Memleket ruh hastası dolu...
Geçen
@espresso ile bana da oldu; Seyrantepe'de bir pideciye oturduk. Motorlar dışarıda duruyor, sonra üç müşteri geldi, iki adam bir kadın yanlarında dört yaşlarında bir velet; adamlardan biri veledi aldı motosikletin biri tanesine oturttu, çocuk bir beş dakika motorun her bir şeyi ile oynadı, benimki yetmedi sonra espresso'nun motoruna da oturttu bir beş dakika da onunla oynadı falan. Şimdi bunlara laf etsek kavga çıkacak, çünkü zaten zihniyeti bozuk olmayan bir tip böyle bir olaya müsaade etmez, en azından sormadan etmeden başkasının malını çocuğuna oyuncak yapmaz... Ek olarak; sonra motorlarımızın arkasına ve yolun üzerine başka müşteri arabaları geldi park etti falan. (Motorları çıkartmak için kaldırıma çıkıp beş metre kaldırımdan sürüp başka bir boşluktan inmek zorunda kaldık...) İstanbul 20 milyon, bunun net en az 18 milyonu şehirde yaşamayı bilmeyen köylü. (Köylü köyünde güzeldir, şehirde şehirli gibi davranmasını bilmek lazım.)
Özetle: Genel olarak insanlarımız narsist (= dışta büyüklenmeci - örneğin "Bize her yer Trabzon" tarzı muhabbetler... - ama içte ezik, aşağılık kompleksli, özgüvensiz, kişiliksiz), hem suçlu hem güçlü, "Etik"in e'sinden bihaber, "hep bana hep bana" diyen, odun, kalas, goril / şempanze kıvamında varlıklar. Sana bir şey yaparlar kendilerini haklı görürler, sen aynısını onlara yaparsan dünyayı ayağa kaldırırlar. %90 böyle beş para etmez tipler, yazık...