Motosikletin arabadan daha çabuk yıprandığı ve bu yüzden daha sık ya da detaylı bakım yapılması gerektiği bir gerçek. Motorun rutin dışındaki GERÇEK bakımları zamanında yapılırsa motorun kilometresi de arabalardan hiç azımsanmayacak kadar sorunsuz olarak yükselir. 2. etken olarak da özellikle küçük cc motorların trafik akışına uymak için kapasite olarak ortalama %80 civarında çalışması, racing tarzı motorların ise ses ve hız için yüksek devir çevirtilmesi var. Enduro/Touring klasmanındaki bir çok motorun arabalarla yarışacak derecede sorunsuz km artışı gerçekleştirdiğini görüyoruz. 1.4 - 2.0 Arabalarda ise bu durum, trafik akış hızına uymak için %20-40 arasıdır. Performans odaklı kullanılan araçlar ise 60-70 binde sıkıntı çıkarabiliyor.
Farklı bir konuya değineceğim. Yukarıda büyük yazdığım GERÇEK bakım meselesi. Mesela motorlarda "Motoruna anahtar değmemiş, makinesi açılmamış" klişelerini ilanların %90'ında övünerek bahsedilirken duyarız. Fakat arabalarda bu muhabbet neredeyse hiç dönmez. Bir tek rektefiye olduysa araç, "Yeni motor yapıldı" denilir.
Bu forumdakiler olarak biz bu camianın "Bilinçli kesim" olarak değerlendirebileceği bir kısımız. Ona rağmen bir çok kişi motorun bakımını sadece zamanında yağ/filtre değişimi olarak biliyor. Rutin bakımın yanında, zamanı gelince değişmesi gereken şeyler var, bunların bazıları için de motorun açılması gerekir. Egzantrik zincir değişim zamanı vardır, belli bir kilometrede değişir, belirli bir kilometrede sübap aralıkları kontrol edilir, belirli bir kilometrede debriyaj balatası, rulmanlar, furşlar, amortisör keçeleri ve yağı, soğutma sıvısı ve radyatör hortumları, contalar, diskler, balatalar, gaz teli, debriyaj teli, fren teli, fren hortumu, hidrolik sıvısı, benzin hortumu değişir, enjektör/karbüratör bakımı yapılır. Bunların hepsi motorun ömrünü etkiler. Bu bakımların çoğu yapılmaz, ya da bozulduğunda yapılır.