Size göre yanlıs bana yada bir başkasına göre dogru olabilir bu düşünce tehlıkelerin farkındayım ve ona göre sürüyorum ama bu tecrübe olayını hala çözemedim bazı arkadaslarımız 10 seneden sonra 1000 rr makıneye gecmıs belkı olması gereken budur yurt dısındada 2 sene 125 ve lımıtlere gore cc degısımlı ehlıyet alınıyor ama bana bu mantıklı gelmıyor ve o kadar sabırlı degilim arkadasa ne dıyeceksınız o zaman motorunu almıs ve satmayacagım dıyor bınme deme gıbı bır luksumuz var mı yada ıcındekı o duyguları dızgınleyebılırmı? benım yaptıgım gıbı yapmasını onerdım oda benım gıbı direk buyuk cc motorla baslamıs yanlıs bir sey yazdıgımı sanmıyorum varsa yanlısım düzeltmeyede hazırım
Ata;
o yazıyı kalbini kırmak için yazmadım.
Önce orada anlaşalım.
Bana bir pas attın bende ona göre bir yorum yaptım.
Sözüm geneledir.
Doğru bir tanedir.
Sana göre ya da bana göresi yoktur.
Dikkatli okuyup anlamanı istiyorum.
Yani tüm arkadaşlar dikkat etsinler.
Ben
Büyük hacimli motorla başlanmaz demedim.
Kaldı ki 600RR büyük hacimli değil, orta sınıf bir motosiklettir. (motor hacmi olarak)
Fakat küçük olması tehlikeli olmadığı anlamına gelmez.
1000cc hacme sahip fazer, bu motosiklete göre oyuncak sayılır.
Tabii o kadar da değil ama, anlatmak istediğimi anlamanız için böyle bir uç örnek veriyorum.
Her motosiklet sınıfının belli bir kullanım şekli var.
Örneğin farklı bir modelde gidonu hafifçe çevirerek kurtulabileceğiniz bir tehlikeden bu motosikletle aynı şekilde kurtulamazsınız.
Badireyi atlatmak için yatmak zorunda kalacağınız bir durum oluşur.
Eğer acemiyseniz yatamazsınız.
Yatamadığınız için kaza yaparsınız.
Bu sadece basit bir örnek.
Ben detaya girmek istemiyorum çünkü bu forumda da yüzlerce kez ben de dahil yazılıp çizildi bu konu.
Bizim bu arkadaşa binme deme lüksümüz tabii ki yok.
Benim gönlüm de şunu istiyor.
Motosiklet sevdasına tutulmuş her kardeşim, arkadaşım uzun yıllar bu keyfi, kazasız belasız sürdürsün.
Ama bunun olabilmesi için, hani senin de söylediğin ve bir çok kardeşimde olmayan SABIR gerekiyor.
Kullanamayacağınız bir motosikleti almak, sizi zamanla motosikletten soğutur.
Şimdi bir hız makinası aldınız fakat hız yapamıyorsunuz.
Yanınızdan, küçücük küçücük motosikletler vızır vızır geçiyor.
Onlar size nanik yaparken siz efendi efendi sağdan gidiyorsunuz.

Bu kötü bişey demiyorum ha yanlış anlamayın.
Ama bozulacaksınız.
Bu tür konular benim aklıma yıllar önce geçmiş bir hatırayı canlandırıyor ve elimde olmadan gülümsüyorum.
Renkli televizyonun ne olduğunu bilmediğimiz yıllarda, babası Almanya'da yaşayan bir arkadaşımız bize;
"babam renkli televizyon getirdi. Bu akşam bize gelin seyredelim"
dedi.
Mahallenin bütün çocukları ve meraklı bazı abilerimiz onlarda toplaştık.
O zamanlar sadece TRT1 var.
Yayında akşam 6 gibi başlıyor.
Neyse geçtik tv nin başına, arkadaş heyecanla açtı televizyonu.
eeee???
siyah-beyaz.
Olum adammı kandırıyon sen bu siyah-beyaz dedik.
Yahu dedi arkadaş.
"Babamda bayaa uğraştı ama bir türlü renkli göstermedi. Geri götürecek."
O zamanlar renkli yayın yapılmıyor tabii.
Ama biz nerden bilelim?
Sonuçta televizyon bozuk olduğu gerekçesiyle tekrar Almanya'ya gitti.
Tabiii mahalleli yıllarca alay etti arkadaş ve ailesiyle.
Uzatmayayım.
Bu yazının ana fikri şudur.
Kullanamayacağınız malı almayın.
Bu israftır.
Hele ki motosiklet gibi tehlikeli aletlerde ölümcül sonuçlar doğurabilir.
Kapasitenizi aşıp, anne baba ve sizi sevenleri üzmeyin...
İçinizdeki duyguları dizginleyin.
Bu dizginlememenin adına OLGUNLUK deniyor.:rendeer: