Arkadaşlar yapmış olduğum kaza ile başka bir sitedeki açıklamalarımı alıntı yapıyorum
[QUOTE "Merhabalar.. Hepinize ilginizden dolayı teşekkür ederim. Arkadaşlar benim bu kaza herkese tecrübe olsun. Çünkü bunun motor bilgisi ve yeteneği ile ilgili değil tamamen bizim kontrolümüz dışında gelişen birçok olaylarında kazalarda etmen olduğu ile ilgilidir..
Öncelikle eşimi bugün yapacağım geziye zor ikna ettiğimi söylemek isterim. Hafta içinde Google Earth den Antalya dan çıkıp Hurma Hisarçandır, Altınyaka Kumluca Kemer Antalya ile toplamda 225 km lik bir parkurdu.
Altınyaka ya kadar herşey güzeldi. Yaşım ve mesleğim icabı daima hazırlıklı ve tedbirliyimdir.. Eşimde Kask, kask içliği, korumalı mont korumalı eldiven ve dizlik bende de aynı set vardı. Günboyu 40 km nin üzerine çıkamamıştık.. Lakin Altınyaka yı geçtikten sonra; Ormanlardan geçip Kumlucaya 12 km kala yol aniden kaymak gibi oluvermişti; süper sanki otobanlaştı.
Yol gerçekten, o kadar kötü yoldan sonra, harika idi, sevinmiştim. Ancak hızım yine 40 50 civarı idi, rakım ve irtifa epey vardı, yaklaşık 1000 m civarında idik. Bir anda yol şiddetli eğim ve viraja dönüverdi. Hızımı azaltıp, yolun kıvrımlarını motorumu sürerken inceledim lakin kafamda yol güzel ama dardı yaklaşık eni 3 yada 4 m idi. Endişem yolu güzel bilip de, bu dar yolda hızlı bir sürücü ile karşılaşmamaktı; ancak artçı yolcu ile yanlarda da yaklaşık 12 kg lık yüklü çantalar ile beraber, yolun rampalı eğimi ve motorda hızı kesmek için fren yaptıkça ağırlık merkezini sürekli olarak ve artırarak ön teker üzerinde yoğunlaştırıyor ve motorun idaresini güçleştiriyordu ancak mutlu bir sürüş vardı ta ki; o kritik dönemece gelene kadar. .
Önümde şiddetli bir dönemeç vardı. Yukarıda bahs ettiğim kriterler ön tekere olan kuvvet ve baskıyı artırmış sürüşü zorlaştırmıştı ancak önümdeki viraj yaklaşık 30 derecelik rampa eğimle 180 derecelik tam geldiğim yönün aksi istikametine dönecek şekilde idi o sebeble hızımı 35 km ye kadar indirdim hızı azaltma baskısı ön tekere ağırlığı dahada artırdı. Çünkü 3 m lik bir yolda artçı ve çantalarla beraber yüksek eğimli yolda 181kg lık 2.27 m lik motorumu çevirecektim. Herşey iyi idi, hatta karşıdan araçta gelmemiş tüm 3m lik yolu dönüş için komple kullanma imkanı doğmuştu; dönüşe başladığım anda ön tekerde tüm motorun ağırlığını hissediyordum dikkatli olmam gerekliydi herşey iyi idi dönüş başlamış hatta aşağıdan aksi istikametten araç geliyormu diye bakıyordum. Yol temiz ve kaymak gibiydi. Dönüş tamamlanacakken bir anda kendimi asfaltta sürüklenirken buldum.
Şaşırmış, korkmuş, paniklemiş ama sakin davranıyordum. Altımda motor yoktu. Asfaltta sürekleniyordum bir anda asflatta ne işim var diye aklımdan geçirdim.. Gerçekten; Sonra o zaman kaza yaptım dedim ama nasıl? Yada ne oldu? Asfaltta kayarken bunları düşündüm. O an Eşim aklıma geldi. Baktım oda yanımda. Derhal ayağa kalktım. Ne olduğunu anlayamamıştım, eşime bi'şeyin varmı diye sordum paniklemişti. Onu kenara kaldırdım. Kırık çıkık yoktu. Ancak dizliklerimiz ve montlarımız kötü durumda idi demek ki bizi onlar korumuştu. Dizliklerim tamamen darbe almış eğilmiş ve derin çizilmiş; montumun sağ omuz koruması parçalanmıştı. Omuzum hala ağrıyor.. Çünkü tamamen 3 m kadar mıcırda uçup çarpıp ve kaymıştık.
Ne olduğunu anlayamadan bir araba durdu. Kolonya verdi adamda Amerikalı idi o şaşkınlıkla bende ingilizce konuşmaya başladım daha sonra bu adam kim ya! İngilizce konuşuyorum dedim. Sonradan farkına vardım çünkü işyerimde sürekli ingilizce konuşurum. Lakin esnada ingilizce normal gelmişti ama sonra ben ingilizce konuşuyorum dedim.. Beydağlarının tepesinde ABD li bir adam yardım etti. Şaşkınlığımı üzerimden atınca yolu inceledim.
Tam bir facia.. Arkadaşlar yolun yarısı 1.5 m eninde 8 cm derinliğinde tamamen mıcır. Mıcırın üzerinden zift geçmiş mıcır rengi asfalt ile aynı. Asfalt gibi duruyordu. Farketmek imkansızdı. Motoru doğrultum, ön teker jantla beraber asfalt renginde olan mıcırın içindeydi. İnanılmazdı ama yolun orta yerinde ön motorum asfalt renginde olan mıcırın içinde idi. Eşim şoku atlatmış ABD liler ile konuşuyordu. (Karı-Koca imişler)
Motorun sağ ayna kromajı tamamen çizilmiş ancak kırılmamış, devir saati kromajı orta dereceli çizilmiş ve ön çamurluk üzerinde bir iki ufak sıyrık vardı. Motor bloğunda en ufak çizik yoktu. Bu iyi haberdi.. Motor ve kromajlarını ayak pedalı korumuştu.
Arka çantalar ve çanta destekleri de motorun arka tarafını ve ekzosun çizilmesinide engellemişti. Sadece eşimle benim sağ baldırımızda ezilme ve çürüme vardı ama ben omuzumu daha fena vurmuştum. Lakin 10 dakika sonra herşeye rağmen ucuz atlattığımızı anlamıştık.
Motoruma bindik; eşim ise hiç korkmadan binerim demişti..
Motoruma bindik mekanik olarak hiçbirşey yoktu. ABD liler Kumlucaya kadar bizi takip ettiler.. Kumlucada teşekkür edip ayrıldık..
Arkadaşlar bu yol Kumlucaya kadar birçok yerinde mıcır birikintileri sollama şeritine kadar uzanıyordu. Yine Allaha Şükürler olsun belki bu kaza ileride düz yolda kaymak gibi yolda hızlanıp 90 km de yapacaktım. Sonuçları daha fena olacaktı...Çünkü Kumlucaya kadar yolu gözlemledim 10 km hep şey; aynı yol; yeni kaymak gibi; yer yer sanki tuzak kurmuş gibi 1 yada 2 m eninde 5 yada 6 cm derinliğinde mıcır birikintileri var. Çok ciddi nereyi arıcam bilemiyorum belki TCK.. O yolu kullanırsanız aman dikkat krokiler ek'te inceleyiniz ve kendinize motorunuza fazla güvenmeyiniz... Çünkü kaza bir anda o kadar kısa anda oluveriyor ki, bu kadar ifade edebilyiorumm..][/QUOTE]