Arkadaşlar,
Motorcuların hakkını savunacak adam gibi bir kuruluş olsa, o ucubeyi yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne tazminat davası açılıp bir dünya para alınır.
Para, hayatını kaybeden 2 arkadaşı geri getirmez, ama, belediye de akıllanır ve biliyorsunuz yeni bir kanun var, bu kanuna göre bir devlet kurumu/kuruluşu personelin yaptığı hata dolayısıyla zarara uğrarsa (Örneğin tazminat ödemek zorunda kalırsa) bu parayı hatalı personelden talep edebilecek.
Bir dava açılsa ve kazanılsa -Ki, şüphesiz kazanılacak- bir daha böyle yanlış bir iş yapılmaz.
Arkadaşlar, bakın, Ben de belediyede çalışıyorum, hatta fen işlerinde çalışıyorum.
Motorcuların ölmesi sorununda belediyeler hiç bir şey yapmaz.
Bundan adım gibi eminim.Neden;
Yetkili müdürler ve daire başkanlarının motorla bir alakaları yok, adamlar sadece çocukluklarında bisiklet kullanmışlar, Şimdi de makam arabasına biniyorlar, bir motorcular trafikte ne dertlerle karşılaşır bilmezler.
Şimdi İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki üst düzey bürokratlar motorcuları suçlarlar.
Asıl sorun şu;
Motorun trafikte bir taşıt olduğu kabul edilmiyor, yani arkadan gelen doblo'lu ya da kango'lu hödük şöyle düşünüyor "Ya, adam motoruyla sağıma soluma giriyor" veya "ya bir motorcu önüme geçmiş, yol vermiyor"
yaw, dingil kardeşim, bizim kullandığımız da bir araç, sana yol vermek zorunda değiliz ki!
TV ler de proğram yapılması, gazetelere ilan verilmesi lazım...Özellikle futbolculardan destek alınması lazım.
Çünkü, bu insan müsveddesi mahlukatın dikkati, ancak ve ancak, kadın bacağına bakarken ya da maç seyrederken çekilebilir.
İşte adam gibi bir dernek kursak, bu reklam-afiş işini de yaparız.