Kadınlar nasıl varlıklar?

Katılım
17 Kas 2009
Mesajlar
1,715
A? Ben matkap kullanabiliyorum! Temiz de çalışırım!..
Ayrıca mutfak konusunda benden daha titiz/düzenli bir sürü erkek tanıyorum ::145::

Yahu yine soktun beni MT ye...
Matkap kullanmasini biliyormussun? :pr:
Birak bu ayaklari ama...
Yemem ben... :p

Matkap kullanmak erkek isidrir dermisim. :bounce:

Yatayim artik..
Tek sorun bu iste...
Yanliz yaticam...:queen::queen:

Yanliz miydi yoksa yalniz miyid ülem bu??????:silent:
 
Super Moderator
Katılım
15 Kas 2005
Mesajlar
5,081
Bu çok komikmiş :D

Version - B
A prince asked to a beautiful princess:"Will you marry me?"
The princess said: "No"
And the princess lived happily ever after;
-rode motorcycles, dated mature men -to whom other princesses said "no":D, went to neat bars where she could listen to country music in peace, drank beer-tequila-vodka-wine,
never started the washing machine for anybody who never ever learned how to start it, affordeed a cleaning lady to do the hausework and never heard any complaints about squandering from a guy that never touched a detergent, drank the milk from the box and burped freely, went to rock concerts and tours with or without her firends, kept her apartment and bought new hauses/cars - became rich, never got cheated on while working or doing housework or looking after a baby(they're cute though), all her -married or unmarried- friends thought she was fucking cool as hell... &never fucked unwillingly!


:queen: :mrgreen:

Çok iyiydi...:mrgreen: Üşenmeyip bir ara şu prense daha iyi bir hayat yazayım derken, şimdi bir de prensese daha iyi hayat yazdırtacaksın bana:p Neyse başarılı yine de, (kıssasa kıssas olmuş en azından) tebrik ettim:)
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
A prince asked to a beautiful princess:"Will you marry me?"
The princess said: "No"
And the princess lived happily ever after;
-rode motorcycles, dated mature men -to whom other princesses said "no":D, went to neat bars where she could listen to country music in peace, drank beer-tequila-vodka-wine,
never started the washing machine for anybody who never ever learned how to start it, affordeed a cleaning lady to do the hausework and never heard any complaints about squandering from a guy that never touched a detergent, drank the milk from the box and burped freely, went to rock concerts and tours with or without her firends, kept her apartment and bought new hauses/cars - became rich, never got cheated on while working or doing housework or looking after a baby(they're cute though), all her -married or unmarried- friends thought she was fucking cool as hell... &never fucked unwillingly!


:queen: :mrgreen:

Fake... A princess who listens to country music? Wtf?
 
Katılım
20 Ocak 2010
Mesajlar
888
Yaw agalar... herşey bi tarafa.. iyi güzel diyonuz da, şunu eklemek zorunda hissettim kendimi..

Yaş 30, dünya çevresini 3 kere dolaşmışımdır.. görmedik yaşamadık kalmadı. Evlendim sonra.. Sonra boşandım.. onu da gördüm...
Geçen yıllık izinde, son akşam komşularla yemek yiyorduk bahçede. 5 kişiyiz, anne baba ben, komşular karı koca...

bir anda evlilik konusunda geldi konu, anam..! nasıl bir baskı oldu birden. Lan daha yeni boşanmışım 2 ay olmuş...
Yok hayat şöyle geçmez, yok böyle geçmez... vır vır, dır dır..
Birtek anam savundu beni, bırakın oğlanı rahat, o kafasına göre ayarlar herşeyi diye...

Ben zaten uzun bir süre daha evliliğe karşı olacağımı düşünüyorum,
Gerek bencil olmaktan, gerek yalnızlığı çok sevmekten... istemiyorum evimde hayatımda kimse...
işte bunları söylediğimde, Bizim komşudan duyduğum cümle beni çok derin düşüncelere saldı...

Herkes gidecek hayatından dedi, ne arkadaş kalacak ne başka biri...
30 yaşında seviyorsun yalnızlığı ama 50 yaşında sevmeyeceksin emin ol dedi...
Kavga da etsek, küssek de, benimle hiç konuşmasa bile,
şu evin içinde dolaşmasıdır benim akıl sağlığımı koruyan, evde nefesinin olmasıdır...

Dedi....

