Üstadım valla Emeğinize Elinize Sağlık Çok Güzel Çok Detaylı ve Açıklayıcı Yazmışsınız. Ancak Bu Kadar İyi Yazılabilirdi. Yaş olarak büyükseniz Ellerinizden, Küçükseniz Gözlerinizden Öpüyorum (23).
Bana Verdiğiniz Tavsiyede 790ı Seçme Konusuna Gelirsem de; Şayet ben sadece Otobanda, ve Şehir içinde kullanacağım. İş yerim Git Gel 14km.
Arada Akşam Turları, Ayda Yılda Bir İstanbul - Bilecik - Tekirdağ Yapacağım. Arazide Kullanmak gibi bir Niyetim yok açıkçası.
Tamamen Şahsi Kısa Sürüşler ve Arada Artçıyla 10 15km lik geziler. Eğer Bahsettiğiniz gibi Başınızı Ağrıtmadıysa ve Kronik sorunları yoksa 390 taraftarıyım. 2024 model bakıyorum. İlginize Ve Emeğinize Teşekkürler. Saygılar..
Estağfurullah, güzel sözlerin için teşekkür ederim. Ne mutlu bana, faydalı olabildiysem.
Senin kullanım senaryonu okuyunca açıkçası ben de 390'ın senin için daha mantıklı olduğunu düşünüyorum. İşe gidip gelme mesafen kısa, ağırlıklı olarak şehir içinde ve otobanda kullanacaksan, arada bir uzun yol yapıp arazide kullanmayacaksan 790'ın ADV avantajlarından tam anlamıyla faydalanamayabilirsin.
Ben Duke 390'ı almadan önce Pulsar 250 ve CFMOTO NK250 kullanmıştım. Açıkçası hayalimdeki motor Duke 390'dı. "Kim bilir şimdi 390 nasıl kaçar, hem daha karizmatik hem de daha kalıplı bir motor" diye düşünüyordum. Yanlış hatırlamıyorsam benimki 2023 modeldi.
Fakat 390'a sahip olduktan bir süre sonra, biraz hayal kırıklığı yaşamaya başladım. Evet, ara hızlanmaları gayet iyiydi ama top speed'e ulaşması biraz zaman alıyordu. Ayrıca 120-130 km/s'nin üzerine çıktığında titreşim belirgin şekilde artıyordu.
Bir de motorun görünüş olarak, benim hayalimdeki kadar cüsseli olmadığını fark ettim. Hatta bir keresinde full cam olan bir mağazanın önünden geçerken kendime ve motora baktığımda, motorun altımda biraz küçük kaldığını düşündüm. Bu nedenle aldıktan yaklaşık 2-3 ay sonra motordan bir nebze soğumaya başlamıştım.
Sen arada artçıyla da gezeceğini söylemişsin. Bu konuda da şunu söyleyebilirim; 390'ın arka selesi oldukça küçük. Artçı açısından çok konforlu bir motosiklet olduğunu düşünmüyorum. Özellikle arkaya bir topcase taktırmazsan, artçının dur-kalklarda ve yüksek hızlarda kendini sabit tutması biraz zor olabilir. Arka bölüm gerçekten dar.
Tabii gençken insanın altında biraz "şehir ve otoban faresi" olsun istiyor. Ama benim gibi 47 yaşına geldiğinde insanın beklentileri biraz değişiyor. Artık dağa, taşa, yaylalara, sakin ve huzurlu yerlere sürmek daha cazip geliyor. Bu nedenle her yola gelebilen ADV motorlar bizim yaşlarda ve kullanım tarzımızda daha makul hale geliyor.
Kendi tecrübeme dayanarak söyleyebilirim ki Duke 390 ilk başlarda ciddi bir heyecan yaratıyor, özellikle daha düşük hacimli bir motordan geçiyorsan performansı seni oldukça mutlu ediyor. Ancak bir süre sonra motorun bazı yönlerden yetersiz kaldığını hissetmeye başlayabiliyorsun.
Eğer illa naked tarzında bir motosiklet kullanmak istiyorsan ve bütçen de uygunsa, Duke 790'ı da değerlendirebilirsin. Tabii mümkünse çok hırpalanmamış, apaçilik yapılmamış, düzgün kullanılmış bir 790 bulabilirsen.
Ama tekrar söyleyeyim; senin kullanım senaryonda 390 mantıksız bir seçim değil. Hatta şehir içi kullanım ağırlıklı olduğu için 790'dan daha pratik ve ekonomik bile olabilir. Benim 390'dan sıkılmamın temel nedeni, motorun kendisinden ziyade kullanım şeklimin zamanla değişmesi ve ADV grubuyla yaptığım gezilerde motorun sınırlarını daha fazla hissetmeye başlamamdı.
Şimdiden gönlüne göre, temiz bir 390 bulmanı dilerim.