2008 Honda Jazz CVT aracım vardı zamanında. Ne kadar da çok severdim kayış aktarmalı kademesiz şanzıman CVT’yi.
Sonra motosiklet denen nesne girdi hayatıma ve ehliyet aldıktan 5 yıl sonra aldığım ilk motorum yine kayış aktarmalı CVT şanzımanlı Honda PCX’ten sonra aldığım zincirli motorlarımla birlikte CVT şanzımanı da sevmez oldum. Motorumda bir sıkıntı yoktu ancak zincir aktarmalı başka motorlara bindikten sonra kayış aktarmadaki güç kaybını, daha doğrusu gücü tekerleklere aktarmadaki gecikmeyi ya da doğruya doğru vites değişimi olmadan güç aktarımını kabul edemez oldum.
Sonra işin içine bir de sağ ayak freni olayı girdi.
Farklı düşünenlere saygım sonsuz ama ön ve arka frenin ikisinin birden elle kontrol edilmesini müthiş güvensiz buluyorum.
Arka fren ayakta olmalı bence.
Gerektiğinde iki freni birden ellerimizle sıktığımızda istemsiz yere (ve fazladan) kasılacağımızı ve de kaçış manevrası yapmanın daha zor olacağını düşünüyorum.
Sırf bunun için Integra 750 - Forza 750 - X-Adv 750 tarzı motorları almadım-almam.
Gerçi yetkili servisteki ustam DCT NC'ye geçen birkaç skuter kullanıcısının ayak frenini iptal ettirip sol elciğe fren maneti koydurduklarını söyledi geçenlerde.
Aynı şekilde istenirse X-Adv için de sağ ayağa fren mekanizması adapte edilebileceğini söyledi. Sonuçta hepsi NC altyapısı kullanan motorlar ve NC parçalarıyla kotarılacak bir işlem. Tabii belli bir maliyeti de var.
Neyse, sol elcikte fren olayı bana ters olduğu için kendi kullanımım için skuter alacağıma ihtimal vermiyorum.
Bir de geçenlerde skuter kullandığı için bel ağrısı çekmekte olan forumdaşımıza yanıt olarak yazdığım gibi oturuş pozisyonu çok önemli bu işte.
Çukurlardan ve kasislerden geçerken totoyu az da olsa seleden ayırabiliyor olmak bence bulunmaz nimet.
Bunun için de ayak peglerinin gövdemizin altında-altına yakın bir yerde olması büyük avantaj.
Belki önceden ayarlanırsa skuter modellerinde de bu yapılabilir ama pratik olacağına ve buna hazır olunacağına ihtimal vermiyorum.
Özetlemek gerekirse:
1. CVT kayış aktarımı
2. Ayak freninin olmaması
3. Oturuş pozisyonu...
... gerekçeleriyle skuter bana ters.
Vitesli motor da ağırlıklı olarak şehiriçi kullanımı için pratik olmayabiliyor.
Çözüm: Gözünü seveyim Cub motorun.
Zincir aktarmalı. Masrafsız. 2012 model Honda Wave motorumu hala orijinal zinciriyle kullanıyorum.
Arka fren sağ ayakta ve hem de gövdenin tam altında kalan ayak pegleri sayesinde gerektiğinde anlık olarak ayağa kalkabilmek süper. Debriyaj olmadığı halde vitesli bir motor ve de sol elcik boş.
100 kilo civarındaki ağırlığıyla çok ama çok pratik.
Skuterlere göre yerden yükseklikleri daha fazla olduğu için bozuk yollarda ya da acil bir durumda kaldırıma çıkmak ya da bir yerlerden geçmek falan gerekirse buna da hayır demiyorlar.
Lastik çapları 17 inç olduğu için skuterlere göre yolu daha az hissettiriyorlar.
Efsane düşük yakıt tüketimleri var.
Performans olarak benzer hacim/güçteki skuter ve vitesli motorlardan aşağı kalmazlar.
Skuterler kadar olmasa da vitesli motorlara göre yerden gelecek su ve çamurdan sizi çok daha iyi bir şekilde koruyabiliyorlar.
Çinlilerde olmayabiliyor ama Japon Cub'larında sele altında küçük de olsa bir saklama alanları oluyor genelde.
Bir de orta kısımda yakıt deposu olmadığı için oraya da birşeyler konabiliyor.
Ayrıca bu dediğim her cub modelinde olmayabiliyor ama benimkilerde olduğu için yazıyorum, akü bitse, hatta aküyü sökseniz bile ayak marşıyla çalıştırıp yol yapabiliyorsunuz.
Honda Wave motorumu 2024 Eylülde Ankaradan Burhaniyeye götürmüştüm tekrardan. Şu konuda da maceramı paylaşmıştım:
https://www.motosiklet.net/forum/ko...otografli-ankara-burhaniye-yolculugum.218522/
Aynı motorumu yine binerek Burhaniyeye götürüp bırakmıştım 2019 yılında ve daha sonra Ankarada Cub motorun eksikliğini hissettiğim için 2021 yılında İstanbulda arkadaşıma sıfır km aldırdığım 2018 model Yamaha Crypton S motoru da kendisini ikna edip gidip aldım ve de önce bir Kıyıköy-Kömürköy-Çorlu turundan sonra binerek Ankaraya getirdim.
Hiç mi eksisi yok bu Cub motorların peki?
Bir kere yakıt depoları çok küçük.
Honda Wave 3.7 lt ve Yamaha Crypton S de 4.2 lt depoya sahipler.
Pratikte birisi 3 lt, diğeri de 3.5 lt yakıt alıyor yani.
Kullanıma göre 150-200 km'de bir yakıt almak gerekebiliyor.
Bir diğer olumsuz sayılabilecek nokta da vitesleri bizim vitesli motorlardan alıştığımızın tersine olacak şekilde öne basınca büyüyen şekilde. İlk başlarda alışkanlık gerektiriyor kesinlikle.
Olumsuz diyebileceğim son nokta da göstergelerinde saat ya da günlük kilometreyi sıfırlama imkanı yok.
Yaklaşık kaç kilometrede bir benzin almanız gerektiğine benzin göstergesine göre karar vermeniz veya son benzin aldığınızdaki kilometreyi aklınızda tutmanız (veya göstergenin fotosunu falan çekmeniz) gerekiyor.
Diğer taşıtlarımda her yakıt alışımda trip A'yı sıfırlayıp menzili görmeye alıştığım için bu durumu olumsuz olarak belirttim.
Yoksa dünyanın sonu değil.
Ve bence başka bir olumsuzlukları da yok Cub motorların.
Haydi şimdi ikinci el Honda Wave110i ve Yamaha Crypton S bakmaya başlayın sarı siteden.


Bilgi: Wave110i sadece 2012 model olarak satıldı ülkemizde. Başka bir model yılı yazan ilanlara itibar etmeyiniz veya öyle ilanlardaki motorları daha yeni olarak algılamayınız.
Crypton S modelleri de 2018-2020 model olarak satıldı ülkemizde. Aynı hatırlatmayı buraya da yapmış olayım.
Not: Zincir aktarım akar.
ATP zincir yağlama ile hem zincir temizliği ve yağlaması olayından kurtuluyorsunuz, hem de zincir-dişlinizin ömrü cidden uzuyor.
Mevcut 3 motorumda bu sistem mevcut ve yaklaşık 50 bin kilometredir zincire dokunmadım bile. Gerdirmeye bile gerek kalmadı desem abartmam yani. Başka şekilde tecrübesi olanlara da saygım sonsuz.
Zincir temizlik ve yağlamasını seven ve bunu düzenli yaptığı için zincir-dişlilerinin ömrünü uzatan forumdaşlara da ayrıca şapka çıkartıyorum.
Okuduğunuz için teşekkür ederim.
Keyif de aldıysanız ne mutlu bana.