Kuryeyi ezen sürücü tutuklandı. Gazla freni karıştırdım

Katılım
7 Kas 2024
Mesajlar
127
Motosikleti
Musatti Kai-Zen(di)
aynasini-kiiran-motorcuyu-ezen-surucu.jpg


Dikiz aynasını kıran kuryeyi otomobiliyle ezmişti… İlk ifadesi ortaya çıktı! Gözü dönmüş sürücü tutuklandı. Pendik’te trafikteki tartışmada dikiz aynasını kıran motosikletliyi otomobiliyle ezerek yaralanmasına neden olan sürücü “kasten öldürmeye teşebbüs” suçundan tutuklandı. Sürücünün polisteki ilk ifadesinde “Kurye olan şahıs, aracın solundan sağ tarafına geçti ve aracımın sağ aynasını kırdı. Daha sonra benim aracımın önüne atladı. Ben de o anki şokla gazla frenin yerini karıştırdım ve bu kişiye çarptım.” dediği öğrenildi.

Olay 8 Şubat Cumartesi günü saat 16.00 sıralarında Çamşeşme Mahallesi’nde yaşandı. Trafikte 34 EH 6467 plakalı otomobil sürücüsü Vedat Kızıl ile 34 KYG 127 plakalı motosikletli kurye F.F. arasında bilinmeyen bir sebeple tartışma yaşandı. Tartışmanın büyümesiyle motosikletli kurye, otomobilin sağ aynasını kırdı. Duruma öfkelenen sürücü otomobiliyle motosikletli kuryeye çarptı. Çarpmanın şiddetiyle savrulan motosikletli kurye F.F., öndeki çekici ile Vedat Kızıl’ın aracının arasında sıkışarak ağır yaralandı.

Yakalanan otomobil sürücüsü emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edildi. ‘GAZLA FRENİN YERİNİ KARIŞTIRDIM’ Savcılık ifadesinde Pendik Veteriner Kontrol Enstitüsünde Veteriner Sağlik Teknikeri olarak çalıştığını söyleyen şüpheli Vedat Kızıl, “Olay günü 34 EH 6467 plakalı aracım ile Aydınlı Yolu Caddesi’nde seyir halinde devam ederken olay nedeni ile ismini ögrendigim 34 TEC 61 plakalı aracı kullanan A.B.A. isimli kişi ile yol verme meselesi yüzünden aramızda tartışma yaşandı. Bu kişi tartışma sırasında bana, ‘Şerefsiz in aşağı seni gebertirim’ şeklinde sözler söyledi. Araya vatandaşlar girdi. Daha sonra bu araçla aynı istikamette yola devam ettik.

Yaklaşık 100 metre sonra sağımda solumda iki tane motosiklet sürücüsü gördüm. Bu kişiler, ‘Şerefsiz sağa çek. Aşağı in. Taksici seni öldüremedi, biz öldüreceğiz’ dediler. Bu kişilerle herhangi bir tartışma yaşamamıştım. Bu kişiler bana, ‘Bize vurdun’ dediler. Ancak ben kimseye çarpmadığımı söyledim. Daha sonra kurye olan şahıs aracın solundan sağ tarafına geçti ve aracımın sağ aynasını kırdı. Daha sonra benim aracımın önüne atladı. Ben de o anki şokla gazla frenin yerini karıştırdım ve bu kişiye çarptım. Daha sonra A.B.A. isimli şahıs taksiden inip beni yumruklamaya başladı. Yaptığım eylemin tek amacı mal ve can güvenliğini korumaktı. Taksi şoförü ve motosiklet sürücülerinin beraber hareket ettigini düşünüyorum. Beni yaralayan, hakaret eden ve beni tehdit eden A.B.A. isimli şahıstan, bana hakaret ve tehditlerde bulunan, aracımın aynasını kıran kurye şahıstan ve yine aynı şekilde bana hakaret ve tehditte bulunan diğer motosiklet sürücüsünden sikayetçiyim. Ben 16-17 yaşımdan beri bipolar hastasıyım” dedi.

