- Katılım
- 5 Tem 2015
- Mesajlar
- 3,027
valla ben ayı gibi zincir kilit taşıyorum. bir kere de benim motoru kurtarmışlığı var o yerinden kalkmayan kilidin.
Vay arkadaş, demek ki bir yere girmek çıkmak için bile park ettiğimizde disk kilitlerini vurmak lazım. Biraz düşündüm şimdi, motoru yabancı bir yerlere kısa süreliğine park ettiğimde disk kilidi takmadığım oldu mu diye? Sanırım hiç disk kilitsiz bırakmadım, fakat bundan sonra daha da dikkatli olacağım.
Memleketin terörden sonra en önemli sorunu bence ceza kanununda bir devrim yapmaktır, ne eğitim ne sağlık ne ekonomi. Bir an önce ceza kanununda devrim yapıp masum vatandaşı korkusuz suçludan korumalıyız.
Sadece ceza kanununda değil trafik kanununda da bir devrime ihtiyaç var, çok mu zor lan hiç bir vatandaşın itiraz etmeyeceği kanunlar yazmak?
insanlığın tarihsel geri planına baktığımızda hiç bir cezanın suçu engellemediğini görebiliriz.
Ağzımızın suyu aka aka izlediğimiz Avrupa veya Amerika insanı bizlerden daha mı dürüst, daha mı namuslu. Oralarda cezalar gerçekten caydırıcı ve gerçekten uygulanıyor. Bizdeki gibi saçma sapan infaz kanunları ile neredeyse kusura bakma seni iki gün alıkoyduk diyerek salıvermiyorlar bir suç işleyeni.Tamamen engellemediği ve engelleyemeyeceği aşikar, fakat büyük bir oranda azalma olacaktır.
Elbette eğitim ile açıklayacağız. Eğitim ile öğretimi, yani tahsili, birbiri ile karıştırmayalım. Yukarıdaki örnek, tam anlamıyla eğitimdir. Yani bireye belli bir kalıba uygun davranmamanın cezayı gerektiren bir suç olduğu öğretilmekte, bu öğretiyi uygulamayanlar da cezalandırılarak (uygun davranacak şekilde) eğitilmektedir. Bizim öğretim sistemimiz son 20-30 yıldır giderek çöktüğü için, tek çaremiz eğitimdir, fakat eğitim uygulayacak elemanlar da aynı kafada olduğu için başarı sağlanamamaktadır. Dolayısıyla örnekte belirtilen arkadaşımız pasaport/gümrük kontrolünden geçtiği andan itibaren Türkleşmektedir.Sakın eğitim demeyin, elbetteki çocuklarımızı ahlaklı yetiştirecek ve eğiteceğiz. Fakat konu sadece eğitim olsa; yaşadığı avrupa ülkesinde her trafik kuralına harfiyen uyan, fakat Edirne'den ülkeye giriş yaptığı andan itibaren tüm kuralları alt üst eden bir çok gurbetci vatandaşımızı ne ile açıklayacağız?
İşte eğitim, budur! Hata yaparsan, suç işlersen, bunun yanlış olduğunu öpüle öpüle öğrenirsin arkadaş denmektedir. İnat edersen, suç işlemeye deva edersen biz de seni kademeli olarak kızağa çekeriz, canını yakarız denmektedir.Peki Almanya'da kırmızı ışıkda geçse ne olur mesela? Orada yaşayan üyeler daha iyisini bilir ama ben bildiklerimi yazayım; önce ehliyeti geri alınır, sonra bir klinikde göz sağlığı kontrol edilir, sonra başka bir klinikte psikolojik durumu tahlil edilir, sonra yanında hocalar ile tekrar trafiğe çıkartılıp direksiyon dersi verilir, aptal muamelesi yapılıp "bak bu trafik ışığı, kırmızıda durulur" denilir. Sonra da cezasını ödedikten sonra ehliyetini geri alır, bu işlemler bir kaç ay sürer sanırım.
Bizde ise aklın varsa (hırsızı değil), tecavüzcüyü evinde vurup indirirsen mutlaka yatak odana taşımalısın, çünkü mesela banyoda, mesela salonda vurursan yasa bunu kabul etmez, suçlu sen olursun.Amerika'da ise castle doctrine kanunu vardır; evine giren yabancıyı veya hırsızı aileni ve malını korumak için devletin teşviği ile kolayca aldığı silahla vurursun. Bir iki saat savcıya ifade verir ve evine geri dönersin.
"42 bin liralık motosikleti 10 saniyede çaldılar"
Bu başlıktaki formüle göre benim YBR'yi çalmaları 1,32857 saniye sürüyor. :silent:
"42 bin liralık motosikleti 10 saniyede çaldılar"
Bu başlıktaki formüle göre benim YBR'yi çalmaları 1,32857 saniye sürüyor. :silent: