- Katılım
- 21 Mar 2009
- Mesajlar
- 5,554
- Konu Yazar
- #1
Geçen cumartesi günü arkadaşımla Libadiye Caddesi istikametinden Göztepe Köprüsünü geçerek E-5 e çıkıp, Kozyatağına doğru gitmek için motorlarımızı sürüyorduk..Hızımız muhtemelen 60 km/s..
Aşağıdaki çizimde de gösterdiğim üzere tam Göztepe köprüsüne geldiğimde en sol şeritten bir anda gaza basarak direksiyonu üstüme kıran (aslında son anda fark ettiği Harem istikametine dönmek isteyen) bir aracın tacizine uğradım..
Araba sürücüsü muhtemelen dönüşü son anda fark ettiğinden dolayı tüm gücüyle ve gaza basarak direksiyonu çevirmiş olmalı..
Arkadaşım frenleyerek aracın arkasında kaldı lakin ben arabaya ondan daha yakın olduğumdan dolayı frenajın işe yaramayacağını düşünerek frenleme yerine kontra basarak sıyırmaya çalıştım ve çok şükür ki araçtan kıvırtmayı başardım..
Aracın üstümüze kırdığını gördüğüm andan itibaren kamyon kornasına benzer ses çıkaran kornamdan elimi hiç çekmememe rağmen sürücünün ısrarla üstüme sürmeye devam etmesi kornama olan güvenimi azalttı biraz
Beri yandan kıvırmacanın frenajdan daha güvenli olduğunu da kendi kendime kanıtlamış oldum..Kendime kanıtladım yani herkes için geçerli olmayabilir..
Motoru (daha doğrusu kendimi) arabadan kurtardıktan ve güvenli bir şekilde durduktan sonra, yan ayaklığı açtığımı ve kaskımı çıkarmadan gerisin geri arabaya doğru koştuğumu hatırlıyorum..
Sinirden gözüm dönmüştü kelimenin tam anlamıyla..
Arabaya, direk şöför kapısına doğru yöneldim..
Tam o anda adamın yanında oturan küçük kız çocuğunu ve arkada kucağında bebekle oturan muhtemelen eşini fark ettim birden..Durdum.
Adamın suratında anlamsız bir sırıtış (panik halinde muhtemelen, dalga geçme sırıtması değil), kızının gözlerinde benim arabaya koşuşumdan ve az önce yaşadıkları olaydan duyduğu korku..Adamın nutku tutulmuştu..
Söylediğim tek laf: " Beni az önce öldürüyordun, bunu bil ve farkında ol, bu sana yeter " oldu..
Ben motoru çevirip yoluma gidene kadar arabayı çalıştıramadı adamcağız..
İleride bekleyen arkadaşımın yanına gittiğimde sadece "ölüyordum" dedim ve 2 dk. dinlenip yola devam ettik..
Özetle;
Aslında ortada ciddi bir durum yok gibi görünüyor ama bunu frenlere asılmamama borçluyum diye düşünüyorum..
Frenleri sıksam muhtemelen ya ön ya arka tekeri kilitleyip, kilitlemesem bile fren mesafesi yetersizliğinden ve fren nedeniyle manevra kabiliyetimi yitireceğimden dolayı doğrusal olarak devam edip bodoslama sağ kapıdan içeri girecektim..
Neden yazdım?
Çoğumuz motorlu kurye değil ve bu tür tehlikelerle tecrübemiz az..
Dolayısıyla "Kontra tekniği hayat kurtarır, öğrenilmesi gereken ikinci tekniktir" diye düşündüğüm/hatırlatmak istediğim için yazdım.
Öğrenilmesi gereken ilk teknik frenaj elbette..
Neyse işte, canım sıkkındı bu akşam hem bunu yazdım hem de oturdum bir de çizim yaptım..Buyrun seyreyleyin
Aşağıdaki çizimde de gösterdiğim üzere tam Göztepe köprüsüne geldiğimde en sol şeritten bir anda gaza basarak direksiyonu üstüme kıran (aslında son anda fark ettiği Harem istikametine dönmek isteyen) bir aracın tacizine uğradım..
Araba sürücüsü muhtemelen dönüşü son anda fark ettiğinden dolayı tüm gücüyle ve gaza basarak direksiyonu çevirmiş olmalı..
Arkadaşım frenleyerek aracın arkasında kaldı lakin ben arabaya ondan daha yakın olduğumdan dolayı frenajın işe yaramayacağını düşünerek frenleme yerine kontra basarak sıyırmaya çalıştım ve çok şükür ki araçtan kıvırtmayı başardım..
Aracın üstümüze kırdığını gördüğüm andan itibaren kamyon kornasına benzer ses çıkaran kornamdan elimi hiç çekmememe rağmen sürücünün ısrarla üstüme sürmeye devam etmesi kornama olan güvenimi azalttı biraz
Beri yandan kıvırmacanın frenajdan daha güvenli olduğunu da kendi kendime kanıtlamış oldum..Kendime kanıtladım yani herkes için geçerli olmayabilir..
Motoru (daha doğrusu kendimi) arabadan kurtardıktan ve güvenli bir şekilde durduktan sonra, yan ayaklığı açtığımı ve kaskımı çıkarmadan gerisin geri arabaya doğru koştuğumu hatırlıyorum..
Sinirden gözüm dönmüştü kelimenin tam anlamıyla..
Arabaya, direk şöför kapısına doğru yöneldim..
Tam o anda adamın yanında oturan küçük kız çocuğunu ve arkada kucağında bebekle oturan muhtemelen eşini fark ettim birden..Durdum.
Adamın suratında anlamsız bir sırıtış (panik halinde muhtemelen, dalga geçme sırıtması değil), kızının gözlerinde benim arabaya koşuşumdan ve az önce yaşadıkları olaydan duyduğu korku..Adamın nutku tutulmuştu..
Söylediğim tek laf: " Beni az önce öldürüyordun, bunu bil ve farkında ol, bu sana yeter " oldu..
Ben motoru çevirip yoluma gidene kadar arabayı çalıştıramadı adamcağız..
İleride bekleyen arkadaşımın yanına gittiğimde sadece "ölüyordum" dedim ve 2 dk. dinlenip yola devam ettik..
Özetle;
Aslında ortada ciddi bir durum yok gibi görünüyor ama bunu frenlere asılmamama borçluyum diye düşünüyorum..
Frenleri sıksam muhtemelen ya ön ya arka tekeri kilitleyip, kilitlemesem bile fren mesafesi yetersizliğinden ve fren nedeniyle manevra kabiliyetimi yitireceğimden dolayı doğrusal olarak devam edip bodoslama sağ kapıdan içeri girecektim..
Neden yazdım?
Çoğumuz motorlu kurye değil ve bu tür tehlikelerle tecrübemiz az..
Dolayısıyla "Kontra tekniği hayat kurtarır, öğrenilmesi gereken ikinci tekniktir" diye düşündüğüm/hatırlatmak istediğim için yazdım.
Öğrenilmesi gereken ilk teknik frenaj elbette..
Neyse işte, canım sıkkındı bu akşam hem bunu yazdım hem de oturdum bir de çizim yaptım..Buyrun seyreyleyin