‘KASTİ OLARAK ARACI MÜŞTEKİNİN ÜZERİNE SÜRMEDİM’

Savcılıktan tutuklanma talebiyle Sulh Ceza Hakimliği’ne sevk edilen şüpheli Vedat Kızıl, buradaki savunmasında, “Kamera görüntüleri bildiğim kadarı ile kısıtlı şekilde alınmıştır. Kamera kayıtları incelenirse olayın çete halinde işlendiği açık olacaktır. Fırından ekmek almaya gittim. Arabama binmeye çalışırken devam etmeme engel oldu. Aracımın aynasını motorcu kırdı. Ben motorcunun üzerine sürmedim. Sağımdan geçip aynamı kırdı. Beni durdurup saldırmak için aracımın önüne geçti. Kaza öncesinde iki motorcu sağlı sollu yol boyunca beni takip ettiler. Bir tanesi bıraktı, diğeri takibe devam etti. Soldan sağıma geçip iki aracın arasına girdi ve aynamı kırdı. Aramızda husumet yoktur. Tanımam bilmem. O anlık panik ve heyecanla ne yaptığımı bilmiyorum. Yumruklarla neye uğradığımı bilemedim. Kamera kayıtları incelenirse polis gelene kadar, bana gerek taksici gerek çevredekiler saldırdılar. Kasti olarak müştekinin üzerine aracı sürmedim” dedi.

TUTUKLANDI

Savunmayı dinleyen Sulh Ceza Hakimliği, Şüpheli Vedat Kızıl’ın ‘Kasten öldürmeye teşebbüs’ suçundan tutuklanmasına karar verdi.


Moto kuryeyi ezen sürücüden akıllara zarar savunma: Gazla freni karıştırdım.


Sıkıştırılıp ezilen motorcu konuştu: “Kaza yaptık, durmadı, sonra birden gaza bastı, beni sıkıştırdı iki arabanın arasına. Bu canilik, başka bir şey değil. 9 kırığım var, kaburgalarımda.”


Pendik’te yaşanan trafik kavgasında, otomobil ile park halindeki çekici arsına sıkışan motokurye Fatih F. ağır yaralandı. Yaşanan olay sonrasında bölgede çalışan motokuryeler, meslektaşlarına destek vermek için toplandı.



Haberin devamı için tıklayın.

Dostlar açıklamadaki çelişkileri kimse fark etmedi mi?

45 Derece kırıp yan şeride geçip, yetmemiş gibi hızlanıp kaportada sürükleyerek duvar niteliğinde bir bölgeye sıkıştırmak eylemini yanlışlıkla gaza bastım diye savunmuş.


Bütün yorumları okumdum ve eklemek (kişisel düşüncelerim) istiyorum:

İki taraf içinde kaza unsuru 50/50. Taraflar arası kışkırtma bulunmakta. Her iki tarafta aslından sapmış açıklamalar ile kendini aklamaya çalışmakta. Ki bu 'yalan beyan' suçunu doğurur. Yasal olarak, suçun unsurlarını değiştirme, delilleri yok etme/değiştirme, toplumsal baskınlık ile suçu ve suçluyu aklama, durumlarını ortaya çıkartıyor.

Geçmişte başlamış bir tartışma, her ne olursa olsun süreklilik halinde fiziksel şiddete dönüşüyor ise nitelik can güvenliğine döner. Nefsi müdafaa olarak eşit kuvvet veya eşya olmadığından araç sürücüsü ciddi bir yaptırıma uğramalı. Uğramalı diyorum, çünkü adaletin işlenişinden şüphe duymaktayım. Bir şekilde kurtulacağı ve kısa süre sonrasında tekrar trafiğe çıkacağını düşünüyorum.

Nitekim: İki suçlu karşılıklı birbirini yemiş. Her ikisi de yatakta günlerini geçirecek. Biri sıcak, diğeri soğuk olacak. Tek fark bu...


Ne kadar üzerime vazifedir bilemiyorum, ancak söylemek isterim: Ne olursa olsun bir anlık gaflet ile saldırmayın. Derin nefes alarak 5 saniye düşünün. Hala öfkeniz geçmediyse kenara çekin ve 10 saniye yavaşça nefes alıp verin. Buna rağmen öfkeniz geçmiyorsa motordan inin ve bir yere oturup trafiği izleyin. Bir noktadan sonra neden sinirlendiğinizi bile unutacaksınız. Belki bu şekilde evinize ulaşma fırsatınız olur.
 
