Köpek saldırısı

Katılım
18 Nis 2009
Mesajlar
4,286
Netflix'de KÜBRA diye bir dizi var. Top 10'da ilk sırada...

Yapay zekanın dünyayı ele geçirmesini falan konu ediniyor. Biraz distopik özenti var ama vakit geçirmek için izlenebilir...

Yemin ediyorum bu forumda bazı hesaplar kesin yapay zekanın ürünü...normal zekayla olacak iş değil :)

yanlış anlamazsan kişisel olarak soru sorayım.
tam olarak nerede yaşıyorsun
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
10 Haz 2024
Mesajlar
37
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Amma yaygara yapılmış.

İyi o zaman hindistan da kobralar insanları öldürüyor diye kral kobralarıda yok etsinler.
Adamlar yılana bile dokunmuyor bizimkiler köpek öldürme peşinde.
Sayıları çokmuş falan hep öldürmek için bahane.
 
Katılım
10 Ara 2015
Mesajlar
5,023
Motosikleti
Tiger1200, Tvs Apache
köpek sorunu konuşuluyor sandım, birbirleriyle kavga ediyormuş millet... köpek sorununu konuşun, neler söyleyeceksiniz merak ediyorum.

ben geçen ay motosiklet ile iş yerinden çıktım ve 50 metre ileride üzerime köpek atladı ve gelişine Voleyi bir attım ve köpek beyin sarsıntısı yaşadı, genelde hep ıskalardım ve yine boşa gideceğini sandım ama çok etkili bir tekme oldu... havlamamıştı bu, ısırmak için atladı direk, ilk defa böyle saldıranı gördüm... çelik burunlu bir ayakkabı giyiyordum ve tekme ile köpek sersemledi, beyin sarsıntısı yaşadığı için kaçarken can havliyle ciyaklamadı bile. direk kaçmaya odaklandı.

madem kimse bir şey yapmıyor bende mınçıka yada açılır kapanır jop alıp saldıran köpekleri döveyim diyorum, denk geldiğimi terbiye etmiş olurum. kararsız kaldım mınçıka düşünüyorum, bazen terapi amacıyla hareketler yaparım,
 
Katılım
18 Nis 2009
Mesajlar
4,286
Sizin için ne değişecek bilmiyorum ama Ankara'nın göbeği diyelim...

Rakı sever misiniz bilmiyorum ama her sene yedigöllerde mutlaka 1 hafta kamp yaparım.
O zaman denk gelirsek eğer şöyle buradan da ilan edip 1-2 günlük kamp köfte rakı organize edelim derim
 
Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,204
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Rakı sever misiniz bilmiyorum ama her sene yedigöllerde mutlaka 1 hafta kamp yaparım.
O zaman denk gelirsek eğer şöyle buradan da ilan edip 1-2 günlük kamp köfte rakı organize edelim derim

Böyle çok teklif gelmeye başladı, işkilleniyorum :)

Rakı çok severim tabii ki (Rakı-Balık-Ayvalık) ama köfte ile değil :) Bir de ben pek kamp adamı değilim. Biraz daha naif keyif adamıyım. Ama Ankara olur, ama Ayvalık olur, organizasyonları değerlendiririm...
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Geçen hafta Miami'ye gittim. Bataklık gezisinde airboat'u kullanan adam akşamları piton avına çıktığını söyledi. Öldürdükleri piton yılanının metresi başına $75 ödüyormuş devlet.

Neden?

Çünkü sayıları acaip dengesiz artmış ve normalde çok zengin olan ekosistemdeki memelilerin yüzde doksanını yok etmişler. Üstelik ekosistemin en birincil üyelerinden olan timsahları da yok etmeye başlamışlar...

Peki nasıl olmuş ta yayılmış bu piton yılanı?

İşte burası çok ilginç ve bizim köpek sorunuyla alakalı biraz...

Doksanlarda evde yılan besleme furyası olmuş. Burmese python'da gösterişli bir yılan olduğu için bayağı satılmış. Lakin farklı sebeplerle yılanına bakmaktan vazgeçenler (taşınma, yılanın çok büyümesi, vs.) yılanı yaşayabileceğini tahmin ettiği yer olan meşhur Everglades bataklığına salmış. Salınan yılanlar birbirini bulmuş, çiftleşmiş, çok çabuk büyüdükleri için de ekosistemde terör estirmişler ve halen estiriyorlar...
 
Son düzenleme:
Katılım
8 Eyl 2016
Mesajlar
2,484
Dün haber vardı konuyla ilgili.Komisyon çalışmasını tamamlayıp reise sunmuşlar tasarıyı diye.Yakında meclis gündemine gelir.
Birde konuyla ilgili haber yapılırken arka fona tatlı sevimli yavru köpekleri koyuyorlar ya.Onada ayar oluyorum.Sanki insanları parçalayan bu yavru köpekler.
 
Katılım
17 Nis 2018
Mesajlar
13,393
Motosikleti
D400
Dün haber vardı konuyla ilgili.Komisyon çalışmasını tamamlayıp reise sunmuşlar tasarıyı diye.Yakında meclis gündemine gelir.
Birde konuyla ilgili haber yapılırken arka fona tatlı sevimli yavru köpekleri koyuyorlar ya.Onada ayar oluyorum.Sanki insanları parçalayan bu yavru köpekler.


izmir'in hayvanseverlerin oldugu bir bölgede oturuyorum; şimdiye kadar olanlara bakarak olacakları söyleyeyim


Öldürün kararı cıksa bile Tüm köpekleri toplayıp öldüremeyecekler, o yetenek bizde yok.

Görevli adamlar şimdi oldugu gibi kısırlaştırma / öldürme ya da her ne b.k için gelecek ise saldırgan köpekle uğraşmak yerine elini uzattıgında sevilmek için gelen köpeği yakalayacak. nasılsa kolay lokma ve günlük kotasını dolduracak.

Bu sefer tüm sakin sevecen köpekler toplanırken ortamdaki vahşi köpek sayısı artacak.


Yıllardır bu olay böyle; nerede sakin köpek kulağı küpeli, nerede psikopat köpek küpesiz.

İş ahlakı yok bizim ülkede.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Geçen hafta Miami'ye gittim. Bataklık gezisinde airboat'u kullanan adam akşamları piton avına çıktığını söyledi. Öldürdükleri piton yılanının metresi başına $75 ödüyormuş devlet.

Neden?

Çünkü sayıları acaip dengesiz artmış ve normalde çok zengin olan ekosistemdeki memelilerin yüzde doksanını yok etmişler. Üstelik ekosistemin en birincil üyelerinden olan timsahları da yok etmeye başlamışlar...

Peki nasıl olmuş ta yayılmış bu piton yılanı?

İşte burası çok ilginç ve bizim köpek sorunuyla alakalı biraz...

Doksanlarda evde yılan besleme furyası olmuş. Burmese python'da gösterişli bir yılan olduğu için bayağı satılmış. Lakin farklı sebeplerle yılanına bakmaktan vazgeçenler (taşınma, yılanın çok büyümesi, vs.) yılanı yaşayabileceğini tahmin ettiği yer olan meşhur Everglades bataklığına salmış. Salınan yılanlar birbirini bulmuş, çiftleşmiş, çok çabuk büyüdükleri için de ekosistemde terör estirmişler ve halen estiriyorlar...

Peki şu an köpekler ekosistemde terör estiriyorlar mı Türkiye'de?
 
Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,204
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Türkiye'deki sahipsiz başıboş köpek sorununun, bir heves satın alınıp, sonradan sokağa bırakılan köpeklerden kaynaklandığı savı, biraz da bilinçli bir çarpıtmadır. Evet, başıboş köpek varlığı içinde, satın alınmış ev hayvanı popülasyonu yoktur diyemeyiz ama bu çok çok düşük bir orandadır. Bu bilinçli çarpıtma, sokaklarda terör estiren vahşileşmiş ve çeteleşmiş köpeklerin verdiği zararları sempatik gösterme çabasının bir ürünüdür. Çünkü burada yine zarar veren köpekten çok, onu sokağa bırakan insanoğlunu suçlayan mizantropist dil devreye girer. Hele bir de masum yüzlü yavru bir köpek fonunda dillendirildi mi, artık itiraz eden katil damgasını çoktan yemiştir.

Türkiye'deki pet hayvanı popülizmi, sosyal yalnızlaşmanın da bir ürünü olarak, yaklaşık 10-12 yıllık bir mevzuudur. Bundan önce de insanlar hayvan sahiplenir beslerdi ama evlerde değil. Hele kent insanı buna hepten yabancıydı. Eve ayakkabıyla girmeyen bir kültürde, evde hayvan beslenmesi yakışık almazdı. Tabii pet ürünleri, mama sektörü, veteriner varlığı bu denli yaygın değildi. Ortada paylaşılacak bir rant yoktu. Veteriner dediğin kırsalda küçükbaş, büyükbaş hayvan bakardı. Öyle kedi köpek tedavisi, berberi, oteli, kıyafeti, oyuncağı falan hak getire. Değil kediye köpeğe, çocuğuna oyuncak/kıyafet alırken bile düşünürdü insanlar. Tüketim bu denli vahşileşmemişti. Herkes her gördüğüne sahip olmak için çıldırmıyordu. Bugün alınan bir ürün, 6 ay sonra demode olmuyordu, vs.

Yüzyılın getirdiği bireyselleşme, sosyal izolasyon, toplumsal yabancılaşma, ekonomik ayrışmalar, politik değişimler, küresel reklam, hızlı tüketim gibi değişimler; insanoğlunu, kendi cinsinde bulamadığı koşulsuz sevgi ve sadakati hayvanlarda aramaya yöneltti. Bu irrasyonel değişim, özellikle kedi ve köpek özelinde hayvanlara aşırı anlam yükleme ve onları kendi çocukları yerine koyma gibi sağlıksız bir ruh halini ortaya çıkardı. Bu hal, sorumluluğunu almasa bile sokaklarda yaşayan hayvanları sahiplenme güdüsüyle, çarpık ve şirret bir hayvanseverliği tüm topluma dayattı. Daha geçen gün haberi geçti, hayvan beslemenin yasak olduğu korunaklı bir sitenin yönetim kurulunda olan bir kadın, kendi sitesinden kilometrelerce uzakta bir mahalledeki evin kapısının önünde köpekleri beslediği için, ev sahipleri ile aralarında çatışma çıkıyordu. İşte size nobran bir manipülasyon. Bu keyfi ve Paternalist muhafazakarlık, kendini özellikle köpek severlikte inşa eden, kaba bir ikiyüzlülüğü tüm topluma dayatıyor yıllardır. Her itirazı da, katil ve vicdansız diye savuşturuyor işte...

Neyse ki artık tüm katmanlara yayılan haklı bir isyana yol açtı da, devlet aygıtı da daha fazla kayıtsız kalamadı bu rezalete...Meclis tatile girmeden de iyi kötü bir karar çıkacağa benziyor. Yıllardır tüm uyarılara kulak tıkayanlar, çıkacak sonuçtan da birinci derecede vicdani sorumlu olacaklardır, böyle de biline...
 
Son düzenleme:
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,739
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Trt Belgesel'de evcil bir köpek ile kurdun melezi olan canlının, İstanbul'u doğusundan batısına kadar olan yolculuğunu belgelemişlerdi.
Ayrıca evcil hayvan dükkanında satılan ne olursa olsun kısırlaştırılmış olmalı. Buna uymayana dükkanı tamamen kapatma ve lisansını iptal etme cezası getirilmeli. Burma pitonlarını bende seyretmiştim. Hep insan oğlunun bilinçsiz müdahalesi. Ayrıca hayvanların kulübe ve yemek bırakılacakları yerler belirlenmeli, ben istediğim yerde beslerim mantığı engellenmeli. "Hayvanseverler" kendi kapısının önünde değilde nedense istenmeyen yerlerde beslemeye çok meraklılar.
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
12 Haz 2024
Mesajlar
20
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Türkiye'deki sahipsiz başıboş köpek sorununun, bir heves satın alınıp, sonradan sokağa bırakılan köpeklerden kaynaklandığı savı, biraz da bilinçli bir çarpıtmadır. Evet, başıboş köpek varlığı içinde, satın alınmış ev hayvanı popülasyonu yoktur diyemeyiz ama bu çok çok düşük bir orandadır. Bu bilinçli çarpıtma, sokaklarda terör estiren vahşileşmiş ve çeteleşmiş köpeklerin verdiği zararları sempatik gösterme çabasının bir ürünüdür. Çünkü burada yine zarar veren köpekten çok, onu sokağa bırakan insanoğlunu suçlayan mizantropist dil devreye girer. Hele bir de masum yüzlü yavru bir köpek fonunda dillendirildi mi, artık itiraz eden katil damgasını çoktan yemiştir.

Türkiye'deki pet hayvanı popülizmi, sosyal yalnızlaşmanın da bir ürünü olarak, yaklaşık 10-12 yıllık bir mevzuudur. Bundan önce de insanlar hayvan sahiplenir beslerdi ama evlerde değil. Hele kent insanı buna hepten yabancıydı. Eve ayakkabıyla girmeyen bir kültürde, evde hayvan beslenmesi yakışık almazdı. Tabii pet ürünleri, mama sektörü, veteriner varlığı bu denli yaygın değildi. Ortada paylaşılacak bir rant yoktu. Veteriner dediğin kırsalda küçükbaş, büyükbaş hayvan bakardı. Öyle kedi köpek tedavisi, berberi, oteli, kıyafeti, oyuncağı falan hak getire. Değil kediye köpeğe, çocuğuna oyuncak/kıyafet alırken bile düşünürdü insanlar. Tüketim bu denli vahşileşmemişti. Herkes her gördüğüne sahip olmak için çıldırmıyordu. Bugün alınan bir ürün, 6 ay sonra demode olmuyordu, vs.

Yüzyılın getirdiği bireyselleşme, sosyal izolasyon, toplumsal yabancılaşma, ekonomik ayrışmalar, politik değişimler, küresel reklam, hızlı tüketim gibi değişimler; insanoğlunu, kendi cinsinde bulamadığı koşulsuz sevgi ve sadakati hayvanlarda aramaya yöneltti. Bu irrasyonel değişim, özellikle kedi ve köpek özelinde hayvanlara aşırı anlam yükleme ve onları kendi çocukları yerine koyma gibi sağlıksız bir ruh halini ortaya çıkardı. Bu hal, sorumluluğunu almasa bile sokaklarda yaşayan hayvanları sahiplenme güdüsüyle, çarpık ve şirret bir hayvanseverliği tüm topluma dayattı. Daha geçen gün haberi geçti, hayvan beslemenin yasak olduğu korunaklı bir sitenin yönetim kurulunda olan bir kadın, kendi sitesinden kilometrelerce uzakta bir mahalledeki evin kapısının önünde köpekleri beslediği için, ev sahipleri ile aralarında çatışma çıkıyordu. İşte size nobran bir manipülasyon. Bu keyfi ve Paternalist muhafazakarlık, kendini özellikle köpek severlikte inşa eden, kaba bir ikiyüzlülüğü tüm topluma dayatıyor yıllardır. Her itirazı da, katil ve vicdansız diye savuşturuyor işte...

Neyse ki artık tüm katmanlara yayılan haklı bir isyana yol açtı da, devlet aygıtı da daha fazla kayıtsız kalamadı bu rezalete...Meclis tatile girmeden de iyi kötü bir karar çıkacağa benziyor. Yıllardır tüm uyarılara kulak tıkayanlar, çıkacak sonuçtan da birinci derecede vicdani sorumlu olacaklardır, böyle de biline...

Bu forumda çok zaman geçirmedim ama forumun en aklı başında, en iyi yazan üyesi bence sizsiniz.
Hocam özel değilse ne iş yaptığını cidden merak ediyorum.

Benim tahminim avukatsınız.
Gerçekten keyif alıyorum okurken. kızıp bırakmayın sakın forumu :)
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Trt Belgesel'de evcil bir köpek ile kurdun melezi olan canlının, İstanbul'u doğusundan batısına kadar olan yolculuğunu belgelemişlerdi.
Ayrıca evcil hayvan dükkanında satılan ne olursa olsun kısırlaştırılmış olmalı. Buna uymayana dükkanı tamamen kapatma ve lisansını iptal etme cezası getirilmeli. Burma pitonlarını bende seyretmiştim. Hep insan oğlunun bilinçsiz müdahalesi. Ayrıca hayvanların kulübe ve yemek bırakılacakları yerler belirlenmeli, ben istediğim yerde beslerim mantığı engellenmeli. "Hayvanseverler" kendi kapısının önünde değilde nedense istenmeyen yerlerde beslemeye çok meraklılar.

Söylediğine itiraz etmek için değil de, şöyle bir durum da oluşuyor.
Benim şu an oturduğum yer 15 sene önce böyle bir noktaydı. İstenmeyen köpek atılma noktası, sokak hayvanalarının iyice izole olanlarının beslenme noktası. Hatta beni de 2018 miydi neydi oradaki köpeklerden biri ısırdıydı.

Şimdi buraya yavaş yavaş bir sürü yerleşim yeri geldi, özellikle son 5 yılda coştu, üstüne devletimiz de lojman çaktı bir tane. Artık alanların çatışması söz konusu. Şimdi napıcaz bu köpeklerin beslenme alanlarını daha kuzeye mi kaydıracağız? Böyle böyle yine bir alan çatışması olacak. Dediğim gibi söylediklerine bir itiraz amaçlı söylemiyorum, problem bir sürü başka şeye de dayanıyor.
 
Katılım
10 Tem 2007
Mesajlar
2,739
Motosikleti
Kymco Downtown350i/Dominar 400/Suzuki GSX-8S
Zaten sen fikrini söylersin. Ben fikrimi söylerim, beriki söyler. Birleştirerek bir yere varırsın. Benim dediğim dedik, çaldığım düdük dersen ilerlenmez ki. Sen de haklısın. Beslenme alanı illa şehir dışı olacak değil ki. Özel bir alan olsun. Herkes istediği yere bırakırsa görüntü kirliliği oluyor. En kalabalık yerde alan kurmaya çalışıyor hayvanlar buda teması arttırıyor. Korkan biri araç yoğunluğu olan yola doğru kaçabiliyor. gibi gibi.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Yok böyle bir beslenme alanı atanması olacaksa yerleşim yerinin dışında olmalı bence.
Ama biz buna riayet etmeyip beslenme yerine konut getirdiğimiz zaman bir anlamı olmuyor bunun, onu demek istiyorum. Öyle bir alan atadıysak orası o alan olarak kalmalı.

Şimdi İstanbul Park'ın az kuzeyinde çok büyük bir köpek besleme noktası oluşmuş durumda. Bu pist inşaatından önce miydi falan hiç bilmiyorum ama mevcut durumda orası benim geçerken tedirgin olacağım kadar kalabalık bir yer ve bunun üstüne şimdi yeni pist işletmesiyle buralara AVM konut cart curt yapılması gündemde. Olacak iş değil, ama oluyor işte =)
 
Katılım
2 Eki 2023
Mesajlar
2,204
Motosikleti
Honda CB750 Hornet / Kanuni Seha 150
Bu forumda çok zaman geçirmedim ama forumun en aklı başında, en iyi yazan üyesi bence sizsiniz.
Hocam özel değilse ne iş yaptığını cidden merak ediyorum.

Benim tahminim avukatsınız.
Gerçekten keyif alıyorum okurken. kızıp bırakmayın sakın forumu :)

Teşekkür ederim. Biraz mübalağalı bir değerlendirme olmuş ama yine de gururum okşandı :)
 
Forumdan Uzaklaştırıldı
Katılım
5 Kas 2015
Mesajlar
11,468
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Peki şu an köpekler ekosistemde terör estiriyorlar mı Türkiye'de?
Daha da kötüsü. Burma pitonu bulunduğu ekosistemdeki diğer canlılara zarar veriyor. Türkiye'deki sokak köpekleri ise direk insanlara rahatsızlık ve/veya zarar veriyorlar.

Hem ağanın pohunun üzerine poh olmaz. Ekosisteme sadece insanoğlu zarar verebilir. Başka bir canlı ekosisteme zarar vermeye kalkarsa karşısında bizi bulur. Bu kadar basit.

@Cyan. Bundan sonra sarkastik yazmadığım zaman not düşeyim en iyisi.
 
Katılım
21 Kas 2016
Mesajlar
5,660
Daha da kötüsü. Burma pitonu bulunduğu ekosistemdeki diğer canlılara zarar veriyor. Türkiye'deki sokak köpekleri ise direk insanlara rahatsızlık ve/veya zarar veriyorlar.

Hem ağanın pohunun üzerine poh olmaz. Ekosisteme sadece insanoğlu zarar verebilir. Başka bir canlı ekosisteme zarar vermeye kalkarsa karşısında bizi bulur. Bu kadar basit.

@Cyan. Bundan sonra sarkastik yazmadığım zaman not düşeyim en iyisi.

Pitonlar zengin memeeli çeşidinin 90%'ını yok etmişler, timsahları da yok etmişler yani sayılarını azaltmışlar olarak anlıyorum ben bunu.
Sokak köpekleri Türkiye'de bir güvenlik sorunu da, buna ekosistem tehdidi denirse çok komik olur. :)
Sokak köpekleri bir türü tehlikeye düşürmüş olsa bunu sokak kedilerinde görürüz.

İş bu sözler "sokak köpeği problemi yok" veya "sokak köpeklerinin bir zararı yok" anlamına gelmemektedir.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst