- Katılım
- 16 Tem 2008
- Mesajlar
- 9,061
Aslında sorun, şu yaşadığımız memlekette her birimizin eşit haklara sahip olduğu gerçeğini kabul edip etmemekle ilgili. Elbette bir arada yaşayacağız ama "dağdaki çobanla benim oyum nasıl olupta aynı değerde olabilir?" sorusunu sorabilen aymazlık hayatımızın her bir anına damgasını vurmakta. Şeklini şemalini beğenmediğimiz adama apaçi yaftasını yapıştırmamızdan belli bu. Sırf inançlarına uygun yaşamak istediği için üniversiteye almadığımız kızları radikal dinci ilan etmemizden belli. Saymakla bitmiyor ki, AKP'ye oy veren herkes "oyunu satan zavallı cahil"; "çocuğum ana dilinde eğitim görsün" diyen herkes bölücü; Hrant'ın öldürülmesini içine sindiremeyen herkes Ermeni dölü (Ermeni olmak niye kötü birşey onu da anlamış değilim); uzun saçlı, küpeli erkeklerin hepsi homo; homoseksüellerin hepsi de zaten hasta, sapık...
Bu insanların tümü, her biri, tek tek; seninle, benimle aynı hakka sahip bu memlekette. Beğensen de beğenmesen de beraber yaşayacağız kardeş biz bu memlekette. Barış içinde beraberce yaşayalım diyoruz, fena mı ediyoruz? Ya da beğenmeyenler gitsin mi acaba? Buharlaşsın mı mesela? Mümkün mü?
Birbirimizin yaşam tarzına, inancına, en önemlisi haklarına saygı göstereceğiz kardeşler, bu işin başkaca bir yolu yok.
Jonathan Powell'ın bir söyleşisine link vermiştim. Bir de alıntı yapayım bari adamdan: "Hasmınızı asla şeytanlaştırmayın; gayrı insani bir tanıma oturtmayın. Aksi halde, onlarla nasıl müzakere edebilir, kendi taraftarlarınıza bunu nasıl anlatabilirsiniz?"
hay bi daha ağzını öpeyim arkadaş. kelim, küpe takmam