  • Beğen
Tepkiler: pea
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
Yurt dışında görüyoruz ki, şerit aralarında yada uygun yerlerde motosikletler için küçük ve uygun şerit araç sürücüleri tarafından sağlanıyor. Özellikle trafik durduğu zaman araç konumlamaları buna göre yapılıyor.
Ülkemizde ise araç sağından, solundan, aralarından birinin sağından sonra diğerinin solundan , duran iki aracın arasından her türlü geçiş filitreleme olarak görülüyor. Bu engellenmeli. Anlatmak istediğim konu budur.
Diğer konularda size tamamen katılıyorum. Biz kendi hayatımıza değer vermezken başkalarından değer görmeyi beklemek çok tuhaf.

Farklı fikirlerde olabiliriz buradaki neden sonuç ilişkisinde elbette, ama bizde filtrelemenin yasal olmaması, doğrunun ne olduğunun tanımlanmamış olması da bu "Teksasvari" durumun bir sebebi. Filtreleme nedir, nasıl yapılmalıdır nasıl yapılmamalıdır şeklinde bir kanun çıkarıldı, "motosiklet de araç kardeşim" diyen dinazorlara bu işin doğrusu anlatıldı da kuryeler mi uymadı buna? Yanlışı övüyor ya da sebep sunarak mazur görüyor olmayayım, yanlış yanlıştır, ama bu bizim trafik cahili bir toplum olmamızdan kaynaklı, motosikletlerden değil.

Bir de son cümleye katılamıyorum. Benim kendi hayatıma değer vermemem beni ilgilendirir, aptal olduğumu söyleyebilir herkes ama kimse benim hayatıma saygısızlık yapamaz. Ben kasksız motosiklet sürüyorum diye kimse beni yok sayarak üstüme çıkamaz mesela. "Başkalarının hayatımıza saygı duymasını bekliyorsak önce kendimiz saygı duyacağız kendi hayatımıza" cümlesi çok yanlış ve çok tehlikeli bence. Şu an Türk insanına öğretilmesi gereken ilk şeylerden biri "ne olursa olsun kimsenin hayatına kast edemezsin" cümlesi. Motorcular eğitilmeli, tüm ehliyetler iptal edilmeli hepsine OK, ama dediğim gibi üçüncü şahısların benim yaşam hakkıma saygı duyması ve kast etmemesi için benim kendi hayatıma saygı duymam gibi bir ön şart aranamaz, aranmamalıdır.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
hatalı sollama örneğini aradım bulamadım ama anlaşılmadıysa tekrar edeyim. bir magandayla bir potansiyel katil karşılaşıp da birbirlerini terbiye ettiklerinde seviniyorum, hem de çok seviniyorum.


kimseye bir yetki vermiyoruz. kazayla ayna kırmayla, bir cezalandırma-tepki gösterme yöntemi olarak ayna kırma arasındaki farkları da oturup anlatmaya gerek yok. motorcu avantajını kullanıp kendince infaz yapıyor, araç sahibi ayna konusunda savunmasız. gerizekalı kaçmayıp adamı tahrik etmeye devam ediyor. adam da kendi avantajını kullanıp motoru eziyor. vahşi yaşamı tercih edenler için gayet doğal ve izleyenler için keyifli bir son.

ilk mesajımda da söylediğim gibi tek canımı sıkan detay çekiciyle arada sıkışma olayı oldu. o da olmasa, kurye düşse motoru da zarar görse benim için kusursuz bir senaryo olacaktı.

madem sen benimle ilgili şahsi değerlendirme yapıyorsun, ben de seninle ilgili bir iki şey söyleyeyim. seninle aramızdaki fark şu. sen motorcu kimliğinle suç özgürlüğü kazandığını düşünen bir bireysin ( trafikte hız konusundaki önceki yorumlarına dayanarak). bu yüzden de ayna kıranlarla, 300 kilometre hızla başkasına çarpanlarla bir empati kurabiliyorsun. ben kuramıyorum.

Potansiyel bir katilin birisini öldürmeye teşebbüs ederek terbiye ettiğini ve buna sevindiğini söylediğinden şiddeti övmüş oluyorsun. Olan biten bu.
Şahsi değerlendirme yapma sebebim, hiç sevmediğim halde, söylediğin şeyin anlamını kestiremediğini düşünmemdi. Bu davranışımdan ötürü özür dilerim, ama arkasındayım. Adam öldürmeye teşebbüsü haklı görüyor, övüyor, sevindiğini belirtiyorsun. Şiddet övmek değil de ne bu? Bir katilin bir magandayı "terbiye" etmesine seviniyorsun? Ben mi yanlış okuyorum?

