Artık japon commuter efsanesi bitti mi?

Ged

Katılım
19 Ağu 2025
Mesajlar
1,439
Motosikleti
Forza 250, Tiger Sport 660
En yüksek puanı yanından geçerken kapı açmak veriyordu sanırım. 🤣
Hamile ya da yasliyi, arkayi kaydirarak duvara sıkıstırmistim, baya guzel puan vermisti ama kapi acma diye bisi oldugunu simdi senxen duyuyorum😂
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

@Cyan Sözlerimi geri alarak sana hak verdim, Haluk Hoca başka kafadaymış, ben anlamamışım :)

Bundan sonra Monkey, Cb 125, Crf vs aldığında ilk ben "te Allahım yaaa" diyeceğim :)
@Cyan hakli cikti😂
Mesaj otomatik olarak birleştirildi:

Abi bu kadar motosiklet arasında Cg'yi nasıl buldunda bindin yav? Çok dengesiz moktan bir alet ama bir o kadarda zevkli. :D
Fuarin yildizi cglerdi. 5 6 farkli markada 3er 5er tane vardi😂 yalniz soyle bisey farkettim, fren maneti ile debriyaj maneti ayni uzunlukta degil🙄
 
Son düzenleme:
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
Elinin altinda guc olmasi guzel bisey ama 250 cc ve altindaki hafif motorlarin ceviklik hissi de farkli. @tommygun a katiliyorum.
Kendisi biseyler dese de ogrensek😂
Yettim gayrı... :)

81 ilimize motosikletle gittim.

Uzun soluklu turlarımdaki amaçlarımdan birisi de daha önce geçmediğim yolları kullanarak yol yapmak - yolda olmak. Amaç bu olunca hızım da genel olarak çok yüksek olmaz. Hız limitlerine uymaya çalışır - radarları gözeterek sürerim.

Ve küçük hacimli motorlarla radarlara el sallayarak geçmek çok güzel oluyor. :ROFLMAO:

Vaktim varsa, sağlığım ve keyfim de yerindeyse 110-125'lik motorlarla 60-70 km, 250'lik motorlarla da 80-90 km civarı süratlerde uzun yollar yapmaktan müthiş keyif alırım.

Amma velakin,

1. Amasya - Kars arası,
2. Erzincan - Doğubayazıt arası,
3. Bingöl - Bitlis arası Muş Ovası,
4. Ankara - Eskişehir arası,
5. Ankara - Konya arası,
6. Ankara - Afyon arası,
7. Ankara - Ulukışla arası,
8. Tüm otoban sürüşleri,

... gibi uzun düzlükleri bol yollarda bir de amaç yolda olmak değil de varmak-bir yere yetişmek olursa küçük cc eziyet oluyor.

Veya Burhaniye Ankara gibi çok ve / veya sık geçtiğim bir güzergah da sıkıcı olabiliyor.

Bunun temel sebebi de tur süresinin kısa olması ve/veya günlük geçilmesi planlanan yolun uzun ( minimum 700 km falan) olması.

Eğer günlük 250 km'yi geçmeyecek bir zamanım olsa tüm motorları satıp sadece Wave/Crypton cub motorlarımla ya da CB125f/YS125 ya da CRF L ile yol yapardım.

Yok yok.

Anısı olduğu için Wave'i satmazdım ama müthiş mantıksız bulduğum sinyal/korna tuş yerleşimini bize dayatıyor olduğu için artık neredeyse nefret etme derecesine geldiğim Honda markasını hayatımdan çıkartıp tüm Honda motorlarımı dehler ve WR125 alıp onunla yapardım böyle bir turu.

Eğer daha önce geçmediğim bir güzergahtan geçiyorsam ve de acelem yoksa, benim için en büyük keyif bir yandan hem yola hem çevreye hem de sağa sola bakınıp / odaklanıp sürerken diğer yandan sürüşten olabildiğince fazla done toplayıp mümkün olduğunca fazla anı biriktirebilmek.

Günlük 1000 km bile devirebilirim bu şekilde (80'i falan geçmeden). Gün ışığı izin verirse ya da motosikletimin sis farları varsa (ki fotoda da görülebileceği üzere Monkey ve Crypton dahil genelde sis farı olur benim motorlarda 🫣🫣) sadece yakıt/ihtiyaç/yemek molası vererek 20 saat sürebilirim.


(Yanlış anlama olmasın, evde/garajda tadilat var diye motorları dışarı çekmiştim geçen yaz. O zaman çekmiştim üsteki toplu fotoyu da.)


CB125'deki sis farlarını bu fotodan birkaç gün önce bir gerekçeyle sökmüştüm ama normalde şöyle:



Bu da bu günlerde devam eden tadilat sırasında çektiğim bir foto. Sislere dikkat. 😄🫣




Ama işte o uzun düzlüklerde, yokuş çıkmalarda, sollamalarda, rüzgara karşı sürüşlerde minimum 500 cc ve 50 bg civarı bir makine olması gerektiğini hissediyor insan.

130'lu süratlere oturup sollamalarda anlık olarak daha yüksek süratlere rahatlıkla çıkabilmeyi özlediğim için yıllar sonra tekrardan nispeten büyük hacimli bir motor aldım ama NX500'ün alttaki konuda da yazdığım gerekçelerle bu yazdığım işin motoru olmadığını tecrübe ettim geçen yılki Diyarbakır-Mardin turunda.

https://www.motosiklet.net/forum/konu/honda-nx500-izlenimlerim.224130/

CRF 250'den önce şehir dışından iki kez (2014 ve 2016 model) NC 750 X alıp kah geze geze kah da gazlaya gazlaya Ankara'ya dönmüşlüğüm var.

Sanki NC çok matah bir şeymiş gibi oldu :ROFLMAO::ROFLMAO: ama 2016 NC ile Ankara Bağlıca'dan İstanbul Okmeydanı'na hem de akşam trafiğine kalarak 3,5 saat civarında gitmişliğim de oldu.

Daha önce birkaç başlıkta da yazdığım gibi, geçen yıl 3 CRF ile çıktığımız turda Sivas Divriği - Malatya Arapgir - Erzincan Kemaliye arasındaki rotada keşke altımızda daha güçlü makineler olsaymış dedik.


Ki tur arkadaşlarımın 1250 GS ve CBR650R gibi turun o kısmının hakkını çok daha güzel verebilecek motorları da vardı.

Yine yanlış anlama olmasın da Crf'ler turun %80'i için en ideal motordu. Sadece belli bölümlerde ve dönüşte güç eksikliğini bariz hissettik.

Ve ben de "keşke altımda Tracer 7 olmuş olsaydı" dedim o güzergâhta.

CP2 bloklu Yamaha modellerinin 2023-24 modellerinde debriyaj/kavrama sıkıntısı çıkmamış olsaydı, o tur sonunda Tracer 7 de alacaktım hatta.

Yıllardır neredeyse tüm Ankara Yamaha kullanıcılarını küstürmeyi başarabilmiş tek tabanca Yamaha yetkili servisi ile muhatap olmamak için uzak durduğum ismi lazım olmayan servise alternatif bir yetkili servis de geçen yıl açıldığı için yıllar sonra tekrardan bir Yamaha düşünmeye başladım nihayet de Tracer ondan radarıma girdi diye not düşeyim buraya.



Sırf bu yüzden üstte bahsettiğim güzergahtan daha performanslı motorlarla bir kez daha geçesimiz var.

Resmen dibimiz düştü.

Bu arada Enes CBR650R yerine GSX-S1000 GX aldı birkaç hafta önce ve rodajda kendisine artçı oldum. 4 saatte İstanbul'a geldik günübirlik.

4 silindirin de bana hiç hitap etmediğine bir kez daha şahit oldum.

Genel olarak sorunsuzluğu ve üstüne üstlük müthiş hafif olması (ve hissettirmesi) ile 2023-2024 Tracer 7 hâlâ önde gidiyor bende.

Hele eldeki motorları biraz azaltayım, ona göre muhtemelen bir alım yapacağım kısmetse.

Ama Tracer (ya da Nc ya da benim tercih etmeyeceğim kadar ağır ve/veya ağırlık merkezi yüksek olduğu için Vstrom ya da Transalp - Tenere - Africa Twin vb. motorlar) benim gibi rota planlarken ara /az tercih edilen yollardan geçmeyi öncelik sayan veya "bu dağ yolu nereye gidiyormuş acaba" deyip anlık olarak rotayı esnetmeyi seven ve benim gibi aşırı yetenekli olmayan birisi için CRF'nin yerini dolduracak makinalar değil bunlar işte.

Yani muhtemelen oralardan da daha yavaş ve dikkatli olmak koşuluyla geçilir tabii ki de yine de CRF kadar rahat olmaz.


Ondan dolayı rüştünü ispat ettiğine ikna olursam, yeni kasa 690 ya da 701 alıp CRF'nin hafif ve yerden yüksek olmasıyla rota seçmemesi avantajını kaybetmeden neredeyse tüm eksik noktalarını gidermiş olurum.

Kısmet bakalım.

