- Konu Yazar
- #1
Geçen gün, bölünmüş karayolunda 140 km/s civarında bir hızla giderken önüme bir kediyi kovalayan iki köpek çıktı. Uzaktan görmeme ve hemen yapabildiğim kadar güçlü bir şekilde ön ve arka frene basmama rağmen çarpışmanın olacağı noktaya geldiğimde yavaşlamıştım ama hızım 0 olamamıştı. Köpekler önümden çekildikleri için çarpmadım. Ama o andaki hızımla çarpsaydım düşerdim. Bu olay sonrasında hatırladığım kadarıyla düşünebildiklerimi not edeyim.
Bakışım ileriye değil köpeklere doğruydu. Ön amortisörün kapanmasıyla beraber motor öne yığılırken gözlerim de öne yığıldı. Buna engel olamadım. Fren esnasında dümdüz ileriye bakmaya devam edebilmem gerekirdi. Kaçış manevrası yapmaya çalışmam gerekseydi bakışımı köpeklerden alabilir miydim emin değilim.
Debriyajı sıkmadım. Acil durum freni yaparken debriyajı sıkmak hem fren mesafesini kısaltır, hem de kaçış manevrasını çok daha keskin ve etkili bir şekilde yapmaya olanak tanır. Oysa benim debriyajım sıkılı değildi. Debriyajı çekmiş olmadığım için duramadığım zaman engelden kaçış manevrasını etkin bir şekilde yapamayacaktım.
Fren yaparken sonlara doğru ayna kontrolü yapabildiğim zaman ardımda hızla gelen motorcu arkadaşımı gördüm. Ben iyice yavaşlayınca o manevra yapıp hızla yanımdan geçti. Bana çarpabilirdi. Aynı durumda arkada ben olsaydım ben de duramazdım çünkü bazen seyahatler esnasında birlikte sürüş yapmanın verdiği haz ile yakından takip edebiliyorum. Birlikte sürdüğümüz arkadaşlar arasında takip mesafesi olayını konuşup (ben de dahil olmak üzere) yakın takip alışkanlığından vazgeçmemiz gerekir. Düşünsenize, bomboş yol ve birlikte seyahat eden iki motor birbirine çarpıp düşüyor. Saçmalık. Yol müsaitken sadece iki saniyelik minimum mesafeyi bırakmak değil geniş geniş aralıklarla seyretmek daha güvenli.
Eğitimlerde 50-70 km/s hızla acil durum freni ve engelden kaçış çalışıyorsam, 50 ile fren ve engelden kaçış yapmaya hazırım. Ama 140 ile giderken hiç acil durum freni pratiği yapmadım. 140 ile gideceksen 140 ile giderken durabiliyor olmam da gerekir. Ama anlaşılan o ki duramıyorum. Köpekleri yeterince uzak bir yerden itibaren görmüş ve hemen fren yapmaya başlamış olmama rağmen sadece köpekler önümde durmadıkları için çarpma gerçekleşmedi. Normalde sürdüğümüz hızlarda acil durum freni pratiği yapmak lazım.
VStrom'un freni zaten yetersiz bir de benim frenlemedeki eksikliğimle birleşince olay resmen şans ile kurtarılmış bir hadise halini aldı. Maddi imkanlar elverdiğinde böyle eksikliklerimi daha iyi tolere edebilecek daha güçlü frenlere sahip motorlara geçmek akıllıca olabilir. F700GS en güçlü aday.
Bakışım ileriye değil köpeklere doğruydu. Ön amortisörün kapanmasıyla beraber motor öne yığılırken gözlerim de öne yığıldı. Buna engel olamadım. Fren esnasında dümdüz ileriye bakmaya devam edebilmem gerekirdi. Kaçış manevrası yapmaya çalışmam gerekseydi bakışımı köpeklerden alabilir miydim emin değilim.
Debriyajı sıkmadım. Acil durum freni yaparken debriyajı sıkmak hem fren mesafesini kısaltır, hem de kaçış manevrasını çok daha keskin ve etkili bir şekilde yapmaya olanak tanır. Oysa benim debriyajım sıkılı değildi. Debriyajı çekmiş olmadığım için duramadığım zaman engelden kaçış manevrasını etkin bir şekilde yapamayacaktım.
Fren yaparken sonlara doğru ayna kontrolü yapabildiğim zaman ardımda hızla gelen motorcu arkadaşımı gördüm. Ben iyice yavaşlayınca o manevra yapıp hızla yanımdan geçti. Bana çarpabilirdi. Aynı durumda arkada ben olsaydım ben de duramazdım çünkü bazen seyahatler esnasında birlikte sürüş yapmanın verdiği haz ile yakından takip edebiliyorum. Birlikte sürdüğümüz arkadaşlar arasında takip mesafesi olayını konuşup (ben de dahil olmak üzere) yakın takip alışkanlığından vazgeçmemiz gerekir. Düşünsenize, bomboş yol ve birlikte seyahat eden iki motor birbirine çarpıp düşüyor. Saçmalık. Yol müsaitken sadece iki saniyelik minimum mesafeyi bırakmak değil geniş geniş aralıklarla seyretmek daha güvenli.
Eğitimlerde 50-70 km/s hızla acil durum freni ve engelden kaçış çalışıyorsam, 50 ile fren ve engelden kaçış yapmaya hazırım. Ama 140 ile giderken hiç acil durum freni pratiği yapmadım. 140 ile gideceksen 140 ile giderken durabiliyor olmam da gerekir. Ama anlaşılan o ki duramıyorum. Köpekleri yeterince uzak bir yerden itibaren görmüş ve hemen fren yapmaya başlamış olmama rağmen sadece köpekler önümde durmadıkları için çarpma gerçekleşmedi. Normalde sürdüğümüz hızlarda acil durum freni pratiği yapmak lazım.
VStrom'un freni zaten yetersiz bir de benim frenlemedeki eksikliğimle birleşince olay resmen şans ile kurtarılmış bir hadise halini aldı. Maddi imkanlar elverdiğinde böyle eksikliklerimi daha iyi tolere edebilecek daha güçlü frenlere sahip motorlara geçmek akıllıca olabilir. F700GS en güçlü aday.