Ben motorcu kimliğim ile suç özgürlüğü kazandığımı düşünmüyorum. Motorcunun burada ayna kırma hakkı vardır, iyi yapmıştır, sevindim, araba vurup kaçtıysa motorcu haklıdır vs vs gibi motorcunun hareketini meşrulaştıran bir tane cümlem dahi yok. Varsa ilet örneğini. Ben motorcunun yaptığı ne olursa olsun, adamı öldürmeye kalkan bir hareketle cevap vermenin kabul edilemez olduğunu söylüyorum. Hız konusunda hangi mesajım nasıl bir intiba bıraktı orasından emin değilim ama yüksek süratte gidiyor kutusu işaretli diye bir insanın her şeyden suçlu, mesela bu taksi sürücüsüne söylenenlerin 10 katı söylemle itham edilmesini anlamıyorum.

Empati kurmaya geleceksek ayna kıran bir motorcuyla empati kurabilirim evet. Empati kurmak hak vermek demek de değildir.
Ama sen bir katille empati kuruyor, empati kurmayı geçip sonucunda ölmediyse iyi olmuş diye seviniyorsun. Aradaki fark az buz değil. Şiddeti övüyorsun, farkında değilsin sadece, o yüzden uzattım zaten.
 
Katılım
7 Kas 2024
Mesajlar
127
Motosikleti
Musatti Kai-Zen(di)
Farklı fikirlerde olabiliriz buradaki neden sonuç ilişkisinde elbette, ama bizde filtrelemenin yasal olmaması, doğrunun ne olduğunun tanımlanmamış olması da bu "Teksasvari" durumun bir sebebi. Filtreleme nedir, nasıl yapılmalıdır nasıl yapılmamalıdır şeklinde bir kanun çıkarıldı, "motosiklet de araç kardeşim" diyen dinazorlara bu işin doğrusu anlatıldı da kuryeler mi uymadı buna? Yanlışı övüyor ya da sebep sunarak mazur görüyor olmayayım, yanlış yanlıştır, ama bu bizim trafik cahili bir toplum olmamızdan kaynaklı, motosikletlerden değil.

Bir de son cümleye katılamıyorum. Benim kendi hayatıma değer vermemem beni ilgilendirir, aptal olduğumu söyleyebilir herkes ama kimse benim hayatıma saygısızlık yapamaz. Ben kasksız motosiklet sürüyorum diye kimse beni yok sayarak üstüme çıkamaz mesela. "Başkalarının hayatımıza saygı duymasını bekliyorsak önce kendimiz saygı duyacağız kendi hayatımıza" cümlesi çok yanlış ve çok tehlikeli bence. Şu an Türk insanına öğretilmesi gereken ilk şeylerden biri "ne olursa olsun kimsenin hayatına kast edemezsin" cümlesi. Motorcular eğitilmeli, tüm ehliyetler iptal edilmeli hepsine OK, ama dediğim gibi üçüncü şahısların benim yaşam hakkıma saygı duyması ve kast etmemesi için benim kendi hayatıma saygı duymam gibi bir ön şart aranamaz, aranmamalıdır.

Kendi Hayatına elbette ki kendin karar vermelisin. Ancak kendini umursamıyor olmanla birlikte ortaya çıkacak toplumsal ihlaller herkesi ilgilendirir. Varsayalım ki Kask Sevmiyorsun veya Sağlık sıkıntısından dolayı takmadın: Bu şekilde seyahat sırasında kaza yapıldığında muhtemelen sen ölmüş olursun. (İnşallah yaşamaz kimse) ... Bu olaydan sonra kazayı yapan ikinci kişi zan altında kalacaktır. Yani kimse kendisine saygısı yoktu, bu yüzden öldü demeyecek. Kaza yaptı orada öldü. Vuran kişi buydu, bu katil... diyerek olayı büyütecekler.

Bu sebeple kişiselleştirmek doğru olmaz diye düşünüyorum. Sonuçta topluluk ile hareket etmekteyiz. Doğru veya yanlış başkaları da trafikte veya yollarda bulunmakta.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
Kendi Hayatına elbette ki kendin karar vermelisin. Ancak kendini umursamıyor olmanla birlikte ortaya çıkacak toplumsal ihlaller herkesi ilgilendirir. Varsayalım ki Kask Sevmiyorsun veya Sağlık sıkıntısından dolayı takmadın: Bu şekilde seyahat sırasında kaza yapıldığında muhtemelen sen ölmüş olursun. (İnşallah yaşamaz kimse) ... Bu olaydan sonra kazayı yapan ikinci kişi zan altında kalacaktır. Yani kimse kendisine saygısı yoktu, bu yüzden öldü demeyecek. Kaza yaptı orada öldü. Vuran kişi buydu, bu katil... diyerek olayı büyütecekler.