"Birşeyler de" didiniz, ben de didim. :ROFLMAO:😆
 
Son düzenleme:
Katılım
15 Haz 2014
Mesajlar
3,215
Motosikleti
600RR
Yettim gayrı... :)

81 ilimize motosikletle gittim.

Uzun soluklu turlarımdaki amaçlarımdan birisi de daha önce geçmediğim yolları kullanarak yol yapmak - yolda olmak. Amaç bu olunca hızım da genel olarak çok yüksek olmaz. Hız limitlerine uymaya çalışır - radarları gözeterek sürerim.

Ve küçük hacimli motorlarla radarlara el sallayarak geçmek çok güzel oluyor. :ROFLMAO:

Vaktim varsa, sağlığım ve keyfim de yerindeyse 110-125'lik motorlarla 60-70 km, 250'lik motorlarla da 80-90 km civarı süratlerde uzun yollar yapmaktan müthiş keyif alırım.

Amma velakin,

1. Amasya - Kars arası,
2. Erzincan - Doğubayazıt arası,
3. Bingöl - Bitlis arası Muş Ovası,
4. Ankara - Eskişehir arası,
5. Ankara - Konya arası,
6. Ankara - Afyon arası,
7. Ankara - Ulukışla arası,
8. Tüm otoban sürüşleri,

... gibi uzun düzlükleri bol yollarda bir de amaç yolda olmak değil de varmak-bir yere yetişmek olursa küçük cc eziyet oluyor.

Veya Burhaniye Ankara gibi çok ve / veya sık geçtiğim bir güzergah da sıkıcı olabiliyor.

Bunun temel sebebi de tur süresinin kısa olması ve/veya günlük geçilmesi planlanan yolun uzun ( minimum 700 km falan) olması.

Eğer günlük 250 km'yi geçmeyecek bir zamanım olsa tüm motorları satıp sadece Wave/Crypton cub motorlarımla ya da CB125f/YS125 ya da CRF L ile yol yapardım.

Yok yok.

Anısı olduğu için Wave'i satmazdım ama müthiş mantıksız bulduğum sinyal/korna tuş yerleşimini bize dayatıyor olduğu için artık neredeyse nefret etme derecesine geldiğim Honda markasını hayatımdan çıkartıp tüm Honda motorlarımı dehler ve WR125 alıp onunla yapardım böyle bir turu.

Eğer daha önce geçmediğim bir güzergahtan geçiyorsam ve de acelem yoksa, benim için en büyük keyif bir yandan hem yola hem çevreye hem de sağa sola bakınıp / odaklanıp sürerken diğer yandan sürüşten olabildiğince fazla done toplayıp mümkün olduğunca fazla anı biriktirebilmek.

Günlük 1000 km bile devirebilirim bu şekilde (80'i falan geçmeden). Gün ışığı izin verirse ya da motosikletimin sis farları varsa (ki fotoda da görülebileceği üzere Monkey ve Crypton dahil genelde sis farı olur benim motorlarda 🫣🫣) sadece yakıt/ihtiyaç/yemek molası vererek 20 saat sürebilirim.


(Yanlış anlama olmasın, evde/garajda tadilat var diye motorları dışarı çekmiştim geçen yaz. O zaman çekmiştim üsteki toplu fotoyu da.)


CB125'deki sis farlarını bu fotodan birkaç gün önce bir gerekçeyle sökmüştüm ama normalde şöyle:



Bu da bu günlerde devam eden tadilat sırasında çektiğim bir foto. Sislere dikkat. 😄🫣




Ama işte o uzun düzlüklerde, yokuş çıkmalarda, sollamalarda, rüzgara karşı sürüşlerde minimum 500 cc ve 50 bg civarı bir makine olması gerektiğini hissediyor insan.

130'lu süratlere oturup sollamalarda anlık olarak daha yüksek süratlere rahatlıkla çıkabilmeyi özlediğim için yıllar sonra tekrardan nispeten büyük hacimli bir motor aldım ama NX500'ün alttaki konuda da yazdığım gerekçelerle bu yazdığım işin motoru olmadığını tecrübe ettim geçen yılki Diyarbakır-Mardin turunda.

https://www.motosiklet.net/forum/konu/honda-nx500-izlenimlerim.224130/

CRF 250'den önce şehir dışından iki kez (2014 ve 2016 model) NC 750 X alıp kah geze geze kah da gazlaya gazlaya Ankara'ya dönmüşlüğüm var.

Sanki NC çok matah bir şeymiş gibi oldu :ROFLMAO::ROFLMAO: ama 2016 NC ile Ankara Bağlıca'dan İstanbul Okmeydanı'na hem de akşam trafiğine kalarak 3,5 saat civarında gitmişliğim de oldu.

Daha önce birkaç başlıkta da yazdığım gibi, geçen yıl 3 CRF ile çıktığımız turda Sivas Divriği - Malatya Arapgir - Erzincan Kemaliye arasındaki rotada keşke altımızda daha güçlü makineler olsaymış dedik.


Ki tur arkadaşlarımın 1250 GS ve CBR650R gibi turun o kısmının hakkını çok daha güzel verebilecek motorları da vardı.

Yine yanlış anlama olmasın da Crf'ler turun %80'i için en ideal motordu. Sadece belli bölümlerde ve dönüşte güç eksikliğini bariz hissettik.

Ve ben de "keşke altımda Tracer 7 olmuş olsaydı" dedim o güzergâhta.

CP2 bloklu Yamaha modellerinin 2023-24 modellerinde debriyaj/kavrama sıkıntısı çıkmamış olsaydı, o tur sonunda Tracer 7 de alacaktım hatta.

Yıllardır neredeyse tüm Ankara Yamaha kullanıcılarını küstürmeyi başarabilmiş tek tabanca Yamaha yetkili servisi ile muhatap olmamak için uzak durduğum ismi lazım olmayan servise alternatif bir yetkili servis de geçen yıl açıldığı için yıllar sonra tekrardan bir Yamaha düşünmeye başladım nihayet de Tracer ondan radarıma girdi diye not düşeyim buraya.



Sırf bu yüzden üstte bahsettiğim güzergahtan daha performanslı motorlarla bir kez daha geçesimiz var.

Resmen dibimiz düştü.

Bu arada Enes CBR650R yerine GSX-S1000 GX aldı birkaç hafta önce ve rodajda kendisine artçı oldum. 4 saatte İstanbul'a geldik günübirlik.

4 silindirin de bana hiç hitap etmediğine bir kez daha şahit oldum.

Genel olarak sorunsuzluğu ve üstüne üstlük müthiş hafif olması (ve hissettirmesi) ile 2023-2024 Tracer 7 hâlâ önde gidiyor bende.

Hele eldeki motorları biraz azaltayım, ona göre muhtemelen bir alım yapacağım kısmetse.

Ama Tracer (ya da Nc ya da benim tercih etmeyeceğim kadar ağır ve/veya ağırlık merkezi yüksek olduğu için Vstrom ya da Transalp - Tenere - Africa Twin vb. motorlar) benim gibi rota planlarken ara /az tercih edilen yollardan geçmeyi öncelik sayan veya "bu dağ yolu nereye gidiyormuş acaba" deyip anlık olarak rotayı esnetmeyi seven ve benim gibi aşırı yetenekli olmayan birisi için CRF'nin yerini dolduracak makinalar değil bunlar işte.

Yani muhtemelen oralardan da daha yavaş ve dikkatli olmak koşuluyla geçilir tabii ki de yine de CRF kadar rahat olmaz.


Ondan dolayı rüştünü ispat ettiğine ikna olursam, yeni kasa 690 ya da 701 alıp CRF'nin hafif ve yerden yüksek olmasıyla rota seçmemesi avantajını kaybetmeden neredeyse tüm eksik noktalarını gidermiş olurum.

Kısmet bakalım.

"Birşeyler de" didiniz, ben de didim. :ROFLMAO:😆
abi sen düşük cc manyağı olmuşsun crypton ve wawe110i karşılaştırınca hangisi daha tatlı geliyor sürüşü? zaten yamaha da en son cub olarak bunu getirdi ve artık ülkeye japon cup ggelmiyor diye biliyorum
 
Katılım
6 Şub 2012
Mesajlar
1,947
Motosikleti
Bajaj Dominar 250
Zamanında foruma CBF mi YBR mi Apache mi ile başlayıp üçüne de sahip olup her seferinde apacheye dönmüş 2 tane eskitmiştim. Commuterler o zaman güzeldi. Şimdi düşük cc deyince scooter ya da drift - tvs rider fln geliyor akla sadece.
 
Katılım
1 Nis 2025
Mesajlar
44
bence de artık yavaş yavaş öldüğünü düşündüğüm bir sınıf... bagaj alanı yok, yokuşlarda vites düşüyorsun bağırıyor üst vitese atıyorsun boğuluyor vs.

en büyük artıkları düşük yakıt + işletme maliyeti.

2 kez cb125f satın aldım ilki ile kuryelik yaptım 40k km. 2.si ile mesleğime geri döndüğüm için ofise gidip geliyorum.

benim için bu motorun anlamı ofise gidip gelmelik pratik uygun fiyatlı olmasının yanı sıra arada dağa bayıra ormana kaçıyorum oralarda hafifliği ve düşük tüketimi aşırı iş görüyor lastik ve süspansiyon olarak da scooter'dan avantajlı gibi. Ama sıkıcı....
 
Katılım
28 Eyl 2007
Mesajlar
977
Motosikleti
Crf250 L - Wave 110i - Crypton S - CB125F
abi sen düşük cc manyağı olmuşsun crypton ve wawe110i karşılaştırınca hangisi daha tatlı geliyor sürüşü? zaten yamaha da en son cub olarak bunu getirdi ve artık ülkeye japon cup ggelmiyor diye biliyorum
Wave çok daha pürüzsüz çalışıyor ki 2012 model.

Crypton S 2018 model ve daha fazla titreşim var.

Yani özellikle rölantide aynalardan geriyi göremeyecek kadar titreşim var.

Sürüş sırasında da peglerden ayaklara tatlı tatlı veriyor o titreşimi.

Eskiden bu kadar yoktu titreşim.

Bir de yakıt şamandırasından kaynaklı olabileceğini düşündüğümüz bir yakıt gösterge sorunu çıktı birkaç haftadır.

Bir boşluğumda adamakıllı bir elden geçirteyim Crypton'u.

Çok güzel motor yoksa.
 
Katılım
14 Eki 2025
Mesajlar
23
Motosikleti
Cb125f
honda yetkililerine çağrıdır,200cc su suğutmalı abslı bir commuter getirin şu ülkeye kardeşim,yıllarca yağ yakan ve gitmeyen cbflere bindik biz evet komforluydu güzeldi ama honda yenilik yapmayarak kendi ayağına sıktı
Rtr200 al montaj hatalarınıda giderdinmi 100 k km gider
 
Katılım
13 Eyl 2006
Mesajlar
4,669
Motosikleti
Piaggio beverly 400 / Aprilia sr gt 200
Japonlar ülkemizde biraz sınıf değiştirdi. önceden hitap ettiği kesim farklıydı. genelde commuter ve cub lar önde gelirdi. onun üzerine de bir iki 100cc scooteri vardı. 150cc scooterleri bile o dönemler pahalı sınıfa girerdi.

honda pcx ve dio ile ülkemizde tutturduğu için commuter ve cub olayı bitti, daha pratik, daha donanımlı rahat scooterlar her zaman için şehir içi ve paket taşımacığının öncüsü oldu.. commuter ve cub lara gerek kalmadı.. taşrayı çinli ele geçirdi..

honda cub fantazisi ve sevenlerine hitap eden bir iki supercub modeli getirdi çok az sayıda. sattı, zaten cub müşterisine göre değil de biraz daha cub klasik motor seven kesim için getirdi.

honda 200-250cc sınıf commuterimsi motosiklet furyasınız ülkemizde tutturamadı. cbf150 tuttuğu ve uzun süre götürdüğü için gerek duymadılar, bu piyasayı 2013 de bajaj a kaptırdılar. aynı şekilde yamaha ve suzuki nin girişimleri oldu fakat onlar da pahalı seçeneklerdi.

honda cb250 yi devam ettiremedi. ülkemizde uzun zaman 200-250cc civarı vitesli commuter sınıfında bir motosiklet bulunamadı. 2005 gelen brezilya malı cbf250 lerin parçaları çok pahalıydı ve elde patladı.. onun yerine uçurtma serisi cbr125 ve cbr250 getirdi, bunlar pratik olmayan grenajlı sport motorlardı sağlamlardı fakat şehir içi urban commuter olamadılar. üzerlerinde ki su soğutmalı 125 ve 250cc bloklar çok güzeldi, honda merkeze bu soruyu sormuştum zamanında.. neden bu blokları kullanan bir cbf serisi getirmiyorsunuz, ülkemizde yok satar, millet cbf150 den yağ yakmasından, güçsüz olmasından yıldı. dedim fakat hep afaki cevaplar almıştım.. meğer adamlar pcx atılımı yapacakları için 13-14hp kadar bu ihtiyacı tamamlayacak scooter satışı yaparak bu duruma girmek istememişler..

ben hayatımın ekonomik olarak en dar dönemlerinde her işimi hondas supercub c90 ve innova 125 ile gördüm, sağlamlığı yakıtı, performansı. kalitesi ile beni her zaman memnun etmişti..
 

Bu konuyu görüntüleyen kullanıcılar

Çok Beğenilen Mesajlar

Üst