Gösteriş ve aykırı duruş istesem herhangi bir supersport ya da harley alırım. Adv motorlar bu açıdan en mantıksız modeller. Adventure makinelere sadece başka adventure sahipleri bakarKidemliler sadece adv binmiyor, ama goz onunde olmayi seven belli profilde ki tiplerin, gosterisli veya aykiri duruyor diye adv almasindan dolayi oyle gorunuyor olabilir.
Volan.(flywheel'in Türkçesi nedir acep?)
Aslında anlaşılabilir bir durum. İnsan bir yaştan sonra dağ tepe gezmek, keçi gibi olmak, kamp yapmak istiyor. 20'li yaşlarda yoktu bende, şimdi var misal. Gönlüm deli gibi SS makine istiyorken, aklım ve dolayısıyla duygularım ADV ya da Sport Touring makineye kayıyor. Eskiden şuraya buraya gideriz demiyor, aklımıza düşünce yapıyorduk. Şimdi ise gideceğimiz yerin planını aylar boyunca yapıyoruz(yaş 38).
Yalnız hadi bu neyse de, çocuk için olmadığı halde SUV merakına düşen abilerimiz var, bunu ilginç buluyorum çünkü SUV dediğin araba ne bi D class sedan kadar rahat, ne o kadar perfonmanslı. Azıcık yukarıdan bakmak için almıyorlardır diye tahmin ediyorum. Ben henüz bu seviyeye gelemedim, gönlüm D-E sedanlardan yana. Enteresan.![]()
Çok güzel özetlemişsin.
Ben de çocuklarla ailecek kamplar için SUV araba bakıyordum ama şimdiki SW tipi arabamın bagajından daha büyük bagajlı SUV bütçeme göre bulamadığım için varolan arabanın üzerine portbagaj alıp bir süre daha idare etme niyetine girdim. Toyota Corolla Cross alabilecek bütçem olsa hemen alırdım, tam bizlik araba, araziye giremese de olur, maksat kamp yerine bütün ekipmanlarımızla bizi ulaştırabilsin, japon olsun sorunsuz olsun yeter, varsın tipi çirkin olsun umurumda değil.
Motorum da tipi çirkin diyorlar ama kamp malzemelerini yükleyip eşimle haftasonu kamplı gezi yapabiliyoruz daha ne isteyeyim. Asfaltta gazlamak keyif vermiyor, bozuk köy yollarında rahatsız etmesin, konforlu olsun, gerektiğinde yükleyince de zaten ağır motor yüklerin de ağırlığını hissettirmiyor, japon sorunsuzluğu da var, 10 yaşını geçti motorum ama hala sıfır sorunsuzluğunda, daha ne isteyeyim, 150bin km'yi geçene kadar kullanırım ben bunu.
Sana ne?.. Çok merak iyi değildir yavrucum.. Benim postlarım hakkında yorum yapma diye uyarmıştım daha önce...Sen cb125 F inle takıl.. İlerde Öğrenirsin..cantalar boş geziyor yazmış hey allahım dfadfad
nerden biliyon ya boş gezdiğini mesela ?
ne kadar kıskanç adamlar var ya şu dunyada.
Şükür parayı da bulduk motoru da.. Ama hiç bir zaman tercihim olmadı...Sana istanbuldan festivale giden bir tayfadan söz etsem , Geceden kamyona motorları yükleyip , sabah festival alanında motorla fink atanlar desem..Hacım parayı bulsan ilk işin o Adv ler den birtane alırsın gibime geliyor
yani öyle detaylı yazmışsın ki ilgini çekiyor diye düşündüm yalan yok , yoksa sanane adamın çantasından , botundan yav , parası olan şeklini yapacak elbet gayet normal kefenin cebi yok
Ayrıca Antalya'da falan 34 plaka çantalı motor gördüysen doludur içi , kimse boş çantayla 1000 km gitmez ,
Birde 250 kg motor , yolcu , ful çanta vs 350-400 kg ile arazide ne işin var mübarek dertsiz başına dertmi arıyorsun ,
5000 km lik tura çıkmışız orda kıralım kaval kemiğini mi istiyorsun![]()
hakikatten zevk aldığı motora binen adam, tarzı ne olursa olsun, kendi motorundan başkasına bakmaz zaten orası ayrı.Gösteriş ve aykırı duruş istesem herhangi bir supersport ya da harley alırım. Adv motorlar bu açıdan en mantıksız modeller. Adventure makinelere sadece başka adventure sahipleri bakar![]()
Ebatı konusu tartışılır ama motosiklet için milyon seviyesine çıktıktan sonra custom yapılmış bir Bobber motordan daha gösterişli makina olamaz şekil ve görüntü ve tasarım dili olarak.hakikatten zevk aldığı motora binen adam, tarzı ne olursa olsun, kendi motorundan başkasına bakmaz zaten orası ayrı.
Misal ben de 30 küsur senedir motora biniyorum ama adv’ye veya bi naked’a imrenerek bakmışlığım yok.
Ama gösteriş kısmına gelirsen, motora binmeyen herhangi biri için; full aksesuarlı bir GS’in yanında herhangi bir SS makine bisiklet gibi cılız gözükür, gerçekler böyle![]()
Allah daha çok versin dostumSana ne?.. Çok merak iyi değildir yavrucum.. Benim postlarım hakkında yorum yapma diye uyarmıştım daha önce...Sen cb125 F inle takıl.. İlerde Öğrenirsin..
Şükür parayı da bulduk motoru da.. Ama hiç bir zaman tercihim olmadı...Sana istanbuldan festivale giden bir tayfadan söz etsem , Geceden kamyona motorları yükleyip , sabah festival alanında motorla fink atanlar desem..
Yıllar içinde neler gördük..Üyelerinden bir kaçını tanıdığım gurup var. İzmirde.. Asla aralarına GS si olmayanları almazlar..Sadece GS..
Daha şu gürültülü çapır guruplarından da tanıdıklarımız var.. Onlara hiç gelmeyelim.. ADV lerle gidelim biz...
Parası olmayan bence ADV ye binemez. Bu kadar açık ve net..Binsede Manuel, yalnız takılır.. Gezdikleri rotalar kaldıkları yerler , yedikleri içtikleri bizi çok aşar.. İş motoru alınca bitmiyor zaten... Önemli olan sonrası...
Abi durum şu, ben Harley'le giderken millet beni yoldan çevirirdi neredeyse motorumu incelemek sorular sorabilmek için. Polisin motora bakmak için numaradan çevirdiği bile oldu.hakikatten zevk aldığı motora binen adam, tarzı ne olursa olsun, kendi motorundan başkasına bakmaz zaten orası ayrı.
Misal ben de 30 küsur senedir motora biniyorum ama adv’ye veya bi naked’a imrenerek bakmışlığım yok.
Ama gösteriş kısmına gelirsen, motora binmeyen herhangi biri için; full aksesuarlı bir GS’in yanında herhangi bir SS makine bisiklet gibi cılız gözükür, gerçekler böyle![]()
Benim rahmetli arkadaşı tanırsın belki üstad , adı Selim Tekinsoy Alsancak Kıbrıs Şehitleri cd. Pia Kitabevi karşısında Fox Motocafe'yi işletirdi..jantları komple kapalı siyah Fat Boy'u vardı..aklımda kalmış rahmetli ben MC yim derdi rütbemiydi lakapmıydı bilmiyorumHog'ta olmaması anormal değil ki adı Harley Owners Group. Fabrika destekli bir grup. Şase numarasıyla kaydoluyorsun. Harleyi sattım 2 sene oldu hala üyeyim. Kimse gelme demiyor, diyemez. Hatta 1 ay önce falan direktör aradı, ne zamandır gelmiyorsun gs'le gelmiyorsan al bi harley bari öyle gel diye. İstersem herhangi bir geziye katılırım. Ama aramızda değil arkada / safety'nin önünde sür derler mesela.
Bu felsefeyi beğeniyorum, içten geldiği gibi yaşamak bu olsa olsa. Basma kalıplara bağlı kalmadan yaşayabilmek, yaşamın belki de en zor ama en keyif veren felsefesidir kanımca.her telden motor var geçmişimde, çok motor değiştirdim maymun iştahlının tekiyim..
Yeri geldi haftada bir, yeri geldi sabah aldığımı akşam sattım(a4 kağıdına devir yazısı iki imza bitti gitti zamanları). 45den sonra adv'lere merak salıp heves edip adventure tarzları motorlar alıp kullanmaya başladım, içlerinde en sevdiğim Africa L1 oldu, yağmur çamur asfalt, hard olmasa da hatırı sayılır arazi yaptım kendisiyle arazi konusunda gayet başarılı ki ben geçmişte az buçuk enduro motor kullanmış azbuçuk arazi tecrübesi olan biriyim. Africa'yı çok sevdiğim halde orman bölgelerine girişlerin yasaklanmasını ve öyle uzun turlar yapmaya vakti olmayan biri olduğum için At'ı elde tutmaya gerek olmadığına karar verip ( motor konusunda 10 kaplan gücünde çok pis kendime gaz verme yeteneğim vardır) kalbimdeki STRS 765 sevgisini de bahane ederek tekrar Naked motora geri döndüm, madem araziye giremiyorum asfaltta kudurayım bari dedim.. ama elde iki motor tutabilecek imkanım olsaydı africa'yı vermezdim hala özlüyorum. Ama STRS 756'de çok fena bee)
Unutmadan bugüne kadar hiçbir motorumu ticari kaygıyla almadım kilometresi, piyasasının olup olmamasını yarın satabilir miyim diye hiç umursamadım hep kalbimle seçtim ve mutluyum.
Abi MC biraz daha farklı işliyor. MC / MK falan ben barınamam oralarda. Arıza çıkarırım, o yüzden Mc'de olanları pek tanımıyorum. Başınız sağolsun bu arada.Benim rahmetli arkadaşı tanırsın belki üstad , adı Selim Tekinsoy Alsancak Kıbrıs Şehitleri cd. Pia Kitabevi karşısında Fox Motocafe'yi işletirdi..jantları komple kapalı siyah Fat Boy'u vardı..aklımda kalmış rahmetli ben MC yim derdi rütbemiydi lakapmıydı bilmiyorum![]()
Bunu şimdi okudum , TR de yani yerel GS ciler için yazsan eyvallah bir kısmı motorun m sinden anlamaz , imajı için GS alır , biner veya binmez bizi ilgilendirmez..ben global konusuyorum...
1300GS motordan anlamayan adamların birinci tercihi denirken yerel konusmuyoruz çunku.
Hocam benim yaş 52 bitti bitiyor gençliğimde çok motor hayaliyle yattım motorsuz, bazen arkadaşlar yazıyor yaş ilerledikçe bazı motorlara sahip olunabiliyor anca diye.. benim için doğru çünkü ben de öyleydim bilirim acısını ulaşamanın.. birşeylere ulaşabilmenin maddi gücüne erişebildikten sonra da geçmiş yılların acısını çıkarttım çıkartıyorum ulaşabildiklerimle yaş, kilometre, marka model kaygısı olmadan ama yine bütçe dahilinde. Yaş geçiyor ömür bitiyor yarın tekrar motora binebilecek miyim belli değil.. ozaman niye mantıkla hareket edeyim kim takar mantığı. Kilometresi yüksekmiş ee? Yaşı var mış ee? Piyasası yok muş .. pehh. Umurumda değil, sabah uyanırsam şayet evden çıkıp motora doğru yürürken yüzümde gülümseme varsa ,kalbim ısınıyorsa ve birkaç dk sonra üstüne binip gaz açacaksam tamamdır. Budur.Bu felsefeyi beğeniyorum, içten geldiği gibi yaşamak bu olsa olsa. Basma kalıplara bağlı kalmadan yaşayabilmek, yaşamın belki de en zor ama en keyif veren felsefesidir kanımca.
Tabi bizim gibi 50'ye merdiven dayayanların artık ayakları biraz yere basıyor, bütçeler belki bir Goldwing yada Harley alamasa da (bazılarımızın ve şahsen benimde) işe yarar bir motor almaya yetiyor. Gençlerin henüz yolu var, onları da anlayışla karşılıyorum şahsen. Motor konusunda tecrübesizim ama 46 yıla sığan bir dolu tecrübe var ve bir çoğunu da zarar ve bedel ödeyerek edindim. Bu cihetten geçler bazen tahammülsüz ve aceleci olabiliyorlar. Goldwing'e binen tanıdıklarım da var, ben şahsen o motoru almadıktan sonra onların arasına katılmak istemem, mahdut bir grup ve sınırları var. Her grup kendi ekonomik seviyesine göre şekilleniyor ve öylede olması zaten hayatın bir basma kalıbı (bazen beğenmesek ve eleştir sekte). Ama genç arkadaşlar acele etmezlerse yıl ve yaş aldıkça, şayet gözlerinin de önüne bakarlarsa bu işe ayıracakları paraları da daha fazla olacaktır ve onlarda istedikleri motorları alacaklardır.
Bu cümleleri yazarken konuyu açan arkadaşa ithafen bir şeyler yazmadım, esasında iyi ki konuyu açmış, ben şahsen okurken hem keyif aldım hem de bir çok yeni malumatlar edindim. Bu zaviyeden bakınca konunun uzayıp gitmesini hem içten içe istiyor hem de her yeni bilgi dolu mesajı merak içerisinde bekliyorum.
Herkese kazasız, belasız, keyifli sürüşler dilerim.
Mirim, maşallah diyor ve gıpta ile okuyorum yazdıklarınızı...Hocam benim yaş 52 bitti bitiyor gençliğimde çok motor hayaliyle yattım motorsuz, bazen arkadaşlar yazıyor yaş ilerledikçe bazı motorlara sahip olunabiliyor anca diye.. benim için doğru çünkü ben de öyleydim bilirim acısını ulaşamanın.. birşeylere ulaşabilmenin maddi gücüne erişebildikten sonra da geçmiş yılların acısını çıkarttım çıkartıyorum ulaşabildiklerimle yaş, kilometre, marka model kaygısı olmadan ama yine bütçe dahilinde. Yaş geçiyor ömür bitiyor yarın tekrar motora binebilecek miyim belli değil.. ozaman niye mantıkla hareket edeyim kim takar mantığı. Kilometresi yüksekmiş ee? Yaşı var mış ee? Piyasası yok muş .. pehh. Umurumda değil, sabah uyanırsam şayet evden çıkıp motora doğru yürürken yüzümde gülümseme varsa ,kalbim ısınıyorsa ve birkaç dk sonra üstüne binip gaz açacaksam tamamdır. Budur.