Bu sebeple kişiselleştirmek doğru olmaz diye düşünüyorum. Sonuçta topluluk ile hareket etmekteyiz. Doğru veya yanlış başkaları da trafikte veya yollarda bulunmakta.

Tabii ki herkesi ilgilendiren bir durum varsa iş değişir.
Mesela kask takmayan birisi gözüne kaçabilecek bir cisim nedeniyle başkalarını da tehlikeye atma potansiyeline sahiptir, bu yüzden kask takmak da zorunlu kalmalıdır, buna itirazım yok. Dediğin gibi yok yere ölümlü kazaya dönüştürüp başka birisini zan altında bırakmak gibi diğer yanları da vardır. Ona da itirazım yok.

Tek söylemek istediğim başkasının hayatına saygı için bir ön şart gerektiren söylemlerin riskli olduğu. Kendi hayatımızı kurtarmak amacıyla gerçekleştirdiğimiz "mantıklı" meşru müdafaa hareketleri dışında kimsenin yaşam hakkına saygı duymayan bir harekette bulunamayız - kişi kendine saygısı olmayan biri olsa da.
 
Katılım
30 Ocak 2025
Mesajlar
286
Motosikleti
Hero Dash125
Kurye arkadaşların bahsettiği öncelik, geçiş üstünlüğü değil geçiş hakkı gibi bir mantık içeriyor. Ne "farkı var?" diyecekler, ben de "bunca yıl trafiktesin ayırt edemedin mi? "diyeceğim🤣 Geçiş hakkı, trafikte konumu ve potansiyeli itibarı ile geçmesi daha kolay araçlara verilir. Örnek, dar yolda kamyonla otomobil karşılaşırsa otomobil bu durumda önce geçer. Arkadaşların istediği öncelik böyle bir öncelik. Her şeye egoyla bakmamak lazım.

Arabayı da biz kullanıyoruz, motoru da biz kullanıyoruz. İstenenler hepimizi olumlu etkiler.

Bir de acilen herkes trafikte tartışmayı bırakmalıdır. Bunun motorcusu arabacısı yok. Yanlış herkese yanlıştır. Bu olayda yaşanan hiçbir şey "iyi oldu" diye yorumlamamalı.

Önce kendime sonra herkese, karşıdakinin durumunu düşünmeden körü körüne hüküm olayından tez zamanda uzak bir pozisyon diliyorum. Ben de yapıyorum çünkü. Anlamadan dinlemeden net fikirler ortaya koyuyoruz.

Sakin. 😊
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,127
Farklı fikirlerde olabiliriz buradaki neden sonuç ilişkisinde elbette, ama bizde filtrelemenin yasal olmaması, doğrunun ne olduğunun tanımlanmamış olması da bu "Teksasvari" durumun bir sebebi. Filtreleme nedir, nasıl yapılmalıdır nasıl yapılmamalıdır şeklinde bir kanun çıkarıldı, "motosiklet de araç kardeşim" diyen dinazorlara bu işin doğrusu anlatıldı da kuryeler mi uymadı buna? Yanlışı övüyor ya da sebep sunarak mazur görüyor olmayayım, yanlış yanlıştır, ama bu bizim trafik cahili bir toplum olmamızdan kaynaklı, motosikletlerden değil.

