- Katılım
- 21 Mar 2009
- Mesajlar
- 5,554
- Konu Yazar
- #1
Tarih geldi ve biz Uludağ'a için gaz açtık..
Hava yağdı yağacak durumda ve hepimizin yağmurlukları çantalarımızda olmasına rağmen bir damla bile yağmur yemedek tamamladık gezimizi..
Fotolar bu sefer az ama özellikle belirtmeliyim ki bu mevsim tam Uludağ mevsimi..
Hava buzz resmen, kupkuru bir soğuk vardı..
Herkes evinde ne kadar motosiklet giyim eşyası varsa donanmış bir vaziyette yola çıkmıştı lakin gene de nerdeyse hipotermi geçirmekten son anda kurtulduk
Tamam abarttım biraz ama Bursa kent merkei ile Uludağ zirve arasında çok rahat 10 derece fark vardı..
Değer miydi bunca soğuğa?
Değermiydi bunca yola?
Cevap: Evet..Kesinlkle buna değerdi..
Müthiş bir manzara, müthiş bir temiz hava, motosikletlerimiz ve biz..
Ben buraya ilkbaharda bir kez daha gideceğim ve bu sefer çok ama çok daha keyifli fotolar çekeceğim sizlerle paylaşmak için..
Bu sefer az manzara fotosu var ama sadece kış arifesinde ve hatta kış mevsimi başında olmamıza rağmen gene de gidilebilir bir güzergah olduğunu sizlere göstermek/haber vermek istedim..
Lütfen uzun soluklu günübirlik gezilerinize Uludağ'ı da ekleyin..
Sabah 08:00'de Kadıköy Evlendirme Dairesi önünde buluştuk ve eve döndüğümüzde saat 20:00 idi..
Ve buyrun şimdi sizin için kısa bizim için uzun geçen gezi seyrimize
Buluşma yerinden iki foto..
Eskihisar'da feribot bekleyen cicilerimiz
Bizler de o arada kahvaltı niyetine at eti sucukları mideye indiriyoruz, ıyy ama leziz :mrgreen:
Feribot'ta mevcudumuz az gibi görünse de sonradan 2 arkadaş daha katılacak bizlere..Ne mutluyuz değil mi? Bilmiyoruz ki soğuk bize neler yapacak sonradan
Feribot manzaraları..
Bir çift gariban kalmış motor..
Şaka bir yana bu iki vatandaş feribota binemiyorlardı neredeyse..Son anda bindiler valla 45 dakika işin yoksa bekle..
Uludağ'a kaptırmadan önce Bursa'dan bize dahil olan bir arkadaşın mahallesindeyiz..Etrafımızı bir anda çocuklar sarıyor ve bu sensin şu benim gibilerden bizim motorları kendileriyle özdeşleştiriyorlar
Neyse buradan nevale almaca ve yola devam etmece..
Ve milli park girişindeyiz..
Buraya ulaşana kadar kıvrım kıvrım bir yol..Ulaşınca dedik ki aha bitti yol..Ama daha yarısını bile anca gelmişiz meğerse..
Sonraki yollar daha da acayip..Çok zevkli miydi yoksa çok bayıcımıydı tam karar veremedim o gün..
Kenardaki amcadan aldığımız taze armutlar da bizimle poz verdi burada
Sonra ilerledik ve zirveye doğru 10 km civarı tırmanmaya başladık..
Bu kısmın fotoları yok çünkü hava çok soğuk, kimse durmak istemiyor, gruptan ayrılmak istemiyor, karınlar acıkmış... Ama dedim ya ilkbaharda bir kez daha geleceğim buraya ve o zaman esas görsel şölen olacak sanıyorum..
Bir iki zirve civarı poz..Sislere aldanmayın, rakım 2000 metre civarı ve aşağıda Bursa, Kapıdağ Yarımadası, İzmit'e kadar görülüyordu..Biz ulaştıktan 1 dakika sonra aniden sis bastı ve tüm manzara kayboldu bir anda..
Sise bakın..
Biraz da biz
Donmuş bir Osbourne :mrgreen:
Donmuş gibi durmayan bir (Alper) HERSEKLİ :silent:
Dağdan inişte piknk alanlarından birinde durduk ama elimizde sadece buz gibi kolalar, fantalar ve bol miktarda aburcubur vardı..Sıcak bir çay olsa..
Sıcak çaya ancak tarihi Çınar denilen yerde ulaşabildik..Çayları berbat olsa da sıcak bir şeyin midemize girmesi epey mutlu etti bizi..
Tarihi çınar
En son sahne
Burada kesiyorum artık raporu, sonrasını siz tahmin edin :mrgreen::mrgreen:
Özetle:
Fotolar az, bunun için peşinen özür..Umarım anlatımla canlandırabildim zihninizde yaşadıklarımızı
Uludağ'a kar inmeden motorla gidiniz, görünüz..
Sadece kışın gitmiş olanlar için de bu geçerli..Mutlaka her mevsimi görülmeli bu koca dağın..
Bir bilgi:
Ülkemizdeki patlamamış tek volkanik dağ kütlesidir Uludağ, eski adıyla Olympos Dağı..
Hava yağdı yağacak durumda ve hepimizin yağmurlukları çantalarımızda olmasına rağmen bir damla bile yağmur yemedek tamamladık gezimizi..
Fotolar bu sefer az ama özellikle belirtmeliyim ki bu mevsim tam Uludağ mevsimi..
Hava buzz resmen, kupkuru bir soğuk vardı..
Herkes evinde ne kadar motosiklet giyim eşyası varsa donanmış bir vaziyette yola çıkmıştı lakin gene de nerdeyse hipotermi geçirmekten son anda kurtulduk
Tamam abarttım biraz ama Bursa kent merkei ile Uludağ zirve arasında çok rahat 10 derece fark vardı..
Değer miydi bunca soğuğa?
Değermiydi bunca yola?
Cevap: Evet..Kesinlkle buna değerdi..
Müthiş bir manzara, müthiş bir temiz hava, motosikletlerimiz ve biz..
Ben buraya ilkbaharda bir kez daha gideceğim ve bu sefer çok ama çok daha keyifli fotolar çekeceğim sizlerle paylaşmak için..
Bu sefer az manzara fotosu var ama sadece kış arifesinde ve hatta kış mevsimi başında olmamıza rağmen gene de gidilebilir bir güzergah olduğunu sizlere göstermek/haber vermek istedim..
Lütfen uzun soluklu günübirlik gezilerinize Uludağ'ı da ekleyin..
Sabah 08:00'de Kadıköy Evlendirme Dairesi önünde buluştuk ve eve döndüğümüzde saat 20:00 idi..
Ve buyrun şimdi sizin için kısa bizim için uzun geçen gezi seyrimize
Buluşma yerinden iki foto..
Eskihisar'da feribot bekleyen cicilerimiz
Bizler de o arada kahvaltı niyetine at eti sucukları mideye indiriyoruz, ıyy ama leziz :mrgreen:
Feribot'ta mevcudumuz az gibi görünse de sonradan 2 arkadaş daha katılacak bizlere..Ne mutluyuz değil mi? Bilmiyoruz ki soğuk bize neler yapacak sonradan
Feribot manzaraları..
Bir çift gariban kalmış motor..
Şaka bir yana bu iki vatandaş feribota binemiyorlardı neredeyse..Son anda bindiler valla 45 dakika işin yoksa bekle..
Uludağ'a kaptırmadan önce Bursa'dan bize dahil olan bir arkadaşın mahallesindeyiz..Etrafımızı bir anda çocuklar sarıyor ve bu sensin şu benim gibilerden bizim motorları kendileriyle özdeşleştiriyorlar
Neyse buradan nevale almaca ve yola devam etmece..
Ve milli park girişindeyiz..
Buraya ulaşana kadar kıvrım kıvrım bir yol..Ulaşınca dedik ki aha bitti yol..Ama daha yarısını bile anca gelmişiz meğerse..
Sonraki yollar daha da acayip..Çok zevkli miydi yoksa çok bayıcımıydı tam karar veremedim o gün..
Kenardaki amcadan aldığımız taze armutlar da bizimle poz verdi burada
Sonra ilerledik ve zirveye doğru 10 km civarı tırmanmaya başladık..
Bu kısmın fotoları yok çünkü hava çok soğuk, kimse durmak istemiyor, gruptan ayrılmak istemiyor, karınlar acıkmış... Ama dedim ya ilkbaharda bir kez daha geleceğim buraya ve o zaman esas görsel şölen olacak sanıyorum..
Bir iki zirve civarı poz..Sislere aldanmayın, rakım 2000 metre civarı ve aşağıda Bursa, Kapıdağ Yarımadası, İzmit'e kadar görülüyordu..Biz ulaştıktan 1 dakika sonra aniden sis bastı ve tüm manzara kayboldu bir anda..
Sise bakın..
Biraz da biz
Donmuş bir Osbourne :mrgreen:
Donmuş gibi durmayan bir (Alper) HERSEKLİ :silent:
Dağdan inişte piknk alanlarından birinde durduk ama elimizde sadece buz gibi kolalar, fantalar ve bol miktarda aburcubur vardı..Sıcak bir çay olsa..
Sıcak çaya ancak tarihi Çınar denilen yerde ulaşabildik..Çayları berbat olsa da sıcak bir şeyin midemize girmesi epey mutlu etti bizi..
Tarihi çınar
En son sahne
Özetle:
Fotolar az, bunun için peşinen özür..Umarım anlatımla canlandırabildim zihninizde yaşadıklarımızı
Uludağ'a kar inmeden motorla gidiniz, görünüz..
Sadece kışın gitmiş olanlar için de bu geçerli..Mutlaka her mevsimi görülmeli bu koca dağın..
Bir bilgi:
Ülkemizdeki patlamamış tek volkanik dağ kütlesidir Uludağ, eski adıyla Olympos Dağı..
Son düzenleme: