Yahu; bizim sorunumuz okuduğumuzu anlamamak değil ki.. Biz toplum olarak tartışma kültüründen yoksun bir toplumuz. Karşımızdakini dinleme , dinledikten sonra düşünme alışkanlığımız yok. Bunun sadece yazı ile kısıtlamayın. Açın televizyonları tartışma programları var onlarca. Herhangi birini seyredin. Birbirine bağıran koca koca proflar ile dolu ortalık. Açın Meclis Tv yi seyredin. Açın Spor programlarına bakın. Kim ne diyor belli değil. İnsan olarak ne zaman birbirimizin fikrine gerçek anlamda saygı duymayı öğreniriz, bizim savunduğumuz fikrin dışında bir fikri savunan insanı "düşman" değil de farklı bir zihin diye düşünür algılarız, işte o zaman okuduğumuzu da anlarız, yüz yüze doğru düzgün de tartışabiliriz.
Çoğunlukla katılıyorum. Yalnız tartışma kültüründen yoksun tanımlamasına bir itiraz sunabilirim belki: Bizim toplumumuzun elbette bir tartışma kültürü var ama bu, tabiri caizse, "kirli" bir kültür.
Tartışma adabı, üzerine düşünülmesi gereken bir konu. Örneğin karşımızdaki insanın fikirlerine saygı duymak konusu deklare edilen fikirler son derece rencide edici, üzücü olsa dahi fikir özgürlüğü çerçevesinde ele alınabiliyorsa bir anlam kazanıyor. Çoğunluğumuz bundan yoksun. İnsan kendisine itici gelmeyen fikirlere saygı göstermek konusunda niye zorlansın? Önemli olan, dillendirildiğinde midenize oturan, canınızı yakan fikirlerin açıklanmasını savunabilmektir...
Bir de fikirlere yine fikirler ile cevap verme meselesi var. Bu da bizim tartışma kültürümüzde kangren olmuş bir sorun. Karşımızdaki insanın fikirlerine cevap üretemediğimizde, bilgimiz, birikimimiz buna yetmediğinde hemen işi hakarete vurmak alışkanlığındayız. Buna tersinden bakmakta mümkün. Kendi içinde rasyonel bir fikir ileri sürüldüğünde cevap olarak tehdit ya da küfür geliyorsa şundan artık emin olabiliriz: Küfür eden tarafın mental kabiliyeti bu tartışmayı sürdürmeye yetmiyordur. An itibarı ile artık cahildir o insan ve bunu kabullenmek kişi için son derece zor olduğundan karşısındakine küfürler savurmak daha uygun bir çözüm gibi görünmektedir ona... Bunu en çok din, milliyetçilik gibi konularda izlemek mümkün. Konu milliyetçilikse hemen vatan haini ilan ediliverir sesi çatlak çıkan. Kafasına bir kurşun layık görülür. Konu din ise kendi dininden olmayanı sapık ilan etmek esastır. Vahşet düzeyi de artar. Misal kafası kesilesi bir insandır o münafık... Sonra da mesela, der ki biraz önce ağzından kan damlatan kişi: "Bu da benim fikrim, hani fikir özgürlüğü diyordunuz?". Nasıl anlatacaksın, fikir özgürlüğü kavramının şiddeti kapsamadığını?
Kaptırdım kendimi, yazdıkça yazıyorum. Daha yazasım da var ama...