Ya bu başlığı görünce tüylerim diken diken oldu... Çünkü bugün, daha birkaç saat önce benzer bir olayı da ben yaşadım:
Gece saat 01:30 civarında acıkıp dışarı çıktım motorla evime yakın olan marmaris büfe'ye gittim. Orada yemeğimi yerken bir çocuk yaklaştı yanıma. Kağıt mendil satıyordu. İster misin dedi, istemem dedim. Sonra dedim ki "baksana masalarda kağıt peçeteler var, kim alır ki senden mendil burada" dedim. Sonra dedim ki "sen neden bu saatte sokakta bunları satıyorsun, okula gitmiyor musun? Sabah okulun falan yok mu?" dedim. Gidiyorum dedi.. Sabah 8 de gidiyormuş okula... Sonra dedim ki ben senden mendil almam ama yemek yemek istersen gel otur masaya, ne yemek istiyorsan ısmarlayayım dedim masaya çağırdım. Önce istemedi, sonra çekinerek geldi oturdu.. Ona hamburger söyledim, ayran söyledim, bu arada da benim yemem bitmişti. Onun siparişinin gelmesini bekledim. O sırada bir polis arabası durdu yanımızda, çocuk tedirgin oldu, elindeki mendil torbasını saklamaya çalıştı polisler götürmesin almasın diye.. Ben de dedim "korkma, sen burada müşterisin şu anda, onlar da senin özel eşyan, mendillerini kimse alamaz şu an senden, merak etme, hem benim misafirimsin burda" dedim. Polisler de zaten bakmadı bile çocuğa, büfeden birşeyler alıp gittiler. Çocuk yemeğini yerken ben yemeğini bitirmesini bekledim masada ki hesabı ödeyip kalkayım, masada yalnız kalmasın diye ve yedikten sonra hesabı ödeyeyim diye. Onunla muhabbet ettim yerken. Babası çalışıyormuş, annesi çalışmıyormuş, dersleri iyiymiş ama ki zayıfı varmış.Türkçe ve Trafik dersi zayıfmış. Sabah okula gidip gelince derlerini yapıyormış sonra bu civara gelip mendil satıyormuş mendiller bitene kadar. 4-5 gibi eve dönüp 2-3 saat uyuyup okula gidiyormuş. Senin bu yaşta uykunu alman lazım dedim ama insanın içi burkuluyor işte bu çocukları sokaklarda görünce... Yemeği bitince hesabı ödedim, sordum ne zaman gideceksin eve diye.. Bunlar bitince dedi.. Kaç tane sattın son 2 saatte dedim, 2 tane dedi.. Baktım torbasında daha 8-10 tane daha mendil var... Kaça satıyorsun dedim, tanesini 25 kuruşa satıyormuş...
Çocuğa çıkardım bozuk paralarımı da verdim, 4 YTL vardı cebimde. Sonra dedim ki sen al şimdi bu parayı, ama buradan git eve, uyu, yarın sabah okula dinç gidersin dedim. Ama gitmezsen burada görürsem seni mendillerini de alırım verdiğim parayı da dedim. Birazdan dönüp bakacağım burda mısın diye dedim... Çocuk tamam abi dedi toplandı, o giderken ben de motoruma bindim, eve geliyordum ki evime 200 metre kala olan kavşakta iki araba birbirine girmiş, bir tanesinin önü kağıt gibi paramparça... Sonra ben de düşündüm; o çocuğa yemek yedirmeseydim, yerken karnını doyurmasını beklemeseyip gitseydim acaba ben de bu kazaya karışır mıydım diye aklıma gelmişti... Yaralı falan yoktu ama ben motorla oralarda olsaydım kaza anında korumalarım olmasına rağmen herhalde o sürücülere birşey olmasa da bana olabilirdi.. Sonuçta motordayım yani. Onlar araç içinde ve şehir içi.. Gerçi gece geç saat olduğu için belli ki hızlı gittikleri ve ışıklarda nasıl olsa başka araç gelmiyordur diye hız kesmeden sağlarına sollarına bakmadan geçtikleri için kaza yapmışlardır...
Yani hakikaten bunu okuyunca iki üç saat önce ben de benzer birşey yaşadığım için bir garip oldum.. Gerçekten hayatta olan biten herşeyin bir sebebi var...