öpse o pâk alnı değer.
Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor Tevhid'i...
Bedr'in arslanları ancak, bu kadar şanlı idi.
Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın?
"Gömelim gel seni tarihe" desem, sığmazsın.
Herc ü merc ettiğin edvâra da yetmez o kitâb...
Seni ancak ebediyyetler eder istiâb.
"Bu, taşındır" diyerek Kâ'be'yi diksem başına;
Ruhumun vahyini duysam da geçirsem taşına;
Sonra gök kubbeyi alsam da ridâ namıyle,
Kanayan lâhdine çeksem bütün ecrâmıyle;
Mor bulutlarla açık türbene çatsam da tavan,
Yedi kandilli Süreyyâ'yı uzatsam oradan;
Sen bu âvizenin altında, bürünmüş kanına;
Uzanırken, gece mehtâbı getirsem yanına,
Türbedârın gibi tâ fecre kadar bekletsem;
Gündüzün fecr ile âvizeni lebriz etsem;
Tüllenen mağribi, akşamları sarsam yarana...
Yine bir şey yapabildim diyemem hatırana.

Sen ki, son ehl-i salibin kırarak salvetini,
Şarkın en sevgili sultânı Salâhaddin'i,
Kılıç Arslan gibi iclâline ettin hayran...
Sen ki, İslâm'ı kuşatmış, boğuyorken hüsran,
O demir çenberi göğsünde kırıp parçaladın;
Sen ki, ruhunla beraber gezer ecrâmı adın;
Sen ki, a'sâra gömülsen taşacaksın... Heyhât!
Sana gelmez bu ufuklar, seni almaz bu cihât...
Ey şehid oğlu şehid, isteme benden makber,
Sana âguşunu açmış duruyor Peygamber.


Mehmet Akif Ersoy

Aziz Şehitlerimizin Ruhları Şad Olsun Malazgirtten Çanakkaleye
 
Moderatör tarafında düzenlendi:
Mersin İl Temsilcisi
Katılım
2 Ağu 2006
Mesajlar
10,372
benden de harika bir hikaye:

anzakların her sene çanakkalede ölen ataları için yaptıkları bir törene M. Kemal ATATÜRK'de katılmış. ancak sürekli ve dik bakan genç bir anzak subayı dikkatini çekmiş. yaverini çağırıp -sor bakalım. demiş. niye bana böyle bakıyor.
az sonra yaveri gelip bilgi veriyor; "siz burada babasını öldürmüşsünüz paşam"
Mustafa Kemal'den yine harika bir cevap gelir,
-o halde sor bakalım, babasının burada ne işi varmış.

zafer cephede ve masadadır ve kesindir!

bir de dönemin yunanistan genelkurmayı ile geçen diyaloğu anlatayım size;

dönemin yunanistan genelkurmayı Mustafa Kemal'i cumhurbaşkanlığı döneminde ziyaret eder ama sürekli askeri konuları dile getirip egedeki ve çanakkale civarındaki adaları istemekte ve konunun uzaması yönünde diretmektedir.
Mustafa Kemal, her soruya veya görüşe " ben cumhurbaşkanıyım, siz genelkurmay başkanı İsmet inönü ile görüşmelisiniz dese de sürekli ısrar eden yunanlı genelkurmay başkanına kendisini bir kaç dakika beklemesini söyler ve odadan çıkar.
kısa bir süre sonra genelkurmay kıyafetlerini kusanmış bir halde odasına girer ve karşısına oturur. -Şimdi konuşabiliriz der.
Yunanlı komutan az biarz sessiz kalıp düşündükten sonra hiç konuşmadan odadan çıkar gider ve o dönemde bu konu bir daha Türkiye'ye açılmaz.

Liderlik, sorumluluk ve özgüven ( ordusu ve halkıyla bir bütün )
 
Katılım
28 Ara 2009
Mesajlar
1,329
Vatan toprakları için şehit olan ecdadımızı minnet ve şükranla anıyorum..


Bir Yolcuya

Dur yolcu! Bilmeden gelip bastığın
Bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın
Bir vatan kalbinin attığı yerdir.

Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda
Gördüğün bu tümsek, Anadolu'nda
İstiklal uğrunda, namus yolunda
Can veren Mehmet'in yattığı yerdir.

Bu tümsek, koparken büyük zelzele,
Son vatan parçası geçerken ele,
Mehmed'in düşmanı boğduğu sele
Mübarek kanının akıttığı yerdir.

Düşün ki, haşr olan kan, kemik eti
Yaptığı bu tümsek, amansız çetin
Bir harbin sonunda bütün milletin
Hürriyet zevkini tattığı yerdir.


Necmettin Halil ONAN
 
Katılım
19 Haz 2009
Mesajlar
282
Yüce önderimizi ve şehitlerimizi saygıyla anıyorum.

‎43. Alay 1. Piyade Taburu 1. Bölük, 1917 yılı yemek listesi;

15 Haziran Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yağlı buğday çorbası ve ekmek.

26 Haziran Sabah: Yok. Öğlen: Yok. Akşam: Üzüm hoşafı, ekmek.

18 Temmuz Sabah: Üzüm hoşafı. Öğlen: Yok. Akşam: Yarım tayın ekmek.

8 Ağustos Sabah: Yarım ekmek. Öğlen: Yok. Akşam: Şekersiz üzüm hoşafı, ekmek Yok

BU VATANIN NASIL KAZANILDIGINI BİLMEYENLERE...
 
Katılım
26 Nis 2008
Mesajlar
5,397
“Bir kahraman takım ve bir Yahya Çavuş’tular.

Ogün sabahtan akşama kadar vuruştular.

Düşman alay sanırdı bu kahraman erleri,

Allah’ı arzuladılar, akşama kavuştular.”


Rabbim hepsinin mekanını cennet eylesin...
 
Adana İl Temsilcisi
Katılım
25 Eki 2006
Mesajlar
8,636
Ruhları Şâd Olsun Atalarımızın. Yazdıkları Tarihi Gelecek Nesillere Aktarmak Bizim Vazifemizdir...

Çanakkale Şehitlerimizin ruhları şad olsun,Allah c.c mekanlarını cennet eylesin.geçen sene ziyarete gitmiştik.oraya gidip o duyguları hissetmeli.

Minnet ve Rahmetle aniyoruz.

evet,bu yaz bizde,motorlarla ve eşlerle gidip,şehitlerimizi ziyaret ettmiştik. ve 49 yaşındayım,''neden bu zamana kadar gelip burayı görmedin ''diye kendime kızmıştım.oraya gidip o duyguları hissetmeli.saygı,minnet ve rahmetle anıyoruz.ruhları şad olsun.
 
Seni unutmayacağız
Nur içinde yat
Katılım
31 May 2007
Mesajlar
2,408
allah rahmet eylesin hepsine onlar orda sehit olmasaydı biz yoktuk kurtuluş savaşı yoktu diriliş orda onlarla başladı.ALLAH hepsinden razı olsun..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst