BMW R 1200 GS Otuz Bin Kilometre Bakımı Seferi
Elazığ-Adana-Gaziantep
Tarih 1 Aralık 2013 Pazar, kış kapıda ama alıp başımı gitmek istiyorum bu diyardan bir süreliğine.
Motosikletim BMW R 1200 GS'in 30 bin kilometre bakımını bahane edip kendimi yollara vurmaya karar veriyorum.
Ne bana eşlik edebilecek bir arkadaş bulabildim ne de yol arkadaşım olacak bir artçım.
Kimseyi tedirgin etmemek için haber vermiyorum aileme.
Tek endişem soğuk hava. Arkadaşım M. Zafer BİLDİK'e uğrayıp kışlık eldiveniyle boyunluğunu ödünç alıyorum.
Arkadaşım Zafer, evinin önünde yola çıkmadan hemen önce fotoğraflıyor beni.
Sabahın soğuğunda biraz da üşüyerek varıyorum Kömürhan Kavurma tesislerine.
Bir taraftan kahvaltı yapıyor, diğer taraftan da yanlış mı yapıyorum acaba, geri mi dönsem diye düşünüyorum.
Adana'ya, güneye doğru gittiğimden soğuk havadan kurtulacağımı ümit ederek yola devam kararı alıyorum.
Motosikletimin göstergesi 6 dereceden yukarıyı görmezken, Erkenek tünelini geçer geçmez 10 derecelerin üstünü görmeye başladı. Yolculuk asıl bundan sonra keyifli oldu..
Narlı yol ayrımına geldiğimde ani bir kararla sağa sapıp Kahramanmaraş'a doğru yöneldim.
Meşhur Yaşar Pastahanesinde dondurma keyfindeyim.
Tarsus'a varıp bir otelde konakladıktan sonra 2.Aralık.2013 Pazartesi günü randevu aldığım BMW servisi önündeyim.
Demir atımı Fuat KOÇAK Ustamın emin ellerine teslim etmeden önce günün anısına fotoğraf çektiriyorum.
Motosikletimi öğlene doğru teslim alınca Bora KARAKAŞ'ı arayarak ziyaretine gidiyorum.
Motosiklet.Net'te sanal başlayan arkadaşlığımız, Manavgat festivalinde tanışmayla devam edince pekiştirme adına ziyaretinde bulunmak istedim.
Bora Bey Halil BEYAZ'ı arayarak gelişimi haber verince, O da oğlunu motosikletle göndererek beni aldırdı.
Adres bilmediğimden böyle birini takip ederek gitmek benim için çok daha rahat oldu.
Motosikletlerde değişiklikler yaparak Custom dediğimiz tarzı gerçekleştirdiğini gördüm.
Önceleri hobi olarak yapardı ama Halil BEYAZ renkli kişiliğine renkli bir uğraş da eklemişti anlaşılan
Öğleden sonra Gaziantep'e doğru yola çıkıp akşam üzeri otele yerleştim.
Hayali KÜÇÜK arkadaşımın dükkanına yakın olduğundan otelim, yürüyerek kendisini ziyarete gittim.
Sanat eseri tatlılarını hem tattım hem de görüntüledim.
Daha sonra yine motosiklet kullanıcısı Ali AYDEMİR arkadaşımı arayınca otomobiliyle gelip beni aldı.
Antep usulü akşam yemeğini keyifle tatmış oldum.
İki arkadaşıma da misafirperverlikleri için teşekkür ediyorum. Eksik olmasınlar.
Soğuk havadan ve şiddetli rüzgardan endişe eden babamın "Motosikletini bir kamyonete yükleyip sen otobüsle Elazığ'a gel." uyarısına muhatap oldum.
Ardından annemin "Oğlum kendini yorma, babanın dediğini yap." sözleri geliverdi.
Böyle bir şeyi nasıl yapardım, üstelik ben kendimi yormak için bu yola çıkmıştım.
Dedikleri gibi yaparsam bütün motor sosyetesinin diline düşer, sittin sene sohbetlere konu olurdum Valla.
Onları endişelendirmemek adına "Tamam öyle yaparım." deyip bildiğimi okuma kararı aldım tabi.
3 Aralık.2013 Salı sabahı Gaziantep'ten Şanlıurfa'ya doğru hareketlendim.
Güzel havada, 150 Km güzel bir yolculuk yaparak Şanlıurfa merkezine geldim.
Küçük bir moladan sonra güzel havada Siverek'e doğru yola çıktım.
Siverek-Çermik yol ayrımında Çermik yoluna girdim. İki yönlü,dar ama güzel bir asfaltı olduğunu biliyordum.
Ergani'den sonra tekrar üşümeye ve sert rüzgarın tokadını yemeye başladıysam da yolculuğumu tamamladım.
Hayali KÜÇÜK'ün arkadaşlarıma tattırmak için gönderdiği tatlıları ilk tadan Veysi AYDURAN ile Orkun OKYAY oldu.
Halil Can İŞVARLAR'a da tatmak nasip oldu.
Suat KÖKÇİ arkadaşım Antep usulü tatlıları çok beğendi.
Nihayetinde Nusret KÜÇÜK arkadaşım geldi ve emanetler yârini bulmuş oldu.
Tek kişilik maceramı bu şekilde tamamlamış oldum.
Allah can sağlığı verirse yeni sezonu bekliyorum bütün motosiklet kullanıcıları gibi.