Sabah 06:30 da Göztepe'den Avrupa yakasına doğru yola çıktım..
Gökten bildiğiniz buz yağıyordu..
Köprü geçişinden sonra buz yağışı yerini yağmura çevirdi..
Varacağım yer olan Kemerburgaz'a ulaştığımda sağanak iyice şiddetini arttırmıştı ve ben gideceğim yere varmıştım nihayet..
Kıyafetlerim nedeniyle pek ıslanmamıştım..
Esas olay akşammış..
Akşam 17:00'da Kemerburgaz'dan yola çıktım dolu ve sağanak yağmur altında..
Görüş mesafesi yağış ve hava kararmasından dolayı 5-6 mt.'ye düşmüştü..Allahtan geçen hafta sarı camlı gözlük almıştım..Bugün beni o kurtardı diyebilirim..
Neticede sağlimen eve ulaştım..Daha doğrusu motoru servise bıraktım..(bir iki ufak işi var)
Ekipmanlarım;
- 4 mevsim motor montu (içlikli, windstoplu) --> Su geçirmedi ama sonlara doğru üşümeye başlamıştım..
- Kışlık içi miflonlu, dışı deri uzun konçlu eldiven --> yolun yarısında parmak uçlarımı hissetmemeye başlamıştım..Yetersiz kaldı..İçlik gibi bir şey giymek gerek..
- %100 deri, içi miflonlu motosiklet chap'i --> %100 su geçirmedi, işe yaradı ama bacak arası kısmı açık olduğu için yetersiz kaldı..
- Zeus zs3000 A flip-up kask --> Rüzgar ve su geçirmedi, işini gördü..
- Balaklava --> Hayatımı kurtardı desem yeridir
- Su geçirmez bot --> İşini gördü..Su geçirmedi ama yün çorapla kullanmak gerek..
Ekipmanlar ne olursa olsun..Bir şekilde ıslanıyor ve üşüyorsunuz..O soğuk havada ve o rüzgarda su bir şekilde giriyor içeri ve buzzzzz gibi yapıyor insanı..
Şuanda bacaklarımın üstü hala soğuk..ki eve gelir gelmez 20 dk kaynar suyla duş almama rağmen..
Şunu anladım ki;
Bu tür aşırı havalarda gerçekten gerek yok motor sürmeye..Ama soğuk yok ve yağmur varsa o olabilir..