Kanuni gereklerini yerine getirdiğin sürece, kanuni olarak okula istediğin araçla gidersin. Ama okulun içine aracını park edemezsin. Okulun içerisinde ayrılmış park yerleri varsa bile bunlar resmi alandır gene kendi aracını park edemezsin. Bunun haricinde okulunuzda bisikletle gelmek isteyenler için bir kolaylık yapılmış ve bisikletlerin okul içine alınmasına izin verilmiş olabilir.
Tüm bunların yanında kanunlar olası durumları kapsamak için hiçbir zaman yeterli olmaz. O zaman devreye yazılı olmayan kurallar girer, bu yazılı olmayan kurallara uymamanın yaptırımı da normalde görmezden gelinen başka şeylerden çıkar. Örneğin müdür yardımcınız okula (okul içine park etmesen bile) motorla, arabayla, diğer öğrencileri maddi ya da manevi olarak ezik hissettirecek şekilde gelinmemesini isteyebilir. Bu kanuni bir hakkı değildir ama genel mantıkla bakılınca doğru bir yaklaşımdır. O yaşlarda motorunu-arabanı kıskanan olabilir, bilerek ya da bilmeyerek zarar veren olabilir, bunun sonunda yaralanmalı-bıçaklı kavgalar da çıkabilir. Ağır disiplinlik sonuçlara gidebilir. Bu gibi olasılıkların önüne geçmek için bu tarz istekler gelir. Sen müdür yardımcısına çıkıp "kardeşim bu benim kanuni hakkım" desen, müdür yardımcısı da başka öğrencilerde görmezden gelinen bir takım zorunlulukları senden tam olarak istemeye başlar. Ceketine, kravatına, gömlek-pantolon ütüsüne, üstündeki bir parça lekeye, saçının biraz uzun olmasına, okula biraz geç kalmana vs her şeye takabilir, sayısız örnek çıkarabilirim. Öğrencilik hayatında "uyulması lazım" denen ama çoğu zaman görmezden gelinen herşeyi senden tam olarak ister, sonunda da seni bezdirir.
İlla motorla gitmen gerekiyorsa, bunu kimsenin gözüne sokmadan yapmalısın. Okuldan çıkanların seni üzerine binerken görmeyeceği bir yere park et, milletin gözüne sokma nasıl geldiğini.