Çünkü kimse kalmayacak yanımızda... Anamla babama bakıyorum...
İkisinden birisi olmasaydı şu anda... öteki ne yapardı ki?
İkisi de sürekli şikayet birbirinden... kavgalar, didişmeler..
Abimle ben evlilik terapisti gibi olduk... e diyoruz bırakın arkadaşım birbirinizi..
dağın gidin.. bize de huzur verin...
ikisi o zaman ağız birliği ediyor.. bu saatten sonra yalnız yaşayamam ben...

Demekki bu yaşlılık siniri dediğin şey bu oluyor...

"Katlanamadığın kadar sinirini bozan bir insana muhtaç olmanın getirdiği asabiyet... "

Seve seve evlenecez sanıyorum... yalnızlık çok da güzel bir şey değil sanki..
 
Katılım
19 Ağu 2011
Mesajlar
1,177
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
Yaw agalar... herşey bi tarafa.. iyi güzel diyonuz da, şunu eklemek zorunda hissettim kendimi..

Yaş 30, dünya çevresini 3 kere dolaşmışımdır.. görmedik yaşamadık kalmadı. Evlendim sonra.. Sonra boşandım.. onu da gördüm...
Geçen yıllık izinde, son akşam komşularla yemek yiyorduk bahçede. 5 kişiyiz, anne baba ben, komşular karı koca...

bir anda evlilik konusunda geldi konu, anam..! nasıl bir baskı oldu birden. Lan daha yeni boşanmışım 2 ay olmuş...
Yok hayat şöyle geçmez, yok böyle geçmez... vır vır, dır dır..
Birtek anam savundu beni, bırakın oğlanı rahat, o kafasına göre ayarlar herşeyi diye...

Ben zaten uzun bir süre daha evliliğe karşı olacağımı düşünüyorum,
Gerek bencil olmaktan, gerek yalnızlığı çok sevmekten... istemiyorum evimde hayatımda kimse...
işte bunları söylediğimde, Bizim komşudan duyduğum cümle beni çok derin düşüncelere saldı...

Herkes gidecek hayatından dedi, ne arkadaş kalacak ne başka biri...
30 yaşında seviyorsun yalnızlığı ama 50 yaşında sevmeyeceksin emin ol dedi...
Kavga da etsek, küssek de, benimle hiç konuşmasa bile,
şu evin içinde dolaşmasıdır benim akıl sağlığımı koruyan, evde nefesinin olmasıdır...

Dedi....

Çünkü kimse kalmayacak yanımızda... Anamla babama bakıyorum...
İkisinden birisi olmasaydı şu anda... öteki ne yapardı ki?
İkisi de sürekli şikayet birbirinden... kavgalar, didişmeler..
Abimle ben evlilik terapisti gibi olduk... e diyoruz bırakın arkadaşım birbirinizi..
dağın gidin.. bize de huzur verin...
ikisi o zaman ağız birliği ediyor.. bu saatten sonra yalnız yaşayamam ben...

Demekki bu yaşlılık siniri dediğin şey bu oluyor...

"Katlanamadığın kadar sinirini bozan bir insana muhtaç olmanın getirdiği asabiyet... "

Seve seve evlenecez sanıyorum... yalnızlık çok da güzel bir şey değil sanki..



Evliliğin amacı, eşleri kısıtlamak değil, ikisini bir bütün yapmaktır.

İnsanoğlunun dünya üzerinde ilk görülmesinden beri evlilik mevcuttur ve tarihin kaydettiği bütün topluluklarda aile kurumu baş tacı edilmiştir. Evlilikte iki cins birbirini tamamlar. İki vücut, iki kalp, iki ruh ve daha doğrusu iki şahsiyet birleşir.

Son dört bin yıldaki seksen uygarlıkla ilgili kapsamlı bir araştırma yapmış olan İngiliz antropolog John D. Urwin, her uygarlıkta aile bozuldukça uygarlığın da parçalanmaya başladığını görmüştür. Urwin 'in araştırmasına göre erkek, enerjisini şehvet ve arzuları yönünde kullanırken evlendiğinde ev kurmak için ter dökmekte, geleceğe yatırım yaparak en iyi faaliyeti göstermeye çalışmaktadır.

Neden Evlilik ?

Son zamanlarda ailenin görevlerinde değişiklikler olduysa da şu dört temel ilke her zaman vardır ve var olacaktır:

1. Cinsel İhtiyaçların Karşılanması : Toplumun huzurunu sağlamak amacıyla cinsel davranışlara çeşitli kısıtlamalar getirilir; evlilik kuralları da bu kısıtlamalardandır. Ancak cinsel ihtiyaçlar evliliğin tek amacı değildir.

2. Ekonomik İşbirliğinin Sağlanması : Bilinen bütün insan topluluklarında cinsiyete göre bir iş bölümü ve işbirliği vardır. Erkeklere fiziki güçleri sebebiyle daha ağır ve zorlayıcı görevler verilmektedir. Kadınlar için çocuk doğurma esas olduğundan bu görevin yanı sıra çoğunlukla daha hafif işler uygun görülmektedir. Kısacası kadının ve erkeğin aileye katkıları birbirini tamamlamaktadır.

3. Üreme, Çoğalma Ortamının Sağlanması :

4. Çocuğun Yetiştirilmesi, Bakım ve Eğitimi (Sosyalleşme) : Aile üyeleri, bu konuda kendi paylarına düşeni yerine getirerek aile birliğine katkıda bulunurlar.

Peki Evliliğin Faydaları Neler ?

Evlilik birçok ihtiyacımızın tatminini sağladığı gibi birçok avantajları beraberinde getirir. Onları kısaca sıralarsak;

- Kişinin hayatı düzene girer. Beslenmesi, ısınması, giyinmesi ve barınması tertipli olur.

- Ruh sağlığını tehdit eden yalnızlık ve sıkıntı hissi, ailenin sıcak ortamında kaybolur. Evlilik. tek başına yaşamaktan daima daha güven vericidir.

- Annelik ve babalık gibi zevklerin en güzeli tadılır.

- Hanımlar ekonomik emniyet duygusunu ve ihtiyacını tatmin ederler.

- İntihar, bunalım, ruhî hastalıklar evlilerde, bekarlara oranla daha az görülür. Çünkü evlilik kişiye bir taraftan sosyal bağımlılıklar ve sorumluluklar getirirken, aynı zamanda sosyal itibar ve korunma sağlar.

- İsraf, kumar, alkol ve benzeri kötü alışkanlıklara düşkünlük, sıkıntı, boşluk hissi, amaçsızlık, zaman israfı, kavgacılığa meyil, çabuk öfkelenme gibi problemler bekarlarda evlilere oranla daha sıktır.

- Evliliğin sağladığı faydalardan en önemlisi ise cinsel ihtiyaçların doyumu için bedenî, ahlâkî ve hissî yönden geçerli en iyi çözüm olmasıdır.

- Evlilikle psikolojik ve emosyonel birliktelik sağlanır. Aile içinde bütün bireyler ve öncelikle de karı ve koca arasındaki karşılıklı ilişkiler menfaate dayalı değildir. Ruhsal bir ilişki de söz konusudur ve bu ilişki sevgiyi, şefkati, merhameti, sevecenliği, karşılıklı güveni, fedakârlığı, teselli ve yardımı doğurur ve devam ettirir. İnsan tabiatının kendini en iyi şekilde ifadesi bu ilişki ile filizlenir. Erkek ve kadının ruhsal potansiyeli sadece aile kurumu çerçevesi içinde realize olur ve aile çevresi ve dış dünyada bu sayede iyilik ve fazilet duygularını yeşertir. Evlilik arkadaşlığında her eş sürekli artan bazı sorumlulukları yerine getirme duygusu yaşar. Aileye çocuklar da katılınca sevgi, şefkat ve fedakârlık değerleri gerçekliğe dönüşür ve sabit kişilik özellikleri haline gelir.

- Eşlerin sevdiği, güvendiği, cesaret verdiği, birlikte gülüp beraber geliştiği ve kendisine yalnızca kendisine ait olduğunu bildiği birinin olmasının getirdiği güven duygusu evliliğin bir diğer faydasıdır. Evliliğin amacı, eşleri kısıtlamak değil, ikisini bir bütün yapmaktır. Karşılıklı destek, sevgi ve teşvikle mümkün olan en üst seviyeye kadar geliştirmektir.

Kur'an-ı Kerim'de evlilik ve aile hakkında: "İçinizden, kendileriyle huzura kavuşacağınız eşler yaratıp; aranızda muhabbet var etmesi, O'nun varlığının belgelerindendir. Bunlarda düşünen milletler için dersler vardır." buyrulmuştur.

Gerçekten aile toplumun temelidir ve hep var olmaya devam edecektir.
 
Katılım
4 Ocak 2010
Mesajlar
145
oo herkes filozof olmuş:) hiç mi şans yok be bizde...(socratesin sözüne istinaden)

genel olarak toparlamak gerekirse dersimizden cıkan sonuc;
1. Kadınlarda mantık aramıcaksın
2. Her zaman bardagın bos tarafını görürler. ne kadar istedikleri gibi birisi olmaya çalışırsan çalış mutlaka eksik yanlarını bulup onları yüzüne vurmaya devam edeceklerdir.
3. Kadınlar erkeklerin kendi kendilerine yetmesini kaldıramaz ve hayatı size zehir ederler. yani o her şeyi sizden beklerken, mutlu olmayı size baglamışken sizin kendi kendinizi başka şekilde mutlu edebilmeniz, hayattan zevk alabilmeniz onları çıldırtır...
4. Hiç bir olay karşısında başlarını iki ellerinin arasına alıp olayın analizini yapmazlar. acaba burda benim hatam var mı? ben naptım diye düşünmezler. her zaman onlar haklıdır.
5. Kadınlar erkekleri sömürmek için yaratılmıştır. kendinize bir harcıyosanız onlara 5 harcıcaksınız.
6. Kadınların erkekleri köleleştirme süreci, birlikteligin en başından itibaren başlar. ya hayatta herşeyden vazgecip biran önce teslim olacaksın ya da bu süreci uzatıp daha fazla ızdırap cekiceksin:) sonucta sürec basarısız olursa zaten bırakıp giderler ya da sizi herşeyden soguturlar siz bırakıp gidersiniz.

bu liste uzarda gider böle ama bilinen bi gercek var "ne onlarla oluyor ne de onlarsız" degnegin iki ucuda boklu. "yok kardeşim ben kadın istemiyorum hayatımda derseniz 2 gün sonra hayallerini kurmaya başlarsınız":) bizim kaderimiz bu, hayat bu.
 
Katılım
30 Mar 2006
Mesajlar
933
Fake... A princess who listens to country music? Wtf?

:))) Either we haven't met before, or I am not a princess?!

Çok iyiydi...:mrgreen: Üşenmeyip bir ara şu prense daha iyi bir hayat yazayım derken, şimdi bir de prensese daha iyi hayat yazdırtacaksın bana:p Neyse başarılı yine de, (kıssasa kıssas olmuş en azından) tebrik ettim:)

Zaten "kısasa kısas" yazmaya çalıştım. Yoksa kişisel taleplerim çok belli olacaktı :queen:

Yahu yine soktun beni MT ye...
Matkap kullanmasini biliyormussun? :pr:
Birak bu ayaklari ama...
Yemem ben... :p

Matkap kullanmak erkek isidrir dermisim. :bounce:

Yatayim artik..
Tek sorun bu iste...
Yanliz yaticam...:queen::queen:

Yanliz miydi yoksa yalniz miyid ülem bu??????:silent:

Doğru: "Yalnız"
Doğru: "Yanlış"

Doğru: Tabi ki kullanabiliyorum. Lehim de yapabiliyorum:) Niye?! Benim de iki elim yok mu? :D
 
Katılım
2 Ara 2010
Mesajlar
325
erimcim kadınları anlamak zordur ve bunun bi üstadını ustasını göremedim şimdiye kadar beni tanıdığınız kadar biliyorsunuz :cherry: ben bile çözemedim ,çözecek gibi de görünmüyor :)

ama sana yine burada başka bir konudan kopya çektiğim bir resim koyayım gerisini o anlatsın :) anlayabilirsen

erkekler ve kadınlar ..






---------- Post added at 16:34 ---------- Previous post was at 16:29 ----------



---------- Post added at 16:36 ---------- Previous post was at 16:34 ----------

resim yükleme sitesinde sanırım sorun var uyus oldum yahu :cherry:
bu resime bittim yaaa hahahahahaha
topağı baştan sona okudum sesli sesli kahkahalara attım :D kadınları bu zamana kadar anlayan çözen dize getiren üstesinden gelen yenen bunları başarabilen yok onun için bırakın kendi hallerinde yaşasınlar :))))
 
Katılım
5 May 2009
Mesajlar
1,123
:))) Either we haven't met before, or I am not a princess?!
:queen: :queen: :queen:

Flatter your ownself please... Don't make me do that, princess :p

Neyse, benim bile bazı bazı kantri dinleyesim gelir... Buyrun,
[YT]o22eIJDtKho[/YT]

Tamam tamam bu country diil. Ama Johnny Cash söylüyo di mi?
 
Katılım
16 Tem 2008
Mesajlar
9,061
mealini yazınız lütfen canım, kendi aramızda ööle yabancı lisanla espiri yapmayalım.
ilkokul öğretmenim şöyle derdi;
"şşş cam kenarındakiler, bizede söyleyin bizde gülelim" :queen:
 
Katılım
19 Ağu 2011
Mesajlar
1,177
Bilgiledirme: Bu mesajı yazan kullanıcının üyeliği iptal edilmiştir.
:))) Either we haven't met before, or I am not a princess?!



Zaten "kısasa kısas" yazmaya çalıştım. Yoksa kişisel taleplerim çok belli olacaktı :queen:



Doğru: "Yalnız"
Doğru: "Yanlış"

Doğru: Tabi ki kullanabiliyorum. Lehim de yapabiliyorum:) Niye?! Benim de iki elim yok mu? :D

Yapabilirsin neden yapamayabilesin ki?
Ona kaldıysa bende enfes yemekler pişerebiliyorum,lezizmi leziz pastalar yapabiliyorum..Bunları yapabilmek ne özel yetenek ister, ne de doğuştan cinsiyet...Biraz özveri biraz el ayarı,göz kararı oldumu herkes yapabilir...
Erkeğe avcılık,kadına toplayıcılık yakıştıran,rolleri ve yetkileri belirleyen olup bununla alakalı tarihi erkekler yazdığı için;kadınların erkeklerin uzmanlık alanına girmesi onlar tarafından hiçte hoşgörülmeyebiliyor :)Ama yemek yapan,çocuk bakan bir erkek kadınların hoşgörüsünü alabilirken,toplum tarafından alnına light yada kılıbık yaftası vurulabiliyor....
İşte bu yüzden;sınırları ve yetkileri erkekler belirlediği için;karşı cinsin çalışma ve beceri alanlarına genelde bu sebeplerden dolayı pek girmek istemezler....
 
Katılım
23 Tem 2007
Mesajlar
277
yazılabilecek her şey zaten fazlası ile yazılmış, ben de bir kaç cümle ilave edeyim.
kadınlar zordur ancak doğru insanı bulamazsan her gün yaşadığına kahredersin.
doğru insanı bulabilir ve gereken yerde birisi geri adım atmasını bilirse beraberlik, evlilik; dişlileri uyumlu çalışan makina gibidir.
51 yaş ve 23 yıllık evliliğin verdiği tecrübe ile derim ki;

** aşk meşk bunlar geçici şeyler, birliktelik ve evilik kararını kesinlikle duygularınız ile değil mantığınız ile verin. çünkü aşk bir müddet sonra yerini alışkanlıklara bıraktığında gerçeklerle yüz yüze kalırsınız.
ömür boyu süren aşlar sadece filmlerde olur. kesinlikle bir müddet sonra yerini sevgi ve alışkanlıklara bırakır.
gerçekler ve istatikler gösteriyor ki, görücü usulü ile yapılan evlilikler aşk evliklerinden daha uzun ömürlü.
** doyumsuz, karasız, kişiliği oturmamış, aile sorumluluğunu kaldıramıyacak, hep isyeyen ve bekleyen, ben sen deyip biz demesini beceremeyen, özellikle bulduğuyla yetinmeyen ve gözü yükseklerde olan hatunlardan aşkınızdan geberiyor olsanızda kesinlikle uzak durun.
** aşk insanı öldürmez, baktın olmuyor mantıklı hareket edip evlenmeden daha baştan ayrılırsan unutmak için en baba aşkın ömrü 6 ay, sonra unutursunuz mazide bir anı olarak kalır.
ancak duygularına kapılır da ipi kaptırısan hayat boyu ağlarsın. ne demiş atalarımız "ölüsü olan bir gün, delisi olan her gün ağlar".

Son söz; yalnızlık Allah'a mahsustur ve Cenab-ı Hak insanları çift yaratmıştır. siz bakmayın bekarlık sultanlıktır palavralarına.
28 yaşında evlendim, keşke daha evvel evlenseydim de şu anda torunlarımı seviyor olsaydım.
şimdiki gençler maymun iştahlı ve doyusuzlar, şükretmesini bilmiyor ve sıkıya gelemiyorlar.
geçinmek ve mutlu olmak için formülü uzaklarda aramaya gerek yok. hepimiz kendi anamıza babamıza baksak sanıyorum %80'imiz için doğru rol model onlardır.
 
Son düzenleme:
Katılım
22 Eki 2007
Mesajlar
1,232
Askeri okuldaki binbaşımızın anlattığı bir olayı sizinle paylaşırsam muhtemelen ŞİFRE çözülmüş olacak :cherry: :

Küçük bir çocuk,evdeki anne ve babasının hergün kavga etmesinden ve tartışmasından bıkmıştır ama bir yandanda nenesiyle dedesine bakar hiç kavga gürültü yok,gül gibi geçinip gidiyolar.Bir gün nenesine gider ve sorar : nene,annem ve babam hergün kavga ediyolar ama dedemle sana bakıyorum hiç kavga etmiyosunuz der.Bunun üzerine nene anlatmaya başlar :
Neneyle dedenin evlendikleri günü : tabi ozaman arabalar taksiler nerde,sadece at arabası var,evlenmişler çeyizi toplamışlar at arabasına yüklemişler,sadece gelin ve damat gidecekleri yer uzak ve vasıtaları at arabası.Dağlık patikalı yollarda ilerlerken at birara huysuzlaşmış,adam arabadan inip ata demişki bu biiiiiirr,arabaya binip yola devam etmişler,at bir süre sonra yine huysuzlaşmış yola devam etmemiş,adam tekrar at arabasından inip ata demişki bu ikiiiiiii,arabaya binip yola devam etmişler,bir süre sonra at tekrar huysuzlanmış ve adam tekrar attan inip ata demişki bu buda üççç deyip atın kafasına sıkıp atı öldürmüş,oracıkta yolda bi başlarına kalmışlar,gelin delirmiş adam sen ne yaptın atı neden vurdun biz nasıl yolumuza devam edicez şimdi falan diye söylenirken : adam kadına dönmüş demişki bu biiiiirrrrr :queen: ... Nine, işte biz ogün bugündür birdaha kavga etmedik demiş.

evliyim Allaha şükür mutluyum,tavsiye ederim keşke daha erken evlenseydim dediğim zamanlar çok oldu ayrıca Peygamber efendimiz (s.a.v) in hadisi var şu 3 şeyde acele edin diyor: o 3 şeyden birtanesi : efendimiz çocuklarınızı evlendirmede acele edin diyor. (Haramına kavuşmadan helaline kavuşsun diye )

Kadınlar : onlarlada olmuyo onlarsızda olmuyo ...
 
Katılım
22 Tem 2011
Mesajlar
255
Bir arkadışım şöyle demişti "KADINA ve SİYAH ARABAYA YAKINDAN BAKILMAZ. NE KADAR YAKINDAN BAKARSAN O KADAR KUSUR GÖRÜRSÜN"
Birde fıkra:
Adamın biri kumsalda dolaşırken ayağı bi şişeye çarpmış..Şişenin tıpasını çıkarmış ve içinden bir cin çıkmış..Cin adama – Bir dilek hakkın var..Dile benden ne dilersen! demiş..Adam da – İki okyanusu birbirine bağlayan bi köprü yapmanı istiyorum..demiş..
Cin :
- Yahu kardeşim bu ne biçim dilek daha olanaklı bişeyler iste..demiş..
Adam :
- Öyleyse kadınları anlamak istiyorum..demiş..
Cinin cevabı çok kısa ve net :
- Köprü kaç şeritli olsun ? demiş..

Şakası bir tarafa erkek ve kadın bir bütünün iki yarısı. Hangi yarı hangi yarıyı nerede nasıl bulur bilmem. Ama o yarımlar bir araya gelmeyince yaşam yarım kalıyor.
 
Katılım
28 Mar 2011
Mesajlar
183
Kadinsiz erkek, erkeksiz kadin her zaman eksikdir arkadaslar. Iki cins de ayri varliklardir, onemli olan birbirlerini tamamlamalaridir
 
Katılım
9 Kas 2008
Mesajlar
3,117
Ben çevremde insan olunca ruh sağlığım bozuluyor. Bide hayatının sonuna kadar aynı kişi ile... Kesin deliririm ben. :p
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Yeni mesajlar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst