Yurdum beyaz yakalılarının en büyük salaklığı kendilerini işçi sınıfı olarak görmemeleri. Oysa iş kanununa göre onlar da aynı sgk'ya kayıtlılar. Makina başında değil de ofiste çalışıyorlar diye kendilerini farklı görüyorlar, görsünler o sorun değil de aslında işçi olduklarının farkında değiller. İşçiler hiç olmazsa bazıları sendikalı falan oluyorlar, maaşları az bile olsa fazla mesai falan şansları var.
ben de beyaz yakayım fakat sendikalıyım. bizde de işçi olduğunun farkında olmayıp çaycıya güvenliğe temizlik görevlisine ya da üretimde çalışan işçiye falan yukarıdan bakanlar var. ben ve benim gibi birkaç beyaz yaka gidip bizzat samimi olduğumuz için şirkette cidden işlerimiz kolaylaşıyor paşa gibi muamele görüyoruz sağolsunlar.
mesela birkaç çalışma arkadaşım üretimde çalışan işçilere mesafeli olduğu için iletişim kopukluğu yaşanıyor. onların işlerindeki sorunlar bu yüzden çok geç çözülüyor, fırça yiyor vs. ama üretimdekiler sağolsunlar benim çoğu sorunlu işimde aranmıyorum bile kendi kendine halloluveriyor. her ne kadar yasak olsa da şahsi kargolarım masama kadar geliveriyor

ya da ofiste kahve bitince bir ricam yeterli oluyor veya çöpler haftada iki defa alınsa da benimki dolduğu zaman bir ricamla öğle arası o çöpler yokoluveriyor.
sözün özü insanı bitiren tek şey yine kendi egosudur. trafik kazalarının bile sebebi budur aslında temeline baktığımızda.
bazılarında öyle bir ego var ki sanırsın hiç ölmeyecekler ama bilmezler ki kendilerini öldürecek olan şey yine kendi egolarının ta kendisi.
yazık.