- Katılım
- 29 Nis 2026
- Mesajlar
- 4
- Konu Yazar
- #1
Yapmis olduğum bu geziyi asagida kapsamli olarak gun gün yazdim. aydin’da baslayip tekrar aydın’da son bulan gezimi 1 haftada gerçekleştirdim. biraz hizli oldu sayilabilir ama belki de en olmasi gerektiği gibi oldu.
bu gezim boyunca, yani 1 haftalik surede yaklasik 4361 km yol yapmisim. bu geziyi tek gerceklestirdigim için kamp yapmadım ve gittiğim yerlerde cogunlukla otellerde kaldim( 2 kere ogretmenevinde kaldim). yemek isini yol uzerinde ya da gittiğim bölgenin web sayfalari uzerinden yorumlarina bakarak görece iyi sayilabilecek restoranlarda yedim.
maliyet hesabi yapmazsak olmaz, bilgi olarak kalsin ileride bakip vay arkadaş ne kadar ucuza yapiliyormus bu meret deriz. tum gezi 33,000tl civari tuttu. bunun 11,000 tl kismi akaryakit, 9,000tl kismi yemek ve 13,000tl kismi da otel. ben geziye ciktigimda yani ekim-2025 tarihinde benzinin litre fiyati ortalama 55 tl. 13 nisan 2026 itibari ile benzin 62.5 tl civari. yani bu 6 aylik surede benzin 13.5% zamlanmis. su anda sadece bu zam oranindan koysak yaklasik 37,500 tl ediyor, ki tr simülasyonundaki gida ve barinma enflasyonunu katmadım. Gezi yazisi yazayim dedim iktisat 101 dersine girdim. tr simülasyonu yoruyor yeminle.
son olarak ekipmanlar;
motosikletim yamaha tenere 700-2022, yola cikmadan once servisten tüm bakımlarını yaptırdım. yag ve filtre degisimi oldu. gezim boyunca hic teklemedi ve yari yolda birakmadi, her yere güvenle goturdu bunun için kendisine tesekkur ediyorum. (esyalarin da bir ruhu var) navigasyon cihazim garmin zumo xt. yararini goruyorum internet paylasiminizla birlikte yol durumunu ve uyarilari soyluyor ayrica interkom ile baglaniyor. interkom sena 50s. yolda giderken müziksiz olmaz noise cancelling ozelligi ise yarar. butun motosiklet giysilerim klim, bazi seylere hayatinizda belki bir kere ihtiyaciniz olur eger hazirlikliysaniz tamam ama değilseniz cok buyuk bedeller ödeyebilirsiniz. lütfen koruyucu ekipmansiz sürmeyin motorcu dostlar. tekeriniz duz bassin. herkese keyifli surusler.
6 -12 ekim 2025 tarihleri arasinda motosiklet ile yaptigim guneydogu anadoluna turuna ait bilgiler;
1. gun:
6 ekim 2025 saat 07:00’da aydın’dan yola ciktim. denizli uzerinden isparta’ya gecip egirdir golu cevresinden dolanip oradan ilk konaklama yapacagim yere konya’ya geldim. bugun pek kayda deger bir sey olmadi. onceden gecip gecmedigimi bilmemekle birlikte uluborlu bana epey guzel geldi. yol uzerinde kucuk ve sirin bir ilce. kapidagi ilceye heybetli bir hava katmis. ilcenin aurasi kendini hissettiriyor, yolumu buradan gecirecegim bir dahaki geziye. 1 gunumde toplamda 568 km yol yaptim.
2. gun:
gece konya’da otelde kaldiktan sonra kahvaltinin ardindan 2. gun planima uygun olarak gaziantep’e dogru surmeye basladim. pozanti, adana yapip o-21 ve o-52 uzerinden osmaniye ve kahramanmarastan gaziantep’e ulastim. bugun de pek kayda deger bir sey olmadi. yol yapmayi sevdigim icin cogunlukla yol uzerindeydim. aksam yemegimi tavsiye uzerine i.c. diye unlu bir restoranda yedim, pek denildigi kadar gelmedi (oznel olarak tabiki, yani yedigim seyleri her yerde yiyebilirdim. oraya ozgu seyler de boyle muthisti diyemem <kendi dusuncem olarak>). daha onceden yapamadigim zeugma mozaik muzesi ziyareti icin yolumu gecirmistim buradan sansima da kaldigim otel muzenin neredeyse dibinde. ertesi gun direkt buradan baslayacagim. 2 gunumde toplamda 572 km yol yaptim.
