- Katılım
- 8 Haz 2009
- Mesajlar
- 4,085
hocam, yüz yüze karşılaşınca "yazdıklarınla beni deli ettin" diyorsunuz. ben de sizleri deli etmiş olmaktan üzülüyorum. fakat bu toplantılara katılmak, sizlerle daha yakından tanışmak isteğim beni yazmaya soru sormaya itiyor. yazdıklarınız tutarsız olunca insan çekiniyor. önce geçen toplantı öncesinde rakıname ile ilgili yazışmalarımızı ve düşündüklerimi açıklamak istiyorum. sonra da bu buluşma hakkında kafamda oluşanları yazmak istiyorum.
forum ile yeni tanışmışım, insanların toplantı yaptıklarını da duyuyorum. ve hoop bir toplantı hem de meyhanede içki de var sohbet de benzer coşkuları paylaşan insanlarla bir arada olmak da. daha ne isterim ki. hemen "ben de! ben de! beni de alın toplantıya!" diye atıldım. fakat o da ne, bir sorun var. ben sigara kokusundan rahatsız oluyorum. siz hiç mesela arabaya binmeden bir saniye önce sigarasını yere atmış bir adamla aynı arabada bulundunuz mu? sigara içsin içmesin herkesin bu kokuyu hatırlayacağından eminim. dışarıda içki içerken sigara içilen bir ortamda bulunduysam eve gittiğimde kıyafetlerimin tamamını yıkamak zorunda olmaktan, leş gibi sigara kokan saçlarla uyanmaktan, montumu kuru temizlemeye mi versem sadece havalandırsam bir kaç gün içinde koku geçer mi diye düşünmekten daralıyorum. şimdi bazen şöyle bir argüman olabiliyor: "biz dostuz biz birbirimiz için ölürüz. biz insanlarla bir araya gelmek için bu mekanlara geliyoruz sigara da dert olmasın." tamam da hocam ben sizlerle daha yeni tanışıyorum, tanışacağım. ben babamın evine bile gittiğimde sigara içilen bir yerde durmuyorum, babam sigarasını balkonda filan içiyor. yani 35 yıllık babamla aramızda böyle bir iletişim ve saygı varken sizin "arkadaş bu toplantılarda sigara kokusuna arıza yapmayacaksın" diye yaklaşmanız beni zor bir duruma sokuyor. aslında durum bu kadar net olsa yine sıkıntı yok. açıkça kendinizi ifade etmiş olursunuz. ben de peki madem sigara içiliyorsa ben gelmeyeyim diye davranabilirim. peki olay nasıl gerçekleşiyor? şöyle:
- abi mekanda sigara içiliyor mu?
+ yok canım. ne sigarası sigara zaten yasak. bunu sorman bile acayip.
- ama hocam bu gönderdiğiniz resimlerde kapalı alanda sigara içen insanlar var?
+ ya arkadaş bu rakı denen meret de sigarasız olmuyor.
şimdi hocam, böyle verilen cevaplar bu beni zor duruma düşürüyor. ya içiliyordur ya içilmiyordur. bu net bir biçimde ifade edilir. katılacak insan da ona göre kararını verir. önce içiliyor deyip sonra zaten rakı da bunsuz olmaz olayı çetrefilli bir iş.
voodoo buluşmasında yazdıklarımdan gerildiğiniz hissini alınca artık size yazmak veya sormak yerine mekana telefon açtım. telefonda "kapalı yerimizde sigara içilmiyor. sigara için açık bir bahçemiz var orada içiliyor." diye net bir cevap verdiler ve ben de toplantıya katılabildim ve çok güzel zaman geçirdim sizlerle tanışmış olmaktan da mutluluk duydum. toplantıdan çıkı eve doğru giderken "bir dahaki toplantı ne zaman olur acaba?" diye düşünüyordum. gayet güzeldi. şimdi bu haftaya ve soru-cevaplara gelmek istiyorum.
+ bir toplantı var.
- süper abi. benim de gelesim var. sigara durumu nasıl?
+ toplantı bahçede sigara dumanı sorun olmaz. mangal dumanından rahatsız olmazsan tabii.
[sadece duman değil koku iğrenç aslında. ayrıca vay sen de ne mızmızmışsın be. mangalda da duman var ondan da mı rahatsız oluyorsun be adam minvalinden takılmaların beni üzmediğini varsayarak devam edeyim.]
- aa süpermiş abi. o zaman ben de gelmek istiyorum. ama bi dakka. o gün yağmur var.
+ yok yok yağmaz.
- meteoroloji?
+ eriyecek misin? kapalı alana evin içine gireriz.
şimdi yağmurla erimeyen bir ham maddemizin olduğunun farkındayım da yağmur altında açık hava toplantısı ve mangal çok iyi bir fikir olmayabilir. o konuya dikkat çekmek istedim. hem yağmurda eriyeceğimize kanaat getirip de evin içine doluşursak sigaradan mağdur olacağım ben.
demem o ki sevgili MT Ankara organizatörleri cevap yazıyorsunuz da yazmaya da hem yazdığınız cevaplardaki alaylar beni üzüyor hem de karşıdakinin dedikleri üzerine pek düşünmeden karşıdakinin sorununa cevap olacak bir cevap yazmıyorsunuz. cevaplarınız birbiriyle çelişiyor ve problem çözmüyor.
"beğenmiyorsan yürü git" derseniz onda da haklısınız, bir şey diyemem.
Öncelikle seni istemeden kırdığım için özür diliyorum ama bilmiyorum bu sayfaları ne kadar okudun forumun içerisinde gerek benim gerek buluşmalarda gördüğün arkadaşların birbiriyle iletişim teması saygısı sevgisi nasıl?
Dalga geçmek için demedim eğer ki öyle olsa bu sayfada yazdıklarımdan kenanın gelip beni tepelemesi lazım ki en çok da ona takılıyorum zaten farkettiysen
.Ha herkez kenan değil zaten bende herkeze öyle davranmıyorum oda bi tartışma mevzusu, yalnız şimdiye kadar ki yazdıklarımdan az çok ne demek istediğimi kestirmiş olduğunu varsayıyorum, kaldı ki kimseye ne benim ne de başka bir üyenin "beğenmiyorsan yürü git" demeye bi hakkı olduğunuda düşünmemekteyim; ki ben gelmeni istediğim için o şekilde bir cümle sarf ettim.
Sen bazı konularda titizsin bunun farkındayım belkide herkezden çok ben farkındayım ki o "şeker değilsin ya erimezsin" cümlemi yazmadan belki inanmazsın 2 defa düşünüp 3. de yazdım acaba kırılır mı yanlış anlar mı ama demekki yanlış anlaşılmışım.
Birde bu sadece benim attığım post ile de ilgili değil genel manada biraz içerlemişsin benim, kenanın, hüseyin abinin ve o bu ankara sayfasında yazan herkezin verdiği tam net olmayan kesin olmayan cevaplarına.
Peki niye içerlemişsin?
Detaycısın, niye?
Kendine göre uyduğun muntazam kuralların hoşlanmadığın şeyler var, o konuda saygımız sonsuz,
kimse kalkıpda ne biçim adamsın sen nasıl böyle duruyorsun veyahut "arkadaş sen öyle bir ortam istiyorsun ki otur evinde aç klimanı içeride gram toz duman koku vs olmasın kusura bakmada sende biraz şeymissin..."
demeye hakkı yok.Genel manada hepimiz elimizden geldiğince herkeze yardımcı olmaya çalışıyoruz ki herkezin işi gücü farklı burda stres atmak için ne bileyim bi kaç yazıyı okuyup kafasını dağıtmak için bulunuyor.
illa her sorulana net bir cevap beklemekte de haklı olabilirsin ve son çare olarak zaten mekanı arayıp sormuşsun, Sende şunu unutma ki insanoğlunun 5 parmağının 5'ide bir değil senin beğendiğini ben beğenmem benim beğendiğimi hüseyin abi istemez hüseyin abinin istediğini de Kenan sallamaz hani bu konulara çok takılmamak lazım niye dersen; mesela Kenanların kendi grupları klupleri var onlar daha organize daha belli başlı kuralları vardır eminim ama bizimkisi daha genele hitab eden bir kitle olduğu için çok daha geniş yelpazesi olan bir yapı bilmem anlatmak istediğimi anlatabildim mi?
Ha organizatör diye de birşey yok aslında Hüseyin abi zaten senin benim onun bunun isteklerini yerine getiriyor. Her seferinde elini taşın altına koyuyor bu düşünce de yanlış nazarımda.
Sen dersin ki ya şöyle bişey yapalım, böyle edelim, şuraya gidelim onuda yaparız açık fikirliyiz yani. İşte kluplerden farkı da burda meydana çıkıyor Ankara MT'nin. Eğerki Hüseyin abiye kalsa çok dehşet planları programları var ama kaçımız uyabiliyoruz buna?
Neyse fazla uzattım, uzun lafın kısası üzülmeni istememiştim ki, burda yazan kimsenin öyle bir niyeti olduğunu sanmıyorum... Kusurumuza bakma...