Motor ömrü konusu

Katılım
20 Eyl 2013
Mesajlar
2,767
Soru sormak değil bilgi vermek amacım bu sefer. İçten yanmalı 4t motorlarda uzmanlaşmış bir makine mühendisi arkadaş var. Onunla yaptığımız bilgi alış verişini iletiyorum. Daha doğrusu o bilgi verdi, ben aldım :)

Hoca 4t içten yanmalı motorların çalışma prensibi pistonun silindir içinde aşağı yukarı hareket etmesidir. Bu hareket esnasında piston ile silindir arasındaki sürtünme en temel aşınmadır. Tabiki krank aşınır, kran kolu aşınır. Onlara ayrıca deyincem. İlk olarak en temel motor aşınması. Her motorda aşınma vardır. Bu da motorun ömrünü belirler. Burada şunu bilmek gerekir. Motordaki aşınmaların %50'si ilk çalıştırma anından tam yağlama ve ideal ısıyı sağlama aralığında gerçekleşir. Hani basıp marşa açıyoruz ya gazı, işte motorun aşınmasının yarısı burada oluşuyor. Motor yağsız ve soğuk. Silindirin, pistonun, gömleğin ısınma ve genleşme katsayıları birbirinden farklı. Bu da sürtünme katsayısını etkiliyor. Bu yüzden ilk çalıştırmada en azından motorun rolanti sesi kendine gelene kadar beklemek gerekli. Rolanti sesinin düzelmesi yağlama olduğunun, motorun da randımanlı çalışma sıcaklığının alt sınırına girdiğinin işaretidir. Yani ilk çalıştırmada hemen binip gazlamak ile biraz beklemek ciddi oranda motor ömrünü değiştiriyor.

Bir de yağ seçimi olayı var. Yağın üzerindeki rakamlar yağın kalınlık oranıdır. Bizim insanımız bundan bihaber, bu da sıkıntılı. Kışın 10/40 kullanılması iyidir. Motor düşük sıcaklıkta da pompalanacak kadar akışkan, motor ısındığında iyice cıvıyıp yağlama randımanını düşürmeyecek kadar da yoğundur. Yazın ise 15/50 öneriyorum ben. Biraz daha kalın olması yazın özellikle hava soğutmalı motorlarda oluşan yüksek sıcaklıkta daha iyi yağlama sağlar. Bu arada 3 kuruş kar etmek için motoruna açık araba yağı koyduranlar var. O da 4 zamanlı motormuş. İyi de o 90 derecede çalışıyor, soğutma sistemi farklı. Blok farklı. Dakikada çevirdiği devir farklı. Neredeyse otomobilin kesiciye girdiği devirde vites küçültüyor motosikletçiler. Otomobilde kullanılan yağ motosikletin özellikle de hava soğutmalı motorun çalışma sıcaklığına dayanmaz. Yanar. Bunu biz gözle fark etmeyiz. Ancak yapılan analizlerin sonucu budur. Bu yağ seçimi de motor ömrünü ciddi oranda etkileyen 2. faktördür. B arada yağ katkısı diyor herkes, ıslak kavrama yani balataların yağ içinde olduğu durumlarda, kullanılan katkı motora faydalı olabilir ancak balatalarda aşınma, bozulma, kaçırma gibi sonuçlar doğurabilir.

Bir de yüksek devir olayı var. Bir motorun top speedi onun top speedidir seyir sürati değil. Maksimum 120 yapan bir motor 120 ile seyrederse motoru çabuk bitirir. Bir motorun son sürati en çok titrediği, en çok zorlandığı andır. O esnada aşınma artar, yağlama başarısı düşer, yakıtı verimli yakamaz, titreşim artar. Bu da motor ömründe etkili bir başka faktör. Bunun içinde aşırı düşük devir de var, 5. vitese atıp 40 km/h ile gitmek te aynı şekilde motora zarar verir.

Yani ilk çalıştırmada beklemek, doğru yağı kullanmak (10 tlye satılan yağdan ne bekliyor insanlar merak ediyorum) ve devir işini iyi ayarlamak motor ömrünü iki katına çıkartacak etkenlerdir.


