Hocam >=1.000cc >=150hp sport touring vs. sahibi olsan OK de, uzun yol yaparken CRF250L tercih eden birisinin GS'e hissiz ruhsuz diye laf atması azıcık sakil kalmıyor mu sence?
Hiç GS kullanmış mıydın Haluk hocam? (Şöyle birkaç saat, birkaç yüz km?) Daha önce yazdıysan hatırlayamadım.
Selamlar arkadaşım.
Kırklarelinde tanıştığınız adaşım Halukta 1200 Gs vardı 4 yıl önce ve çıktığımız birkaç turda farklı zamanlarda hem de bolca sürdüm o motoru.
2 yıldır da 1250Gs var ve nx500 le çıktığımız doğu turunda o motoru da bolca sürdüm.
Ruhsuz oğlu hissiz işte.
Sorunun güç ile uzaktan yakından ilgisi olmadığını belirtmek durumunda kalmam asıl üzen tarafı haaa.
Yanlış anlama olmasın.
Telelever paralever olayı tüm büyüyü bozuyor bende-bence.
Motosiklet konfor açısından yolu ütüleyip geçiyor ama bunu yaparken benim almaya, hissetmeye aşina-hazır-hasta-aç olduğum yolla ve satıhla ilgili verilebilecek tüm bildirimleri de yok ediyor.
Nc ölgün süspansiyonlarıyla bu konuda ne kadar başarısızsa değneğin diğer ucunda da Teleleverli Gs var benim için.
Mesela aynı güzergahta Africa ile değişimli sürünce fark net görülebiliyor.
Vstrom da bu açıdan başarılıdır diye tahmin ediyorum zira standart ama kaliteli veya upside down bir süspansiyon + maşayı her seferinde gs süspansiyonuna tercih ederim.
Gs boxer motorun kamyon homurtusunu da hiç sevmiyorum ayrıca.
V6-V8 kamyon homurtusuna bayılırım haa.
Sorun kamyon motorunda değil yani.
Crf özellikle de ön süspansiyonuyla
benim kilomda biri için yolu ütülemede başarılıyken hissiyatı asla öldürmüyor.
Geçtiğim zeminle ilgili bilgi vermeye devam ediyor.
Satıhtaki değişiklikleri an be an hissedebiliyorum.
Ktm 250 Adv de kullandım bir turumuzda ve o da Crf'den çok daha da sert (=firm) yapısına rağmen yolla ilgili geri bildirim verebilmesiyle yüzümü güldürdü.
Kullandığım motosikletler arasında beni süspansiyon kalitesi olarak en çok etkileyen model ise ön takımı 650'lik abilerinden alındığı söylenen ve üstesinden geleceği sadece 145 kiloluk bir ağırlık olan Cb250r oldu.
Nx500 de bu konuda bir rahatsızlık hissettirmedi bana.
Ktm 690 R modelindeki WP süspansiyonların çok başarılı olduğunu duydum.
Belki birgün o modelin sahiplerine piyango misali yaşattığı alakasız sorunlardan arındığını duyarsam sahibi olup dere tepe turlarımda kullanmayı düşünebilirim.
Crf sonrası gelecek tek motosiklet 690 /701 enduro olur benim için
Artçım yok.
Otoyol sürüşleri bana hiç ama hiç hitap etmez.
Maksimum 160 kilolardaki bir motosiklet.
Tam benlik.
Aslında daha da güzeli var. Ktm 500 EXC-F.
120 kilolardaki ıslak ağırlığı ve 64 beygiriyle benim için sözün bittiği yer. "Match made in heaven".
Ama sonrasında başka bir motora binemem diye erteleyip duruyorum işte.

Belki emeklilikte kalkışırım.
Honda Yamaha Suzi Kawa böyle bir model üretse ve ülkemizde satışa sunsa havada uçan tekme atarak girerim showroom'a.

Yazdıklarım kaymak asfalt ya da pist kullanımı dışındaki sürüşler içindir
Ve biz ölümlülerin bütçesine uyacak komponent barındıran modelleri.
Yoksa eminim nice modeller vardır.
Çok da xoştur ema benana.

Kendimi daha net ifade etmeme fırsat vermiş olduğun için ayrıca teşekkür ederim.
Sonuç: Crf 250l rulz.

