Hocam fren konusunda kişisel herhangi bir yorum yapmayacağım. Konuyu baştan sona kadar okudum fakat sizi tersleyen herhangi biri göremedim, siz de diğerleri de fikirlerini belirtmiş, ne söylesen boş demektense savunduğunuz şey ile ilgili daha detaylı bilgiler vermenizi tavsiye ederim.
Cahil diyerek, dün kullanmaya başlamış 3-5 bin km tecrübesi olan kişiler diyerek gönderme yapmışsınız fakat bu konu yıllardır konuşuluyor ve hiçbir yerde tek bir sonuca varılabilmiş değil, halen daha iki kutup var. Yani bu durum suyun kaynama noktasına benzemiyor; hangi fren tekniği ile daha kısa sürede durulabileceği hakkında kanun yok.
Kompresyonu savunmuşsunuz ve neden olarak sürüş tecrübesini göstermişsiniz. Haklı olabilirsiniz; fakat biliyoruz ki motosiklet denen alet hızlanmasından duruşuna, virajından bakışına(Sürüş teknolojisi) kadar baştan sona sayılarla veya bazı teknik veriler içeriyor. Durum bu iken sadece pratiğe göre yürümek pek mantıklı değil.
Saygılar.
Bazen gerçekten fazla sinirlenebiliyor insan. Forumda sinirleniyor olmak doğru değil, ama malesef sinirlenebiliyoruz, konu hakkında artık yorum yazmayı düşünmüyordum ama sizin mesajınıza son olarak cevap vermeyi uygun buldum, zira yaklaşımınıza cevap vermemek kabalık olurdu..
Kullandığım Cahil cümlesi aslında bir mecaz, sonuç olarak kimseyi tanımıyoruz, kim ne kadar donanımlı kim ne kadar donanımsız bunu bilemeyiz, bilsek de bizim haddimize değil insanları yargılamak. O cümle de anlatmak istediğim detay ise yanlış bildiği doğrudan bir insanı vazgeçirmenin imkansız olduğundan başka bir şey değil. Yoksa birisi bana saldırdı ya da saldırmadı konusu değil. Bakınız; aşağıda bir kaç cümle sıralayacağım.
'
' Tecrube en kotu ogretmendir ''
'' Hep diyoruz km ve yil ile tecrube olsaydi taksiciler F1 pilotu, pizza motorcularida Rossi olurdu''
'' Isi sakala baglamaniza gerek yok, kendi tecrubeleriniz ile evrensel gercekleri ve fizik kurallarini ezemezsiniz yada oyle sanirsiniz''
Şimdi lütfen biraz aklı selim düşünelim ve yorumlayalım. Ve gerçekten çok ama çok basite indirgeyerek yorumlayalım. Eğer gerçekten tecrübe kötü bir öğretmen ise, Neden hayatın her anında tecrübe aranır veya konuşulur? Basit örnek; Tecrübeli çalıştırıcı (Futbol) Basit örnek: Motosiklete yeni başlayacağım ne yapmalıyım ? Cevap : Tecrübeli birilerinden yardım alın, Tecrübeli şoför aranıyor(Otomobil sürücüsü) Neden yeni yasa ile ehliyet alacaklar stajyer sürücü olacaklar ? Gerekirse ehliyetleri iptal edilecek? Veya iyi kullanıp herhangi bir kazaya belaya karışmadıkları takdirde stajyerlikten sürücü ünvanını alacaklar gibi gibi devam eder gider.
''Hep diyoruz km ve yil ile tecrube olsaydi taksiciler F1 pilotu, pizza motorcularida Rossi olurdu'' Konumuz motosiklet sürüşü ise, buradan örnekleyelim, madem motosiklete bindiğiniz yıl ve katetmiş olduğunuz km ile tecrübe olmuyor, o halde eğitimini tamamlayan herkes doğru MotoGP'ye.. Biraz fazla mı yüksekten uçtuk? Ya da yıllarca Antreman yapıp km'lerce yol kateden Kenan Sofuoğlu ve son yılların parlayan yıldızı öğrencisi Toprak. Kenan Sofuoğlu babadan ağabeyden motorcu bir aileden geliyor, abilerini kaybetmiş, o pes etmemiş ve çalışmış yol yapmış, kendini geliştirmiş. Yıllarını vermiş adam. Sonuç dünya şampiyonu? Yani kısaca bu işler bizlerin ulaşıp aldığı eğitim ile olan işler değil. Bakın eğitime asla ve asla karşı değilim, herkes gereken eğitimini alsın hiç birimiz kendimizi motogp'ye hazırlamıyoruz, ama pistlerde boy gösteren pilotların geçmişlerine indiğinizde kaç tanesinin sürüş eğitimi alıp pistlere uzandığını görebiliriz ?
Isi sakala baglamaniza gerek yok, kendi tecrubeleriniz ile evrensel gercekleri ve fizik kurallarini ezemezsiniz yada oyle sanirsiniz''
Ben, ya da benim gibi düşünenler, bu konuda kendi bildiklerini tecrübelerini deneyimlerini insanlara aktarmak ve bilgi paylaşımı yapmak için burada bildiklerimizi (doğru yada yanlış) paylaşıyor. Eğer durum bu olmasaydı banane 140 km ile duramadıysan, onane senin motosiklet sürüşünden, şuna ne blabla giderdi. Sizce kendi tecrübelerim ile evrensel gerçekleri ve fizik kurallarını değiştirmeyi düşünen birisimim? ya da birilerimiyiz? Hayır tabiki, ben ya da aynı fikri savunan insanlar, yaşadıkları tecrübeler ile burada insanlar ile paylaşımda bulunuyor, Bakın dünya ikiye bölünmüş avrupası şöyle düşünürken, asyası böyle düşünüyorken hangisi evrensel gerçek? Öncelikle zaten bu başlı başına çelişki değil mi? Bakın 31 yaşımdayım, 21 seneye yakın olmuş motosiklet ile ilk tanışmam. Km'sini tuttuğum 150 bin km, ve kayıt dışı bir çok sürüş ve yol deneyimim olmuş. Geçenlerde benzer bir konuda bir paylaşımda bulundum, o mesajı burada paylaşmak istiyorum tekrar.
''(Egitmen Konusu) Bu işler konusunda ciddi ücretler ödenerek eğitim veren bir zat ile (ayak üstü, tesadüfen gelişen, elimde kaskımı görüp kişisel egolarına yenik düşmesi sonucu bana güvenli sürüş eğitmeni olduğunu ifade etmek için kurulan bir diyalog) 3-5 dakika laflayıp, 6. dakika da motosikletin üzerinde olmam gerektiği kanısına vardım ve son soruyu itiştirerek, bana yaptığı seviye tespit sınavını, kendisine sıkıştırdım.. Toplam motosiklet deneyiminiz kaç km acaba dediğim de, 12 saniye düşünerek verdiği cevap 40.000 km oldu.. Ve dedim ki, daha görmeniz gereken çok badireler var, allah görmeyi nasip etsin. sağlıcakla kalın. Şimdi ben şahsen kendime tepeden bakan insanları küçük gören bir adam değilim, allah bilir, ben de bilirim.. Ama 150 bin km yol yapmışım (Resmi olarak) gayri resmi 160-170 bine yakın olduğunu düşündüğüm bir motosiklet sürücüsüyüm. 40.000 km sürüş yaptığını 12 saniye de söyleyen birisinin beni eğitebileceği konusunda hiç bir düşüncem olamaz.''
Bu demek olmuyor ki bütün eğitmenler böyle, ama böyleleri de var, şuraya bağlıyorum, Eğer bir eğitmen anlattığı bir konuyu tecrübesi dahilinde yaşamamış ve bilmiyorsa, verdiği teorik bilgiyi doğru kabul edip savunan ve konu hakkında uzaktan yakından fikri olmayan arkadaşların İşte dünya gerçeği, hoca anlattı sana mı inanayım, benzeri yorumları bu forumda insanların gerçekten canını sıkabiliyor. Ama bu son konu idi.. Bundan sonra ben sessiz kalmayı tercih ediyor olacağım.
Bir iki cümle de sizin sorunuza cevap vermek istiyorum, madem bu kadar yazdık, benim neden böyle savunduğum konusunda sinirlerim normale dönmüşken cevap vereyim. Bakın anlatılan ve öğretilen bir çok eğitim bilgisi, şu kadar km hıza kadar güvenli sürüşü destekler, Tıpkı Sharp Testlerinin 40-50 km sürat ile gerçekleştirilip, bizim 300 km sürat ile kaskımızın korumasını beklediğimiz durum ile birebir aynı. Hatta çok güzel örnek. Eğer 300 km ile hiç bir garanti verilmiyor ise, bu güvenli sürüş eğitimleri içinde bire bir aynı durum değil midir?
Bakın ben SuperSport motosiklet kullanıyorum, ve inanın ki gerçekten kullanmayan anlayamaz,kullanması en zor ve en rahatsız motosiklettir kendisi. Asla hata kabul etmez, asla sahibini sevmez, zor bi kadın gibidir. Bütün bu olumsuzluklara rağmen size sunduğu tek özelliği güçlü ve hızlı olmasıdır. Kullandığım araba 75 beygir 1.200 kilogram iken, kendisi 200 kilogram 123 beygir dolaylarında. Bunu yazmamdaki sebep ise bu motosiklet üzerinde hızlı gidiyorum,16.500 devir çeviren bir motosiklet bu. Konuda bahsedilen hızlara neredeyse ilk viteste gelebilen bir motosiklet. Bu motosiklet üzerinde ben 6. viteste 260 - 290 km aralıklarında seyir ederken debriyajı çekip fren yapma olasılığım yok. Yani bahsettiğimiz konu bir de acil durum frenajı. Ben uç noktadan bahsediyorum ama 200 km ile de bu söylediğim geçerlidir. Önceki mesajlarımda 2 adet video paylaştım, birisi barkının vites değiştirme videosu, diğeri 1000 rr ile otobanda zora düşen bir arkadaşın videosu. Buna alternatif olarak motogp seyredilebilir,top speed yapan videolar seyredilebilir ve gözlemlenebilir. Hiç birisi debriyajı çekip fren yapmaz,(istisnasi durumlardan söz etmiyorum) anlatmak istediğim konu bu. Bende birçok motosiklet kullandım, hızlısından yavasına hepsinde komprasör kullandım,öyle alıştım, öyle devam ediyorum. Çok basit bir örnek ile sonlandırmak istiyorum, Scooter'larda komprasör yok denecek kadar azdır, eğer doğru olan şey komprasöre ihtiyaç yok cümlesi olsaydı bu motosikletleri kullanan hiç kimseyi göremezdik, veya kullanıp durduramayan insanlar ile karşı karşıya kalırdık. Çünkü bu motosikletlerdeki fren sistemleri 300 km sürat ile giden tabiri caiz ise yerde uçan bir makinayı durdurabilecek güçte asla ve asla değiller. Bütün anlatmak istediğim bundan ibarettir.
Bu arada son cümle, kalbini kırdığımı düşünen arkadaşlarım olduysa hepsinden özür dilerim, dediğim gibi kimseyi kırmak üzmek değil tecrübelerimizi paylaşmaktır buradaki amacımız, iş stresi, mimiksiz mesajlar yanlış değerlendirmelere de sebep olabiliyor, o yüzden gerçekten kırılan var ise özür diler herkese iyi aksamlar dilerim.