eti ucuzlatmanın imkanı yoktur.
neden yoktur? çünkü mevcut şartlarda etin ucuzlaması mümkün değil
neden mümkün değil biliyor musunuz? sebebi aslında çok basit, hayvancılık aynı tarım gibi ölçek ekonomisi ister.
yani biz bahçede ürettiğimiz domatesi nasıl pazarlara gidip dieğrleri ile aynı fiyata satamıyorsak, aynı şekilde ahırımızda bulunan 20-30 hayvan ile de et satamayız. o domates 15 liraya satılır, o et 70 liraya satılır. maliyet yüksek çünkü.
çözümü de basittir, ama yapılması imkansıza yakındır.
büyük hayvan üretme çiftlikleri ve hayvanları merası bol alanda yetiştirmek.
30 inekli 3000 ahırda verim elde edemezsiniz, hepsini maliyeti birbirine yakındır ve yüksektir.
ama 3000 inekli 30 ahırda et fiyatıda düşer süt diyatı da düşer. maliyet azalır çünkü. verim de artar.
bakın total inek sayısı aynı. ama verim ve maliyet farklılaşır.
sorun belli imi? belli
çözebilen var mı? yok
neden yok, popülist politikalar varken neden kökten ve uzun soluklu çözüme gitsin ki iktidar. neden çiftçiyi birkaç yıl sürecek bir zor döneme soksun, günü kurtarmak varken.
sütü pahalı içiyorsan eti pahalı yiyorsak temel sebebi budur, başka etmenler bunun türevleridir.
iktidar işin kolayını buldu, yüksek vergilerle gelir elde edip ithal et, günü kurtar, sonraki seçime yetiştir.
ithal etmek üzerine kuruldu yeni sistem, saman bile ithal ettik, kavun ithal ettik, mercimek nohut ithal ettik..
eğer bir ürün pahalı üretiliyorsa sebebi araştırılmıyor hemen ithal ediliyor. böyle hangi ülke kalkınır, hem de 'yerli ve milli bir otomobil' idelojisi varken. ne kadar ironik değil mi? hep büyük resmi görenler nedense bu resmi göremiyor.
bakın bakanın anlatması bile komedi, sorulan basit bir soru: satacak amrketlerin altyapısı var mı? cevap: çukulatayı da dolaptan almıyosunuz...halkla dalga geçiliyor, halk farkında değil.
işin dini boyutu ise daha da komedi. din, sürekli hadis tefsir yoluyla işine geldiği şekilde kendini eğip bükmekte olduğundan, et hangi şartlar altında kesilmiş çok da önemli değildir. bir fetva verilir, caizdir denir, olay biter. boşnaklar kesiyor denir olay biter. sırbistanın boşnak kesimlerinden geliyor denir olay biter. çok da üzerinde durmamk lazım o kısımda. zira mevcut diyanet işleri başkanlığının da artık işi gücü budur. iktidar için gerekli hutbeler, fetvalar vermek. işine geldiğinde yetkili(!) görünen bir kişi yetkili(!) bir cevap verir. herkesin içi rahatlar. din iç rahatlatma aracıdır. bu yüzden bira'ya çok da soğuk yaklaşmıyorsunuz, arada içiyorsunuz, ama domuz eti denilince aklınız şaşıyor. halbu ki ikisi de aynı derecede haramdır. içiniz rahatsa sorun yoktur..adam yaşamı boyunca litrelerce rakı bira şarap likör vodka viski içer ama tek biz kez bile bilerek domuz eti yemez. harama yaklaşmaz(!). ironiktir ama iç rahatlatır. haramlar helaller kişinin içindedir.