Bir de son cümleye katılamıyorum. Benim kendi hayatıma değer vermemem beni ilgilendirir, aptal olduğumu söyleyebilir herkes ama kimse benim hayatıma saygısızlık yapamaz. Ben kasksız motosiklet sürüyorum diye kimse beni yok sayarak üstüme çıkamaz mesela. "Başkalarının hayatımıza saygı duymasını bekliyorsak önce kendimiz saygı duyacağız kendi hayatımıza" cümlesi çok yanlış ve çok tehlikeli bence. Şu an Türk insanına öğretilmesi gereken ilk şeylerden biri "ne olursa olsun kimsenin hayatına kast edemezsin" cümlesi. Motorcular eğitilmeli, tüm ehliyetler iptal edilmeli hepsine OK, ama dediğim gibi üçüncü şahısların benim yaşam hakkıma saygı duyması ve kast etmemesi için benim kendi hayatıma saygı duymam gibi bir ön şart aranamaz, aranmamalıdır.
Bense şöyle düşünüyorum. Kendi hayatına değer vermeyen bir kişi başkalarının hayatına da değer vermez. Tabii ki insanlar kendi hayatları ile ilgili kararları kendileri verirler. İnsan hayatının (sadece insan değil elbette hayvanların da) ne kadar değerli olduğunu anlamamız, öğrenmemiz, öğretmemiz gerekiyor. Nasıl düşündüğümüzün çok bir nemi yok.
Gün gelecek biz de o seviyeye ulaşacağız ama biraz zaman alacak gibi.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,688
Bense şöyle düşünüyorum. Kendi hayatına değer vermeyen bir kişi başkalarının hayatına da değer vermez. Tabii ki insanlar kendi hayatları ile ilgili kararları kendileri verirler. İnsan hayatının (sadece insan değil elbette hayvanların da) ne kadar değerli olduğunu anlamamız, öğrenmemiz, öğretmemiz gerekiyor. Nasıl düşündüğümüzün çok bir nemi yok.
Gün gelecek biz de o seviyeye ulaşacağız ama biraz zaman alacak gibi.

Haklı olabilecek bir düşünce, ancak yine aynı açmaza geliyoruz.

Başkalarının hayatına değer vermeyen / vermediğini düşündüğüm birinin de hayatına saygı duymak zorundayım.
Bu nedenle sebep ne olursa olsun kendimi dışında bir kişinin yaşam hakkıyla ilgili yapabileceğimiz tek şey, saygı duymak olmalı. Aksini söylemediğini biliyorum tabii ki. Biraz politik doğruculuk.
 
Katılım
18 May 2016
Mesajlar
1,301
Motosikleti
DOMİNAR 400 UG 23
Otomobil sürücüsü kasten planlayarak cani duygularla adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalı. İfadesinde kıvırmış arkadaş. Yanlışlıkla gaza basmış. O kuryeye yaptığın o zulümde olduğun gibi ifade verirken de az delikanlı olsaydın bari. Videoyu gördüğümde ifadesinde 360 derece kıvıracak demiştim. Nitekim öyle oldu. Araç sürücüsünün ehliyetine el konulmalı ve ömür boyu ehliyet verilmemeli.
 
Katılım
9 Eyl 2024
Mesajlar
2,127
Haklı olabilecek bir düşünce, ancak yine aynı açmaza geliyoruz.

Başkalarının hayatına değer vermeyen / vermediğini düşündüğüm birinin de hayatına saygı duymak zorundayım.
Bu nedenle sebep ne olursa olsun kendimi dışında bir kişinin yaşam hakkıyla ilgili yapabileceğimiz tek şey, saygı duymak olmalı. Aksini söylemediğini biliyorum tabii ki. Biraz politik doğruculuk.
Medeniyet budur. Ne olursa olsun saygıyı sevgiyi en üste koymak.
 
Katılım
2 Eyl 2024
Mesajlar
4
Motorda kamera bulundurmak şart oldu ,motorcu diyorki bana vurdu devam etti,kuryenin kamerasıda yoksa nasıl ispatlayacak ki ha durdu seni ezmeye kalkacak potansiyeli içinde barındıran biriyle nasıl anlaşabilirsin.Empati yaptığınızda 2 tarafta suçlu ama dağ mağara kanunlarıyla yönetildiğimiz için bu durumlar ortaya çıkıyor.Motorcunun yapması gereken polise gidip kamera görüntüsünü verip suç duyurusunda bulunmaktı
 
Katılım
10 May 2008
Mesajlar
2,133
Otomobil sürücüsü kasten planlayarak cani duygularla adam öldürmeye teşebbüsten yargılanmalı. İfadesinde kıvırmış arkadaş. Yanlışlıkla gaza basmış. O kuryeye yaptığın o zulümde olduğun gibi ifade verirken de az delikanlı olsaydın bari. Videoyu gördüğümde ifadesinde 360 derece kıvıracak demiştim. Nitekim öyle oldu. Araç sürücüsünün ehliyetine el konulmalı ve ömür boyu ehliyet verilmemeli.
Türkiye de verilen ifade kişiyi ipten alıp karşı tarafı suçlu çıkarabileceği için böyle vermiş ifadeyi.
Avukatı verdirmiştir zaten.
Yaptığımız her şey ailemize de çevremize de yansıyor işte bunu şuan biri hasta yatağında diğeri hapiste öğreniyor.
2 dakikalık sinir ego yüzünden hayatlar alt üst oluyor.
 