Bir sonraki çay buluşmamızda aktarma elemanları ile ilgili konuşmayı planlıyorum. Kendisi de 2 teker sevdalısı olan arkadaşım bu bilgileri bana anlatıyor ancak forumlardan hoşlanmıyor.



Not: 12.03.2015 tarihinde tarafımdan yazılan yukarıdaki metin geçerliliği kanıtlanmamış bilgiler içermektedir.
 
Katılım
21 Ocak 2011
Mesajlar
381
Çok güzel konu teşekkür ederim ama kafama takılan bi soru var mesela yokuş aşağı iniyorum motosikletim 5.viteste hızımda 60, devirde 5000 de felan salıp iniyorum motora zararlımı bu sürüş sizce çokmu düşük devirde kullanıyorum
 
Katılım
30 Mar 2014
Mesajlar
437
Aslında forum yetkililerin bunun benzeri bilgilendirme amaçlı bir konu açması gerekir başlık kısmına.
 
Katılım
27 Şub 2013
Mesajlar
696
Motosikleti
Ybr, Cygnus L
Çok güzel konu teşekkür ederim ama kafama takılan bi soru var mesela yokuş aşağı iniyorum motosikletim 5.viteste hızımda 60, devirde 5000 de felan salıp iniyorum motora zararlımı bu sürüş sizce çokmu düşük devirde kullanıyorum

Rampa aşağı inerken düşük devir yüksek vites motora zarar vermez, fakat o oranı iyi ayarlamak gerek.
Örnek vereyim rampa aşağı 5. vites 60 km ile gidiyosun, debriyaja basınca motor hızlanıyorsa iyi, fakat motor yavaşlıyosa motor gücüyle gidiyosun demektir. Motordaki yük, rampanın eğimi bunlar değişken faktörler, en uygun motor devrini kullanıcı ayarlar.
 
Katılım
6 Mar 2011
Mesajlar
2,592
Çok doğru bilgiler. Yağ konusunda birşey daha eklemek gerekiyor.

Neden tam sentetik yağ kullanmak gerekir?
Yarı sentetik ve Tam sentetik yağ ısındıktan sonra ciddi fark yoktur arada

Yazıda bahsedilen "Motordaki aşınmaların %50'si ilk çalıştırma anından tam yağlama ve ideal ısıyı sağlama aralığında gerçekleşir." olayı için tam sentetik yağ kullanmak gerekir.

Çok ince yapıda olan bu yağ pistonun segmanların minik gözeneklerine tutunur ve inceden bir film tabakası oluşturur. Akşam park ettiğiniz motorunuzdaki yağ sabaha kadar kartere süzülse bile tamamen yağsız kalmaz parçalar. Böylece diğer yağ çeşitlerine göre ilk marşın motora verdiği zararı minimuma indirir.

Özellikle benim gibi Karbüratörlü araç kullanan arkadaşlara uyarı.

Genelde kışın ilk marşta motor çalışmıyor diye Kesinlikle gaz vererek motoru çalıştırmayın !!!.

Otomatik jigle yok diye devirin çok düşmesine çözüm olarak hava ayarını yarım tur açarak bu sorunu çözebilirsiniz
 
Katılım
21 Ocak 2011
Mesajlar
381
Hmmmm çok güzel peki hazır yakalamısken sorucam valla yine bu rampa aşağı gidiyorum duracağım yere yaklaştım diyelim vites kuculterek motoru kompresör e bindirerek mi durmak Iyi dir yoksa fren yaparak yavaşlatip durmak mı
 
