Herkese teşekkürler, umarım daha iyi motosikletlerle daha güzel geziler sizin olur.
'Birkaç' foto da ben ekleyeyim bari.
İşte rota!
Her kumsalda izimizi bıraktık.
Çeşme Kalesi.
Tünele girmek kadar çıkmakta heyacan verici ve zevkli.
Abla travertene yatmış poz veriyor, ama bize değil.
İşte Salda gölünü özetleyen foto, iyi ki kaldık dediğimiz ve iki gece ayırdığımız tek yer.
Meşhur Salda devesi.
Kamp kurup ateş yakmamak olmaz.
Yanan ateşi seyretmemek hiç olmaz.
İkinci gece muhteşem yıldız ziyafeti çektik, Fırat'ın elinde Bilim-Teknik dergisi resmen avlandık. Birde 15-20 saniyeliğine İridium uydusunu görme faslı var ki anlatılmaz, yaşanır.
Objektife sığmayacak bir tahıl alanı, küçük ülkelere yetecek kadar ürün vardı burada.
Ne yazmışlar kardeşim.
Taş işçilikleri çok güzeldi. Bu arada eğer güneyde turlamaya, antik şehirlere uğramaya niyetliyseniz mutlaka Müze kartınızı alın, parasını ilk iki yerde amorti ediyor.
Hamaklarda bir gece geçirdiğimiz Demre/Üçağız koyu, ilginç bir kumsalı var, kaplumbağaların yumurta bıraktıkları yerlerden biri, iki derenin arasında, derelerin suyu buz gibi sıcakta en iyi ilaç, yalnız canavar sivrilere dikkat!
Her yerde keçi var.
Finike Kalkan arası öyle güzel manzaralar çıkıyor ki durmamak elde değil.
Patara'da bilgi levhaları yoktu, bunun bir su kemeri olduğunu düşünebiliriz. Bu arada gezdiklerimiz içinde en geniş alana yayılan antik şehir Patara idi. Çalışan çok fazla arkeolog vardı.
Xanthos şehride çok ilginçti, İngilizler kazılar yapıp çok değerli kabartma, figür ne varsa British Müzesine kaçırmışlar. :silent: Likya başkenti olan şehrin ve halkının ilginç bir öyküsü var. Araştırmanızı ve gezmenizi tavsiye ederim.
Xanthoslu bir yılan köstümünü bırakmış.
Adaşın en sevdiği motosikleti, 'bunu hayatta satmam çok memnunum diyor'

benimkinin önceki nesli çok sağlam motor. Bu arada yolda uğrayabildiğimiz Tuğba ve Barış'a konukseverlikleri için tekrar teşekkür ediyorum. İkisi de turizm sezonunda en yoğun oldukları zamanda bizi ağırladılar.
Ve son yolumuzdan bir kare, 'İzimiz halen yolda'. :cat: