- Katılım
- 4 Kas 2010
- Mesajlar
- 1,365
- Konu Yazar
- #1
Merhaba arkadaşlar. Uzun zamandır gitmek isteyipte zamanın uygunsuzluğu,boş yer olmaması sorunlarının ardından bugün bostancıdaki servisle honda fabrikasının yolunu tuttum.
Fabrikaya girerken klasik kimliği ver kartı al sistemi işliyor.Sizi kesinlikle başı boş bırakmıyorlar. Servis eğitim alanına sonra yemekhane ve tekrardan eğitim alanına götürüyor sizi. Yemekhane japonların elinden geçmiş belli yerlerde okları görüyorsunuz. Dışarıda her tarafta çeşit çeşit honda arabalarını görebilirsiniz. Sürekli araçlar geziniyor ancak öyle bir kullanıyorlar ki.. Redline görmeden vites değiştirmiyorlar ve tümseklerde yavaşlamıyorlar. Araçları testmi ediyorlar yoksa araçları sıralamaktan canları mı sıkılmış anlamadım.Neyse biz buraya ne yemek ne de arabalar için geldik o yüzden geçiyorum esas konuya.
Alan beklediğimden küçük çıktı açıkcası. Gerçi kişi sayısı fazla olmadığı için sorun olmuyor. 15 civarıydık sanırsam. İlk 1,5 saat teorik ile geçti. Ben sürekli motosiklet dökümanları okuyan biri olarak benim bildiğim şeyleri anlatacak sanıyordum ama tamamen farklı yerlerden anlattı .Dikkat etmemiz gereken konuları, motosiklet pozisyon,ayakları kullanma vs. anlattı tayfun hocamız. Burada kesinlikle dikkat dağınıklığı yaşamayın o bilgileri motosiklet başında çok düşünüyorsunuz. Devrilen motoru kaldırmayı da öğrendikten sonra motosiklete gitmeye hazırız.(130 kg falan bir motor ancak gerçekten çok ağır geldi bana,dışarıdan göründüğü gibi değil) Tabi öncelikle ekipmanları giydik. Hava hafif yağmurlu olduğundan yağmurluklarıda giyip geçtik motosikletlerin başına.
Artık aksiyon zamanı derken hocanın motoru itin demesiyle 2. şokumu da yaşamış oldum. Motosiklet bizi taşımadan önce biz motosikleti taşıyoruz tam anlamıyla.Bunu park etme çalışması izliyor. Bunu da geçtikten sonra vites çalışması. Orta sehpada sürekli vites değiştirme ile geçen yarım saatin ardından yemek molası verildi.
Yemeğimizi yedik dinlendik tekrardan geçtik motorlara. İlk çalışma araç viteste iken debriyaj ile motosikleti götürme. 2 tur ardından el gaz kolunda kapalı şekilde 2 tur ve son olarak hafif gaz ile kalkış. Tüm bunlar sırasında kesinlikle fren kullanılmıyor durmak ayaklar yardımı ile.
Tüm bu pratikleri geçtikten sonra artık ciddi ciddi sürmeye geldi iş. Pistin bir bölümü slalom geri kalanı köşelerden dönüş olmak üzere sıra halinde motosiklet kullanma. Bu sırada hocaların üzerinde durduğu en önemli şey bakış. Uzunca bir kullanımdan sonra 2. vitese geçildi ve aynı şeyler tekrarlandı. Bakış konusu motosiklet için hayati şeylerden biri bunu anladık.
Aynı şeyleri yapmanın verdiği sıkıntı ile ben limitleri biraz zorlamaya karar verdim. Artık neyini zorluyorsam hayatımda ilk defa motosiklete biniyorum:queen: İşte sonuç:
http://img370.yukle.tc/image.php?id=6010102.JPG
http://img376.yukle.tc/image.php?id=5415103.JPG
http://img376.yukle.tc/image.php?id=5353104.JPG
Memleketlim diye kendimi kenan sofuoğlu sandım herhalde. Dubaların ardından gaz açıp o metali sıyırıp diğer viraja girmeyi düşünmüştüm ki o sarı şerit ilgimi çok çekti ve motosiklet baktığın yöne gider kuralından ön tekeri metale değdirmem ile birlikte yan yattım. Yerdeki iz koruma demirinin izidir.Motosikletten hep düşmeyi merak ederdim öğrenmiş oldum. Gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş hatta gayet eğlenceli diyebilirim bacağımdaki ufak morluk dışında. Tabiki bunu korumalara borçluyum. Onlar olmasa sıyrılan dirseklik değil benim derim,asfalta vuran kask değil kafam olacaktı. Pantolonum motosiklet pantolonu olmadığı için tek hasarı ordan aldım. Motosiklet alırsam ilk iş full koruma almak en kalitelisinden. Ama en ucuzundan koruma hiç korumadan 1000 kat daha iyi sanırsam. Benim kullandığım dizlik dizlik bile değildi plastikti ancak yinede koruyor..
Neyse motoru kaldırırken zorlanınca öğrendiğimiz tekniği hatırlayıp tekrardan demir atıma bindim ve parkurda saatlerce çalıştıktan sonra günü bitirdik. Bu gün hiç frene dokunmadan sadece gaz çalıştık..
Yarın 2. gün umarım fotoğraf çekmeyi unutmam. Birde okuduğum makalelerde en son istediğimiz motoru kullanmamıza izin veriyorlarmış diye okudum ancak 2006 da yazılmıştı o konu. Eğer olur ise hocanın cbf 1000 ine göz dikebilirim.
Son olarak size birkaç şey danışmak istiyorum. Daha ilk gün ancak yinede doğrusunu öğrenmek isterim. Virajlara çok yavaşlayarak girmek durumunda kalıyorum ne kadar dışarıdan girsemde. Bunun üstesinden nasıl gelebilirim? Kontra tekniği dışında sadece bakış ile ilgili bir durum mu? Birde motosikleti yatırırken üst tarafım dik kalmaya çalışıyor.Yatırmaktan korkmuyorum gibi şuan ama yatarken yaslanabileceğim bir yer yok gibi geliyor depoyu sıkıyorum ama yetmiyor.. Kullandığımız motosiklet cbf 150. Bu ne kadar benle ne kadar motosiklet ile alakalı?
Şimdiden teşekkürler:cat:
Fabrikaya girerken klasik kimliği ver kartı al sistemi işliyor.Sizi kesinlikle başı boş bırakmıyorlar. Servis eğitim alanına sonra yemekhane ve tekrardan eğitim alanına götürüyor sizi. Yemekhane japonların elinden geçmiş belli yerlerde okları görüyorsunuz. Dışarıda her tarafta çeşit çeşit honda arabalarını görebilirsiniz. Sürekli araçlar geziniyor ancak öyle bir kullanıyorlar ki.. Redline görmeden vites değiştirmiyorlar ve tümseklerde yavaşlamıyorlar. Araçları testmi ediyorlar yoksa araçları sıralamaktan canları mı sıkılmış anlamadım.Neyse biz buraya ne yemek ne de arabalar için geldik o yüzden geçiyorum esas konuya.
Alan beklediğimden küçük çıktı açıkcası. Gerçi kişi sayısı fazla olmadığı için sorun olmuyor. 15 civarıydık sanırsam. İlk 1,5 saat teorik ile geçti. Ben sürekli motosiklet dökümanları okuyan biri olarak benim bildiğim şeyleri anlatacak sanıyordum ama tamamen farklı yerlerden anlattı .Dikkat etmemiz gereken konuları, motosiklet pozisyon,ayakları kullanma vs. anlattı tayfun hocamız. Burada kesinlikle dikkat dağınıklığı yaşamayın o bilgileri motosiklet başında çok düşünüyorsunuz. Devrilen motoru kaldırmayı da öğrendikten sonra motosiklete gitmeye hazırız.(130 kg falan bir motor ancak gerçekten çok ağır geldi bana,dışarıdan göründüğü gibi değil) Tabi öncelikle ekipmanları giydik. Hava hafif yağmurlu olduğundan yağmurluklarıda giyip geçtik motosikletlerin başına.
Artık aksiyon zamanı derken hocanın motoru itin demesiyle 2. şokumu da yaşamış oldum. Motosiklet bizi taşımadan önce biz motosikleti taşıyoruz tam anlamıyla.Bunu park etme çalışması izliyor. Bunu da geçtikten sonra vites çalışması. Orta sehpada sürekli vites değiştirme ile geçen yarım saatin ardından yemek molası verildi.
Yemeğimizi yedik dinlendik tekrardan geçtik motorlara. İlk çalışma araç viteste iken debriyaj ile motosikleti götürme. 2 tur ardından el gaz kolunda kapalı şekilde 2 tur ve son olarak hafif gaz ile kalkış. Tüm bunlar sırasında kesinlikle fren kullanılmıyor durmak ayaklar yardımı ile.
Tüm bu pratikleri geçtikten sonra artık ciddi ciddi sürmeye geldi iş. Pistin bir bölümü slalom geri kalanı köşelerden dönüş olmak üzere sıra halinde motosiklet kullanma. Bu sırada hocaların üzerinde durduğu en önemli şey bakış. Uzunca bir kullanımdan sonra 2. vitese geçildi ve aynı şeyler tekrarlandı. Bakış konusu motosiklet için hayati şeylerden biri bunu anladık.
Aynı şeyleri yapmanın verdiği sıkıntı ile ben limitleri biraz zorlamaya karar verdim. Artık neyini zorluyorsam hayatımda ilk defa motosiklete biniyorum:queen: İşte sonuç:
http://img370.yukle.tc/image.php?id=6010102.JPG
http://img376.yukle.tc/image.php?id=5415103.JPG
http://img376.yukle.tc/image.php?id=5353104.JPG
Memleketlim diye kendimi kenan sofuoğlu sandım herhalde. Dubaların ardından gaz açıp o metali sıyırıp diğer viraja girmeyi düşünmüştüm ki o sarı şerit ilgimi çok çekti ve motosiklet baktığın yöne gider kuralından ön tekeri metale değdirmem ile birlikte yan yattım. Yerdeki iz koruma demirinin izidir.Motosikletten hep düşmeyi merak ederdim öğrenmiş oldum. Gözümde büyüttüğüm kadar değilmiş hatta gayet eğlenceli diyebilirim bacağımdaki ufak morluk dışında. Tabiki bunu korumalara borçluyum. Onlar olmasa sıyrılan dirseklik değil benim derim,asfalta vuran kask değil kafam olacaktı. Pantolonum motosiklet pantolonu olmadığı için tek hasarı ordan aldım. Motosiklet alırsam ilk iş full koruma almak en kalitelisinden. Ama en ucuzundan koruma hiç korumadan 1000 kat daha iyi sanırsam. Benim kullandığım dizlik dizlik bile değildi plastikti ancak yinede koruyor..
Neyse motoru kaldırırken zorlanınca öğrendiğimiz tekniği hatırlayıp tekrardan demir atıma bindim ve parkurda saatlerce çalıştıktan sonra günü bitirdik. Bu gün hiç frene dokunmadan sadece gaz çalıştık..
Yarın 2. gün umarım fotoğraf çekmeyi unutmam. Birde okuduğum makalelerde en son istediğimiz motoru kullanmamıza izin veriyorlarmış diye okudum ancak 2006 da yazılmıştı o konu. Eğer olur ise hocanın cbf 1000 ine göz dikebilirim.
Son olarak size birkaç şey danışmak istiyorum. Daha ilk gün ancak yinede doğrusunu öğrenmek isterim. Virajlara çok yavaşlayarak girmek durumunda kalıyorum ne kadar dışarıdan girsemde. Bunun üstesinden nasıl gelebilirim? Kontra tekniği dışında sadece bakış ile ilgili bir durum mu? Birde motosikleti yatırırken üst tarafım dik kalmaya çalışıyor.Yatırmaktan korkmuyorum gibi şuan ama yatarken yaslanabileceğim bir yer yok gibi geliyor depoyu sıkıyorum ama yetmiyor.. Kullandığımız motosiklet cbf 150. Bu ne kadar benle ne kadar motosiklet ile alakalı?
Şimdiden teşekkürler:cat: