yazacaklarım tecrübe ile sabittir
1- aşk gerçektir
2- gerçek aşk ınsanın hayatın ya bir defa denk gelir ya da gelmez, ihtimali okadar düşüktür ki, denk gelse bile büyük ihtimalle anlamayacak kaçıracaksın
3- yukarıda sebeplerden dolayı, piyango bileti alayım bana çıkar kafasıyla yasamaktansa evlenmiş olmak için evlenme
4- evlenmiş olmak için evlenin kimsenin hayatının iyi gittiğini düzene girdiğini görmedim, YALAN hepsi
5- evlenmiş olmak için, yada eli yüzü düzgün güzel biriyle evlendin diyelim, kandın, sonrada yüz değil de ruh güzelliğinin ne demek olduğu hayat sana öyle bir öğretir ki, işsiz bir adaya düşsem keşke dersin, zaten yuz guzelligi 3-5 yila kalmaz patates oluyor
6- her bekar adam illa orda burda sürtecek diye düşünme, ortadoğu zihniyeti bu, avrupalılar evlenmeyince boktan bir hayatları olmuyor da, bizim niye olsun
7- aşk gerçektir demiştik, her aşk gerçek olabilir sanacaksın, balıklama atlayacaksın, zokayı yutunca çıkaramayacaksın, düğün nikah, çocuk, verilmiş sözler falan derken b.k yoluna gidecek hayatın.
8- yerinde olmak için ömrünün yarısını verecek çok evli adam tanıyorum ben
özet: bu kadar şüphede kalmak demek yanlış karar vermek demektir.
biraz daha düşün ama evlenmeden düşün, evlenince düşünemezsin.
ortadoğu zihniyeti bu! aklını alırlar.... (gemide filminin repliğini bilirsin, kaptanın kamil´e dediğini...)
not: kendinde demişsin şöyle birine denk gelsem ne yaparım, vallahi dediğin tipi bulursan öp başına köy, adamın feleğini bilmem neresinden çıkartan çok kadın tanıdım ben.
trip atarlar, para isterler, aldatırlar, sonra yine para isterler, yetmez 1 gün evli kalır ömür boyu nafaka ödersin, kaptan adamsın gelirinde var, 1 gün evli kalır maaşın yarısını alır, sonra ömrünün sonuna kadar evlenmeden sevgilisi ile yer sende bakarsın (örnek: seyma subaşı, sadece meşhur olanı bu, mahalle aralarında niceleri gırla geziyorlar).
derdim cinsiyetçilik değil, kadın düşmanlığı değil yaşadığımız zaman ve coğrafyayı özetlemek, elbette erkeğinde aynı versiyonu var.