Katılım
10 Tem 2006
Mesajlar
20,993
Motosikleti
Forza250-cygnusL
Ya ben halaa adamın ikiye bölünebileceği endişesindeyim... Ne kadar gözü dönerse dönsün.. Arabadaki piskopat , motorcu ayrı piskopat..
İkiside hepimizin ders alması için elinden geleni yapmışlar sağolsunlar..
 
Katılım
14 Mar 2016
Mesajlar
1,991
Geçenlerde, tam akşam trafiğinde, Antalya Güllük alt geçidinde , trafik dur-kalk ile ilerliyor. Yol iki şerit, sağda boşluk az. Ben genelde arabadayken, önümdeki araçlar yolun ne tarafına yaklaşmışsa ben de o tarafa yaklaşıyorum ki, motorcular geçebilsin. Neyse, iki önümdeki araç orta çizgiye yakındı, şerit ortasından, araçların arasından bir motorlu arkadaş geldi, kornaya abana abana, o araca el kol yapıyor, niye diğer tarafa yanaşmıyorsun diye, o panikle araç sağa yanaşayım derken, bu kez o sağ kenardaki küçük boşluktan bir motorcu geldi hızla, az daha vuruyordu. Sonra bağrış, çağırış, motorlu adamın camı yumrukladı, kaçtı gitti.
Şimdi düşünüyorum, o esnada yanımda küçük çocuğum vardı, antrenmana götürüyordum, o yumruğu benim arabama atsa ne yapardım diye?
Bir cana kast etmek, hayvan da olsa basit ve kolay değil, olmamalı, ama şu bir gerçek, bir halt yiyecekse insan, her türlü sonucunu göze almalı. Olmayan şeritten gidiyorsan, açılacak kapıya razı olacaksın, 30 km hızla akan trafikte 70-80 ile filtreleme yapıyorsan, aniden şerit değiştirene katlanacaksın, ayna kıracak cesareti gösteriyorsan, ya hiç kırmayacaksın, ya da adam gibi nasibime ne çıkarsa diyip, durup yaptığın (gereksiz) erkekliğin ardında duracaksın. Bir fıkra vardı, madem uçmayı bilmiyorsun, niye i.nelik yapıyorsun diye... O hesap.
 
Katılım
13 Haz 2016
Mesajlar
4,216
Şiddeti övüyorsun, farkında değilsin sadece, o yüzden uzattım zaten.
Hocam siz kaç yaşındasınız? Dolma bahçe sarayında mı doğup, yaşıyorsunuz?
Kimsenin şiddeti falan övdüğü yok eğer empati kurmak istiyorsanız lütfen bu arkadaşla empati kurun.
Maalesef bazı kişiler alışmış ona tekme, buna çifte, öbürüne yumruk atmaya her yaptıkları da yanına kar kalmış.

Tabii mağdurlar da kanuni yoldan hiç bir şey elde edemeyince otomatikman böyle haberler görünce daha önce yaşadığı travma aklına geliyor. Onla bağlantı kuruyor.
 
Son düzenleme:
Katılım
3 Nis 2023
Mesajlar
291
Motosikleti
Honda Forza
Bu savunmalar avukatın yasanın etrafından dolaşma taktikleri. Mesela geçenlerde okulda öğretmeni vuran oe da 'ben öldürmek için ateş etmedim, ellerine ateş ettim ama ellerini göğsüne doğru getirince yanlışlıkla göğsünden vurdum' gibi bir açıklama YAPTIRILMIŞTI...
 
Katılım
29 Tem 2015
Mesajlar
18,583
Motosikleti
Sym Wolf Sb250Ni
Bir erkek için "fren yerine yanlışlıkla gaza bastım" demek en açık ifadeyle bayansı olduğunu, pembe olduğunu, kadın şoför ruhuna sahip olduğunu dünya aleme duyurmaktır. Bu itirafı umarım cezaevinde de karşılık bulur.
 
Katılım
3 Nis 2023
Mesajlar
291
Motosikleti
Honda Forza
Umarım hapisten çıktıktan sonra da anası ile avradını karıştırmaz. Çok üzücü olur..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst