
söylencek çok şey var, yazacak çok daha fazla var.
uzman olarak o taraflarda takıldım. sıcak kanlı insanlar. burada çocuklardan bahsediyoruz.
korkulardan baskılardan. ananeden. töreden. törörden. kendi içlerinde eşitsiz adaletsiz, kimde fazladan kardeş varsa onun haklı oldugu bir yerden. aslanın kediye boğduruldugu bir yerde yetişen çocuklardan bahsediyoruz.
adam fakirliye isyan ediyor adresi devlet gösteriyorlar. haksızlıga uğruyor adres devlet gösteriliyor. töre için suç işliyor kazık gibi cezayı yiyince gene devleti gösteriyorlar. çocuk ne görürse onu uyguluyor. burada çocukların mahsumiyetini falan tartışmıyoruz. çocuk masumdur.
üniversite yıllarında pastanede oturuyoruz. içeriye 5 polis giriyor etrafı süzüyor. benım oturdugum masaya geliyor ve " geçler kimlikler lütfen " diyor. bakıyor cıkıyor. patanede başka kimsenin kimliğine bakılmıyor. bizm kimliye bakmalarınıda normal karşılıyorum tip ofsayt.
polisler gidincede arkadaş diyorki " gördünmü bak sen devlet devlet diyorsun ama koca pastanede bir tek bizim kimliklere bakıyorlar çünkü biz doguluyuz." böle bir anlayış bukadar alınganlık olmaz. "len oğlun sakin ol ben dogulu değilim benimkinede baktılar, papaz gibi saçlar mağra adamı gibi sakallar olunca bende olsam bakardım". dedim ama adam ne dese beğenirsin " sen doğululara benziyorsun sen ondan kaynadın arada yoksa seninkine bakmazlardı" bu alınganlıgı kullanıyor birileri.
bir başka mevzu ( doğulu çok arkadaşım vardır ) hep birlikte oturmuş muhapbet ediyoruz. biri kimliğini çıkarıyor " bak sen farkında değilsin ama bizim kimliklerde kırmızı damga". ahanda buradan yak. çaktırmadan cüzdanda baktım benın nufusdaki damga ne renk diye benimkide kırmızı bunun üzerine benim kimliği çıkarıyorum ortaya " aha benimkide kırmızı yok öle ayrı renk damga falan diye" ne deseler " sen dogulula benzıyorsun senide damgalamışlar ".
çete zihniyetli terör oradaki vatandaşı kullanamasa yaylalar meralar hayvancılıya tekrar acılsa. refah yükselse bunların hiç biri yaşanmaz.
eğitim olsa bunların hiç birisi yaşanmaz. derdim ama sanırım terörün doğru görüp kullandıgı tek tek şey aşiret olgusu. aşiret olayının çözümü gerek. bu aşiret olayı uygun bir şekilde çözülüp çagın gerektiyi şekle bürünmedikten sonra orada hiç bir şey olmaz. zamanında devletin siyasileride kullandı bu olguyu. şimdi terör cetecisi eski aşiretin yerine kendi geçiyor. olay budur.
o çocugun kolundaki renkleri bende seviyorum dedemin babasından kalan bir kilimde sadece o üç renk var. ama o çocugun bileyindeki renkler aynı sevgiyle dokunmamış. birileri takmış geçmiş.