@eskici
Bence 20-30 milyon dolarlık bir sermayeyle %100 yerli üretim yapılabilir. Ancak bunu yapmak için ileriyi gören insanlara ihtiyaç var. Bugün McKinsey-Bilkent Üniversitesi'nin beraber düzenlediği Consultancy-MBA programları tanıtımındaydım. Kendi okulumdan, Koç, Bilkent ve Sabancı üniversitelerinden bir çok öğrenciyle beraberdik. Adamlar case study (vaka çalışması) yaptırmak için üniversitelerden öğrenci toplamaya çalışıyorlar. Aynı olay Loréal, P&G gibi büyük firmalarda da var. Üniversite öğrencileriyle ortak çalışma içine giriyorlar, hem kendileri için işgücünü en iyi yerden seçiyorlar hem de öğrencilere gerçek iş hayatına girme fırsatı veriyorlar.
Sence Kanuni bunu yapabilecek mentalitede bir firma mıdır? Tutup Boğaziçi veya Koç makine mühendisliği öğrencilerine belli bir ücret karşılığında (ki bu ücret genelde sıradan bir personel ücretinden bile azdır, asgari maaş civarında falandır) projelerinde rol verir mi? Dünyanın tüm büyük firmaları bu tarz projelere, teknokentlere, üniversite işbirliğiyle proje üretmeye yöneldi ama bizim ülkemizdeki şirket yöneticileri bunu göremiyor.
Okulumda hemen her gün bir konferans, vaka çalışması, tanıtım var; ama gelen firmaların hepsi yabancı kökenli, en iyi durumda yabancı ortaklı. Türk firmaları hala know-how'ın (düzgün bir Türkçe karşılığı yok, "nasıl yapılır bilgisi" diyeyim) ne demek olduğunu anlayamıyor. Sakıp Sabancı'yla uzun dönem çalışmış bir hocam onun bir anısını anlatırdı derste, Sakıp Sabancı ABD'den know-how satın almış, gelen birkaç çanta evrak ve iki adammış. Bunu gördüğünde "ya o kadar parayı buna mı verdik" diye dalga geçmiş. Maalesef diğer üreticilerimiz hala dalga geçmekte, parayı know-how'a yatırmamakta.