ibb.co
ibb.co
ibb.co
ibb.co
3. gun:
sabah muze acilir acilmaz ilk musteri olarak girdim benimle birlikte buyuk bir grup daha vardi. sanirim surekli birileri oluyor muze ziyareti yapan(giristeki gorevli boyle demisti). tek kelimeyle nefes kesici. tarihini uzun uzun anlatmak baska bir konunun entrysi ama bahsedecegim “çingene kızı” yeri guzel bir ambiyansla resmen kendinizi ve eseri duymanizi saglamis. burada isim bittikten sonra sanliurfa’ya dogru yola ciktim ilk duragim balikligol. herkesin bildigi uzre ibrahim’in atese atildiginda dustugu makam. cevresinden kebab ve ciger kokulari geliyor ve bir de motosikletle gidecek arkadaslar icin soyleyecegim sey park yerine motosikletleri almiyorlar ilginc bir sekilde ben balikligol cevresinde 2 tur attiktan sonra hemen karsidaki karakola motosikletimi nereye/nerelere park edebilecegimi sordum memur bey sagolsun buraya birakabilirsin demisti. yaz mevsiminden sonra gitmeme ragmen epey sicakti bunu goz onune alin. balıklıgöl’de isim bittikten sonra tekrar yola koyuldum bu sefer bu gezinin olusmasini tek kalemde en cok saglayan yerlerden biri olan göbeklitepe’ye dogru yola ciktim. gobeklitepe bilinen tarihi degistiren bir kesif. hepimizin bildigi uzre cesitli hipotezler konusuluyor hangisinin dogru oldugunu elbette bilemeyiz ama bildigimiz bir sey varsa antropolojik buluntularla birlikte bildiklerimizden cok daha derin koklerimiz oldugu. yapi ilk olarak 1963 yilinda birlesik devletlerin uydusu tarafindan farkediliyor , yuzeyde anomali kesfediliyor ama roma doneminin ileri karakolu olabilir diye 1994 yilina kadar uzerine pek dusulmuyor ( 1960 yillarinda adamlarin teknolojisine bak) karahantepe'yi de soylemeden gecmek istemem aslinda gobeklitepeden binlerce yil daha eski olan bu yapi cok daha etkileyicidir. pek adi anilmasa da aslinda sifir noktasi buradan baslamaktadir. her sekilde son avci-toplayici atalarimiz orada bir seylere baslamis ve devami gelmis, cok etkilendigim bir yer oldu bu ikisi. gobeklipede isim bittikten sonra yola cikip bu sefer gece konaklama icin diger duragim olan diyarbakir yolculugum basladi. merkezde ciger yedikten sonra(en unlu ve en guzel ciger nerededir bir turlu bulamadim) konaklayacagim diyarbakır ogretmen evine vardim. 3.gunumde toplamda 353 km yol yaptim.
ibb.co
4.gun:
diyarbakır aso öğretmenevindeki kahvaltidan sonra yola ciktim. burada bir parantez acmak istiyorum bu gezim boyunca iki ogretmenevinde kaldim ilki burasi ikincisi de cukurca(hakkari) ogretmenevi. diyarbakir ogretmenevi son derece modern geldi yani burada kalinabilir. bugunku rotami batman uzerinden mardin-sirnak-hakkari olarak belirledim. onceden bu yana gitmek istedigim hasankeyf’e (ya da ne kalmissa) oradan da mardin , sirnak ve hakkari. diyarbakir il sinirindan cikip batman’a dogru ilerlerken yolda bir aracin beni takip ettigini farkettim, yanimdan gecerken kenari ceker misin dedi. herhalde bir sey isteyecek diye dusundum bu arada yol cok kalabalik degil ama niyeti kotu gelmedi nedense. neyse kenari cekip durdum ve dedi ki; kardesim oncelikle hosgeldin ben de senin gibi motosikletciyim gel dedi kahvalti yapalim olur du olmazdi darken benzenlikte bir cay icmeye ikna etti. burada sunu soylemeliyim insanlar genel olarak iyi yani ben kotusuyle karsilasmadim (ama gene de ihtiyatli olmakta fayda var) ki gittigim yerlerin cogu kus ucmaz kervan gecmez yerlerdi…
cay molasi bittikten sonra abiyle vedalasip bu sefer hasankeyf ya da ondan kalanlara dogru surdum. aslinda sular altinda kalmadan once muthis canli bir yermis, ilisu barajinin faaliyeti ile birlikte sular altinda kaliyor. canli taniklar diyorlar ki magaralari cok guzeldi simdi hepsi sular altinda…
zeybel bey turbesi, artuklu hamami ve bir kac eser yeni yapilan hasankeyf’e tasiniyor. 12bin yillik tarihin sular altina gomulmesi insanin icini acitiyor yeni olusturduklari yer sadece yapayliktan ibaret. bir kac fotograf cekmek disinda pek ilgimi cekmedi acikcasi gercegi sular altinda yatarken.
sonraki duragim midyat oldu burada da pek vakit kaybetmedim cunku yolum epey uzun. saat 1335 civari midyat-sirnak yolu uzerinde bir manastir tabelasi ilgimi cekti yoldan biraz sapmak lazim gerekiyordu nitekim saptim. mor gabriel manastırı varmis ve halen aktif olarak hizmet veriyor. giris ucretli muze kart gecmiyor disaridan baktim peyzaji guzeldi bir kac fotograf cektikten sonra sirnak istikametine yola koyuldum. 1600 gibi cizre merkezdeydim, yemek yedikten sonra yola cikip sirnak istikametine surdum. pek mola vermesem de hedefime gunduz varmayi ayarlayamadim hatta gunduzu gec cukurca’ya epey gec saatte vardim. ertesi gun gectigim yollari gunduz gozuyle gorunce bir yuh cekmedim degil. arazi cidden engebeli, sarp kayalar, virajli ve dar yollar ciddi dikkat ve tecrube gerektiriyor. buraya gidecek arkadaslarin bunu goz onune almalari gerekiyor, once emniyet. sirnak il siniri bittikten hemen sonra süvari kotra geçidinde gps bataryasi komple bitti ve kor kaldim resmen. inemedim de yolda cunku geceydi, cevre tepelerde kalekollarin isiklari geceyi aydinlatiyordu resmen. simdi inersem bir sorun olabilecegini dusunup direkt devam ettim korlemesine. geceleyin gectigim koyler anadoludaki koyler gibiydi ciliz isiklari kendilerini zor aydinlatiyordu. once gundes ardindan kopruluyu gectikten sonra son durak olarak cukurca kaldi. gps/navigasyon eksikligi ve gecenin karanligi birlesince kendimi çukurca’da degil de üzümlü sınır kapısında buldum ardindan geri donup orali bir abi yardimiyla cukurcaya vardim. sagolsun bana cay , tost ve bol muhabbetini ismarladiktan sonra onunla vedalasip dinlenme yerime yani cukurca ogretmen evine geldim. bugun gece surusu epey yaptim ve cidden yorucuydu. karisik duygular esliginde cukurcaya gelmis bulundum. 4. gunum boyle gecti. toprağa düşmüş nice mehmetlere, isimleriyle güneşi yükseltenlere...
4.gunumde toplam 452 km yaptim.
5.gun:
sabah cukurca ogretmenevinde kalktiktan sonra kahvalti yapmadan dogrudan yola koyuldum. bugun nerede kalacagim konusunda bir plan yapmadim spontane olarak nerede durmak istersem orada kalirim diye dusundum ama van gölü, ishak paşa sarayı gidilecekler listemde. yola koyulduktan sonra cigli suyu esliginde koprulu’ye kadar ayni guzergahi takip ettim sonrasinda d-400 yolundan hakkari’ye surmeye basladim. yenikopru’ye gelince esendere sınır kapısına gitmeye karar verdim (yuksekova-esendere) ama karakoldaki asker iran tarafindan gelen tirlara dikkat et deyince bu kararimdan vazgectim. (keske gitseymisim, bir dahakine yapacagim) dogrudan van uzerine surmeye basladim. bu arada hakkari-van yolu turkiye’de gordugum en virajli yollardan biri ozellikle cukurca-yenikopru arasi cunku surekli dere yatagindan gidiyorsunuz dikkat gerektiren bir yer buraya seyahat planlayan arkadaslarin bunu gozonunde bulundurmasi gerekiyor hiz yapilacak bir yer degil. yenikopruden sonra d-975 ile van uzerine surmeye devam ettim. van il sinirina gelince(caldiran taraflari) sicaklik farkedilir seviyede dustu. van yolu genis bir yol, sinir kapilari oldugu icin cogunlukla tirlar var. yol bana gidilmekle bitmeyecek gibi gelirdi ama bitermis. yol uzerinde duygudan duyguya gecis yapiyorsunuz bazi yerler inanilmaz tenha olurken bazi yerler de gorece kalabalik oluyor. faruk nafiz’in dedigi gibi ” sonunda ademdir diyor insana yolun hali...”
cigli suyu(zap suyu) sizi hic birakmiyor yol boyunca. yer yer mistik goruntu esliginde manzaraya dalip gidiyorsunuz. yol size dusunmeniz gerekenleri dusundururken ote yandan yolda olmanin ne kadar buyuk keyif oldugunu da fisildiyor.
bu sure boyunca iki benzinlikte durdum hicligin ortasinda ilki ortakoy-van ikinciside muradiye-van.
baskale’ye sapmadan d-975 uzerinden gurpinar, andac, edremit uzerinden van golu manzarasi esliginde van’a ulastim. yollar genis ve duzenliydi. sehir merkezinde kucuk bir turdan sonra oglen yemegi icin mola verdim. yemek ve cay faslindan sonra yer yer van golu manzarasi esliginde agri’ya dogru yola koyuldum. yollar burada da yer yer issizlasti bu issizlik keyif vermekle tekinsizlik arasinda gidip geldi hep. agri daginin heybeti esliginde yol size guzel manzara sunuyor. dogubayazit igdir guzergahi uzerindeyken gecelemek icin kars’ta kalmaya karar verdim. igdir sehir merkezinde trafik isiklarinda benim gibi yuklenmis baska bir motorcu daha gordum isiklarda kisa sureli muhabbet edip en yakin benziklikte cay molasi verelim dedik. y.abi ankara tarafindan yola cikmis orta asya`ya dogru seyahat eden 50+ bir motorcu. epey sohbetten sonra planlarimizin ortusmesi neticesinde kars istikametine dogru yola ciktik. erken varmak istesekte her zamanki gibi geceye kaldik. sonbahari biraz gecmesine ragmen ozellikle digor taraflarinda sicaklik 5 dereceye kadar dustu haliyle full korumaniz olmasina, elcik isitmaniz, kislik eldivenleriniz, elcik korumaniz olmasina ragmen usumenize engel olmuyor. kars merkezde kisa bir turdan sonra aksam yemegi icin kaz eti yemeye karar verdik.(oyle pek bir seyde degilmis acikcasi sadece daha fazla para verip tavuk eti yiyorsunuz
(isini hakkiyla yapanlara haksizlik etmeyeyim belki bize oyle denk geldi.) yemekten sonra ikimiz de ayri otellerde kaldigimiz icin ayrildik.
5.gunun sonunda 616 km yol yaptim.
6.gun:
sabah kahvaltidan sonra yola koyulmak icin plan yapmistim ama sabahin erken saatlerinin -4 derecelerde olmasi sebebiyle bunu biraz erteledim, kars’in hava sicaklari ekim ayinda genelde bu derecelerde oluyor. sabah 0900 civarinda suruse basladim. bugun simdiye kadar motosiklet ile tek gunde en uzun yaptigim surus ve surus suresi oldu. pesin olarak soyleyebilirim ki butun yorgunluguma ragmen iyi ki yapmisim diyorum. bugun yaklasik 915 km yaptim. bugunku rotami kars-savsat-artvin oradan da d-915 soganli gecidi uzerinden of olarak yapmayi planlamistim ama hem tek olusum hem de rotam epey uzayip guvenlik riski olusturacagini dusundugum icin(derebasi virajlari icin aslinda mevsim normallerinde hava vardi, bir sonraki gezide yapmaya karar verdim.) bu rotadan yol ortasinda vazgecip onun yerine savsat-artvin uzerinden samsun istikametine kadar karadeniz sahil yolundan gitmeye karar verdim. kars istikametinden artvin iskimatine giderken yolda epey besi ciftligi gordum, hayvancilik yogun sekilde yapiliyor belli ki. yollarin manzarasi mukemmel her zamanki gibi. artvin’e kadar bas dondurucu guzellikte manzaralar esliginde geldim her yer birbirinden guzeldi ama benim uzerinde duracagim iki yer olacak. ilki bilbilan gecidi.(bulbulan gecidi) ardahan ve artvin illerini birbirine bagliyor ve ek olarak kış mevsiminde yoğun kar yağışından dolayı aylarca açılamıyor. gecide cikarken ve artvin’e inise gecince ciddi sert virjlar basliyor. ben 11 ekim 2025 tarihinde gecerken yol calismasi vardi ve surekli kamyon-tir gecisli bir yol. ek olarak gectigim tarihte yollara micir dokmusler ama yaklasik ardanuc’a kadar( tam emin degilim belki oraya kadar olmayabilir ama yolun cok ciddi bir yuzdesi sirf micirdi haliyle 30km/h yapabildim cogunlukla buna hem inis hem sert virajlar hem de micir eklenince curcunayi siz dusunun.) ikinci olarak artvine gidis yolu ve artvin cevre ilceleri benim turkiye’de gordugum en guzel ve dogal iller siralamasinda ilk 3 siradan birine girer. inanilmaz bir manzarasi ve dogasi var cidden hayran kalmamak elde degil, akan sulari, selaleleri, dogal yapisi hayranlik uyandirici. burasi mutlaka gorulmesi ve kesinlikle ama kesinlikle korunmasi gereken yerlerden biri. yol boyunca hayran hayran izlemekten kendimi alikoyamadim. artvin merkezde kisa bir ihtiyac ve kahve molasindan sonra borcka uzerinden hopa’ya geldim. buradan sonra duz bir sekilde karadeniz sahil yolunu takip ederek samsun istikametine dogru yol almaya basladim. yol uzerinde gectigim sehirlerden oncesinde de gectigim icin degisimi direkt farkettim. sehirler de adeta insanlar gibi yas alan, iyi kotu yonde estetik kaygilari olan ve surekli buyuyen ve gelisen yapilar. dogallik cogunda kalmamisti en azindan ilk gordugum zamanlardakinden. rize-trabzon-giresun uzerinde kisa molalar esliginde yolcugum devam etti. ordu’ya dogru baska motorcu grup durdugum trafik isiklarinda cay icmek icin teklifte bulundular. birlikte oraya gidip hos bes muhabbetten sonra bu sefer ordu merkeze dogru surmeye basladim. aksam yemegi icin ordu’da durunca hava epey kararmisti. yemekten sonra yola koyulup sirasiyla once samsun ardindan da corum tarafina surdum. samsun il sinirindan cikip corum il sinirina girince radari farketmedim(bu arada geceleyin 21-22 arasiydi tahminim.) ve boylece bu gezideki ilk trafik cezami yemis oldum. aslinda o kadar hizli degildim (107 km/h buymus hizim, limit 90km/h) yol aydinlik ve rahatti gene de o kadar hizli gitmemeliyim aslinda ustelik gece, neyse simsek mcqueen’e para lazim. corumda bir benzincide yakit ikmali yaparken yagmur yagmaya basladi, once yavas yavas yagarken birden hizlandi haliyle yogun yagis altinda yola cikmadim ustelik geceydi. benzinlikte bir 3 saat bekledikten sonra yagmurun da kesilmesiyle yola ciktim. artik gece yarisiydi ciddi bir de soguk vardi gece surusu yapmayi hep istedigim icin bugun gidebilecegim yere kadar gidecegim demistim kendime. hem sinirlarimi zorlamak(kesinlikle buna gerek yoktu ama bazen yapmaniz gerekir sadece) hem de istedigim icin. sabaha karsi çorum merkez’e varmistim. il merkezi oldukca kucuktu, hizli bir turla merkezi gezdikten sonra konaklayacagim otele vardim. sicak bir dusun ardindan direkt uykunun kollarina dusmustum. 6.gunun sonunda 915 km yol yaptim.
7. gun eve donus:
eve donus yolunda cogunlukla gece yolculugu yaptim. geceleyin konakladigim otelden cikarak yola cikmadan once yemek arasi verdim ardindan yola koyuldum. sirasiyla sungurlu-kirikkale-ankara-afyonkarahisar- denizli uzerinden nihayet evime vardim. aslinda bugun bir zamanlar anadolu’da filminin cekildigi kirikkalenin keskin ilçesini ziyaret etmeyi düşünüyordum ama gece olmasi sebebiyle bunu başka bir geziye biraktim. kirikkale’den sonra d-200 ve o-20 uzerinden ankara merkeze girmeden gölbaşıni geçerek polatlı’ya vardim. burada gece corbacisinda çorba içerek yoluma devam ettim. gece yolculuğunun en guzel taraflarindan biri yollar kesinlikle kalabalik olmuyor ama sikintisi gorusunuz sadece farlarinizin aydinlattigi kadar bu yüzden kesinlikle emniyetli süratte gidilmeli. (acil olarak durabileceğiz hız) gecenin ayri bir guzelligi oluyor yoldayken, ciliz sokak lambalarinin aydinlattigi isiklari yanan evlerde nasil hayatlar yasaniyor acaba diye insan düşünmeden edemiyor…
saat 0339 civari asagikepen/afyonkarahisar civarinda bir benziklikte yakit ikmal ve kahve molasi verdim ve ardindan tekrar yola koyuldum. bugün soyleyebilecegim pek bir sey yok acikcasi cunku gecenin karanligi kendi dusunceleriniz ile birleşince sadece uzun uzun düşünüyorsunuz ve bu düşünmek yekpare parlayan belirli bir fikir gibi değilde daha cok tum yasamizin muhakemesi gibi. düşünmek, geçmişi ve geleceğini düşünmek ve de simdiyi…
sabah yaklasik 10 civari evimdeydim. hem yorgunluk hem de yaptiginiz geziyi emniyetli sekilde bitirdiğiniz için mutluluk.
7.gunumde toplamda 885 km yol yaptim.
her seye rağmen yolda olmak, her seye rağmen ruzgari hissetmek, her seye rağmen ayakta kalabilmek ve devrilsek bile tekrar ayaga kalmak bizi biz yapan ve gelistiren ve de geliştirirken hirpalayan olgulardan. hic pes etmeyenlere...
tekeriniz duz bassin motorcular keyifli ve emniyetli surusler.
bu gezim boyunca, yani 1 haftalik surede yaklasik 4361 km yol yapmisim. bu geziyi tek gerceklestirdigim için kamp yapmadım ve gittiğim yerlerde cogunlukla otellerde kaldim( 2 kere ogretmenevinde kaldim). yemek isini yol uzerinde ya da gittiğim bölgenin web sayfalari uzerinden yorumlarina bakarak görece iyi sayilabilecek restoranlarda yedim.
maliyet hesabi yapmazsak olmaz, bilgi olarak kalsin ileride bakip vay arkadaş ne kadar ucuza yapiliyormus bu meret deriz. tum gezi 33,000tl civari tuttu. bunun 11,000 tl kismi akaryakit, 9,000tl kismi yemek ve 13,000tl kismi da otel. ben geziye ciktigimda yani ekim-2025 tarihinde benzinin litre fiyati ortalama 55 tl. 13 nisan 2026 itibari ile benzin 62.5 tl civari. yani bu 6 aylik surede benzin 13.5% zamlanmis. su anda sadece bu zam oranindan koysak yaklasik 37,500 tl ediyor, ki tr simülasyonundaki gida ve barinma enflasyonunu katmadım. Gezi yazisi yazayim dedim iktisat 101 dersine girdim. tr simülasyonu yoruyor yeminle.
son olarak ekipmanlar;
motosikletim yamaha tenere 700-2022, yola cikmadan once servisten tüm bakımlarını yaptırdım. yag ve filtre degisimi oldu. gezim boyunca hic teklemedi ve yari yolda birakmadi, her yere güvenle goturdu bunun için kendisine tesekkur ediyorum. (esyalarin da bir ruhu var) navigasyon cihazim garmin zumo xt. yararini goruyorum internet paylasiminizla birlikte yol durumunu ve uyarilari soyluyor ayrica interkom ile baglaniyor. interkom sena 50s. yolda giderken müziksiz olmaz noise cancelling ozelligi ise yarar. butun motosiklet giysilerim klim, bazi seylere hayatinizda belki bir kere ihtiyaciniz olur eger hazirlikliysaniz tamam ama değilseniz cok buyuk bedeller ödeyebilirsiniz. lütfen koruyucu ekipmansiz sürmeyin motorcu dostlar. tekeriniz duz bassin. herkese keyifli surusler.
6 -12 ekim 2025 tarihleri arasinda motosiklet ile yaptigim guneydogu anadoluna turuna ait bilgiler;
1. gun:
6 ekim 2025 saat 07:00’da aydın’dan yola ciktim. denizli uzerinden isparta’ya gecip egirdir golu cevresinden dolanip oradan ilk konaklama yapacagim yere konya’ya geldim. bugun pek kayda deger bir sey olmadi. onceden gecip gecmedigimi bilmemekle birlikte uluborlu bana epey guzel geldi. yol uzerinde kucuk ve sirin bir ilce. kapidagi ilceye heybetli bir hava katmis. ilcenin aurasi kendini hissettiriyor, yolumu buradan gecirecegim bir dahaki geziye. 1 gunumde toplamda 568 km yol yaptim.
2. gun:
gece konya’da otelde kaldiktan sonra kahvaltinin ardindan 2. gun planima uygun olarak gaziantep’e dogru surmeye basladim. pozanti, adana yapip o-21 ve o-52 uzerinden osmaniye ve kahramanmarastan gaziantep’e ulastim. bugun de pek kayda deger bir sey olmadi. yol yapmayi sevdigim icin cogunlukla yol uzerindeydim. aksam yemegimi tavsiye uzerine i.c. diye unlu bir restoranda yedim, pek denildigi kadar gelmedi (oznel olarak tabiki, yani yedigim seyleri her yerde yiyebilirdim. oraya ozgu seyler de boyle muthisti diyemem <kendi dusuncem olarak>). daha onceden yapamadigim zeugma mozaik muzesi ziyareti icin yolumu gecirmistim buradan sansima da kaldigim otel muzenin neredeyse dibinde. ertesi gun direkt buradan baslayacagim. 2 gunumde toplamda 572 km yol yaptim.
2 gun ulukisla nigde yolu (1) hosted at ImgBB
Image 2 gun ulukisla nigde yolu (1) hosted on ImgBB
2 gun ulukisla nigde yolu (2) hosted at ImgBB
Image 2 gun ulukisla nigde yolu (2) hosted on ImgBB
2 gun ulukisla nigde yolu (3) hosted at ImgBB
Image 2 gun ulukisla nigde yolu (3) hosted on ImgBB
2 gun ulukisla nigde yolu (4) hosted at ImgBB
Image 2 gun ulukisla nigde yolu (4) hosted on ImgBB
3. gun:
sabah muze acilir acilmaz ilk musteri olarak girdim benimle birlikte buyuk bir grup daha vardi. sanirim surekli birileri oluyor muze ziyareti yapan(giristeki gorevli boyle demisti). tek kelimeyle nefes kesici. tarihini uzun uzun anlatmak baska bir konunun entrysi ama bahsedecegim “çingene kızı” yeri guzel bir ambiyansla resmen kendinizi ve eseri duymanizi saglamis. burada isim bittikten sonra sanliurfa’ya dogru yola ciktim ilk duragim balikligol. herkesin bildigi uzre ibrahim’in atese atildiginda dustugu makam. cevresinden kebab ve ciger kokulari geliyor ve bir de motosikletle gidecek arkadaslar icin soyleyecegim sey park yerine motosikletleri almiyorlar ilginc bir sekilde ben balikligol cevresinde 2 tur attiktan sonra hemen karsidaki karakola motosikletimi nereye/nerelere park edebilecegimi sordum memur bey sagolsun buraya birakabilirsin demisti. yaz mevsiminden sonra gitmeme ragmen epey sicakti bunu goz onune alin. balıklıgöl’de isim bittikten sonra tekrar yola koyuldum bu sefer bu gezinin olusmasini tek kalemde en cok saglayan yerlerden biri olan göbeklitepe’ye dogru yola ciktim. gobeklitepe bilinen tarihi degistiren bir kesif. hepimizin bildigi uzre cesitli hipotezler konusuluyor hangisinin dogru oldugunu elbette bilemeyiz ama bildigimiz bir sey varsa antropolojik buluntularla birlikte bildiklerimizden cok daha derin koklerimiz oldugu. yapi ilk olarak 1963 yilinda birlesik devletlerin uydusu tarafindan farkediliyor , yuzeyde anomali kesfediliyor ama roma doneminin ileri karakolu olabilir diye 1994 yilina kadar uzerine pek dusulmuyor ( 1960 yillarinda adamlarin teknolojisine bak) karahantepe'yi de soylemeden gecmek istemem aslinda gobeklitepeden binlerce yil daha eski olan bu yapi cok daha etkileyicidir. pek adi anilmasa da aslinda sifir noktasi buradan baslamaktadir. her sekilde son avci-toplayici atalarimiz orada bir seylere baslamis ve devami gelmis, cok etkilendigim bir yer oldu bu ikisi. gobeklipede isim bittikten sonra yola cikip bu sefer gece konaklama icin diger duragim olan diyarbakir yolculugum basladi. merkezde ciger yedikten sonra(en unlu ve en guzel ciger nerededir bir turlu bulamadim) konaklayacagim diyarbakır ogretmen evine vardim. 3.gunumde toplamda 353 km yol yaptim.
1 zeugma mozaik muzesi (10) hosted at ImgBB
Image 1 zeugma mozaik muzesi (10) hosted on ImgBB
4.gun:
diyarbakır aso öğretmenevindeki kahvaltidan sonra yola ciktim. burada bir parantez acmak istiyorum bu gezim boyunca iki ogretmenevinde kaldim ilki burasi ikincisi de cukurca(hakkari) ogretmenevi. diyarbakir ogretmenevi son derece modern geldi yani burada kalinabilir. bugunku rotami batman uzerinden mardin-sirnak-hakkari olarak belirledim. onceden bu yana gitmek istedigim hasankeyf’e (ya da ne kalmissa) oradan da mardin , sirnak ve hakkari. diyarbakir il sinirindan cikip batman’a dogru ilerlerken yolda bir aracin beni takip ettigini farkettim, yanimdan gecerken kenari ceker misin dedi. herhalde bir sey isteyecek diye dusundum bu arada yol cok kalabalik degil ama niyeti kotu gelmedi nedense. neyse kenari cekip durdum ve dedi ki; kardesim oncelikle hosgeldin ben de senin gibi motosikletciyim gel dedi kahvalti yapalim olur du olmazdi darken benzenlikte bir cay icmeye ikna etti. burada sunu soylemeliyim insanlar genel olarak iyi yani ben kotusuyle karsilasmadim (ama gene de ihtiyatli olmakta fayda var) ki gittigim yerlerin cogu kus ucmaz kervan gecmez yerlerdi…
cay molasi bittikten sonra abiyle vedalasip bu sefer hasankeyf ya da ondan kalanlara dogru surdum. aslinda sular altinda kalmadan once muthis canli bir yermis, ilisu barajinin faaliyeti ile birlikte sular altinda kaliyor. canli taniklar diyorlar ki magaralari cok guzeldi simdi hepsi sular altinda…
zeybel bey turbesi, artuklu hamami ve bir kac eser yeni yapilan hasankeyf’e tasiniyor. 12bin yillik tarihin sular altina gomulmesi insanin icini acitiyor yeni olusturduklari yer sadece yapayliktan ibaret. bir kac fotograf cekmek disinda pek ilgimi cekmedi acikcasi gercegi sular altinda yatarken.
sonraki duragim midyat oldu burada da pek vakit kaybetmedim cunku yolum epey uzun. saat 1335 civari midyat-sirnak yolu uzerinde bir manastir tabelasi ilgimi cekti yoldan biraz sapmak lazim gerekiyordu nitekim saptim. mor gabriel manastırı varmis ve halen aktif olarak hizmet veriyor. giris ucretli muze kart gecmiyor disaridan baktim peyzaji guzeldi bir kac fotograf cektikten sonra sirnak istikametine yola koyuldum. 1600 gibi cizre merkezdeydim, yemek yedikten sonra yola cikip sirnak istikametine surdum. pek mola vermesem de hedefime gunduz varmayi ayarlayamadim hatta gunduzu gec cukurca’ya epey gec saatte vardim. ertesi gun gectigim yollari gunduz gozuyle gorunce bir yuh cekmedim degil. arazi cidden engebeli, sarp kayalar, virajli ve dar yollar ciddi dikkat ve tecrube gerektiriyor. buraya gidecek arkadaslarin bunu goz onune almalari gerekiyor, once emniyet. sirnak il siniri bittikten hemen sonra süvari kotra geçidinde gps bataryasi komple bitti ve kor kaldim resmen. inemedim de yolda cunku geceydi, cevre tepelerde kalekollarin isiklari geceyi aydinlatiyordu resmen. simdi inersem bir sorun olabilecegini dusunup direkt devam ettim korlemesine. geceleyin gectigim koyler anadoludaki koyler gibiydi ciliz isiklari kendilerini zor aydinlatiyordu. once gundes ardindan kopruluyu gectikten sonra son durak olarak cukurca kaldi. gps/navigasyon eksikligi ve gecenin karanligi birlesince kendimi çukurca’da degil de üzümlü sınır kapısında buldum ardindan geri donup orali bir abi yardimiyla cukurcaya vardim. sagolsun bana cay , tost ve bol muhabbetini ismarladiktan sonra onunla vedalasip dinlenme yerime yani cukurca ogretmen evine geldim. bugun gece surusu epey yaptim ve cidden yorucuydu. karisik duygular esliginde cukurcaya gelmis bulundum. 4. gunum boyle gecti. toprağa düşmüş nice mehmetlere, isimleriyle güneşi yükseltenlere...
4.gunumde toplam 452 km yaptim.
5.gun:
sabah cukurca ogretmenevinde kalktiktan sonra kahvalti yapmadan dogrudan yola koyuldum. bugun nerede kalacagim konusunda bir plan yapmadim spontane olarak nerede durmak istersem orada kalirim diye dusundum ama van gölü, ishak paşa sarayı gidilecekler listemde. yola koyulduktan sonra cigli suyu esliginde koprulu’ye kadar ayni guzergahi takip ettim sonrasinda d-400 yolundan hakkari’ye surmeye basladim. yenikopru’ye gelince esendere sınır kapısına gitmeye karar verdim (yuksekova-esendere) ama karakoldaki asker iran tarafindan gelen tirlara dikkat et deyince bu kararimdan vazgectim. (keske gitseymisim, bir dahakine yapacagim) dogrudan van uzerine surmeye basladim. bu arada hakkari-van yolu turkiye’de gordugum en virajli yollardan biri ozellikle cukurca-yenikopru arasi cunku surekli dere yatagindan gidiyorsunuz dikkat gerektiren bir yer buraya seyahat planlayan arkadaslarin bunu gozonunde bulundurmasi gerekiyor hiz yapilacak bir yer degil. yenikopruden sonra d-975 ile van uzerine surmeye devam ettim. van il sinirina gelince(caldiran taraflari) sicaklik farkedilir seviyede dustu. van yolu genis bir yol, sinir kapilari oldugu icin cogunlukla tirlar var. yol bana gidilmekle bitmeyecek gibi gelirdi ama bitermis. yol uzerinde duygudan duyguya gecis yapiyorsunuz bazi yerler inanilmaz tenha olurken bazi yerler de gorece kalabalik oluyor. faruk nafiz’in dedigi gibi ” sonunda ademdir diyor insana yolun hali...”
cigli suyu(zap suyu) sizi hic birakmiyor yol boyunca. yer yer mistik goruntu esliginde manzaraya dalip gidiyorsunuz. yol size dusunmeniz gerekenleri dusundururken ote yandan yolda olmanin ne kadar buyuk keyif oldugunu da fisildiyor.
bu sure boyunca iki benzinlikte durdum hicligin ortasinda ilki ortakoy-van ikinciside muradiye-van.
baskale’ye sapmadan d-975 uzerinden gurpinar, andac, edremit uzerinden van golu manzarasi esliginde van’a ulastim. yollar genis ve duzenliydi. sehir merkezinde kucuk bir turdan sonra oglen yemegi icin mola verdim. yemek ve cay faslindan sonra yer yer van golu manzarasi esliginde agri’ya dogru yola koyuldum. yollar burada da yer yer issizlasti bu issizlik keyif vermekle tekinsizlik arasinda gidip geldi hep. agri daginin heybeti esliginde yol size guzel manzara sunuyor. dogubayazit igdir guzergahi uzerindeyken gecelemek icin kars’ta kalmaya karar verdim. igdir sehir merkezinde trafik isiklarinda benim gibi yuklenmis baska bir motorcu daha gordum isiklarda kisa sureli muhabbet edip en yakin benziklikte cay molasi verelim dedik. y.abi ankara tarafindan yola cikmis orta asya`ya dogru seyahat eden 50+ bir motorcu. epey sohbetten sonra planlarimizin ortusmesi neticesinde kars istikametine dogru yola ciktik. erken varmak istesekte her zamanki gibi geceye kaldik. sonbahari biraz gecmesine ragmen ozellikle digor taraflarinda sicaklik 5 dereceye kadar dustu haliyle full korumaniz olmasina, elcik isitmaniz, kislik eldivenleriniz, elcik korumaniz olmasina ragmen usumenize engel olmuyor. kars merkezde kisa bir turdan sonra aksam yemegi icin kaz eti yemeye karar verdik.(oyle pek bir seyde degilmis acikcasi sadece daha fazla para verip tavuk eti yiyorsunuz
5.gunun sonunda 616 km yol yaptim.
6.gun:
sabah kahvaltidan sonra yola koyulmak icin plan yapmistim ama sabahin erken saatlerinin -4 derecelerde olmasi sebebiyle bunu biraz erteledim, kars’in hava sicaklari ekim ayinda genelde bu derecelerde oluyor. sabah 0900 civarinda suruse basladim. bugun simdiye kadar motosiklet ile tek gunde en uzun yaptigim surus ve surus suresi oldu. pesin olarak soyleyebilirim ki butun yorgunluguma ragmen iyi ki yapmisim diyorum. bugun yaklasik 915 km yaptim. bugunku rotami kars-savsat-artvin oradan da d-915 soganli gecidi uzerinden of olarak yapmayi planlamistim ama hem tek olusum hem de rotam epey uzayip guvenlik riski olusturacagini dusundugum icin(derebasi virajlari icin aslinda mevsim normallerinde hava vardi, bir sonraki gezide yapmaya karar verdim.) bu rotadan yol ortasinda vazgecip onun yerine savsat-artvin uzerinden samsun istikametine kadar karadeniz sahil yolundan gitmeye karar verdim. kars istikametinden artvin iskimatine giderken yolda epey besi ciftligi gordum, hayvancilik yogun sekilde yapiliyor belli ki. yollarin manzarasi mukemmel her zamanki gibi. artvin’e kadar bas dondurucu guzellikte manzaralar esliginde geldim her yer birbirinden guzeldi ama benim uzerinde duracagim iki yer olacak. ilki bilbilan gecidi.(bulbulan gecidi) ardahan ve artvin illerini birbirine bagliyor ve ek olarak kış mevsiminde yoğun kar yağışından dolayı aylarca açılamıyor. gecide cikarken ve artvin’e inise gecince ciddi sert virjlar basliyor. ben 11 ekim 2025 tarihinde gecerken yol calismasi vardi ve surekli kamyon-tir gecisli bir yol. ek olarak gectigim tarihte yollara micir dokmusler ama yaklasik ardanuc’a kadar( tam emin degilim belki oraya kadar olmayabilir ama yolun cok ciddi bir yuzdesi sirf micirdi haliyle 30km/h yapabildim cogunlukla buna hem inis hem sert virajlar hem de micir eklenince curcunayi siz dusunun.) ikinci olarak artvine gidis yolu ve artvin cevre ilceleri benim turkiye’de gordugum en guzel ve dogal iller siralamasinda ilk 3 siradan birine girer. inanilmaz bir manzarasi ve dogasi var cidden hayran kalmamak elde degil, akan sulari, selaleleri, dogal yapisi hayranlik uyandirici. burasi mutlaka gorulmesi ve kesinlikle ama kesinlikle korunmasi gereken yerlerden biri. yol boyunca hayran hayran izlemekten kendimi alikoyamadim. artvin merkezde kisa bir ihtiyac ve kahve molasindan sonra borcka uzerinden hopa’ya geldim. buradan sonra duz bir sekilde karadeniz sahil yolunu takip ederek samsun istikametine dogru yol almaya basladim. yol uzerinde gectigim sehirlerden oncesinde de gectigim icin degisimi direkt farkettim. sehirler de adeta insanlar gibi yas alan, iyi kotu yonde estetik kaygilari olan ve surekli buyuyen ve gelisen yapilar. dogallik cogunda kalmamisti en azindan ilk gordugum zamanlardakinden. rize-trabzon-giresun uzerinde kisa molalar esliginde yolcugum devam etti. ordu’ya dogru baska motorcu grup durdugum trafik isiklarinda cay icmek icin teklifte bulundular. birlikte oraya gidip hos bes muhabbetten sonra bu sefer ordu merkeze dogru surmeye basladim. aksam yemegi icin ordu’da durunca hava epey kararmisti. yemekten sonra yola koyulup sirasiyla once samsun ardindan da corum tarafina surdum. samsun il sinirindan cikip corum il sinirina girince radari farketmedim(bu arada geceleyin 21-22 arasiydi tahminim.) ve boylece bu gezideki ilk trafik cezami yemis oldum. aslinda o kadar hizli degildim (107 km/h buymus hizim, limit 90km/h) yol aydinlik ve rahatti gene de o kadar hizli gitmemeliyim aslinda ustelik gece, neyse simsek mcqueen’e para lazim. corumda bir benzincide yakit ikmali yaparken yagmur yagmaya basladi, once yavas yavas yagarken birden hizlandi haliyle yogun yagis altinda yola cikmadim ustelik geceydi. benzinlikte bir 3 saat bekledikten sonra yagmurun da kesilmesiyle yola ciktim. artik gece yarisiydi ciddi bir de soguk vardi gece surusu yapmayi hep istedigim icin bugun gidebilecegim yere kadar gidecegim demistim kendime. hem sinirlarimi zorlamak(kesinlikle buna gerek yoktu ama bazen yapmaniz gerekir sadece) hem de istedigim icin. sabaha karsi çorum merkez’e varmistim. il merkezi oldukca kucuktu, hizli bir turla merkezi gezdikten sonra konaklayacagim otele vardim. sicak bir dusun ardindan direkt uykunun kollarina dusmustum. 6.gunun sonunda 915 km yol yaptim.
7. gun eve donus:
eve donus yolunda cogunlukla gece yolculugu yaptim. geceleyin konakladigim otelden cikarak yola cikmadan once yemek arasi verdim ardindan yola koyuldum. sirasiyla sungurlu-kirikkale-ankara-afyonkarahisar- denizli uzerinden nihayet evime vardim. aslinda bugun bir zamanlar anadolu’da filminin cekildigi kirikkalenin keskin ilçesini ziyaret etmeyi düşünüyordum ama gece olmasi sebebiyle bunu başka bir geziye biraktim. kirikkale’den sonra d-200 ve o-20 uzerinden ankara merkeze girmeden gölbaşıni geçerek polatlı’ya vardim. burada gece corbacisinda çorba içerek yoluma devam ettim. gece yolculuğunun en guzel taraflarindan biri yollar kesinlikle kalabalik olmuyor ama sikintisi gorusunuz sadece farlarinizin aydinlattigi kadar bu yüzden kesinlikle emniyetli süratte gidilmeli. (acil olarak durabileceğiz hız) gecenin ayri bir guzelligi oluyor yoldayken, ciliz sokak lambalarinin aydinlattigi isiklari yanan evlerde nasil hayatlar yasaniyor acaba diye insan düşünmeden edemiyor…
saat 0339 civari asagikepen/afyonkarahisar civarinda bir benziklikte yakit ikmal ve kahve molasi verdim ve ardindan tekrar yola koyuldum. bugün soyleyebilecegim pek bir sey yok acikcasi cunku gecenin karanligi kendi dusunceleriniz ile birleşince sadece uzun uzun düşünüyorsunuz ve bu düşünmek yekpare parlayan belirli bir fikir gibi değilde daha cok tum yasamizin muhakemesi gibi. düşünmek, geçmişi ve geleceğini düşünmek ve de simdiyi…
sabah yaklasik 10 civari evimdeydim. hem yorgunluk hem de yaptiginiz geziyi emniyetli sekilde bitirdiğiniz için mutluluk.
7.gunumde toplamda 885 km yol yaptim.
her seye rağmen yolda olmak, her seye rağmen ruzgari hissetmek, her seye rağmen ayakta kalabilmek ve devrilsek bile tekrar ayaga kalmak bizi biz yapan ve gelistiren ve de geliştirirken hirpalayan olgulardan. hic pes etmeyenlere...
tekeriniz duz bassin motorcular keyifli ve emniyetli surusler.
Moderatör tarafında düzenlendi: