Bak kardeşim, baştan anlatayım sana:
İlk teslim olurken seni zimmetliyorlar. Başın, saçın her şeyin devletin oluyor.
Bu sebeple seni hor kullanıyorlar. Mesela izmarit toplayacaksın. Tuvalet temizleyeceksin. Falan filan.
Şansın varsa meslekten gidersin. Bir nebze rahat geçer askerliğin. (Gerçi artık askerlik yapılmıyor sanırım. Bizim zamanımızda gerçekten operasyona çıkardık.)
Orada kolunda çizgiler olan adamları görecek ciddiye alma. Elini beline at yürü gitsin.
Ama omuzunda çelenk olan birini görürsen kaç gitsin. Yıldızları gördüysen korkma, galaktik bir yıldız fırtınasına tutulursun.
Yanında mutlaka g3 veya ak47 olsun. Ani baskın olursa diye yatağının yanında tut. Hatta kurdele tak ucuna.
Banyo için girişte fiş alıyorsun. Üzerinde kaç dakika kalacağını yazıyorlar. Şampuan sizden, su şirketten.
Yemek konusunda genelde kuşbaşı oluyor. Beğenmediğinde komutanına git bu ne biçim yemek diye sor. Sana daha güzel yemekler getirir.
Eğitim konusunda, kolun bacağın kopacak. Bak bu şaka değil, gerçekten kopacak. Çünkü bir tane dangalak mutlaka olacak bölüğünde. Ve o senin takımına denk gelecek. Angarya işler yüzünden senin başını ağrıtacak. Bu sebeple pek fazla konuşma, özelini kimseye anlatma. He, anlatırsan da geçmiş olsun, bütün tabur öğrenecek.
En son olarak çarşı izinlerini söyleyeyim: Cumartesi sabah tıraşını ol ve nizamiyeye ilerle. İzin kağıdını alıp barlara git, eğlen. Keyfine bak yani. Merak etme komutanlar da oraya gidiyor. Akşam 5 olduğunda da içeri gel. Komutanlar laf yapar, pek takma. Bakarız diyip geç.
(Sakın bunları yapma!

Kardeşim gidip adam akıllı otur, sessizce emirleri yerine getir, 6 ay olunca da evine dön. Sorgulama. Şimdiden hayırlı teskereler.)