Katılım
25 Ara 2014
Mesajlar
8
Birde şu mesele var eğer uzun bir yokuştan aşağı rölantide iniyorsanız bu sure zarfında silindirlere yakıt vermemiş olursunuz sadece hava dolar silindirlere buda silindir çeperlerindeki yağın kurumasına sebep olur ve sürtünme oluşur. Uzun süreli kullanımlarda motora zararı vardır. Yokuş aşağıya giderken arada bir gazı bir miktar açın ki silindirde yanma olayı gerçekleşsin. Yanlışım varsa affola.
bide 10 liralık yağdan ne bekliyorsunuz demişsiniz yağın kalitesi parayla mı ölçülüyor? Pahalı mal iyi ucuz mal kötü herşeye bu kafayla yaklaşmayın
 
Katılım
8 Eyl 2014
Mesajlar
449
enjeksyonlu araçlar için geçerli o. karbüratörlü her türlü gaz veriyo. açıkcası ben birazcıkta cutt off sistemine pek inanmıyorum.ama yapma şansları var motor kompresyon basıncı ile devir dönmeye devam edebilir. :p


ayrıca en büyük ithan motosikletler çok verimsiz motor ömürleri kısa,çoğu 100 bini bile zor görüyor(hatta çoğu göremiyor :p). araba öylemi 300 bin 500 bin görüyor. ya arkadaş bi düşünün en spor arabanın bile max döndürdüğü devri 8000 9000 belki 10000. ama motosikletlerde öylemi o devirleri hızlanmak için kullanıyo. en düşük 5000 devirde stabil seyredilebiliyo torksuz motosikletlerde torklulara lafım yok :p arabada genelikle 3000devirlerde vites atılıyor. motor ömürlerinin kısa olmasının sebebi budur. kalitesiz olmasından değildir. ..



Çok doğru bilgiler. Yağ konusunda birşey daha eklemek gerekiyor.

Neden tam sentetik yağ kullanmak gerekir?
Yarı sentetik ve Tam sentetik yağ ısındıktan sonra ciddi fark yoktur arada

Yazıda bahsedilen "Motordaki aşınmaların %50'si ilk çalıştırma anından tam yağlama ve ideal ısıyı sağlama aralığında gerçekleşir." olayı için tam sentetik yağ kullanmak gerekir.

Çok ince yapıda olan bu yağ pistonun segmanların minik gözeneklerine tutunur ve inceden bir film tabakası oluşturur. Akşam park ettiğiniz motorunuzdaki yağ sabaha kadar kartere süzülse bile tamamen yağsız kalmaz parçalar. Böylece diğer yağ çeşitlerine göre ilk marşın motora verdiği zararı minimuma indirir.

Özellikle benim gibi Karbüratörlü araç kullanan arkadaşlara uyarı.

Genelde kışın ilk marşta motor çalışmıyor diye Kesinlikle gaz vererek motoru çalıştırmayın !!!.

Otomatik jigle yok diye devirin çok düşmesine çözüm olarak hava ayarını yarım tur açarak bu sorunu çözebilirsiniz

syrıca otomatik jigle yoksa el jiklesi var :p motor ısınınca boşuna fazla devir döndürmeye gerek yok. jiglenin amacını öğrenin ve kullanın!
 
Son düzenleme:
Katılım
6 Mar 2011
Mesajlar
2,592
...

syrıca otomatik jigle yoksa el jiklesi var :p motor ısınınca boşuna fazla devir döndürmeye gerek yok. jiglenin amacını öğrenin ve kullanın!

Hava ayarı(CO2 screw) deviri artmıyor bu kesin.

Aradaki fark şu; önce motoru çalıştırıp sonra jigleyi uygun olacak kadar çekmek gerekirken. Hava ayarında buna ihtiyaç kalmıyor.Birde motor daha canlı gidiyor.
(Jigleyi çekerek gitmek ile aynı şey değil :))
 
Katılım
20 Eyl 2013
Mesajlar
2,767
Muhtemelen bu gece yine çay içicez kendisi ile. Eve dönüş saatime bağlı olarak, bu gün sohbet konumuz olarak seçtiğimiz aktarma elemanları ile ilgili bilgileri paylaşacağım.
 
Katılım
2 Haz 2013
Mesajlar
202
V motor, sıralı, boksör motor arası ömür farkı varmıdır? bu konuda da kısa bile olsa konuşurmusunuz?

