Her zaman degil
1989 Italyan tasarimi
1989 Japon tasarimi
Şimdi doğrudan böyle görseller üzerinden gidersek, 1989 Honda CBR1000F gerçekten de 1989 Ducati 750 Sport'dan daha estetik duruyor...
Ama bir de o dönemin gözü ve teknolojisi ile bakmak gerek;
Geoff Seddon, Ağustos 1989'da yayınladığı incelemesinde Ducati 750 Sport'u derinlemesine incelemiş.
The thought of testing Ducati’s new 750 Sport had chief roadtester Geoff Seddon weak at the knees in anticipation. Did the name Sport herald a new King? Would this be the bike to rumble the Ducati …
classictwowheels.com.au
Yazılanlara göre, 750 Sport, Ducati Paso ve F1'in genetiği üzerine inşa edilmiş, daha çok konfor ve yol odaklı bir motosiklet olarak tasarlanmış. Bakıldığında o dönemki rakipleri olan Kawasaki ZXR750 veya Suzuki GSX-R750 göre biraz daha güçsüz kaldığı da söyleniyor. Bu arada o dönemki tasarım bileşenleri de çok benzer gerçekten;
Kawasaki ZXR750
Suzuki GSX-R750
Ama işte mesela 750 Sport'un selefi Paso'ya da bakarsak, bu kez beğeni işleri de değişebiliyor sanki...
1986 Ducati Paso
Şimdi biri de çıkar der ki, Ducati 3 yıl önce Honda'dan çok daha estetik bir motosiklet yapmış. Kimse de bunu yadırgamaz sanki...
Ama işte örneğin yine Geoff Seddon incelemesinde diyor ki;
"The Paso’s is an ugly, cobbly bloody thing tucked away behind acres of red fibreglass, but is good at absorbing secondary vibration from the 90 degree twin. The Sport’s is more your typical Italian work of art, great to look at and nice and rigid, but more prone to pass on the vibes to the rider."
Adam Paso'ya bir sürü kırmızı fiberglasın arkasına gizlenmiş çirkin, pis, kanlı bir şey; Sport'a ise daha çok tipik bir İtalyan sanat eseri; bakması harika, hoş ve sağlam diyebiliyor. Ben diyemiyorum mesela...
Başa dönüyorum;
Tasarım/Tarz/Estetik vs. tamamen kişisel bakışla ilgili değişkenler. İlginç olan, bu kriterlerimiz zamanla müthiş bir salınıma maruz kalabiliyor...
NOT: Bu arada Ducati 750 modelinin evrimini izlemek isteyenler için şu linki bırakayım.