(cevap verirken etiketlerseniz sevinirim bildiri gelsin diye)
 
Katılım
8 Eyl 2014
Mesajlar
449
Motor sogukken 1500 devirde calisiyosa isininca 2000 devirde calisir. Bu yuzden motoru isitana kadar jigle cekim isininca zaten normal hale donuyo. Hatts cogu araclarda jikle gaz pedalinada baglidir, bknz:uno :) jikleyi cekince gaz pedali az bisey asagiya kayiyo :D ama motosikletlerde boylemidir bilmiyorum gaz koluyla ilgili :D
 
Katılım
20 Ağu 2005
Mesajlar
7,460
Evet, yağın kalitesi parayla rahatlıkla ölçülür. 10 TL'lik yağ ile 30 TL'lik yağın kalitelerinin aynı olma ihtimali var mı ? Üstelik ucuz olan, muhtemelen motosiklet yağı bile değildir.

Jikle kullanımında jikleyi gerektiği kadar açarsanız motorun devrini aşağıda tutabilirsiniz. Sabah ilk çalıştırmada ben genelde 1500 - 2000 devir arasında kalmaya çalışıyorum.
 
Katılım
31 Tem 2010
Mesajlar
416
Boyle konulara hasret kaldık yahu .Takipteyim .

Peki motosikletin kullanma kilavuzunda yari sentetik yag onerilmesine rağmen tam sentetik kullanmanın bir zararı olur mu ?
 
Katılım
16 Şub 2008
Mesajlar
0
Sahibindene bakarsak motor omrunu en olumlu etkileyen sey km dusurmek.

35 bindeki motoru 15 bine dusurunce hem motor omru hem fiyati uzuyor.

orn cbr 125 veya 250 arayanlar 25 bini gecmemis arayinca bunu 1. kriter yapinca tencere kapak misali mal yerini buluyor:)

motor omru en az 80-90 bin olan motorlar icin komik beyhude seyler aslinda
 
Katılım
20 Eyl 2013
Mesajlar
2,767
Tabiki, kendisine sorarım bunları.

Cevaben;

V twin ve sıralı twin arasında kayda değer bir motor ömrü farkı yok. Titreşim, tork ve beygir farkı var. Boksör motor ayrı bir olay, kullanım ömrü kısa diyemem ama bakım/onarım maliyetleri daha yüksek. Anlayan usta az, parça kısıtlı, sistem V-twine ve sıralı twine göre oldukça daha karmaşık. Kullanan firma da kalmadı zaten çok fazla.

Aktarma elemanları hakkında;

Motor ürettiği gücü şanzımana, şanzıman ön dişliye, ön dişli zincire, zincir arka dişliye, arka dişli çekiş tekerleğine aktarır.Burada bitmiyor tabiki, son evre çekiş tekerleğinin gücü zemine aktarmasıdır. Bu aslında bir ileti zinciridir ve bu zincirdeki halkalardan biri hatalı ise, bu hata zaman içinde diğer halkalara da zarar verir.

Birincil ve en kıymetli aktarma elemanı şanzımandır. Islak tip şanzımanlarda şanzıman motor yağının içerisinde çalışır. Şanzıman balata diskleri ve dişlilerden oluşan, oldukça mekanik, düzgün kullanılırsa ömrü motorun ömründen oldukça uzun bir parçadır. Bozulmuş ise muhtemelen kullanım hatasıdır. Tabiki üretim hatalarını montaj hatalarını saymazsak. Motosikletlerde şanzımanın bakımı gibi bir durum (motor ile aynı yağı kullananlarda) söz konusu değil. Sadece zaman içinde balata biter, onu da motor devrinin artmasına rağmen ivmelenmenin olmayışından/ az olmasından anlayabiliriz. Balata değiştirildiğinde durum eskiye döner, çoğu durumda eskisinden iyi performans verir çünkü kullanıcı azalmış balata ile kullanmaya alışmıştır. Burada önemli olan unsurlar şunlar;
1. Yağ katkısı kullanmak sakıncalı, debriyaj kaçırmasına ki aslında o kaçıran debriyaj değil balatadır, sebep olabilir.
2. Genel kanının aksine, tam entetik yağlar balatanın kaçırmasına sebep olabiliyor. Yarı sentetik daha uygun.
3. Hem motor hem de şanzıman motor yağı ile soğuduğundan, özellikle hava soğutmalı motorlarda aşırı ısınan yağın yağlama işini randımanlı yapamamasının önüne geçmek için, belirli aralıklarla mola veril soğumasını beklemek mantıklıdır. Aksi taktirde şanzımandaki dişliler aşınır, vitesler zor ve hissiz geçemeye, takılmaya, vitesten atmaya başlar.
Şanzımanı korumak için;
1. Kaliteli yağ kullanımı
2. Düzgün ve ayarlı debriyaj kullanımı
3. Vites küçültmelerde önce motor devrini alt vitese göre ayarlamak en önemli faktörlerdir.

Özellikle yeni başlayanlar motor freni yaptıklarını zannederek vites küçültürler ve bazen arka teker kilitlenerek kızaklama yapar kısa süreli. Bu kilitleme esnasında o tekerin bütün sürtünme direncine karşın kızaklamasını sağlayan güç şanzımandır. Dolayısı ile bu kızaklamada şanzıman dişlilerine aşırı yük biner. Bu da şanzıman ömrünü kısaltır. Burada aslolan şu, düzgün vites seçimi yapıyor, debriyaj levyesini doğru kullanıyor ve kaliteli yağ tercih ediyorsan, bindiğin motorda üretim hatası da yoksa, çoğu durumda motorun en son arıza yapacak parçası şanzımandır.

Aktarma elemanlarından sıradaki ön dişli. Bu dişli çoğu durumda bir kapak ile muhafaza altına alınmıştır ve biz onu göremeyiz. Onu görmüyor olmamız temizlenme ihtiyacı olmadığı anlamına gelmiyor tabiki. Her yağ değişiminde dişli kapağının açılarak ön dişlinin de temizlenmesini öneririm. Hatta mümkünse dişlinin sökülmesini, dişlinin takıldığı milin de temizlenmesini, milin bloğa girdiği yerdeki keçenin ise kontrol edilmesini öneririm. Ön dişli genelde küçük olduğundan dakikada yaptığı tur sayısı yüksektir, dolayısı ile arka dişliye göre çoğunlukla daha önce eskir, bunun kontrol edilmemesi zincirin dişliden çıkarak dişli ile blok arasına girmesine, milin zarar görmesine, sıkışan zincirin arka tekeri kilitlemesine sebep olabilir. O yüzden belirli aralıklarla ön dişliyi kontrol etmek, gerekli ise değiştirmek mantıklı olur.

Üçüncü sıradaki aktarma elemanı zincir. Zincir birbirine geçen baklalardan oluşan, bir noktada iki ucu birleşen, hareketli bir parçadır. İlk önceliğimiz şu, bir zincir en zayıf baklası kadar güçlü olabilir. Yani, zincirimizin herhangi bir kısmı bir şekilde darbe almış, ezilmiş, aşınmış ise derhal değiştirmek şart. Bu gün piyasada o-ringli, x-ringli ve z-ringli zincirler ve sıradan bildiğimiz zincirler mevcut. Bunların farklarına, teknik detaylarına girme şansım yok çünkü ben de çok hakim değilim. Sadece mesele şu ki, zincirin kalınlığı motorun ürettiği güç ile orantılı olmalıdır. Güçlü bir motorda ince zincir kopma yaparken, zayıf bir motorda kalın bir zincir üretilen gücün verimini düşürecektir çünkü motor ürettiği güçten harcayarak o zinciri döndürmektedir. Zincir konusunda o-ringli zincirlerin yağlamaya daha şyi cevap verdiğini, o-ring halkalarının yağı tuttuğunu biliyorum. Bunun dışında zincir ne olursa olsun, temizlenmeli, yağlanmalıdır. Bunları derinlemesine anlatma gereği duymuyorum zira herkes bunu biliyor. Zincirin de bir ömrü vardır, bu esneme, eğilme, burkulma gibi etkenler dolayısı ile zaman içerisinde zincir uzar, yamulur, incelir, zayıflar. Bu yüzden zincirimizi düzenli olarak kontrol etmek, gerginliğini ayarlamak gerekli.

Aktarma elemanlarından sıradaki arka dişli. Muhafaza hariç ön dişli ile aynı mantıkla çalışır. Ön dişliye nazaran oldukça büyüktür. Arka tekerlek jantına takoz ve miller ile bağlıdır. Aşınma anlamında ön dişli ile aynı süreçler geçerlidir. Burada fark, dişli ile jantın arasındaki takozun dişliden önce yıpranmasıdır. Bir arkadaşın motorun üzerine binip ön freni sıkacak, bu esnada motor boşta, kontak anahtarı sende olacak ki kaza yaşanmasın, sen de motor sabit dururken arka dişliyi elinle ileri-geri çevirmek sureli ile takozunu kontrol edebilirsin. Oynuyorsa aşınmıştır. Aynı yöntemle dişliye 8 çizdirmeye çalıştığında bunu yapacak kudreti damarlarında bulabiliyorsan dişliyi janta bağlayan vidalar gevşemiştir. Bu arada yine genel kanının aksine arka dişlide çap olabilir, yani eğri, yamuk takılması mümkündür. O yüzden mümkün olduğunca işinin ehli birinin onarım yapması uygundur. Sen yine zinciri temizlerken arka dişliyi de temizle. Zincirinde ölü bakla, kör bakla olarak tabir edilen, yani hareket işlevini kaybetmiş bakla var ise o zinciri zaman kaybetmeden değiştir. Sadece dişliden kurtulup dişli ile blok yahut dişli ile maşa arasına sıkışması yeni bir zincir kadar masraflı olacaktır, tabi kilitlenmeye sebep olup kaza yaptırmadığı, ön dişliyi kilitleyip motora veya şanzımana zarar vermediğini varsayarsak.

Son aktarım elemanı, tekerlek;

Tekerlek motorun ürettiği gücün en son ulaştığı, o gücü zemine iletip motorun ilerlemesini sağlayan aktarım elemanıdır. Burada önemli olanlar;
Uygun lastik ebatı ve uygun lastik seçimi, lastik havalarının ayarlı olması, lastiğimizin kullanacağımız zemine uygun olması. Mesela kros lastikleri ile asfaltta sürtünmeden güç kaybedersin, aynı zamanda lastiğin erir. Aynı şekilde, asfalt lastiği arazide tutunamaz, patinaja ve güç/verim kaybına sebep olur. Unutmadan, arka tekerleğin mili ve rulmanları oldukça önemlidir. Bunlarda oluşacak bir problem görmezden gelindiğinde güç/verim kaybına sebep olur, uzun vadede riskli sonuçlar doğurabilir.

Evet arkadaşlar, aktarma elemanları hakkındaki sohbetimiz bu kadardı. Vakit ayırdığınız için teşekkürler.

Not: 13.03.2015 tarihinde tarafımdan yazılan yukarıdaki metin geçerliliği kanıtlanmamış bilgi içermektedir.

---------- Mesajlar birleştirildi - 23:02 ---------- bir önceki mesaj zamanı 23:00 ----------

Boyle konulara hasret kaldık yahu .Takipteyim .

Peki motosikletin kullanma kilavuzunda yari sentetik yag onerilmesine rağmen tam sentetik kullanmanın bir zararı olur mu ?

Hocam sizin cevabınız metinde var. Teşekkürler.
 
Katılım
25 Ara 2014
Mesajlar
8
Ben yağ üreteyim 100 TL ye satayım benim yağ dahamı kaliteli ? Bi şeyden anlamayan insanlarımızın kullandığı bir yöntemdir bu hocam. Parası fazlaysa her zaman kalitelidir.
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst